11. Hukuk Dairesi 2024/463 E. , 2024/8518 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI :2021/1993 Esas, 2023/1354 Karar HÜKÜM :İstinaf başvurusunun esastan reddi İLK DERECE MAHKEMESİ :İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI :2017/392 E., 2021/25 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı ... Ltd. Şti. vekili, duruşma istemsiz olarak ... Bisküvi Gıda San. ve Tic. A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmek
**11. Hukuk Dairesi 2024/463 E. , 2024/8518 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI :2021/1993 Esas, 2023/1354 Karar HÜKÜM :İstinaf başvurusunun esastan reddi İLK DERECE MAHKEMESİ :İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI :2017/392 E., 2021/25 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı ... Ltd. Şti. vekili, duruşma istemsiz olarak ... Bisküvi Gıda San. ve Tic. A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; ..." markasının müvekkiline ait tanınmış bir marka niteliği taşıdığını, 1912 yılından beri dünya piyasasında yer aldığını, 70'i aşkın ülkede ve WIPO'da çok sayıda tescilinin bulunduğunu, "..." markasının bugün dünyada en iyi bilinen bisküvi markası haline geldiğini, dünyanın farklı ülkelerinde görülen davalarda müvekkilinin "..." markasını taklit eden markalarının iptal edildiğini, Türkiye'de de "..." isimli ürün ve ambalajların popülaritesinin artması üzerine taklitlerinin çoğaldığını, davalılardan ... Bisküvi firması tarafından üretilen diğer davalı tarafından satış ve dağıtımı yapılan "... RIO" isimli bisküvi ürününün müvekkilinin marka ve tasarım ambalajları ile ayırt edilemeyecek derecede benzerlik gösterdiğini, "..." markalı ürünler ile özdeşleşmiş mavi ve beyaz rengin ağırlıklı olduğu bir ambalaj konsepti ile ürünlerin piyasaya sürüldüğünü, müvekkilinin markasının ambalaj görselleri ile tescil edildiğinden söz konusu ambalaj tasarımları üzerinde öncelikli hak sahibi olduğunu, markaların yalnız görsel açıdan değil ses uyumu ve işitsel aşinalik açısından da benzerlik gösterdiğini, www.gurmik.com uzantılı internet sitesinde "... RIO" ürününe ilişkin tüketici değerlendirmesinde bu ürün ile ilgili olarak "... bisküvisine benzetilmiş ürün" tanımlamasının yapıldığını, davacı ve davalılardan ... Bisküvi firmasına ait ürün ambalajlarının genel görünüm açısından benzer olduklarını ve bu benzerliğin iltibasa yol açtığını, bu durumda müvekkilinin markasının tanınmışlığı da göz önüne alındığında, davalıların ... markasının ününden haksız avantaj elde eden konumuna düştüklerini, davalıların sınırsız renk ve desen özgürlüğü varken müvekkilinin ürünlerine hakim olan renkleri kullanmasının karışıklığa yol açtığını, davalılara tecavüz eylemlerine son vermeleri için ihtarname gönderildiğini, ancak bu girişimin sonuçsuz kaldığını, davalıların eylemlerinin haksız rekabet niteliğinde olduğunu, bu nedenlerle davalılara ait ürünlerin ambalajlarının davacıya ait ürün ambalajı ile benzer olduğunun ve iltibas yarattığının, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespitine, bu fiillerin menine, refine, durdurulmasına ve tecavüzün giderilmesine, bu amaçla “... RIO” isimli bisküvi ürününün imalatının durdurulmasına, satışının ve ihraç edilmesinin önlenmesine, ürüne ait etiket, koli ve ambalaj yapımında kullanılan klişe, kalıp ve araçlara bulundukları yerlerde (Türkiye sınırları içinde veya Gümrük Serbest liman veya bölge gibi alanlar dahil) el konularak imhasına, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak şartıyla 1.000,00 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, kararın masrafı davalılardan alınmak şartıyla Türkiye'de yayınlanan tirajı en yüksek üç büyük gazetede ilanına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... Bisküvi Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davacının dilekçesinde hangi markalara dayandığını açıkça belirtmediğini, HMK uyarınca davacının delillerini tek tek bildirmesi gerektiğini, her ne kadar davanın konusu ambalajlar arasında benzerlik olup olmadığı noktasında toplanmakta ise de davacı tarafın dava dilekçesi ekinde herhangi bir ambalaj örneği sunulmadığını, müvekkilinin 1984 yılından beri bisküvi ürünleri ürettiğini ve "..." esas unsurlu çok sayıda seri markanın sahibi olduğunu, bu marka adı altında kalite ödülleri aldığını, davaya konu edilen ambalaj tasarımının 2016 01645 numaralı tasarım belgesi ile koruma altında olduğunu, bu nedenle marka ve tasarım tescil belgesi kapsamında kalan müvekkiline ait ürünlerin davacı tarafın markalarına tecavüz etmesinin mümkün olmadığını, taraflara ait ürün ambalajları arasında herhangi bir benzerlik de bulunmadığını, ambalaj üzerinde kullanılan süt ve bisküvi görsellerinin kimsenin tekeline bırakılamayacağını, ürünlerin piyasaya takdim şekilleri ve sunum şekillerinin farklı olduğunu, bu nedenle haksız rekabetten söz edilemeyeceğini, somut olay açısından maddi ve manevi tazminat koşullarının oluşmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Davalı ... Ltd. Şti vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin perakende sektöründe faaliyet gösterdiğini, dava konusu "... RIO" isimli ürünlerin diğer davalı firma tarafından müvekkiline mal alım sözleşmesi uyarınca satıldığını, ürünün üretim ve dağıtımının müvekkili tarafından gerçekleştirilmediğini, müvekkilinin marka hakkına tecavüz sorumluluğunu doğuran bir hal olmadığını, "..." isimli ürün ile "... RIO" isimli ürün arasında bir benzerliğin bulunmadığını, müvekkilinin ürün almadan önce yaptığı araştırmada "... RIO" isimli ürünün marka ve tasarım tescil belgelerine sahip olduğunun tespiti üzerine ilgili sözleşmenin imzalandığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, davacının markasının "...", davalı ... Bisküvi şirketinin markasının ise "... ... RIO" ibarelerinden oluştukları, davalı ... Bisküvi şirketinin markasında “...” ibaresinin büyük harfle, “... RİO” ibarelerinin ise daha küçük harflerle “...” ibaresinin içinde yer aldığı elips şeklinin altına yazıldığı, davacının markalarının “bisküviler, kurabiyeler ve krakerler” için tescilli oldukları, davalının markalarının 30 ve 35. sınıflar için tescilli olduğu, 30. sınıftaki tescil kapsamında “bisküviler, krakerler, gofretler” ürünlerinin de bulunduğu, davalının markasını ürün ambalajı üzerinde tescilli olduğu şekilden farklı olarak “... RIO” ibaresini ön plana çıkartacak şekilde kullandığı, “...” ibaresinin ise daha az göze batacak şekilde küçük harflerle yazıldığı, davalının markasında yer alan “... RIO” ibaresinin son harfinin Türkçe’de okunuşu sırasında “RIO” ibaresi ile birleştirildiği, bu şekilde “ORIO” ibaresinin elde edildiği, bu ibarenin telaffuzunun davacının “...” markası ile işitsel olarak benzer olduğu, davalı ... Bisküvi'ye ait 2016 01645 numaralı ambalaj deseni isimli tasarımın davacının itirazı üzerine hükümsüz kılındığı, hükümsüzlük kararının tescil tarihinden itibaren etki doğurması nedeniyle davalının bu ambalajla ilgili endüstriyel tasarım hakkına dayanamayacağı, davacının ambalajlarında mavi, açık mavi ve beyaz ile bu renkler arasında degrede geçişlerin kullanıldığı, davalının ürün ambalajlarının da benzer renkleri içerdiği, davacının tasarımında degrede geçişlerin ürün ismi altında kompozisyonun altına doğru ilerlediği, davalının tasarımında ise degrede geçişin oval olarak ürün ismi altında yer aldığı, davacının tasarımında "..." ibaresinin büyük harf kompozisyonun solunda görece büyük sağına doğru küçülerek oval olarak yer aldığı, davalının tasarımında ise ürün ismi olan "... RİO" ibaresinin, davacı tarafa ait marka ile fonetik olarak benzerlik gösteren "RİO" karakterleri büyük harfle olmak üzere kompozisyon üzerinde tabana göre paralel olarak lineer yer aldığı, her iki tasarımda da marka isimlerini oluşturan karakterlerin beyaz ile dışında koyu mavi kontür, onun dışında açık mavi kontür ile kullanıldığı, her iki tasarımda da ürün içeriği olan kakaolu ve arasında beyaz kremalı bisküvinin süte dalan görselinin kullanıldığı, davacının tasarımında kompozisyonun ürün isminin sağında, davalının tasarımlarında ise birinde sağında, diğerinde solunda kullanıldığı, her iki tarafın tasarımlarında da beyaz serpiştirilmiş krema görüntüsünün yer aldığı, davacının tasarımında marka isminin altında ve bisküvi görselinin altında kullanıldığı, davalının tasarımlarının birinde bisküvi görselinin altında, diğerinde ise kompozisyonun altında kullanıldığı, bu küçük farklılıkların küçük ayrıntılar olduğu ve davalının kullandığı ambalaj tasarımları ile davacının tasarımı arasında karıştırılmaya neden olacak derecede benzerlik bulunduğu, davacının tescilli markalarının bir kısmının bu renk ve ambalaj görsellerinden oluştuğu (2014 95599, 2013 89216, 2013 103840, 2013 102835, 2010 34119 numaralı markalar), her iki tarafın ürün ambalajlarının bisküvi ürününe ait olması nedeniyle yan yana aynı stantta satışa sunulacakları ve çocuklar dahil ortalama tüketici grubuna hitap ettikleri düşünüldüğünde karıştırılma ihtimalinin mevcut olduğu, her ne kadar ilk alınan raporda benzerlikler aynı şekilde tespit edilmesine rağmen farklı gerekçelerle davalının kullandığı ürün ambalajlarının davacının markaları ve ambalajları ile benzer olmadığına dair görüş bildirilmişse de, davalının pek çok renk seçeneği mevcut olmasına rağmen aynı renkleri kullanması, ambalaj üzerinde sütün içine dalan bisküvi ve sıçrayan süt görselinin kullanılmış olması, "... ... RİO" markasının tescilli olduğu şekilden farklı olarak, davacının markası ile fonetik benzerliği olan "... RİO" ibaresini ön plana çıkartarak kullanması nedeniyle ilk bilirkişi raporundaki görüşe itibar edilemeyeceği, bu nedenle davalı ... Bisküvi şirketinin üretimini, davalı ...'ın ise perakende satışını yaptığı "... ... RIO" markalı bisküvi ambalajlarının davacının marka haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiği, davacının bu nedenle tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti ve önlenmesinin yanı sıra maddi ve manevi tazminat talep edebileceği, muhasip bilirkişiler tarafından tespit edilen taraflara ait cirolar dikkate alındığından her ne kadar lisans bedeli doğru şekilde hesaplanmamışsa da, lisans bedeli üzerinden hesaplanacak maddi tazminatın her durumda talep edilen 1.000,00 TL'den daha fazla olacağı, mahkememizce taleple bağlı kalınarak 1.000,00 TL maddi tazminata hükmedilmesi gerektiği ve davalıların davaya konu tecavüz teşkil eden ambalajları kullanma şekilleri, süreleri, davalı ... Bisküvi'nin ambalajlarını davacının marka ve ambalajlarına yaklaştırma çabası ile hareket etmesi nedeniyle kusur dereceleri, tarafların ciroları dikkate alındığında talep edilen 10.000,00 TL manevi tazminatın da hakkaniyete uygun olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalılar vekillerince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, karar davalılar vekillerince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ve durdurulması ile maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz eden davalılara yükletilmesine, 02.12.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.