10. Hukuk Dairesi 2023/7385 E. , 2023/10506 K. MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2018/278 E., 2023/120 K. KARAR : Kısmen Kabul Taraflar arasında görülen hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın, taraf vekilleri tarafından temyizi neticesinde Yargıtay 21. Hukuk Dairesince (kapatılan) kararın bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen …
**10. Hukuk Dairesi 2023/7385 E. , 2023/10506 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2018/278 E., 2023/120 K. KARAR : Kısmen Kabul Taraflar arasında görülen hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın, taraf vekilleri tarafından temyizi neticesinde Yargıtay 21. Hukuk Dairesince (kapatılan) kararın bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı asıl dava dilekçesinde; davacının, davalıya ait işyerinde 04.08.2003 tarihinden 27.02.2015 tarihine kadar aralıksız olarak fiilen çalıştığını, ancak Kurum kayıtları incelendiğinde 06.09.2011- 30.04.2014 tarihleri arasında ... ilçesinde Bağ-Kur kaydı görüldüğünü, büyük bir olasılıkla bu durumun bir hata olduğunu, zira müvekkilinin hayatı boyunca Ege Bölgesi dışında bir yerde çalışmadığı gibi, ...’a da hiç gitmediğini, davalı işvereninin müvekkilinin sigortasını 04.08.2003-19.09.2008, 30.06.2009 - 15.09.2010, 25.07.2011 - 01.10.2011, 25.10.2011 - 04.11.2014, 31.01.2015 - 27.02.2015 tarihleri arasında hiç göstermediğini, 19.09.2008 tarihinden 31.01.2015 tarihine kadar sürekli olarak eksik gösterdiğini, müvekkilinin bildirim yapılan dönemlerde de işyerinde tüm ay boyunca aralıksız çalışmış olmasına rağmen bazen 10 gün, bazen 5 gün vb. gibi gösterildiğini, işten çıkışını da 31.01.2015 olarak göstermiş ise de 27.02.2015 tarihine kadar çalışmaya devam ettiğini, davalının müvekkiline zaman zaman iradesi dışında bazı evraklar imzalattığını, imzalamazsa iş akdinin feshedileceğini söylediğini, Kuruma eksik bildirim yaptığı günlerde de iradesi dışında puantaj kayıtları imzalattığını, müvekkilinin de sırf işini kaybetmemek için imzalamak zorunda kaldığını beyanla müvekkilinin 04.08.2003 - 27.02.2015 tarihleri arasındaki hizmetlerinin tespitini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... Ünsal vekili cevap dilekçesinde; davacının iddiasının doğru olmadığını, müvekkiline ait işyerinin incir işletmesi olup, yılın belli aylarında (Eylül – Ocak ayları arasında) yetişen ve işlenilen mahsul için işletmenin tam bir takvim yılı işçi çalıştırmadığını, bu sebeple davacının aralıksız çalışma iddiasının kabul edilemeyeceği gibi, işe giriş tarihinin resmi evraklarda da görüldüğü gibi olup, buna aykırı iddiasının gerçek dışı olduğunu, davacının müvekkilinin yanında incir mevsimi bittikten sonra babalarına ait atölyede kardeşleri ile birlikte tahta kutu yaparak müvekkiline ve diğer kişilere sattığını, kışın zeytin zamanı arazi sahiplerinden ortakçı olarak zeytin toplayıp bölüştüğünü, ortakçı olarak topladığı zeytinler dışında kalan zamanlarda yevmiye ile başkalarının zeytinlerini topladığını, yine babalarına ait ...’daki arazilerde gidip hasat topladığını, yazın soğuk hava depolarında yevmiye ile çalıştığını, kalan zamanlarda yöredeki sabun fabrikasında çalıştığını, dolayısı ile aralıksız çalışma iddiasının doğru olmadığını, ayrıca, davayı kabul etmemekle birlikte 12.09.2003 tarihinden önceki çalışma iddiası yönünde 5 yıllık hak düşürücü sürenin söz konusu olduğunu beyanla davanın reddini istemiştir. Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde; davanın 5 yıllık hakdüşürücü sürenin geçmiş olması nedeni ile reddi gerektiğini, davacının hizmet döküm cetvelinin incelenmesinde 19.09.2008- 30.06.2009, 15.09.2010- 25.07.2011, 04.11.2014- 31.01.2015 tarihleri arasında davalı işyerinde çalışmasının olduğunu, ayrıca 06.09.2011- 30.04.2014 tarihleri arasında 5510 sayılı Kanun'un 4/b maddesine tabi olarak çalıştığını, davacının çalıştığını iddia ettiği diğer davalıya ait ... sicil sayılı incir alım satımı işi işyerinin 12.10.2004 tarihinde 506 sayılı Kanun kapsamına alındığını ve halen faal göründüğünü, dolayısıyla bu tarihten önceki çalışmaların tespitinin mümkün olmadığını, davacının iddiasını yazılı belgeler bağlamında somut ve inandırıcı delillerle davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 19.07.2016 tarihli ve 2015/511 Esas, 2016/340 Karar sayılı kararı ile "Davanın kısmen kabulü ile ...TC No, ... s.sicil No,... Bağ-Kur Nolu sigortalı ...’ın, a) 04.08.2003-19.09.2008 tarihleri arasında davalı işyerinde sigortalı hizmet olarak çalıştığı sürelerin tespiti isteminin 506 sayılı Kanun'un 79/10 uncu maddesi uyarınca 5 yıllık hak düşürücü sürenin geçmiş olması nedeniyle dinlenemeyeceği anlaşılmakla buna ilişkin talebin reddine, b) 19.09.2008-30.06.2009 tarihleri arasında davalı işyerinde 280 gün asgari ücret ile çalıştığı, 80 günlük sigortalı hizmetinin SGK bildirildiği, 200 günlük sigortalı hizmetinin diğer davalı SGK bildirilmediğinin tespitine c) 15.09.2010-25.07.2011 tarihleri arasında davalı işyerinde 310 gün asgari ücret ile çalıştığı, 55günlük sigortalı hizmetinin SGK bildirildiği, 255 günlük sigortalı hizmetinin diğer davalı SGK bildirilmediğinin tespitine d) 01.10.2011-25.10.2011 tarihleri arasında davalı işyerinde 25 gün asgari ücret ile çalıştığı, 5günlük sigortalı hizmetinin SGK bildirildiği, 20 günlük sigortalı hizmetinin diğer davalı SGK bildirilmediğinin tespitine e) 04.11.2011-31.01.2015 tarihleri arasında davalı işyerinde 86 gün asgari ücret ile çalıştığı, 11günlük sigortalı hizmetinin SGK bildirildiği, 75 günlük sigortalı hizmetinin diğer davalı SGK bildirilmediğinin tespitine f)31.01.2015-27.02.2015 tarihleri arası sigortalı çalışma isteminin benimsenmesinin mümkün olmadığı anlaşılmakla buna ilişkin talebin reddine" karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır. 2. Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin (kapatılan) 09.04.2018 tarih ve 2016/16249 Esas, 2018/3422 Karar sayılı kararında; "... Somut olayda; ücret bordrolarının imzalı olması nedeni ile söz konusu bordrolardaki süre kadar çalışmanın varlığının kabul edilmesi gerektiği ve davacının çalışması sürekli ise hak düşürücü sürenin işlemeyeceği dikkate alınmadan, ayrıca; davacının, davalıya ait işyerinde geçen çalışmalarının mevsimlik olup olmadığı açıklığa kavuşturulmadan sonuca gidilmesi isabetsiz olmuştur. Mahkemece yapılacak iş; dönem bordrolarında hem Eylül-Ocak ayları arasında hem de yılın diğer aylarında da bildirimleri bulunan bordro tanıklarını dinleyerek yapılan işin mevsimlik olup olmadığını ve davacının mevsimlik çalışıp çalışmadığını tereddüte mahal bırakmayacak derecede belirlemek, zabıta marifeti ile davacının Ocak ayından sonra soğuk hava deposunda, sabun fabrikasında ve zeytin toplama işinde çalışıp çalışmadığını, babasının meyve bahçelerindeki meyve toplama işinde çalışmak için ...'ya gidip gitmediğini araştırmak, davalı işveren tarafından davalı işyerinin ilçe tarım müdürlüğünde mevsimlik işyeri olarak kayıtlı olduğu belirtildiğinden bu hususu araştırmak ve toplanan deliller değerlendirilmek sureti ile varılacak sonuca göre hüküm kurmaktan ibarettir...." gerekçesiyle söz konusu karar bozulmuştur. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "1- Davacının davasının kısmen kabulüne, 2- Davacının Davalı işveren Mustafa Ünsal’a ait Belevi-Selçuk adresinde bulunan ve ... sicil sayılı dosyada işlem gören “İncir Alım Satım” işi işyerinde;13.10.2004-27.01.2015 tarihleri arasında asgari ücretle ve aralıklı olarak 2841 gün çalıştığı, 151 günlük çalışmasının fer’i müdahil Kuruma bildirildiği, 13.10.2004-20.02.2005 tarihleri arasında 129 gün 07.10.2005-05.02.2006 tarihleri arasında 120 gün 01.05.2006-01.07.2007 tarihleri arasında 420 gün 26.09.2007-05.02.2008 tarihleri arasında 130 gün 17.04.2008-14.08.2012 tarihleri arasında 1418 gün 04.10.2012-07.08.2013 tarihleri arasında 304 gün 03.10.2013-08.01.2014 tarihleri arasında 96 gün 04.11.2014-27.01.2015 tarihleri arasında 73 gün olmak üzere toplam 2690 günlük çalışmasının bildirilmediğinin tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine" karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; davacının talepleri gibi 04.08.2003-27.02.2015 tarihleri arasında davalı işyerinde çalışmasının sabit olduğunu, 13.10.2004 tarihi öncesi taleplerinin reddinin hatalı olduğunu, davacının mevsimlik çalışmasını kabul etmediklerini, davacının işyerinde kesintisiz ve fiili olarak çalıştığını, davacının işten çıkışının yapılmasına rağmen 27.02.2015 tarihine kadar çalışmasının devam ettiğini beyanla İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. Davalı işveren vekili; Yerel Mahkemeye göre davacının davalı iş yerinde çalışmasının mevsimlik olduğu net olarak tespit edilmekle birlikte tüm yıl kesintisiz çalışılmış gibi tam gün üzerinden hesaplamalar yapıldığını, davacının müvekkili işyerinde mevsimlik çalıştığı doğru olmakla birlikte karardaki diğer tespitlerin kabul edilemeyeceğini, bozma kararından sonra dinlenen bordro tanıklarınca davacının sezon sonunda başka işlere gittiğinin beyan edildiğini, bu hususta sadece tutanağa itibar edilmesinin hatalı olduğunu, davacının sezonluk çalışmasının Bağkur kaydı nedeniyle kesintiye uğradığını, kararın hak düşürücü süre yönünden de hatalı olduğunu, işletmenin mevsimlik olduğu, davacının çalışmasının sürekli olmadığı hususlarının da göz önüne alınması gerektiğini beyanla İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. Fer'i müdahil Kurum vekili; davacının dava konusu dönemde davalı işyerinden aralıklı çalışmalarının olduğunu, 06.09.2011 - 30.04.2014 tarihleri arasında 5510 sayılı Kanun'un 4/b maddesine tabi olarak çalıştığının tespit edildiğini, davacının davasının 5 yıllık hak düşürücü süreye uğradığını, dinlenen davacı tanıklarının sürekli ve kesintisiz çalışmadan söz etmediklerini, mahkeme eksik incelemeye dayalı olarak hüküm tesis edildiğini, yargıtay içtihatlarına uygun araştırma yapılması gerektiğini beyanla İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının 04.08.2003 - 27.02.2015 tarihleri arasında davalı işyerinde geçen çalışmalarına ilişkin hizmet tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 506 sayılı Kanun'un 79/10 ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9 uncu maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın kararı veren Mahkemesine gönderilmesine, Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin ilgililerden alınmasına, 30.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.