11. Hukuk Dairesi 2011/9399 E. , 2012/16402 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Marmaris 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 30/03/2011 tarih ve 2010/516-2011/133 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve
**11. Hukuk Dairesi 2011/9399 E. , 2012/16402 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Marmaris 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 30/03/2011 tarih ve 2010/516-2011/133 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin %99 hissesine sahip ortağı olduğunu, davalı ...'nun şirketin zor durumda olmasından faydalanarak ve dolandırıcılık kastıyla kendisine hisse devir sözleşmesi imzalattığını, sonradan ortaklar kurulunu toplayarak sahte imzayla hisse devrinin kabulüne, kendisinin müdür olarak atanmasına ilişkin kararlar aldığını, anılan kararların sicile tescil edildiğini, ... müdür olarak atandıktan sonra şirket adına 200.000 TL bedelli bono tanzim ederek, muvazaalı yolla şirkete ait taşınmazların haczedildiğini ileri sürerek, ortaklar kurulu kararının iptalini, hisselerin davacı adına tescilini, davalı ...'nun şirketi temsile yetkili olmadığının ve hisse devir sözleşmesinin geçersiz olduğunun tespitini talep ve dava etmiştir. Davalılar davaya cevap vermemiştir. Mahkemece, iddia ve dosya kapsamına göre, TTK'nun 520. maddesi uyarınca hisse devirlerinde şirket ortaklarının ¾ kısmının onay vermesi gerektiği, ortaklar kurulu kararı altındaki imzanın davacının eli ürünü olmadığı, iki ortaktan oluşan şirkette tek başına karar alınamayacağı gerekçesiyle, davanın kabulüne, ortaklar kurulu kararının iptaline karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. 1- Dava, ortaklar kurulu kararının iptali, hisse devir sözleşmesinin geçersiz olduğunun ve davalı ...’nun şirketi temsil yetkisi bulunmadığının tespiti, hisselerin davacı adına tescili istemlerine ilişkin olup, mahkemece yukarıda açıklanan gerekçelerle ortaklar kurulu kararının iptaline karar verilmiştir. Oysa; davacı taraf, davalı ...’nun dolandırıcılık kastıyla hisse devir sözleşmesini imzalattığını, ortaklar kurulunun davacı taraf olmadan toplandığını, sahte imza ile hisse devrinin kabulüne ve davalı ...’nin şirket müdürlüğüne atanmasına karar verildiğini ileri sürerek, yukarıda anılan taleplerin kabulünü istemiştir. Ancak, mahkemece sadece ortaklar kurulu kararının iptaline karar verilmiş olup, davacının diğer talepleri konusunda olumlu veya olumsuz bir tespit yapılmamıştır. Bu itibarla, mahkemece davacının diğer talepleri yönünden de bir karar vermek gerekirken, yazılı gerekçelerle hüküm tesisi doğru olmamıştır. 2- Ayrıca, davacı taraf kendisini davada vekille temsil ettirdiği halde, lehine vekalet ücreti takdir edilmemesi de bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) ve (2) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 17/10/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.