TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 17/03/2025 NUMARASI: 2023/315 Esas, 2025/173 Karar DAVA: İtirazın İptali DAVA TARİHİ: 14/07/2021 BİRLEŞEN İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN 2022/701 ESAS (YENİ 2023/341 E.)SAYILI DOSYASINDA: DAVA: MENFİ TESPİT DAVA TARİHİ: 17.08.2022 KARAR TARİHİ: 03/12/2025 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hü…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 15.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/779 KARAR NO: 2025/1418 TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 17/03/2025 NUMARASI: 2023/315 Esas, 2025/173 Karar DAVA: İtirazın İptali DAVA TARİHİ: 14/07/2021 BİRLEŞEN İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN 2022/701 ESAS (YENİ 2023/341 E.)SAYILI DOSYASINDA: DAVA: MENFİ TESPİT DAVA TARİHİ: 17.08.2022 KARAR TARİHİ: 03/12/2025 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : Asıl dava, taraflar arasındaki eser sözleşmesi uyarınca davacı yüklenici tarafından düzenlenen fatura alacağına ilişkin başlatılan icra takibine davalı iş sahibi tarafından yapılan itirazın iptali, birleşen dava ise; aynı eser sözleşmesinden kaynaklanan ayıp ve eksiz iş sebebiyle davacı iş sahibi tarafından açılan menfi tespit istemine ilişkin olup, mahkemece asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine dair verilen karara karşı birleşen dosya davacısı vekili tarafından istinaf talebinde bulunulmuştur.Asıl dosyada davacı yüklenici vekili; davalı şirkete ofis dolabı, masa imalatı ve tamirat işleri hizmeti verdiğini, bu hizmet nedeniyle davalı şirkete Seri A, Sıra No ..., 21.08.2019 tarihli 102.400,40 TL bedelli fatura tanzim edildiğini, faturanın davalı şirkete gönderildiğini, davalı şirket tarafından faturadan kaynaklanan borcun 92.639,99 TL'si ödendiğini, bakiye 9.760,41-TL'nin ise ödenmediğini, bakiye kalan 9.760,41 TL’lik borç nedeniyle 03.06.2021 tarihinde davalı şirket aleyhine İstanbul 2. İcra Dairesi’nin ... E. sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini belirterek; itirazının iptali ile davalının %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir. Asıl dosyada davalı iş sahibi vekili; davalı şirket tarafından, davalının hizmeti karşılığı 92.639,99-TL ödendiğini, ödenen ilgili miktarın davacı tarafın 15/07/2019'da belirtmiş olduğu "KDV Dahil 92.488 TL" den dahi yüksek tutar olduğunu, daha sonrasında ilgili firma tarafından belirttiği tekliflere taraflarından onay verilmediğini, ilgili firmadan mobilyalar alınmışsa da; kendilerinden faturanın düzeltilmesinin istendiğini, mobilyaların alındığı dönemde mobilyalardaki teşvik gereği KDV'nin %8 olması gerekirken, davacı tarafça %18 lik bir KDV yükletildiğini, belirterek; davanın reddini talep etmiştir. Birleşen İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/341 Esas Sayılı Dosyasında: Davacı iş sahibi vekili; tarafların 2019 yılında, davacı şirket sahibinin Tarabya’daki evine yapılacak mobilya imalatı ve tamirat işleri konusunda anlaştığını, davalının yapmış olduğu ürünler için davacıdan 3 yıl garanti istediğini, davalının da bunu onayladığını, davalı şirket tarafından müvekkil şirkete 21.08.2019 tarihinde 102.400,40 TL tutarında fatura kesildiğini, fatura borcunun 92.639,99 TL'si ödendiğini, ürünlerin tesliminden çok kısa bir süre sonra kapılar ve süpürgeliklerin şiştiğini, hasar gördüğünü, davacının yapacağını taahhüt ettiği mobilya işlerinin de yarım bırakıldığını, tüm bu ayıplı mallar ile eksik bıraktıkları işlerin, davalıya bildirmesine, eksik işleri tamamlamasını istemesine ve 3 yıllık garantiye rağmen; davalı tarafından eksik işler giderilmediği için iş sahibi şirketçe bakiye 9.760,41 TL'nin ödenmediğini, davalının eksiklikleri tamamlamaktan kaçınması ve ayıpları gidermemesi, davalı satıcı tarafından zaman aşımının kasten geçirilmesi anlamına geldiğini, dolayısıyla davalı şirketin zaman aşımı süresinin dolduğunu iddia edemeyeceğini, davalının yapmış olduğu işlerin eksik ve ayıplı olduğunu, davalı şirketten ayıplı malları ayıpsız misli ile değiştirmesi, eksik işlerini tamamlaması istenmiş ise de bu talepleri yerine getirmeyerek ve yapacakları iş alacaklarının çok çok daha üzerinde olmasına rağmen bakiye borç olan 9.760,41 TL için İstanbul 2. İcra Dairesi Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, Beşiktaş 25. Noterliği'nin 12.04.2022 tarih ve...3 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalı şirkete, yapılan mobilyaların imalat hatasından kaynaklanan ayıplarının giderilmesi, malların ayıpsız misli ile değiştirilmesi ve eksik imalat ve tamirat işlerinin tamamlanması aksi taktirde hakkında dava açılacağının ihtar edildiğini, davalı şirketin Bakırköy 40. Noterliği'nin 19.04.2022 tarih ve 10206 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile bu taleplerin hiçbirini kabul etmediğini, yerine getirmeyeceğine ilişkin cevap verdiğini belirterek; davacı iş sahibi şirketin davalıya 9.760,41 TL borcu olmadığının tespitine, davalının haksız ve kötü niyetli takip yapmış olması nedeniyle alacağın %20'si üzerinden kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Birleşen davalı yüklenici vekili; alacaklının "itirazın iptali davası" açmasından sonra, borçlu tarafından "menfi tespit davası" açılamayacağını, bu davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığını, davacının talepleri zamanaşımına uğradığını, davaya konu edilen borcun faturadan kaynaklandığını, davacının almış olduğu hizmet nedeniyle 21.08.2019 tarihli 102.400,40 TL bedelli faturanın tanzim edildiğini, faturanın davacı şirkete gönderildiğini, davacı şirket tarafından faturadan kaynaklanan borcun 92.639,99 TL'sinin ödendiğini, bakiye 9.760,41 TL'nin ödenmemesi sebebi ile; müvekkil şirketin başlattığı icra takibine itiraz üzerine; itirazın iptali davası açıldığını, söz konusu işlerin 2019 yılında yapıldığını, aradan üç yılı aşkın bir süre geçtiğini, bu süre içerisinde davalının iddialarının aksine herhangi bir ayıp ya da eksik iş talebinin söz konusu olmadığını, yargılama esnasında bilirkişi raporuyla davacının, davalı yüklenici şirkete borçlu olduğu tespit edildikten sonra ihtarname göndererek ifanın ayıplı olduğunu iddia ettiğini, keza aleyhine başlatılan icra takibine itiraz dilekçesinde ayıplı bir ifadan hiç bahsetmediği gibi itirazın iptali davasına cevaplarında da hiçbir şekilde ayıplı ifaya ilişkin itiraz veya beyanı olmadığını belirterek; birleşen davanın reddini talep etmiştir.Mahkemece 23/05/2022 tarih 2021/416 Esas, 2022/398 Karar sayılı karar ile; davanın kabulü ile; davalı tarafından İstanbul 2. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin aynen devamına, Asıl alacağın %20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair verilen karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Dairemizce; 2022/2420 Esas, 2023/442 sayılı karar ile ;somut olayda mahkemece davalı yanca süresi içerisinde verilen cevap dilekçesinde; davacı yanca yapılan işte eksik yada ayıp bulunduğu konusunda herhangi bir savunmada bulunmadığı,17/01/2022 tarihinde ön inceleme duruşmasının yapıldığı, aynı celse bilirkişiden rapor alınmasına karar verildiği, mali müşavir tarafından hazırlanan bilirkişi raporunun 23/03/2022 tarihinde dosyaya sunulduğu, bilirkişi raporunun taraf vekillerine tebliği sonrası, davalı vekilince ibraz edilen bilirkişi raporuna itiraz başlıklı dilekçenin 14/04/2022 tarihli olduğu, bu dilekçede davalı yanca ayıp ve eksik iş iddiasında bulunulduğu, davacı yanca savunmasının genişletilmesine açıkça muvafakat edilmediği ve davalı yanca cevap dilekçesinin ıslah edilmediği gerekçesiyle davalı yanın süresinden sonra yaptığı eksik ve ayıplı iş savunmasına itibar edilmemesinin dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun olduğu, ancak mahkemece aynı taraflar arasında görülen ve istinaf incelemesi için Dairemize gönderilen İstanbul12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/701 Esas sayılı dosyası ile eldeki dava arasında hukuki bağlantı bulunduğundan iki dosyanın birleştirilerek görülmesi gerektiğinin düşünülmemesinin hatalı olduğu, anılan İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/701 Esas sayılı dosyasında; davacı iş sahibi ... ... Lojistik AŞ vekili 17/08/2022 tarihli dilekçesiyle yanlar arasında akdedilen ve ihtilaf konusu olmayan sözleşme uyarınca; davalı yüklenici şirket tarafından yapılan imalat ve tadilat işinde eksik ve ayıp bulunduğunu ileri sürerek davalı yanca yapılan icra takibi nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava ettiği, mahkemece 13/12/2022 tarih, 2022/1038 Karar sayılı karar ile, bu iddianın eldeki davada ileri sürülebileceğinden dava açılmasında hukuki yarar bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği, oysa, eldeki davada eksik ve ayıp iddiası süresinde ileri sürülmediğinden inceleme konusu yapılmadığı, dolayısıyla davacı iş sahibi tarafından açılan menfi tespit davasında mahkemece eksik ve ayıp iddiasının incelenmesi gerektiği, Nitekim Dairemizin 11/04/2023 tarih, 2023/400 Esas, 2023/444 Karar sayılı kararı ile bu hususlar açıklanmak suretiyle aralarında bağlantı bulunan iki dosyasının birleştirilerek görülmesi gerektiği gerekçesiyle mahkeme kararının kaldırılmasına karar verildiği, somut olayda mahkemece eldeki dosya ile menfi tespit davasının birleştirilmesinin sağlanarak, menfi tespit davasında verilecek karara göre bu davada sonucuna uygun karar verilmesi gerektiği, gerekçesi ile; yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.Dairemizin kaldırma kararından sonra yeniden yapılan yargılama neticesinde; Mahkemece 17/03/2025 tarihli karar ile; 23/03/2022 tarihli bilirkişi raporunda; davalının ticari defterlerini sunmadığı, davacının kayıtlarına göre 9.760,41 TL alacaklı olduğu, %18 oranında KDV hesabı yapılmasının yasaya uygun olduğunun tespit edildiği, 28/11/2024 tarihli bilirkişi raporunda ise, teklif ile fatura arasında 9.912,00 TL’lik bir fark bulunduğu, bu farkın ek işlere ilişkin olduğu ve ek işlerin de komodin imalatına ilişkin olduğunun belirtildiği, bilirkişinin tespiti tanık ...’ün beyanına dayansa da tarafların komodin imalatı konusunda aralarında bir uyuşmazlık bulunmadığı, bilirkişi raporunda belirtilen teklif formunun 15/07/2019 tarihli mail olduğu, ancak bu mailden ve işlerin yapılmasından sonra 25/09/2019 tarihinde davalı birleşen davacı iş sahibi tarafından gönderilen mutabakat metni bulunduğu, dava konusu fatura ile bu mutabakat metninin içeriğinin uyumlu olduğu, 23/03/2022 tarihli bilirkişi raporunda bu mutabakat metninin BA-BS formlarında da yer aldığı ve KDV hariç alacağın 86.780 TL olduğu tespit edildiği, bu alacağa %18 oranında KDV uygulanması yasaya uygun olduğundan takip konusu faturanın içeriğinin doğru olduğu kanaatine varıldığı, KDV’den sorumluluğun taraflar arasında farklı bir şekilde kararlaştırıldığı yönünde bir delilin sunulmadığı, davalı birleşen davacının işin bedeline ilişkin itirazlarının yerinde olmadığı, birleşen menfi tespit davasının; ayıp ve eksik iş iddiasına dayandığı, ayıplı iş olarak kapı ve süpürgeliklerin belirtildiği, eksik iş olarak taahhüt edilen mobilya işlerinin yapılmadığı öne sürüldüğü, ancak eksik işlerin somut olarak listelenmediğ, davalı birleşen davacı tanığı ...’ın eksik işlerin tamamlandığını ve sadece süpürgeliklerin yerinden koptuğunu başka bir ayıp bulunmadığını ifade ettiği, tanığın beyanları ile davalı birleşen davacının eksik ve ayıplı işlerin açıklanmasında süpürgelikler dışında somut başka bir iş belirtmediği de gözetildiğinde eksik iş bulunmadığının anlaşıldığı, 28/11/2024 tarihli bilirkişi raporunda süpürgeliklerin yapımında yüklenicinin ayıplı işinin bulunmadığı, nem ve rutubet sebebiyle süpürgeliklerin şiştiğinin tespit edildiği, davalı birleşen davacı, nem ve rutubet ölçümü yapılmadan belirtilen tespite itiraz etmiş ise de, keşif esnasında gösterilen kopan süpürgeliklerin bulunduğu odanın çamaşır odası olduğu, çamaşır yıkanan, kurutulan ve ütülenen bir odada nem ve rutubetin artmasının doğal olduğu ve bilirkişi tarafından yapılan tespitin yerinde olduğu, asıl davada; fatura içeriğinin BA-BS formları ve mutabakat metni ile uyumlu olması gözetilerek davalı birleşen davacının takipte itirazının yerinde olmadığı, alacağın likit olduğu, birleşen dava yönünden yapılan incelemede ise; yüklenicinin yaptığı işlerde ayıp ve eksik iş bulunmadığı, menfi tespit davasında uygulanan bir tedbir kararı bulunmadığı için İİK md. 72/4 uyarınca tazminata hükmedilmediği, gerekçesi ile; Asıl dava yönünden: davanın kabulüne; İstanbul 2. İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı takip dosyasında davalı birleşen davacı borçlunun yaptığı itirazın iptaline, takibin 9.760,41 TL asıl alacak üzerinden asıl alacağa takip tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi işletilmek suretiyle devamına, 1.952,09 TL icra inkâr tazminatının davalı birleşen davacıdan alınarak davacı birleşen davalıya verilmesine, Birleşen İstanbul 12. ATM’nin 2023/315 Esas sayılı dava yönünden: davanın reddine, karar verilmiştir.Birleşen dosyada davacı yüklenici vekili istinaf dilekçesi ile; mahkemece bilirkişi raporunda bahsi geçmeyen teknik konuyla ilgili tespitlere dayalı olarak hüküm kurulduğunu, süpürgeliklerin bulunduğu odanın çamaşır odası olduğu tespitine mahkemece ne şekilde ulaştığının anlaşılamadığını, böyle bir hususun bilirkişi raporunda da geçmediğini, baştan savma, tamamen yanlış ve denetime elverişsiz olan bilirkişi raporunun hükme esas alındığını, duvarlarda nem ve rutubete ilişkin hiçbir ölçümleme yapmaksızın alelade bir şekilde süpürgeliklerdeki deformasyonun nem ve rutubetten kaynaklandığının ifade edildiğini, iş sahibi şirket sahibinin ilk ayıp ihbarında bulunduğu tarihin 12.04.2020 tarihi olduğunu, ancak tüm iyi niyetine ve yaptığı ayıp ihbarına rağmen; yüklenicinin ,iş sahibi aleyhine 03.06.2021 tarihinde icra takibi başlattığını, ödenmeyen 9.760,41 TL'nin davacının eksik bıraktığı ve ayıplı ifa ettiği işlere ilişkin olduğunu, ...'nın kestiği 102.400,40-TL (KDV dahil) tutarındaki faturaya istinaden 92.639,99 TL ödediklerini, asıl davalı-karşı davacı iş sahibinin yükleniciden 151,99 TL alacaklı olduğunu, alacağın, yargılamayı gerektirmesi sebebi ile likit olmadığını, sırf faturalı olması da alacağı likit kılmayacağını, dava konusu ile hiçbir ilgisi olmayan, davacı tarafça icra takibine dahil edilmemiş komodin imalatının alacağa dahil edildiğini, belirterek; yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur.Uyuşmazlık; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı ise iş sahibidir.Asıl dosyada davacı yüklenici vekili; davalı şirkete ofis dolabı, masa imalatı ve tamirat işleri hizmeti verdiğini, bu hizmet nedeniyle davalı şirkete 21.08.2019 tarihli 102.400,40 TL bedelli faturanın gönderildiğini, davalı şirket tarafından faturadan kaynaklanan borcun 92.639,99 TL'sinin ödendiğini, bakiye 9.760,41-TL'nin ise ödenmediğini, bakiye kalan 9.760,41 TL’lik borç nedeniyle 03.06.2021 tarihinde davalı şirket aleyhine İstanbul 2. İcra Dairesi’nin ... E. sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini belirterek; itirazının iptali ile davalının %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesini talep ve dava etmişt, davalı iş sahibi vekili; davalı şirket tarafından, davalının hizmeti karşılığı 92.639,99-TL ödendiğini, ödenen ilgili miktarın davacı tarafın 15/07/2019'da belirtmiş olduğu "KDV Dahil 92.488 TL" den dahi yüksek tutar olduğunu, daha sonrasında ilgili firma tarafından belirttiği tekliflere taraflarından onay verilmediğini, ilgili firmadan mobilyalar alınmışsa da; kendilerinden faturanın düzeltilmesinin istendiğini, mobilyaların alındığı dönemde mobilyalardaki teşvik gereği KDV'nin %8 olması gerekirken, davacı tarafça %18 lik bir KDV yükletildiğini, belirterek; davanın reddini talep etmiş, Birleşen İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/341 Esas Sayılı Dosyasında; davacı iş sahibi vekili; tarafların 2019 yılında, davacı şirket sahibinin Tarabya’daki evine yapılacak mobilya imalatı ve tamirat işleri konusunda anlaştığını, davalının yapmış olduğu ürünler için davacıdan 3 yıl garanti istediğini, davalının da bunu onayladığını, davalı şirket tarafından davacı şirkete 21.08.2019 tarihinde 102.400,40 TL tutarında fatura kesildiğini, fatura borcunun 92.639,99 TL'si ödendiğini, ürünlerin tesliminden çok kısa bir süre sonra kapılar ve süpürgeliklerin şiştiğini, hasar gördüğünü, davacının yapacağını taahhüt ettiği mobilya işlerinin de yarım bırakıldığını, bu durumun davalıya bildirmesine ve 3 yıllık garantiye rağmen; davalı tarafından eksik işler giderilmediği için bakiye 9.760,41 TL'nin ödenmediğini, Beşiktaş 25. Noterliği'nin 12.04.2022 tarih ve 8073 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalı şirkete, yapılan mobilyaların imalat hatasından kaynaklanan ayıplarının giderilmesi, malların ayıpsız misli ile değiştirilmesi ve eksik imalat ve tamirat işlerinin tamamlanması aksi taktirde hakkında dava açılacağının ihtar edildiğini, davalı şirketin Bakırköy 40. Noterliği'nin 19.04.2022 tarih ve 10206 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile bu taleplerin hiçbirini kabul etmediğini, yerine getirmeyeceğine ilişkin cevap verdiğini belirterek; davacı iş sahibi şirketin davalıya 9.760,41 TL borcu olmadığının tespitine, davalının haksız ve kötü niyetli takip yapmış olması nedeniyle alacağın %20'si üzerinden kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiş, Birleşen davalı yüklenici vekili; alacaklının "itirazın iptali davası" açmasından sonra, borçlu tarafından "menfi tespit davası" açılamayacağını, bu davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığını, davacının talepleri zamanaşımına uğradığını, davaya konu edilen borcun faturadan kaynaklandığını, davacının almış olduğu hizmet nedeniyle 21.08.2019 tarihli 102.400,40 TL bedelli faturanın tanzim edildiğini, faturanın davacı şirkete gönderildiğini, davacı şirket tarafından faturadan kaynaklanan borcun 92.639,99 TL'sinin ödendiğini, bakiye 9.760,41 TL'nin ödenmemesi sebebi ile; müvekkil şirketin başlattığı icra takibine itiraz üzerine; itirazın iptali davası açıldığını, söz konusu işlerin 2019 yılında yapıldığını, aradan üç yılı aşkın bir süre geçtiğini, bu süre içerisinde davalının iddialarının aksine herhangi bir ayıp ya da eksik iş talebinin söz konusu olmadığını, yargılama esnasında bilirkişi raporuyla davacının, davalı yüklenici şirkete borçlu olduğu tespit edildikten sonra ihtarname göndererek ifanın ayıplı olduğunu iddia ettiğini, keza aleyhine başlatılan icra takibine itiraz dilekçesinde ayıplı bir ifadan hiç bahsetmediği gibi itirazın iptali davasına cevaplarında da hiçbir şekilde ayıplı ifaya ilişkin itiraz veya beyanı olmadığını belirterek; birleşen davanın reddini talep etmiş, Mahkemece; ; 23/03/2022 tarihli bilirkişi raporunda; davalının ticari defterlerini sunmadığı, davacının kayıtlarına göre 9.760,41 TL alacaklı olduğu, %18 oranında KDV hesabı yapılmasının yasaya uygun olduğunun tespit edildiği, 28/11/2024 tarihli bilirkişi raporunda ise, teklif ile fatura arasında 9.912,00 TL’lik bir fark bulunduğu, bu farkın ek işlere ilişkin olduğu ve ek işlerin de komodin imalatına ilişkin olduğunun belirtildiği, bilirkişinin tespiti tanık Lokman Öztürk’ün beyanına dayansa da tarafların komodin imalatı konusunda aralarında bir uyuşmazlık bulunmadığı, bilirkişi raporunda belirtilen teklif formunun 15/07/2019 tarihli mail olduğu, ancak bu mailden ve işlerin yapılmasından sonra 25/09/2019 tarihinde davalı birleşen davacı iş sahibi tarafından gönderilen mutabakat metni bulunduğu, dava konusu fatura ile bu mutabakat metninin içeriğinin uyumlu olduğu, 23/03/2022 tarihli bilirkişi raporunda bu mutabakat metninin BA-BS formlarında da yer aldığı ve KDV hariç alacağın 86.780 TL olduğu tespit edildiği, bu alacağa %18 oranında KDV uygulanması yasaya uygun olduğundan takip konusu faturanın içeriğinin doğru olduğu kanaatine varıldığı, KDV’den sorumluluğun taraflar arasında farklı bir şekilde kararlaştırıldığı yönünde bir delilin sunulmadığı, davalı birleşen davacının işin bedeline ilişkin itirazlarının yerinde olmadığı, birleşen menfi tespit davasının; ayıp ve eksik iş iddiasına dayandığı, ayıplı iş olarak kapı ve süpürgeliklerin belirtildiği, eksik iş olarak taahhüt edilen mobilya işlerinin yapılmadığı öne sürüldüğü, ancak eksik işlerin somut olarak listelenmediğ, davalı birleşen davacı tanığı ...’ın eksik işlerin tamamlandığını ve sadece süpürgeliklerin yerinden koptuğunu başka bir ayıp bulunmadığını ifade ettiği, tanığın beyanları ile davalı birleşen davacının eksik ve ayıplı işlerin açıklanmasında süpürgelikler dışında somut başka bir iş belirtmediği de gözetildiğinde; eksik iş bulunmadığının anlaşıldığı, 28/11/2024 tarihli bilirkişi raporunda süpürgeliklerin yapımında yüklenicinin ayıplı işinin bulunmadığı, nem ve rutubet sebebiyle süpürgeliklerin şiştiğinin tespit edildiği, davalı birleşen davacı, nem ve rutubet ölçümü yapılmadan belirtilen tespite itiraz etmiş ise de, keşif esnasında gösterilen kopan süpürgeliklerin bulunduğu odanın çamaşır odası olduğu, çamaşır yıkanan, kurutulan ve ütülenen bir odada nem ve rutubetin artmasının doğal olduğu ve bilirkişi tarafından yapılan tespitin yerinde olduğu, asıl davada; fatura içeriğinin BA-BS formları ve mutabakat metni ile uyumlu olması gözetilerek; davalı birleşen davacının takipte itirazının yerinde olmadığı, alacağın likit olduğu, birleşen dava yönünden yapılan incelemede ise; yüklenicinin yaptığı işlerde ayıp ve eksik iş bulunmadığı, menfi tespit davasında uygulanan bir tedbir kararı bulunmadığı için İİK md. 72/4 uyarınca tazminata hükmedilmediği, gerekçesi ile; Asıl dava yönünden: davanın kabulüne; İstanbul 2. İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı takip dosyasında davalı birleşen davacı borçlunun yaptığı itirazın iptaline, takibin 9.760,41 TL asıl alacak üzerinden asıl alacağa takip tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi işletilmek suretiyle devamına, 1.952,09 TL icra inkâr tazminatının davalı birleşen davacıdan tahsiline, birleşen davanın reddine, karar verilmiştir.Somut olayda; asıl dosya davacısı yüklenicinin, teklif formunun 15/07/2019 tarihli mail ile gönderilen teklif formu ile davalının evininin mobilya imalatı ve tamirat işleri konusunda anlaştıkları, davacı yüklenicinin bakiye iş bedelini talep ettiği icra takibine davalı iş sahibinin itirazı sonucu istinaf konu itirazın iptali davacı açıldığı, mahkemece alınan 23/03/2022 tarihli bilirkişi raporu ile taraflar arasındaki mutabakat metninin BA-BS formlarında da yer aldığı ve KDV hariç alacağın 86.780 TL olduğu tespit edildiği, bu alacağa %18 oranında KDV uygulanması yasaya uygun olduğundan takip konusu faturanın içeriğinin doğru olduğu, KDV’den sorumluluğun taraflar arasında farklı bir şekilde kararlaştırıldığı yönünde bir delilin sunulmadığının tespit edildiğinin belirlendiği, ilk bililirkişi raporundan sonra davalı iş sahibi aleyhine aynı alacağa ilişkin menfi tespit davası açtığı, bu davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verildiği ancak Dairemizce istinaf incelemesinde o davanın , iş bu itirazın iptali davası ile birlikte görülmesi gerekliliği belirtildiğinden; iş sahibi tarafından açılan menfi tespit davasının iş bu dava dosyası ile birleştirildiği, işin yapımın 2019 yılı olduğu gözetildiğinde; yaklaşık 3 yıl sonra açılan menfi tespit davasında, iş sahibi davacının ayıp ve eksik iş iddiasına dayandığı, ayıplı iş olarak kapı ve süpürgelikleri belirttiği, eksik iş olarak da; taahhüt edilen mobilya işlerinin yapılmadığı öne sürüldüğü, ancak eksik işlerin somutlaştırılmadığı, davacı iş sahibinin kendi tanığı olan ...’ın eksik işlerin tamamlandığını ve sadece süpürgeliklerin yerinden koptuğunu, başka bir ayıp bulunmadığını belirttiği, eksik iş bulunmadığının anlaşıldığı, mahkemece yerinde yapılan keşif sonucu alınan 28/11/2024 tarihli bilirkişi raporunda; süpürgeliklerin yapımında yüklenicinin ayıplı işinin bulunmadığı, nem ve rutubet sebebiyle süpürgeliklerin şiştiğinin tespit edildiği, mahkemece gerekçeli kararda, keşif esnasında gösterilen kopan süpürgeliklerin bulunduğu odanın çamaşır odası olduğunu belirttiği, bilirkişi raporunda belirtilmemiş olsa da; bu tespitin yapılan keşif sırasında yapıldığının anlaşıldığı; birleşen dosya davacısı tarafından aradan yaklaşık 3 yıl geçtikten sonra Beşiktaş 25. Noterliği'nin 12.04.2022 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalı şirkete, yapılan mobilyaların imalat hatasından kaynaklanan ayıplarının giderilmesi, malların ayıpsız misli ile değiştirilmesi ve eksik imalat ve tamirat işlerinin tamamlanması aksi taktirde hakkında dava açılacağının ihtar edildiğini ardından da menfi tespit davasının açıldığı, ayıp ihbarının süresinde yapılmadığı, kaldı ki asıl dosyaya konu takipte ve asıl dosyaya sunduğu cevap dilekçesi içeriğinde de ayıba ilişkin herhangi iddiasının olmadığı, alacağın faturaya dayalı ve likit olduğu anlaşıldığından; mahkemece; asıl davanın davanın kabulüne; davalı iş sahibinin İstanbul 2. İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın iptaline, takibin 9.760,41 TL asıl alacak üzerinden ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi işletilmek suretiyle devamına, 1.952,09 TL icra inkâr tazminatının davalıdan tahsiline, birleşen davanın reddine, karar verilmesi doğru olmuştur.Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı- birleşen dosya davacısı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 17/03/2025 tarih ve 2023/315 Esas, 2025/173 Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davalı-birleşen dosya davacısı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE, 2-Asıl ve birleşen dosyada davalı/davacı vekili istinaf harcını peşin yatırdığından yeniden harç alınmasına YER OLMADIĞINA,3-Davalı- birleşen dosya davalısı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 03/12/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.