12. Ceza Dairesi 2022/6936 E. , 2023/2891 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/1101 E., 2021/2605 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : İstinaf başvurusunun kabulü ile; İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden kurulan mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayı
**12. Ceza Dairesi 2022/6936 E. , 2023/2891 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/1101 E., 2021/2605 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : İstinaf başvurusunun kabulü ile; İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden kurulan mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Zonguldak 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 23.10.2020 tarihli ve 2018/375 Esas, 2020/324 Karar sayılı kararı ile; sanık ... hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 85 inci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası ve 63 üncü maddesi gereğince 4 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 2 yıl süre ile geri alınmasına ve mahsuba; temyiz dışı sanık ... hakkında ise, 5237 sayılıKanun'un 85 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir. 2. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 08.12.2021 tarihli ve 2021/1101 Esas, 2021/2605 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafileri ve katılanlar ... ve ... vekilinin istinaf başvuruları üzerine yapılan incelemede, 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince kararın kaldırılarak sanığın 5237 sayılı Kanun'un 85 inci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası ve 63 üncü maddesi gereğince 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 2 yıl süre ile geri alınmasına ve mahsuba karar verilmiştir. 3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 03.09.2022 havale tarihli ve 2022/17725 sayılı "Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması" görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ve Sanık Müdafiilerinin Temyiz İstemleri; 1.Eksik inceleme ile karar verildiğine, 2.Takdiri indirim maddesinin uygulanmamasına, 3.Kusur tespitine, sanığın asli kusurlu olmadığına, diğer sanığın da kusurlu olduğuna, 4.Tayin edilen cezaya, olay nedeniyle sanığın çok pişman olduğuna, üzgün olduğuna, 5.Sürücü belgesinin 2 yıl süre ile geri alınmasının uygun olmadığı ve hükmün sanık lehine bozulması gerektiğine, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü 1. Zonguldak 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 23.10.2020 tarihli ve 2018/375 Esas, 2020/324 Karar sayılı kararı ile; "... 16/01/2018 tarihli Kaza Tespit Tutanağı ile aynı yöndeki mahkememizce de olaya ve oluşa uygun olup hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu Ankara Adli Tıp Grup Başkanlığı Ankara Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı'nın 14/12/2018 tarihli raporuna göre sürücü sanık ..., sevk ve idaresindeki kamyon ile meskun mahal dışında gündüz vakti seyri sırasında geldiği olay yeri kavşak başında kendisine hitaben bulunan “DUR” levhasına uyarak durup Zonguldak istikametinden Ereğli istikametine seyretmekte olan otomobile ilk geçiş hakkını bırakması gerekirken bu kurala uymadığı, yeterli kontrolü yapmadan giriş yaptığı kavşakta ilk geçiş hakkını bırakmadığı otomobil ile çarpışmasıyla meydana gelen olayda dikkatsizliği, tedbirsizliği ve kurallara aykırı hareketiyle asli kusurlu olduğu, sürücü sanık ...,ın ise sevk ve idaresindeki otomobil ile meskun mahal dışında gündüz vakti seyrederken olay yeri kavşağa yaklaşımı sırasında yeterince müteyakkız bulunmadığı, hızını kavşak ve trafik şartlarına göre ayarlamadığı ön ilerisinde Kandilli Beldesi yolundan kavşağa girdiğini gördüğü kamyona karşı zamanında etkin fren ve manevra tedbirine başvurmayıp aracının sağ arka kapı ve bagaj kısımları ile çarpışmasıyla meydana gelen mevcut koşullardaki olayda dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı hareketiyle tali kusurlu olduğu anlaşılmakla, sanık...'in taksirle bir kişinin ölümü birden fazla kişinin yaralanmasına neden olmak suretiyle isnat olunan suçu işlediği sabit görülmekle, eylemine uyan TCK.nın 85/2 maddesi uyarınca suçun işleniş biçimi, kazanın meydana gelmesinde bilirkişi raporlarına göre sanığın asli kusurlu olması ve meydana gelen zararın ağırlığına göre alt sınırdan bir miktar uzaklaşılmak suretiyle cezalandırılmasına, ayrıca hakkında trafik düzeninin gerektirdiği dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla işlenen taksirli suçtan dolayı mahkûmiyet hükmü tesis edildiği ve sanığın asli kusurlu olduğu dikkate alınarak, yapılan incelemede geçerli olduğu anlaşılan; sanığa ait Mardin ilinden verilme 45930 ehliyet nolu, 06/08/1990 tarihli ve E sınıfı olan sürücü belgesinin TCK’nın 53/6 maddesi gereğince meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı ve sanığın kusur durumuna göre takdiren 2 yıl süre ile geri alınmasına, sanık ...'ın taksirle bir kişinin ölümü birden fazla kişinin yaralanmasına neden olduğu yaralanan katılanların sanıktan şikayetçi olmadıkları bu nedenlerle sabit görülen eylemin 5237 sayılı TCK nun 85/1 maddesinde tanımlanan taksirle bir kişinin ölümüne neden olma suçu kapsamında kaldığından kabulü ile; sanığın olayın meydana gelmesinde alt düzeyde tali kusurlu olduğu, olayın meydana geldiği yer, meydana geliş şekli dikkate alındığında TCK.nın 22/4 maddesi uyarınca sanığın kusur durumu dikkate alınarak alt sınırdan cezalandırılmasına..." gerekçeleri ile sanık ... hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 85 inci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası ve 63 üncü maddesi gereğince 4 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 2 yıl süre ile geri alınmasına ve mahsuba; temyiz dışı sanık ... hakkında ise, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 85 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ve söz konusu karar 02/11/2020 tarihinde itiraz edilmeden kesinleşmiştir. 2. Olay günü saat 10:50 sıralarında temyiz dışı sanık sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobil ile Zonguldak istikametinden Ereğli istikametine meskun mahal dışında, 110 km/s hız sınırının olduğu bölünmüş asfalt kaplama devler karayolunda seyri sırasında geldiği olay yeri kavşakta aracının sağ arka kapı ve bagaj kısımları ile seyrine göre sağındaki kavşak kolundan Kandilli istikametinden seyirle gelerek kendisine hitap eden "Dur" işaret levhasını dikkate almadan kavşağa giriş yapan sanık sürücü ... idaresindeki ... plakalı kamyonun sol ön tampon ve merdiven kısımları ile çarpışması neticesinde, temyiz dışı sanık sürücü ...'ın aracında yolcu olarak bulunan ...'ın öldüğü, aynı araçta yolcu olarak bulunan ..., İlayda, ... ve ...'ın yaralandığı anlaşılmaktadır. 3. Maktulün kesin ölüm sebebini belirleyen, KDZ. Ereğli Cumhuriyet Başsavcılığının 16.01.2018 tarihli olay yeri inceleme ve ölü muayene tutanağında, ölüm nedeninin trafik kazası sonucu travmatik yaralanmaya bağlı çok parçalı kafa kemik kırıkları ile birlikte beyin harabiyeti sonucu olduğunun bildirildiği görülmektedir. 4. Kazada yaralanan ...'ın Zonguldak BEÜ Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi Göğüs Cerrahi A.D'den alınan 03/10/2019 tarihli raporu, Plastik Rekonstruktif raporu ve Estetik Cerrahi A.D'den alınan 03/10/2019 tarihli raporu ile Ortopedi ve Travmotoloji A.D'den alınan 07/10/2019 tarihli raporları ile bu raporların değerlendirildiği 28/11/2019 tarihli rapor kapsamına göre sağ elin sürekli zayıflamasına neden olacak şekilde, parmaklarında iyileşmiş kırıklar oluşacak hayati tehlikeye neden olmayacak ancak BTM ile giderilemeyecek şekilde, ...'ın Zonguldak BEÜ Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi Göğüs Cerrahi A.D'den alınan 03/10/2019 tarihli raporu, Plastik Rekonstruktif raporu ve Estetik Cerrahi A.D'den alınan 03/10/2019 tarihli raporu ile Ortopedi ve Travmotoloji A.D'den alınan 07/10/2019 tarihli raporlarından hayati tehlike geçirmeyecek BTM ile giderilebilecek şekilde, katılan ...'ın Kdz. Ereğli Devlet Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanınca alınan 16/03/2018 tarihli raporu ile Zonguldak BEÜ Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi Göğüs Cerrahisi A.D'nın 03/12/2019 tarihli raporundan hayati tehlikeye neden olmayacak ve BTM ile giderilebilecek şekilde, ...'ın Zonguldak BEÜ Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezince düzenlen 27/02/2018 tarihli raporlarına göre hayati tehlike geçirmesine neden olacak şekilde yaralandıkları anlaşılmaktadır. 5. Kaza tespit tutanağının incelenmesinde; sürücü...'in 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (2918 sayılı kanun) 57/1-a “kavşağa yaklaşan sürücüler kavşaktaki şartlara uyacak şekilde yavaşlamak dikkatli olmak geçiş hakkı olan araçların önce geçmesine imkan vermek zorundadırlar” maddesini ihlal ettiği, sürücü ...'ın 2918 sayılı Kanun'un 52/1-A maddesini ihlal ettiği görüş ve kanaati belirtilmiştir. 6. Yargılama aşamasında alınan Adli Tıp Kurumu Ankara Adli Tıp Grup Başkanlığı Ankara Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığının 14/12/2018 tarihli raporunda; "...Mevcut verilere göre; --- Sürücü ..., sevk ve idaresindeki kamyon ile meskun mahal dışında gündüz vakti seyri sırasında geldiği olay yeri kavşak başında kendisine hitaben bulunan “DUR” levhasına uyarak durup Zonguldak istikametinden Ereğli istikametine seyretmekte olan otomobile ilk geçiş hakkını bırakması gerekirken bu kurala uymadığı, yeterli kontrolü yapmadan giriş yaptığı kavşakta ilk geçiş hakkını bırakmadığı otomobil ile çarpışmasıyla meydana gelen olayda dikkatsizliği, tedbirsizliği ve kurallara aykırı hareketiyle asli kusurludur. --- Sürücü ..., sevk ve idaresindeki otomobil ile meskun mahal dışında gündüz vakti seyrederken olay yeri kavşağa yaklaşımı sırasında yeterince müteyakkız bulunmadığı, hızını kavşak ve trafik şartlarına göre ayarlamadığı ön ilerisinde Kandilli Beldesi yolundan kavşağa girdiğini gördüğü kamyona karşı zamanında etkin fren ve manevra tedbirine başvurmayıp aracının sağ arka kapı ve bagaj kısımları ile çarpışmasıyla meydana gelen mevcut koşullardaki olayda dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı hareketiyle tali kusurludur..." şeklinde kusurun belirlendiği görülmektedir. 7. Olay yeri inceleme raporu, olay yeri krokisi, olay yeri inceleme ve ölü muayene tutanağı, sanığın alkolsüz olduğuna dair alkol tespit tutanağı ve tutanaklar dava dosyasında mevcuttur. 8. Sanık ...'in aşamalarda verdiği ifadelerinde, atılı suçlamaları inkâr ettiği ve savunmasında; "... Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum, ben tali yoldan kavşağa çıkarken durdum, sağı solu kontrol ettim, ... gelmediğini gördüm, ben bölünmüş yolun karşı şeridine Zonguldak yönüne geçerek Zonguldak yönüne gidecektim, ... gelmediğini görünce hareket ettim, ancak hareket ettikten sonra diğer ... süratli bir şekilde gelip benim aracımın tamponumun köşesine çarptı, olayda benim kusurum yoktur, ayrıca olaydan hemen sonra ambulansı, jandarmayı ben aradım ve ... içindekilere de yardım ettim, ancak orada bulunanlar sen git aracında bekle dediler, araçtakilerin emniyet kemerleri dahi yoktu. Ben ona değil o bana çarptı. Ben sağ şeride girdiğimde aracı fark ettiğime dair bir şey söylemedim ayrıca aracım dördüncü vitesde değil birinci vitesteydi..." şeklinde beyanda bulunduğu, Temyiz dışı sanık ...'ın yargılama aşamasında verdiği savunmasında; "...Ben talimat mahkemesindeki savunmamı aynen tekrar ederim. O zaman şoktaydım, daha sonra hatırladım benim hızım 60 km civarındaydı. Ben olay yerine yaklaşık 500 metre kadar önce virajdan çıkmıştım, sabit hızla devam ediyordum, kamyonun tali yoldan ilerlediğin gördüm, duracağını düşündüm, ancak yaklaştığımda durmadı, bu sırada mesafe çok kısaydı, o yüzden ben sol şeride direksiyonu kırdım, bu şekilde kurtulacağımı düşündüm, fren yapmadan ilerlemeye devam ettim, kamyon bana sağ ön taraftan çarptı. Olay günü kullanmış olduğum ... kuzenim ...'ın aracıydı, ben kullanmak istedim, daha doğrusu ... aracı olmasına rağmen ehliyeti yoktur, normalde aracı eşi ... kullanmaktadır, o da küçük çocuğu kucağına aldığı için aracı ben kullandım, o yüzden yolda gelirken aracı ben kullanıyordum, benim kendime ait aracım yoktur, 5 yıllık ehliyetim vardır, ancak abime ait aracımız vardır, ben sürekli kullanırım..." şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür. 9. Katılan ...'ın yargılama aşamasında alınan beyanında; "...Ben haklarımı anladım, sanıklardan ...'dan şikayetçi değilim, diğer sanıktan şikayetçiyim, davaya katılmak istiyorum demekle, olay günü kuzenim... Zonguldak'da sınav için gelmişti, benim de Ereğlide ablam olduğu için onu ziyarete gidecektik, bu nedenle birlikte gitmeye karar verdik, ... benim olmasına rağmen ben kullalnmasını bilmiyorum, ehliyetim de yoktur, zaten aracı da eşim ... için almıştım, aracı o kullalnıyordu, ancak kucağında küçük bebeğimiz olduğu için...'ın da ... kullandığnı bildiğimizden aracı o kullandı, bende ön tarafta onun yanında oturuyordum, Ereğli istikametine doğru giderken Kandilli kavşağına yaklaştığımızda bir virajı çıktıktan hemen sonra 50 metre mesafede kamyonu gördük, kamyona 30 metre mesafe kaldığında kamyonun tali yoldan durmadan ana yola geçtiğini görünce... çarpmamak için sağ şeritten sol şeride geçti, ancak buna rağmen kamyon ilerlemeye devam ediyordu, aracın benim bulunduğum taraftan bizim aracın sağ yan tarafından çarptı, hatta bir miktar bizi sürüklediğini hatırlıyorum, çarpma anında yukarıya doğru baktığımda şoförün elinde emin ndeğilim ancak kulağında bir şey vardı, ancak tam olarak ne olduğunu göremedim, olay sırasında bizim hızımız da 65-70 km civarındaydı..." dediği, Katılan ...'ın yargılama aşamasında alınan beyanında; "Ben haklarımı anladım, sanıklardan ...'dan şikayetçi değilim, diğer sanıktan şikayetçiyim, davaya katılmak istiyorum. Ben arabanın arkasında orta kısmında oturuyordum, ancak hiçbir şey hatırlamıyorum." dediği, Katılan ...'ın yargılama aşamasında alınan beyanında; "Ben haklarımı anladım, sanıklardan ...'dan şikayetçi değilim, diğer sanıktan şikayetçiyim, davaya katılmak istiyorum. Ben aracın arka tarafında oturuyordum, kamyonun tali yoldan ana yola doğru geldiğiğni gördüm, ancak en son kamyonun ön tarafını gördüğümü hatırlıyorum, o sırada bize çarpmış, ancak biz zaten çarpmanın etkisiyle kendimizden geçmişiz, tam olarak çarpma anını hatırlamıyorum,hızımızın ne kadar olduğunu hatırlamıyorum ancak bizim aracımız hızlı gitmiyordu. Ben zaten çarpmayla birlikte arabanın içinde kan içinde kalmışım, hatırlamıyorum, başım hep kandı, ancak kamyonun gelinin oturduğu taraftan yandan vurduğunu hatırlıyorum " dediği, Katılan ...'ın yargılama aşamasında alınan beyanında; "...Ben haklarımı anladım, sanıklardan ...'dan şikayetçi değilim, diğer sanıktan şikayetçiyim, davaya katılmak istiyorum. Ben arkada kucağımda bebeğimle ilgilendiğim için olayın tam olarak nasıl meydana geldiğini tam olarak farkında değilim, ancak normalde bu aracı ben kullanıyordum, o gün çocuğumla ilgilenmek için aracı... kullandı. Oradaki beyanlarım da doğrudur, ancak o acıyla kolum koptu diye söylemişsemde 5 parmağım koptu, ancak tekrar dikildi, ben olay sırasında kamyonun tali yoldan geldiğini hatırlıyorum, bir de...'ın sola kırdığını hatırlıyorum..." dediği görülmüştür. 10. Katılanların her aşamada sanık ...'den şikayetçi oldukları ve Mahkemece 01/08/2018 ve 23/10/2020 tarihlerinde haklarında katılma kararı verildiği, katılanların temyiz dışı sanık ... hakkında ise şikayetçi olmadıkları ve davaya katılmadıkları, soruşturma aşamasında kazada yaralananların şikayetçi olmaması nedeniyle temyiz dışı sanık ... hakkında taksirle yaralama suçundan ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği tespit edilmiştir. 11. Sanık ...'ya ait güncel adli sicil kaydı ve nüfus kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak dava dosyasına eklenmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü 1. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 08.12.2021 tarihli ve 2021/1101 Esas, 2021/2605 Karar sayılı kararı ile; "...Dairemizce sanığın taksire dayalı kusurunun yoğunluğu, meydana gelen neticenin ağırlığı ve Yerel mahkemece tesis edilen mahkumiyet hükmündeki ceza miktarı dikkate alınarak, sanığın kusur durumu ve suçun işlenmesindeki özelliklere göre temel cezanın yeniden belirlenmesi yönünden değerlendirme yapılması için duruşma açılmasına karar verilmiştir.16.01.2018 günü saat 10:50 sıralarında sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobil ile Zonguldak istikametinden Ereğli istikametine seyri sırasında olay yerindeki kavşakta sanık ... idaresindeki ... plakalı kamyonla çarpışması neticesinde...'ın kullandığı aracın arka koltuğunda annesi ...'ın kucağında bulunan ...'ın vefat ettiği, aracın içerisinde yolcu olarak bulunan ...'ın sağ elinin sürekli zayıflamasına neden olacak ve kemik kırığı oluşacak şekilde, ...'ın basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde, ...'ın kemik kırıkları olacak şekilde, ...'ın hayati tehlike geçirmesine neden olacak şekilde yaralandıkları, ölümlü ve yaralanmalı trafik kazası meydana gelmiştir. Dairemizce kazanın oluşumu ve sonucu ile uyumlu ve karara esas almaya yeterli bulunan Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nin 14/12/2018 tarihli raporunda da belirtildiği üzere; sanık ...'in sevk ve idaresindeki kamyon ile meskun mahal dışında gündüz vakti seyri sırasında geldiği olay yeri kavşak başında kendisine hitaben bulunan “DUR” levhasına uyarak durup Zonguldak istikametinden Ereğli istikametine seyretmekte olan otomobile ilk geçiş hakkını bırakması gerekirken bu kurala uymadığı, yeterli kontrolü yapmadan giriş yaptığı kavşakta ilk geçiş hakkını bırakmadığı otomobil ile çarpışmasıyla meydana gelen olayda dikkatsizliği, tedbirsizliği ve kurallara aykırı hareketiyle asli kusurlu olduğu anlaşılmıştır. Diğer ... sürücüsü ...'ın ise olay yeri kavşağa yaklaşımı sırasında yeterince müteyakkız bulunmadığı, hızını kavşak ve trafik şartlarına göre ayarlamadığı için tali kusurlu olduğu soncuna varılmıştır. Olayın oluş şekli itibariyle bilinçli taksir halinin söz konusu olmadığı, sanığın eyleminin TCK'nın 85/1 maddesinde düzenlenen taksirle ölüme neden olma suçunu oluşturduğu ve bu suçtan cezalandırılması gerektiği, bu nedenle yerel mahkemece yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, mahkemenin kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu anlaşılmış ise de; Taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde TCK'nın 61/1 ve 22/4. madde ve fıkralarında yer alan ölçütlerden olan failin kusuru, meydana gelen zararın ağırlığı, suçun işleniş biçimi ile suçun işlendiği yer ve zaman nazara alınmak suretiyle TCK'nın 3/1. maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen cezanın alt ve üst sınırları arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerekmektedir. Sanığın asli kusurlu olduğu somut olayda, taksirinin yoğunluğu ve 1,5 yaşlarında bir çocuğun hayatını kaybettiği, üç kişinin nitelikli olmak üzere dört kişinin yaralandığı olayda, meydana gelen zararın ağırlığı da gözetilerek alt sınırdan daha fazla uzaklaşılıp, hak ve nesafete uygun bir ceza tayini yerine, teşdidin derecesinde yanılgıya düşülerek eksik ceza tayini usul ve yasaya aykırı olmakla Zonguldak 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 23/10/2020 tarihli 2018/375 (E) ve 2020/324 (K) sayılı karar sayılı hükmün CMK.nın 280/2 maddesi gereğince ortadan kaldırılmasına karar verilerek sanığın taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma suçundan aşağıdaki şekilde mahkumiyetine..." gerekçeleri ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafileri ve katılanlar ... ve ... vekilinin istinaf başvuruları üzerine yapılan incelemede, 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince kararın kaldırılarak sanığın 5237 sayılı Kanun'un 85 inci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası ve 63 üncü maddesi gereğince 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 2 yıl süre ile geri alınmasına ve mahsuba karar verilmiştir. 2. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi tarafından yapılan duruşmada dinlenen sanık ...'in; "...Daha önce vermiş olduğum ifadeler doğrudur, aynen tekrar ederim, onların konuştuğu şeyler yalandır, yaralama yoktur. Bayanın kolu koptuğu söylenmişti. Mahkeme başkanı sorduğunda hangi kolun kopmuştu dedi. ... ikinci vitesteydi. Orası rampa olduğu için gözükmüyordu. Kavşaktan oraya 100-150 m arasıydı. Ayhan 130 km hızla geldiği için kendi konuştuğu ifadeyle böyle söyledi. Mahkemedeki ifadem doğrudur..." şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür. IV. GEREKÇE Yapılan inceleme neticesinde, Bölge Adliye Mahkemesinin oluş ve kabulünde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı görülmüştür. Sanık ve Sanık Müdafiilerinin Temyiz Sebepleri Yönünden; 1. Eksik İncelemeye İlişkin Temyiz Sebepleri Yönünden Olay günü saat 10:50 sıralarında temyiz dışı sanık sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobil ile Zonguldak istikametinden Ereğli istikametine meskun mahal dışında, 110 km/s hız sınırının olduğu bölünmüş asfalt kaplama devler karayolunda seyri sırasında geldiği olay yeri kavşakta aracının sağ arka kapı ve bagaj kısımları ile seyrine göre sağındaki kavşak kolundan Kandilli istikametinden seyirle gelerek kendisine hitap eden "Dur" işaret levhasını dikkate almadan kavşağa giriş yapan sanık sürücü ... idaresindeki ... plakalı kamyonun sol ön tampon ve merdiven kısımları ile çarpışması neticesinde, temyiz dışı sanık sürücü ...'ın aracında yolcu olarak bulunan Baran Turan'ın öldüğü, aynı araçta yolcu olarak bulunan katılanlar ..., İlayda'nın basit tıbbi müdahale ile giderilir şekilde, ... ve ...'ın ise nitelikli şekilde yaralandığı olayda; oluş, dosya kapsamı, sanığın savunması, katılanların ifadeleri, adli muayene raporları, hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu Ankara Adli Tıp Grup Başkanlığı Ankara Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığının 14/12/2018 tarihli raporu karşısında Mahkemece, dava dosyası tekemmül ettirilerek karar verildiği belirlendiği anlaşılmakla; hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış olup, sanığın ve sanık müdafilerinin eksik incelemeye ilişkin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. 2. Takdiri İndirim Nedenlerinin Uygulanmamasına İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 05.11.2019 tarihli ve 2018/14-521 Esas, 2019/635 Karar sayılı kararında da açıklandığı üzere; takdirî indirim nedeni uygulanıp uygulanmayacağına karar verilirken göz önünde bulundurulması gereken kıstaslar, 5237 sayılı Kanun'un "Takdiri indirim nedenleri" başlıklı 62 nci maddesinin ikinci fıkrasında, "...failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri gibi hususlar..." şeklinde, uygulamada hâkimi sınırlayıcı değil yol gösterici nitelikte ve örnekseme yoluyla gösterilmiş; ancak, hüküm tarihinden önce, anılan fıkrada değişiklik yapılarak, takdirî indirim nedenleri tahdidi hale getirilmiş ve takdirî indirim nedenlerinin uygulama alanı daraltılmıştır. 5237 sayılı Kanun'un "Takdiri indirim nedenleri" başlıklı 62 nci maddesinin, 27.05.2022 tarihli ve 31848 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7406 sayılı Türk Ceza Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 1. maddesi ile değişik ikinci fıkrasında, takdirî indirim nedeni uygulanıp uygulanmayacağına karar verilirken göz önünde bulundurulması gereken kriterler, "... failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki pişmanlığını gösteren davranışları veya cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri..." şeklinde sınırlı olarak sayılmış, ayrıca, duruşmadaki mahkemeyi etkilemeye yönelik şeklî tutum ve davranışların, takdirî indirim nedeni olarak dikkate alınamayacağı ve takdirî indirim nedenlerinin kararda gerekçeleriyle gösterilmesi gerektiği vurgulanmıştır. Bu açıklamalar ışığında incelenen dosyada; "Sanığın dairemizce de gözlemlenen tutum ve davranışları, karşı tarafı suçlayıcı yönündeki beyanları, olayda pişmanlığına dair halen belirti göstermemiş olması karşısında takdiren TCK m.62/1 maddesinin uygulanmasına YER OLMADIĞINA" şeklindeki hak, adalet ve nasafet kuralları ile dava dosyası içeriğine uygun, yerinde, yeterli ve kanunî gerekçeye dayalı olarak takdiri indirim nedeni uygulanmamasına karar verildiği anlaşıldığından, sanık ve sanık müdafilerinin takdirî indirim nedenlerinin uygulanmamasına ilişkin temyiz sebebi yerinde görülmemiş, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. 3. Kusur Durumu Yönünden Soruşturma aşamasında kolluk tarafından düzenlenen Kaza Tespit Tutanağı ile uyumlu Adli Tıp Kurumu Ankara Adli Tıp Grup Başkanlığı Ankara Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığının 14/12/2018 tarihli raporunun oluş ve dosya kapsamı ile uyumlu olduğu, kusur durumunu kesin bir şekilde tespit ettiği buna göre, sanık sürücü ..., sevk ve idaresindeki kamyon ile meskun mahal dışında gündüz vakti seyri sırasında geldiği olay yeri kavşak başında kendisine hitaben bulunan “Dur” levhasına uyarak durup Zonguldak istikametinden Ereğli istikametine seyretmekte olan otomobile ilk geçiş hakkını bırakması gerekirken bu kurala uymadığı, yeterli kontrolü yapmadan giriş yaptığı kavşakta ilk geçiş hakkını bırakmadığı otomobil ile çarpışmasıyla meydana gelen olayda dikkatsizliği, tedbirsizliği ve kurallara aykırı hareketiyle asli kusurlu olduğunun kabul ve tespit edildiği anlaşılmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış olup, sanık ve sanık müdafilerinin kusura ilişkin temyiz sebebi yerinde görülmemiştir. 4. Tayin Edilen Cezaya İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesinde yer verilen, suçun işleniş biçimi, sanığın taksirinin yoğunluğu, meydana gelen neticenin ağırlığı gibi ölçütler ile aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasına belirtilen cezada orantılılık ilkesi dikkate alınarak, asli kusurlu sanık hakkında belirlenen temel cezanın sonuca etkili olacak şekilde alt sınırdan uzaklaşılarak tayin edilmesi gerektiğinden, teşdiden hüküm kurulması, oluş ve dosya kapsamına uygun görüldüğünden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış olup, asli kusurlu olarak bir kişinin ölümüne, şikayeti devam etmekte olan ikisi nitelikli olmak üzere dört kişinin yaralanmasına sebebiyet veren sanık hakkında temel cezanın 6 yıl hapis cezası olarak belirlenmesinin, işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı, hak, adalet ve nasafet kuralları ile dava dosyası içeriğine uygun olduğu anlaşıldığından, hükümde bu nedene dayalı hukuka aykırılık bulunmamış olup, sanık ve sanık müdafilerinin temel ceza miktarına ilişkin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. 5. Sürücü Belgesinin Geri Alınmasına İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden 5237 sayılı Kanunun 53 üncü maddesinin altıncı fıkrasında, belli bir meslek veya sanatın ya da trafik düzeninin gerektirdiği dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla işlenen taksirli suçtan mahkûmiyet hâlinde, üç aydan az ve üç yıldan fazla olmamak üzere, bu meslek veya sanatın icrasının yasaklanmasına ya da sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilebileceği hususu ve tedbirin belirtilen sınırlar içerisinde olmak kaydıyla süresinin belirlenmesinin hakimin takdirinde bulunduğu, asli kusurlu olarak bir kişinin ölümüne, şikayeti devam etmekte olan ikisi nitelikli olmak üzere dört kişinin yaralanmasına sebebiyet veren sanığın, taksirinin yoğunluğu ve neticenin ağırlığı göz önüne alındığında, sürücü belgesinin 2 yıl süreyle geri alınmasına karar verilmesi usul ve yasaya uygun görüldüğünden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış olup, sanık ve sanık müdafilerinin buna ilişkin temyiz sebebi yerinde görülmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 08.12.2021 tarihli ve 2021/1101 Esas, 2021/2605 Karar sayılı kararında sanık ve sanık müdafilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Zonguldak 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.09.2023 tarihinde karar verildi.