10. Hukuk Dairesi 2024/11286 E. , 2025/265 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/457 E., 2024/1143 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Seydişehir 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2017/613 E., 2021/279 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafında
**10. Hukuk Dairesi 2024/11286 E. , 2025/265 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/457 E., 2024/1143 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Seydişehir 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2017/613 E., 2021/279 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının ... Alüminyum A.Ş. adlı işletmede, 2008-2017 yılları arası ağır iş kolundan sayılan “çelik konstrüksiyon, dökümhane" bölümlerinde çalıştığını, bu çalışması boyunca 60-70 kg'lık oksijen tüplerini, vincin tutmadığı diyotin makası olarak tabir edilen aletin arkasını ve ağır bakır levhaları taşıdığını, yıllarca dökümhane taşlama bölümünde 2 işçinin yapabileceği işin kendisine yaptırıldığını, bu çalışma davacının işe girişinden, akdin geçersiz feshiyle işten çıkarılmasına dek sürdüğünü, ağır şartlarda çalışmanın sonucu müvekkilinin bel rahatsızlığına yakalanarak 2 kez ameliyat olduğunu, taşlama bölümünde çalışması esnasında da astım hastalığına da yakalandığını, bel rahatsızlığı nedeniyle son olarak iş verenin davacıya Konya Beyhekim Devlet Hastanesi 1808 no 21.02.2017 tarih "ağır ve tehlikeli işlerde çalışamaz" içerikli Sağlık Kurulu Raporu aldırdığını, davacının bu rahatsızlığının uzun yıllar ağır koşullarda çalıştırılmasından kaynaklı olduğunu, ilk önce SGK Seydişehir İlçe Müdürlüğüne, 3026368 no yazı ile 02.06.2017 tarihinde, meslek hastalığı hastanesi sevki için başvurduğunu, kendisinden yalnızca işverenden temin edilebilecek iş sağlığı ve güvenliği uzmanı raporu, müfettiş raporu vb. belgeler istendiği, davacının da bunları temin edemediğini, eksik belge gerekçesiyle davalı Kurumca hastaneye sevkinin yapılmadığını, devamla, meslek hastalığı hastanesine sevki davalı Kurumca gerçekleştirilmediğinden davacı tarafından, Seydişehir İş Mahkemesinin 2017/285 E. "meslek hastalığı nedeniyle tazminat" konulu dava açıldığını, mahkemenin ara kararı gereğince davalı Kuruma yeniden müracaat edildiğini, işverenden temin edilmesi gereken belgelere kendi imkanları ile ulaşması, aksi takdirde meslek hastalığı hastanesine sevkin yine gerçekleşemeyeceği yanıtının alındığını, bunun üzerine, işveren ... Alüminyum A.Ş.'ye RROS733176169 barkod no ile iadeli taahhütlü olarak dilekçe ile evrakların verilmesi için başvurulduğunu, işveren tarafından yanıtlanmayan dilekçe sonrası, talep edilen belgeleri temin edemediklerinden dava açma zorunluluğunun doğduğunu belirterek davacının davalı Kurum tarafından, meslek hastalığı hastanesine sevkinin gerçekleştirilmesini ve mevcut hastalıklarının meslek hastalığı niteliğinde olduğunun tespitini talep etmiştir. II. CEVAP 1- Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın davasını açmadan önce Kuruma başvuru yapması gerektiğini, bu şartın gerçekleşmemesi halinde davanın dava şartı yokluğundan reddini talep etiklerini, Kurumun yapmış olduğu işlemlerin usul ve yasaya uygun olduğunu, ayrıca Kurumun bu davalarda yasal hasım olduğunu, bu nedenle yargılama giderlerinden ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmaması gerektiğini beyanla davanın reddini istemiştir. 2- Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; davacının meslek hastalığı iddiasına dayalı olarak SGK'ya karşı açılmış olan davanın haksız ve yersiz olduğunu, işveren sıfatıyla davaya dahil edilmiş olmalarının da usulsüz olduğunu, davacının bu yöndeki tüm talep ve dava hakları da zamanaşımına uğradığını, tedavilerde ve alınan raporlarda meslek hastalığı olduğu yönünde hiçbir tespit bulunmadığını, iş yerinden ayrılmadan önceki dönemde periyodik muayenelerinde yapılan solunum fonksiyon test sonuçlarının normal olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Adli Tıp Kurumu 2. Üst Kurulu tarafından düzenlenen rapor ile davacının rahatsızlığının işi dışında herhangi bir eylemin de sebep olabileceği, yine bu rahatsızlığın böyle bir işte çalışmayan kişilerde de sık olarak görüldüğü belirtilmesi nedeniyle davacının rahatsızlığının meslek hastalığının olmadığı kabul edilerek açılan davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hakkında istinaf başvurusunda bulunulan İlk Derece Mahkemesi kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davacının iş yerinde bel fıtığına yakalandığını, ameliyat olduğunu, ameliyat sonrası ağır yük kaldırdığı işinde çalıştırılmaya devam ettirildiğinden hastalığının nüksettiğini, bel fıtığı (opere lomber diskopati) hastalığının Meslek Hastalığı Hastanesince 24.05.2018 tarih raporla tespit edildiğini, ATK Üst Kurulunca mesleki hastalık olmadığı ancak işle ilgili hastalık olduğunun tespit edilmesine rağmen eksik inceleme ile karar verildiğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının rahatsızlığının meslek hastalığı niteliğinde olup olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgilisinden alınmasına, 08.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi