13. Hukuk Dairesi 2016/7274 E. , 2016/13313 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, davalı bankadan kullandığı tüketici kredileri sebebiyle bankanın kendisinden erken ödeme ve dosya masrafı adı altında haksız yere 5.429,80 TL tahsil
**13. Hukuk Dairesi 2016/7274 E. , 2016/13313 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, davalı bankadan kullandığı tüketici kredileri sebebiyle bankanın kendisinden erken ödeme ve dosya masrafı adı altında haksız yere 5.429,80 TL tahsil ettiğini belirterek, yapılan bu kesintinin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, talebini ıslah ederek 7.356,28 TL’ye çıkarmıştır. Davalı, davaya cevap vermemiştir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dava, tüketici kredisi sözleşmesinden kaynaklanan kesintilerin iadesine ilişkindir. Dava, davalı bankanın genel merkezine yönelik açılmış olup, temyiz aşaması dâhil tüm tebligatlar davalının dava dilekçesinde bildirilen “.... ... adresine yapılmış, tümünde adresin boş olduğu, taşındığını beyan eden ve imzadan imtina eden bina sakininin adı şerh düşülerek, sonrasında Tebligat Kanunu’nun 35. Maddesine göre yine adrese tebligat yapılmıştır. Oysa, Mahkemece bir taraftan da genel merkeze müzekkere yazılarak dava konusu kredi sözleşmeleri evrakı istenmiş, davalı banka iki kez bu müzekkereye yanıt vermiştir. Bu yazıların antet kısmında genel müdürlüğün adresi ......” olarak belirtilmiştir. Bu durumda davalıya çıkarılan tebligatların geçerli sayılmasına usulen olanak yoktur. Savunma hakkı Anayasanın 36. maddesinde güvence altına alındığı gibi, 6100 sayılı HMK’nın 27. maddesi hükmüne göre de, mahkeme dava dilekçesine karşı savunmasını bildirmek üzere davalıyı kanunun gösterdiği şekle uygun olarak davet etmedikçe hükmünü veremez. Başka bir anlatımla, davalıya savunma hakkını kullanma olanağı verilmeden hüküm kurulamaz. O halde mahkemece, davalıya usulüne uygun dava dilekçesi tebliği yapılarak taraf teşkili sağlanıp, davalı delilleri de toplandıktan sonra işin esası hakkında karar verilmesi gerekirken, davalının yokluğunda yargılama yapılarak yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. 2-Bozma nedenine göre davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ikinci bent gereğince davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/III-2 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 23/05/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.