Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2024/2132 E. , 2024/4302 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İKİNCİ DAİRE Esas No : 2024/2132 Karar No : 2024/4302 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E:... , K:... sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir. YARGILAMA SÜ
Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2024/2132 E. , 2024/4302 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İKİNCİ DAİRE Esas No : 2024/2132 Karar No : 2024/4302 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E:... , K:... sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava Konusu İstem : Davacının, Çay İşletmeleri Genel Müdürlüğünde müfettiş yardımcısı olarak görev yapmakta iken, soruşturma sonucunda İstanbul Pazarlama ve Üretim Bölge Müdürlüğü emrine ambar memuru olarak atanmasına ilişkin ... günlü, ... sayılı işlemin iptali ile maddi zararlarının tazmini istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ve kesinleşen ... İdare Mahkemesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararının, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin .../Türkiye Davası (Başvuru No:...) ... tarihli, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6. maddesinin 2. fıkrasının ihlal edildiğine yönelik kararı doğrultusunda yargılamanın yenilenmesi yoluyla kaldırılarak ... günlü, ... sayılı işlemin iptali ile maddi zararlarının ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : ... İdare Mahkemesinin temyize konu kararıyla; uyuşmazlıkta, davacının C.G. isimli şahsa cinsel saldırıda bulunduğu yönünde iddia olunan olay ile ilgili olarak Polis Merkezi'nde sadece davacı ile C.G.'nin ifadelerinin alındığı ve her ikisi tarafından karşılıklı suçlamalarda bulunulduğu, davacının darp edilmesi fiiline dahil olan diğer şahısların ifadelerine başvurulmadığı, ayrıca davacı hakkında cinsel tacizde bulunduğu yönündeki şikayet doğrultusunda yürütülen soruşturma neticesinde Trabzon Cumhuriyet Başsavcılığı'nca, "kamu davası açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilemediği" gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına yönelik ... tarih ve Soruşturma No:... sayılı kararın verildiği, bu yönüyle de ortada aleyhine verilmiş herhangi bir yargı kararının bulunmaması ve Mahkemelerinin, kanun yolu incelemelerinden geçerek kesinleşen ... günlü, E:... , K:... sayılı kararı ile davacının Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi nezdindeki başvurusu üzerine gerçekleştirilen yargılama neticesinde, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddesinin 2. fıkrası uyarınca masumiyet karinesinin ihlal edildiğine dair Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Kararı dikkate alındığında, yargılamanın yenilenmesi gerekliliğinin tartışmasız olduğu, bu durumda davacıya yöneltilen cinsel taciz suçlamasının sabit olmamasının sonucu olarak ilgili Yönetmeliğin 28. maddesinde yer verilen naklen atama şartlarının mevcut olayda gerçekleşmemesi karşısında, davacının müfettiş yardımcılığı görevinden alınarak ambar memuru olarak atanmasına ilişkin işlemde hukuka uyarlılık görülmediği, bununla birlikte; hukuka aykırı bulunan işlem nedeniyle davacının mahrum kaldığı maddi kayıplarının ödenmesi gerektiğinin Anayasal ve yasal bir zorunluluk olarak ortaya çıktığı gerekçesiyle, yargılanmanın yenilenmesi talebinin kabulüne, Mahkemelerinin ... günlü, E:... , K:... sayılı kararının kaldırılması suretiyle dava konusu işlemin iptaline, işlem nedeniyle uğranılan maddi zararların hesaplanarak davacıya ödenmesine hükmedilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından; davacının müfettişlik kariyer ve vasıflarıyla bağdaşmayacak tutarsız ve çelişkili tutum ve davranışlarda bulunduğu, (mülga) Devlet Personel Başkanlığının ... günlü, ... sayılı görüşü doğrultusunda kuruma bağlı başka bir birimde görevlendirildiği, soruşturma sürecinde de özel hayatına müdahale edilmediği, idari soruşturmada sadece müfettişlik mesleğine uygunluğunun denetlediği, ilk derece mahkemesi kararının aksine dava konusu işlemin hiç bir zaman davacının masumiyet karinesini ihlal edecek bir gerekçeye dayandırılmadığı, işlemin sebep unsurunun karışmış olduğu cinsel taciz suçlaması olmayıp, görev mahalli dışında kendisiyle ortak noktası bulunmayan ve kendisinden onbir yaş küçük olan şahısla iki kez görüşmesi, yaşanılan darp olayı sonrasında vermiş olduğu ifadelerin birbiriyle çelişmesi ve bunların müfettişilik kariyeri ve vasıflarıyla bağdaşmaması olduğu ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN CEVABI : Temyizi istenen kararın yöntem ve yasaya uygun olduğu, bu nedenle istemin reddi gerektiği ileri sürülmektedir. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ :... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY : Davacının, 10/01/2008 tarihinde Çay İşletmeleri Genel Müdürlüğü emrinde müfettiş yardımcısı olarak göreve başladığı, 13/02/2008 tarihinde karıştığı olayın "müfettişlik kariyer ve vasıfları ile çalışma prensiplerini ilgilendiren yönlerin ortaya çıkarılmasına" yönelik olarak yapılan soruşturma neticesinde düzenlenen ... günlü, ... sayılı rapor sonucunda getirilen teklif doğrultusunda Çay İşletmeleri Teftiş Kurulu Yönetmeliğinin 28. maddesi, Devlet Personel Başkanlığının (mülga) 23/11/2009 tarihli yazısı ve 399 sayılı KHK.'nın 9. maddesi uyarınca İstanbul Pazarlama ve Üretim Bölge Müdürlüğü emrine ambar memuru olarak atanmasına ilişkin dava konusu ... günlü, ... sayılı işlem tesis edilmiştir. İLGİLİ MEVZUAT : 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun “Yargılamanın yenilenmesi” başlıklı 53. maddesinin 1. fıkrasında; "Danıştay ile bölge idare, idare ve vergi mahkemelerinden verilen kararlar hakkında, aşağıda yazılı sebepler dolayısıyla yargılamanın yenilenmesi istenebilir. a) Zorlayıcı sebepler dolayısıyla veya lehine karar verilen tarafın eyleminden doğan bir sebeple elde edilemeyen bir belgenin kararın verilmesinden sonra ele geçirilmiş olması, b) Karara esas olarak alınan belgenin, sahteliğine hükmedilmiş veya sahte olduğu mahkeme veya resmi bir makam huzurunda ikrar olunmuş veya sahtelik hakkındaki hüküm karardan evvel verilmiş olup da, yargılamanın yenilenmesini isteyen kimsenin karar zamanında bundan haberi bulunmamış olması, c) Karara esas olarak alınan bir ilam hükmünün, kesinleşen bir mahkeme kararıyla bozularak ortadan kalkması, d) Bilirkişinin kasıtla gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunun mahkeme kararıyla belirlenmesi, e) Lehine karar verilen tarafın, karara etkisi olan bir hile kullanmış olması, f) Vekil veya kanuni temsilci olmayan kimseler ile davanın görülüp karara bağlanmış bulunması, g) Çekinmeye mecbur olan başkan, üye veya hakimin katılmasıyla karar verilmiş olması, h) (Değişik: 10/6/1994-4001/23 md.) Tarafları,konusu ve sebebi aynı olan bir dava hakkında verilen karara aykırı yeni bir kararın verilmesine neden olabilecek kanuni bir dayanak yokken, aynı mahkeme yahut başka bir mahkeme tarafından önceki ilamın hükmüne aykırı bir karar verilmiş bulunması. ı) (Ek: 15/7/2003-4928/6 md.) Hükmün, İnsan Haklarını ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Sözleşmenin veya eki protokollerin ihlâli suretiyle verildiğinin, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kesinleşmiş kararıyla tespit edilmiş olması (Ek ibare : 25/7/2018 – 7145/4 md.) veya hüküm aleyhine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine yapılan başvuru hakkında dostane çözüm ya da tek taraflı deklarasyon sonucunda düşme kararı verilmesi." hükmü yer almıştır. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin "Adil Yargılanma Hakkı" başlıklı 6. Maddesinin 2. fıkrasında, bir suç ile itham edilen herkes, suçluluğu yasal olarak sabit oluncaya kadar masum sayılır...." kuralı yer almaktadır. 10/04/1994 günlü, 21901 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe konulan Çay İşletmeleri Genel Müdürlüğü Teftiş Kurulu Yönetmeliği'nin "Müfettişlerin Uyacakları Hususlar" başlıklı 12. maddesinde; "Müfettişler, bulundukları yerlerde görev ve sıfatlarının gerektirdiği saygınlığı ve güven duygusunu sarsacak nitelikte davranışlarda bulunamazlar.", "Yeterlik Sınavından Önce Kuruldan Çıkarılma" başlıklı 28. maddesinde de; "Müfettiş Yardımcılığı döneminde, Müfettişlik kariyer ve vasıfları ile bağdaşmayacak tutum ve davranışları sabit olanlar, Yeterlik Sınavı beklenmeksizin Teftiş Kurulu dışında başka bir memuriyete nakledilirler." düzenlemeleri bulunmaktadır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Dava dosyanın incelenmesinden; 10/01/2008 tarihinde davalı idare bünyesinde müfettiş yardımcısı olarak göreve başlayan davacının, 13/02/2008 tarihinde C.G isimli şahıs tarafından darp edilerek polis merkezine getirildiği, bu olayın Trabzon Cumhuriyet Başsavcılığına intikal ettiği, cinsel taciz, yağma suçlamaları nedeniyle karşılıklı şikayetlerin incelendiği Trabzon Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma numaralı dosyasında, tarafların iddialarından başka haklarında kamu davası açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilemediğinden kovuşturma açılmasına yer olmadığı kararı verildiği, davacının darp edilmesine ilişkin C.G adlı şahıs hakkında kasten yaralama suçundan açılan davada, ... Sulh Ceza Mahkemesinin ... günlü, E:... , K:... sayılı kararıyla; basit tıbbi müdahale ile giderebilecek kasten yaralama suçunu işlediğinin sabit olması nedeniyle neticeten 80 gün karşılığı adli para cezası ile cezalandırıldığı ve Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına hükmedildiği anlaşılmaktadır. Davacının Teftiş Kurulu Başkanlığına hitaben sunduğu 09/02/2009 tarihli dilekçesi üzerine başlatılan soruşturma sonucunda düzenlenen ... günlü, ... sayılı raporda; davacının, müfettiş yardımcılığı döneminde müfettişlik kariyer ve vasıflarıyla bağdaşmayacak tutum ve davranışlar içerisinde bulunduğundan bahisle Çay İşletmeleri Genel Müdürlüğü Teftiş Kurulu Yönetmeliğinin 28. maddesi uyarınca teftiş kurulu dışında başka bir memuriyete atamasının yapılması yolunda getirilen teklif doğrultusunda tesis edilen dava konusu ... günlü, ... sayılı işlemle, İstanbul Pazarlama ve Üretim Bölge Müdürlüğü emrine Ambar Memuru olarak atandığı görülmektedir. Söz konusu işleme karşı açılan davada; ... İdare Mahkemesinin ... günlü, E:... , K:... sayılı kararıyla, davanın reddine karar verildiği, Danıştayda temyiz ve karar düzeltme aşamalarından geçerek kararın bu şekilde kesinleşmesi sonucunda davacının ... Başvuru Numarası ile Anayasa Mahkemesine yaptığı bireysel başvurunun, eşitlik, adil yargılanma hakkı ve masumiyet karinesinin ihlali yönündeki iddialarının kabul edilemez bulunması üzerine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine başvurduğu, anılan Mahkemece yapılan yargılama neticesinde ise, ilk derece mahkemesinin gerekçeli kararında yer alan ifadelerin masumiyet karinesine aykırılık teşkil ettiği ve bu yönüyle Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddesinin 2. fıkrasının ihlal edildiği gerekçesiyle manevi tazminata hükmedildiği anlaşılmaktadır. Temyize konu idare mahkemesi kararıyla, bahsi geçen Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi .../Türkiye Davası (Başvuru No:... ) .. tarihli kararı gereğince davacının yargılamanın yenilenmesi talebi kabul edilmekle birlikte, dava konusu işlemin hukuka uygunluğunun denetlenmesi gerektiği açıktır. Her ne kadar, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi tarafından Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddesinin 2. fıkrasının ihlal edilmesi nedeniyle davacıya manevi tazminat ödenmesine karar verilmiş ise de, bu karar davacının eski görevine iadesi sonucunu doğurmamaktadır. Keza anılan kararın 44. paragrafında; "Mahkeme, öncelikle, somut olayda, başvuranın 13 Şubat 2008 tarihinde, bir cezayı ve/veya tedbiri haklı kılacak nitelikte bir disiplin suçu ve/veya mesleki kusur teşkil eden eylemleri işleyip işlemediğini ve başvuranın, yararlandığı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara dayanarak önceki görevine iade edilme hakkına sahip olup olmadığını değerlendirmenin kendi görevi olmadığını vurgulamaktadır; Sözleşmenin 6. maddesinin 2. fıkrası cezai bir suçtan beraat eden bir kişinin böyle bir iade hakkını güvence altına almamaktadır.", 46. paragrafında da; "Mevcut davada, Mahkemeden sadece idare mahkemelerinin gerekçeleriyle veya kararlarında kullandığı ifadelerle başvuranın masumiyetine şüphe düşürüp düşürmediğini tespit etmesi istenmektedir." şeklinde ifadelere yer verildiği, bu sebeple Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kararının davacıya eski görevine iade edilmesi yönünde bir kazanılmış hak sağlayamayacağı gibi dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu anlamına da gelmemektedir. Uyuşmazlık konusu olayda, davacı hakkında düzenlenen ... günlü, ... sayılı soruşturma raporunun incelenmesinden; davacının polis merkezindeki ilk ifadesinde; C.G adlı şahısla birlikte görülmesinin ahlak kurallarına aykırı bulunmasından dolayı dövüldüğünü beyan ederken, soruşturma kapsamında alınan ifadesinde; parasını almak için dövdüklerini, bunu sonradan anladığını ileri sürdüğü, yine davacının polis merkezinde uzlaşma talebinde bulunduğu, soruşturma sırasında alınan ifadesinde ise, karşı taraftan davacı olduğunu, uzlaşma istemediğini, polislerin tutanağa yanlış geçirdiklerini beyan ettiği, ayrıca davacının meslektaşı olan İ.A ve S.C'nin ifadelerinde de; davacıyı almaya gittiklerini, eve dönerken davacıya polis merkezinde ifade verirken herhangi bir zorlamaya maruz kalıp kalmadığını, çantası, cüzdanı veya ceplerinden herhangi bir şeyin alınıp alınmadığını, darp edenlerin para için tehdit edip etmediklerini sordukları, davacının ise cevaben; baskı altında olmadan ifade verdiğini, herhangi bir şeyinin alınmadığını ve tehdidin olmadığını ifade ettiği, ancak bir kaç gün sonra 50-100 TL tutarında parasının darp edenler tarafından çalındığını söylediği görülmektedir. Davacının görev mahalli dışındaki başka bir ilde yaş, meslektaşlık, eğitim, hemşehrilik gibi hiçbir ortak noktası bulunmayan bir kişiyle arkadaşlık kurup iki kez buluştuğu, ikinci buluşmalarında bahse konu darp olayının yaşandığı, Polis Merkezi ve Savcılığa yansıdığı, davacı ve karşı tarafın birbirleri hakkında karşılıklı şikayetçi olmaları neticesinde adli tahkikatın başlatıldığı, yaşanılan darp olayı sonrasında vermiş olduğu ifadelerin birbiriyle çeliştiği, Çay İşletmeleri Genel Müdürlüğü Teftiş Kurulu Yönetmeliğinin 12. maddesinde de düzenlendiği üzere müfettişlerin görev ve sıfatlarının gerektirdiği saygınlığı ve güven duygusunu sarsacak nitelikte davranışlarda bulunamayacağı, ancak davacının yaşanılan süreç boyunca gösterdiği tutum ve davranışlarının müfettişlik kariyer ve vasıflarıyla bağdaşmadığı dikkate alındığında, müfettiş yardımcılığı görevinden alınmasına ilişkin işlemde hukuka aykırılık görülmemiştir. Bu itibarla; dava konusu işlemin iptali ile işlem nedeniyle uğranılan maddi zararların hesaplanarak davacıya ödenmesi yönündeki İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. DAVALI İDARENİN TEMYİZ İSTEMİNİN KABULÜNE, 2. ... İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E:... , K:... sayılı kararın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun temyize tabi ilk kararın verildiği tarih itibarıyla yürürlükte olan haliyle 49. maddesinin 1/b fıkrası uyarınca BOZULMASINA, 3. Aynı Kanun maddesinin 3622 sayılı Yasa ile değişik 3. fıkrası uyarınca, yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın adı geçen İdare Mahkemesine gönderilmesine, 4. 2577 sayılı Yasa'nın (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş (15) gün içinde Danıştay'da karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 24/09/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.