7. Hukuk Dairesi 2022/6641 E. , 2023/940 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen satış vaadi sözleşmesinden kaynaklanan tapu iptali ve tescil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 14. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece M…
**7. Hukuk Dairesi 2022/6641 E. , 2023/940 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen satış vaadi sözleşmesinden kaynaklanan tapu iptali ve tescil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 14. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davalı ... vekili ve davalı ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; ...Mahallesi, 28 ada, 74 parselde kain gayrimenkuldeki 6/24 hisseyi ... Noterliğinin 19.11.2007 tarih ve 1179 yevmiye numaralı düzenleme şeklindeki gayrımenkul satış vaadi sözleşmesiyle davalıdan satın alıp taşınmazı da fiilen teslim aldığını beyan ederek; davalı adına kayıtlı dava konusu hissenin iptalini ve müvekkili adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ...; veraset nedeniyle iştirakli olan tarım arazisi nitelikli taşınmazda paylı bir devir yapılamayacağını, zira ifa olanağı bulunmadığını, bedelin ödenmediğini, zamanaşımı itirazının bulunduğunu, kanunun aradığı şartlar altında yapılmayan satış işleminin geçersiz olduğunu, sözleşme tarihinde 74 yaşında ve sözleşmenin içeriğini kavrama, okuma - yazma yeteneğine sahip olmadığını, sözleşmede adının yazılı olup imzasının bulunmayışının yapılan işlemin aceleye getirilmiş olduğunun kanıtı olduğunu, oysaki Türk Borçlar Kanununa göre kanunun yazılı şekilde yapılmasını öngördüğü sözleşmelerde borç altına girenlerin imzalarının bulunmasının şart olduğunu, sözleşmenin yoklukla malul olduğunu beyan ederek; davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 20.01.2016 tarihli ve 2015/42 E. - 2016/9 K. sayılı kararıyla; "...Borç altına giren satım vaadi borçlusunun sözleşmede imzasının bulunmadığı, imzanın geçerlilik şartı ve kanunen emredici hüküm niteliğinde olduğu, taraflar arasında geçerli bir sözleşme olmadığı, batıl bir sözleşmeye dayanılarak tarafların birbirlerini edimlerini yerine getirmeye zorlayamayacağı..." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.