7. Hukuk Dairesi 2011/5539 E. , 2011/7374 K. "" Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Kadastro sırasında dava konusu 106 ada 15 ve 16 parsel sayılı sırasıyla 7104,41 ve 5676,46 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar 4753 sayılı Yasa uyarınca oluşturulan tapu kaydı kapsamında olduğu ancak davalılar yararına 3402 sayılı Yasanın …
**7. Hukuk Dairesi 2011/5539 E. , 2011/7374 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Kadastro sırasında dava konusu 106 ada 15 ve 16 parsel sayılı sırasıyla 7104,41 ve 5676,46 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar 4753 sayılı Yasa uyarınca oluşturulan tapu kaydı kapsamında olduğu ancak davalılar yararına 3402 sayılı Yasanın 46/1.maddesindeki koşulların gerçekleştiği gerekçesiyle 106 ada 15 parsel sayılı taşınmaz davalılardan ..., aynı ada 16 parsel sayılı taşınmaz davalı ... adlarına tespit edilmiştir. Davacı Hazine 4753 sayılı Yasa uyarınca oluşturulan tapu kaydına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine, dava konusu taşınmazların tespit gibi tapuya tescillerine karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece, 4753 sayılı Yasa uyarınca davacı Hazine adına oluşturulan 08.11.1963 tarih ve 219 (409) sayılı tapu kaydının dava konusu taşınmazları kapsadığı ancak, dava konusu taşınmazların kanunları uyarınca devlete kalan yerlerden olmadığı gibi Hazine adına oluşan tapu kaydının oluştuğu tarihten geriye doğru davalı taraf yararına 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14 ve 46. maddelerinde öngörülen zilyetlikle mülk edinme koşullarının gerçekleştiği kabul edilerek hüküm kurulmuş ise de; mahkemece yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Tapu ve vergi kayıtlarının uygulamasına ilişkin yerel bilirkişi sözleri soyut ve gerekçesiz uzman bilirkişi tarafından düzenlenen rapor ve eki harita keşfi izlemeye, bilirkişi sözlerini denetlemeye imkan vermediğinden yetersizdir. Toprak tevzi çalışmaları sırasında dava konusu taşınmazlara uygulanan, Hazine'nin taraf olmadığı davalıların bayi ... ve arkadaşları tarafından açılan tescil davası sonucu oluşan 6.10.1954 tarih ve 272 sayılı tapu kaydının batı sınırı “mera”, 7.10.1954 tarih ve 287 sayılı tapu kaydının da batı sınırı "Şure yükseltilmiş sınırı ve ötesinde mera" okuması nedeniyle, gayri sabit hudutlu kabul edilip miktar fazlası yönünden davacı Hazine adına 8.11.1963 tarih 219 (409) sayılı tapu kaydı oluşturulmuştur. Davacı Hazine'nin taraf olmadığı tescil ilamıyla oluşan 6.10.1954 tarih, 272 ve 7.10.1954 tarih, 287 sayılı tapu kayıtları Hazine yönünden kesin hüküm oluşturmamakla birlikte, tapu kayıt malikleri ve devralanlar aleyhine sonuç doğurur.