7. Hukuk Dairesi 2021/2145 E. , 2022/1024 K. "" 7. Hukuk Dairesi MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi ... Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 13.12.2016 tarihinde verilen dilekçeyle satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil talep edilmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 13.03.2020 tarihli hükmün istinaf yoluyla incelenmesi davacı vekili tarafından talep edilmiştir. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk…
**7. Hukuk Dairesi 2021/2145 E. , 2022/1024 K.** **"İçtihat Metni"** 7. Hukuk Dairesi MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi ... Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 13.12.2016 tarihinde verilen dilekçeyle satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil talep edilmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 13.03.2020 tarihli hükmün istinaf yoluyla incelenmesi davacı vekili tarafından talep edilmiştir. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesince istinaf talebinin esastan reddine dair verilen kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içeriğindeki tüm kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü. KARAR Dava, satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Davacı vekili, davalının Üsküdar 2. Noterliğinin 27/10/2008 tarih, 27114 yevmiye numaralı düzenleme şeklinde gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi ile dava konusu 731 parsel sayılı taşınmaz üzerinde yapılmış olan binanın ikinci normal kat (girişe göre sol tarafta bulunan) kat irtifakı kurulduğunda 4 numaralı bağımsız bölüm numarasını alacak olan daireyi arsa payı ile birlikte müvekkiline satmayı vadettiğini, satış bedelinin ödendiğini ve dairenin yıllardır müvekkili tarafından kullanıldığını belirterek satış vaadi sözleşmesine konu daireye isabet edecek arsa payının müvekkili adına tapuya tescilini talep etmiştir. Davalı vekili, davacıya arsa payı değil daire satışı vadedildiğini, satış vaadi sözleşmesinde kat irtifakının kurulmasından sonra devir işleminin yapılacağının belirtildiğini, taşınmazda kat irtifakı kurulmadığı gibi, davacıya satışı vadedilen dairenin arsa payının belli olmadığını ve belirlenebileceği bir kriter olmadığını, davacı ile müvekkili arasında resmi şekil şartına uygun usulünce düzenlenmiş bir sözleşme olmadığından müvekkilinin arsa payı devir yükümlülüğünün bulunmadığını ve arsa payının devrinin de mümkün olmadığını beyan ederek davanın reddini savunmuştur. İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Davacı vekilinin istinaf talebinde bulunması üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesince davacı vekilinin istinaf talebinin satış vaadi sözleşmesinin geçersiz olduğu ve satış vaadi sözleşmesinin mülkiyetin nakli için elverişli bulunmadığı gerekçesiyle esastan reddine karar verilmiştir. Hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir.