(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2010/10847 E. , 2010/12985 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği ... Beldesi, Köyüstü mevkiinde bulunan taşınmazın tapuda kayıtlı olmad…
**(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2010/10847 E. , 2010/12985 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği ... Beldesi, Köyüstü mevkiinde bulunan taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyedliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararına oluştuğunu iddia ederek Medeni Yasanın 713. maddesi hükmüne göre adına tescilini istemiştir. Mahkemece, fen bilirkişi raporunda (A) ile gösterilen 7331.87 m2 yüzölçümündeki taşınmaz hakkındaki davanın kabulü ile davacı ... adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir. Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Yasanın 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tesciline ilişkindir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 16.04.1968 tarihinde ilanı yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Genel arazi kadastrosu işlemi 03.11.1980 tarihinde yapılmış ve kesinleşmiştir. Mahkemece, çekişmeli taşınmazın kesinleşen orman kadastro sınırları dışında ve resmi belgelere göre de orman sayılmayan yerlerden olduğu, üzerinde 190 adet 25-30 yaşlarında zeytin, badem ve incir ağaçları bulunduğu, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla mülk edinme koşullarının davacı yararına oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmişse de yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Şöyle ki; çekişmeli taşınmaz üzerinde resmi belgelere dayalı olarak orman incelemesi yapan uzman bilirkişi raporunda; memleket haritası ile kadastro paftasının ölçekleri eşitlenip biribiri üzerine aplike edilmek suretiyle çekişmeli ve komşu taşınmazların memleket haritasına göre konumu saptanıp taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu bildirilmişse de Dairenin iade kararı üzerine aldırtılan ve fen ve orman bilirkişinin birlikte düzenledikleri 15.06.2010 tarihli ek raporda, taşınmazın paftasında ve memleket haritasında dere kenarında yeraldığı, yakınlarında yapraklı ağaç ve çam rumuzlarını içerdiği görüldüğü, eğimin % 40 iken teraslama ile % 3-5 düşürüldüğü halde taşınmazın eski ve yeni niteliği ve aktif dere yatağı olup olmadığı konularında uzman jeoloji mühendisinden, zeytin ağaçlarının dikim yolu ile mi yoksa delicelikten aşılanmak sureti ilemi yetiştirildiği konusunda da ziraat mühendisinde ayrıntılı rapor alınmamış, maddi bir olgu olan zilyetliğin kanıtlanması yönünden taşınmaz başında zilyetlik tanıkları da dinlenmemiştir. Ayrıca; taşınmaza komşu