6. Hukuk Dairesi 2014/2151 E. , 2014/12662 K. MAHKEMESİ : İzmir 3. Sulh Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 28/11/2013 NUMARASI : 2013/456-2013/1086 Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, kira alacağının tahsili için davalı kiracı ve kefil hakkında başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali ist…
**6. Hukuk Dairesi 2014/2151 E. , 2014/12662 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İzmir 3. Sulh Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 28/11/2013 NUMARASI : 2013/456-2013/1086 Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, kira alacağının tahsili için davalı kiracı ve kefil hakkında başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece davanın her iki davalı yönünden kabulüne karar verilmiş, hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı kiracının temyiz itirazları yerinde değildir. 2-Davalı kefil H.. Ö..'in temyiz itirazlarına gelince; Davacı vekili 01.07.2012 Başlangıç tarihli 3 yıl süreli işyeri kira sözleşmesine istinaden 10.04.2013 tarihinde kiracı Şirket ve kefil H.. Ö.. hakkında başlattığı icra takibi ile ödenmeyen 2013 Yılı Nisan ayı kirası ile sözleşmenin 13. maddesi gereğince muaccel hale gelen 2013 Yılı Mayıs ve Haziran ayı kira bedellerini talep etmiştir. Davalı H.. Ö..'in kira sözleşmesini müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığına ilişkin uyuşmazlık yoktur. Ne var ki, sözleşmenin kefil sıfatıyla imzalanmış olması, doğrudan davalının kefil olarak sorumlu olması sonucunu doğurmaz. Kefaletin, yasanın aradığı şekil şartlarına uygun olması da zorunludur. 6098 sayılı TBK ise 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe girmiştir. TBK'nun 583. maddesinin birinci fıkrasına göre; "Kefalet sözleşmesi yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azami miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmaz. Kefilin sorumlu olduğu azami miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda, bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısı ile belirtmesi şarttır." düzenlemesi yer almaktadır. Yasada tarif edilen şekle aykırı düzenlenen kefalet sözleşmesine istinaden kefalet sorumluluğu doğmaz. Somut olayda davalı H.. Ö..'in kefilliğine ilişkin kira sözleşmesi, 6098 Sayılı TBK'nun yürürlüğe girmesinden sonra imzalanmış olduğundan, kefaletin şekil şartları 6098 Sayılı TBK hükümlerine tabidir. Kira sözleşmesinde, kefilin sorumlu olduğu miktar, kefalet tarihi ve müteselsilen kefil olduğuna ilişkin açıklamalar kefilin el yazısı ile belirtilmediğinden, yasal şekle uygun verilen bir kefillik söz konusu olmadığından, davalının kefaleten borçtan sorumlu tutulması mümkün değildir. Bu nedenle davalı H.. Ö.. hakkındaki davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir. Hüküm bu nedenle bozulmalıdır. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 19.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.