Başvuru, ortaklığın giderilmesi davasında usul ve kanuna aykırı karar verilmesi, Yargıtay kararında itiraz edilen esaslı iddialara cevap verilmemesi ve yargılamanın uzun sürmesi nedenleriyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, ortaklığın giderilmesi davasında usul ve kanuna aykırı karar verilmesi, Yargıtay kararında itiraz edilen esaslı iddialara cevap verilmemesi ve yargılamanın uzun sürmesi nedenleriyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 15/9/2014 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru form ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca mülkiyet hakkının ihlal edildiğine yönelik iddia açısından başvurunun, başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez olduğuna, makul sürede yargılanma hakkı yönünden başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına gönderilmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir: Dava konusu İstanbul ili, Avcılar ilçesi, Gümüşpala Mahallesi 1370 parsel sayılı taşınmazla ilgili arsa malikleri ile müteahhitler arasında İstanbul Noterliğince 12/9/1986 tarihinde kat karşılığı inşaat ve satış sözleşmesi düzenlenmiştir. Sözleşme kapsamında taşınmazın bir bölümünün mülkiyeti müteahhitlere devredilmiştir. Onaylanmış projede taşınmazda dokuz daire yapılması planlanmış, ancak ve katlar kaçak olmak üzere fiilen on dört daire yapılmıştır. Müteahhitlerden Y. bu yerle ilgili diğer müşterek maliklere karşı 1/7/1993 tarihinde Küçükçekmece Sulh Hukuk Mahkemesinin E.1993/962 sayılı dosyasında ortaklığın giderilmesi davası açılmıştır. Küçükçemece Sulh Hukuk Mahkemesinin davanın kabulüne yönelik verdiği 10/12/2001 tarihli karar, Yargıtay Hukuk Dairesinin 25/6/2002 tarihli kararında belirtilen "...taşınmaz üzerinde bina olduğuna ve bu binada bulunan bağımsız bölümlerin bir kısım paydaşa ait olduğu iddia edildiğine göre, yapılacak iş, bu bağımsız bölümlerin malikini saptamak bu konuda tarafların ittifakını aramak, iddia ve savunmalar paydaşlaca kabul görmediği takdirde, ilgilisine süre verilerek müşterek mülkiyet şeklinde tasarruf edilen dava konusu taşınmazdaki bina veya bağımsız bölümlerin malikinin mahkemece belirlenmesine olanak sağlamak, sonra yukarıda yazılı ilkeler göz önünde tutularak dağıtılacak paylara uygulanacak oranları belirleyip sonucuna göre gerekli karar vermek olmalıdır" gerekçesiyle bozulmuştur. Bozma üzerine dosya Küçükçekmece Sulh Hukuk Mahkemesinin E.2002/1558 sayılı sırasına kaydedilmiş, yargılama sırasında Küçükçekmece Sulh Hukuk Mahkemesinin (Mahkeme) kurulmasıyla yargılamaya bu Mahkemenin E.2004/67 sayılı dosyasında devam edilmiştir. Mahkeme, 13/12/2011 tarihli kararı ile ortaklığın satış yoluyla giderilmesine karar vermiştir. Temyiz üzerine karar, Yargıtay Hukuk Dairesinin 12/11/2013 tarihli kararıyla onanmıştır. Karar düzeltme talebi üzerine aynı Dairenin 23/6/2014 tarihli kararında, düzeltilmesi istenilen Yargıtay ilamında benimsenen bozmaya uyularak verilen Mahkeme kararındaki gerekçelere göre düzeltme isteğinde ileri sürülen sebeplerin Kanun'da yazılı hâllerden hiç birisine uymadığını belirterek talebi reddetmiştir. Ret kararı, 14/8/2014 tarihinde başvurucu vekiline tebliğ edilmiş, 15/9/2014 tarihinde bireysel başvuruda bulunulmuştur.