9. Hukuk Dairesi 2020/1247 E. , 2021/4230 K. MAHKEMESİ : ... 9. Hukuk Dairesi Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı İsteminin Özeti: Davacı vekili, müvekkilinin davalılara ait iş yerinde …
**9. Hukuk Dairesi 2020/1247 E. , 2021/4230 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ... 9. Hukuk Dairesi Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı İsteminin Özeti: Davacı vekili, müvekkilinin davalılara ait iş yerinde Haziran 2001 tarihinden 15.11.2015 tarihine kadar garson olarak en son 3.000,00 TL ücretle çalıştığını, 2004 yılına kadar mevsimlik statüde geçen çalışmasının 2004 yılından itibaren daimi olarak devam ettiğini, olumsuz çalışma koşulları ve ücretlerinin ödenmemesi sebebiyle işverenden talepte bulununca iş sözleşmesinin işveren tarafından haksız şekilde feshedildiğini ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatları ile kötüniyet tazminatı, izin, fazla çalışma, hafta tatili ve genel tatil alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı Cevabının Özeti: Davalılar vekili, davacının kendi isteği ile işten ayrıldığını, yüzde usulü ücret ile çalıştığını ve ödenmeyen işçilik alacağı bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti: İlk Derece Mahkemesince, toplanan kanıtlara ve aldırılan bilirkişi raporu raporuna dayanılarak, davacının davalılara ait iş yerinde 30.06.2001 - 30.10.2001, 01.05.2002 - 18.10.2002, 04.04.2003 - 31.10.2003 ve 03.04.2004 - 15.11.2015 tarihleri arasında toplam 12 yıl 11 ay 21 gün süre ile en son 1.350,00 TL ücretle çalıştığı ve iş sözleşmesinin işverence haksız şekilde feshedildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İstinaf Başvurusu: İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı, davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti : Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Temyiz Başvurusu: Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir. Gerekçe: 1-Dosya kapsamının birlikte değerlendirilmesiyle yapılan inceleme sonucunda, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, davalıların temyizi ile incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan yönleri usul ve kanuna uygun görülmüştür 2-Davacının fazla çalışma, hafta tatili ve genel tatil alacaklarının hesabı noktasında taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır. Somut uyuşmazlıkta, davacının fazla çalışma, hafta tatili ve genel tatil alacağı talepleri tanık anlatımlarına göre hesaplanıp hüküm altına alınmıştır. Ancak yargılama sırasında dinlenen davacı tanıklarından ..., davacının mevsimlik olarak ve yılda ortalama 8 ay çalıştığını, mayıs ayından eylül ayına kadar fazla çalışma yaptığını; ..., davacının tam yıl çalıştığını, haziran- eylül ayları arasında daha yoğun çalıştığını beyan etmiş; davalı tanıklarından v, davacının sezonluk çalıştığını; ... ise davacının sezonluk çalıştığını ve kışın portakal suyu satmak için stantta bulunduğunu bildirmiştir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, haziran- eylül arasındaki dönem yoğun sezon olarak kabul edilmiş ve bu dönem için ayrı hesaplama, yılın kalan dönemleri için ayrı hesaplama yapılmıştır. Tanıkların bir kısmı davacının sezonluk çalıştığını beyan etmiş olmakla birlikte; davacının 2004 yılından itibaren tam yıl sigortalı gösterildiği ve bir davalı tanığının beyanına göre de kış aylarında da portakal suyu standında durarak çalışmasını sürdürdüğü anlaşılmaktadır. Ancak, kış aylarındaki ya da sezon dışındaki çalışmalarının ne şekilde gerçekleştiği, bu dönemde fazla çalışma yapılıp yapılmadığı, hafta tatili ve genel tatillerde çalışılıp çalışılmadığı hususu açıklığa kavuşturulmamıştır. Belirtilen sebeple, davacının çalışmasının fiilen mevsimlik olup olmadığı, kış aylarındaki çalışmanın ne şekilde devam ettiği ve buna göre de kış aylarında da fazla çalışma, hafta tatili ve genel tatil çalışması yapıp yapmadığı hususu gerekirse tanıklar yeniden dinlenerek tespit edilmeli ve oluşacak sonuca göre sezon dışı çalışmaları için yeniden bir değerlendirme yapılmalıdır. Sezondaki çalışmalar için yapılan fazla çalışma hesabı ile ilgili davacı lehine, hafta tatilinin 2010 yılından itibaren ayda iki hafta tatilinden hesaplanması hususunda da davalı lehine usuli kazanılmış hak oluşturduğu da göz önünde bulundurularak sonuca gidilmelidir. Eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. 3-Taraflar arasında, davacının yıllık izin ücreti alacağının miktarı noktasında uyuşmazlık vardır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 31. maddesinde hâkim, uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabilir, soru sorabilir, delil gösterilmesini isteyebilir şeklinde düzenleme yapılarak hakime yargılama sonunda doğruya ulaşma görevini yüklemiştir. Anayasamızın 141. maddesine göre, yargı basit, çabuk ve ucuz gerçekleşmelidir. Devlet yargının basit, ucuz ve çabuk gerçekleşmesi için gerekli düzenlemeleri yapmak durumundadır. Zira hakkın tanınması ve korunmasındaki gecikmeler, hukuk devleti ilkesi ile uyumlu değildir, adil yargılanma hakkını ihlâl eder. Bu sebeple yargılama sonucunda ulaşılacak hüküm, doğru, gecikmemiş ve kendisinden beklenen etkiyi gösteren bir niteliğe sahip olmalıdır. Bundan dolayı belirsiz vakıaların açıklattırılmasına, eksikliklerin hâkim tarafından işaret edilerek taraflarca giderilerek yargılamanın uzatılmasının önüne geçilmesine ilişkin hâkimin davayı aydınlatma yükümlülüğü bulunmaktadır. Usul hukukunda bu yükümlülüğün anlamı, doğru hüküm kurulmasıdır. Bu hususta yapılacak bir inceleme içinse, tarafların iddialarını eksiksiz ve zaman, yer gibi somut unsurlarıyla tam bir açıklık içinde yargılamaya getirmeleri gerekmektedir. Somut olayda, davacı vekili süre belirtmeksizin davacının yıllık izin haklarının kullandırılmadığını ve sadece 2010 yılında 2 hafta yıllık izin kullandığını iddia etmiştir. Mahkemece, davacının toplam hizmet süresince mevsimlik çalışma hariç olmak üzere 11 yıllık dönemde hiç izin kullanmadığı kabul edilerek yıllık ücretli izin alacağı hüküm altına alınmıştır. Mahkemece, davacının davayı somutlaştırma yükü ( 6100 sayılı Kanun m.194), hakimin de davayı aydınlatma yükümlülüğü ( 6100 sayılı Kanun m. 31) bulunduğu göz önüne alınarak, davacının 11 yıllık çalışma süresi boyunca hiç yıllık izin kullanmaması hayatın olağan akışına ters olduğundan, bu hususta davacının beyanı alındıktan sonra dava dilekçesindeki 2010 yılında 2 hafta yıllık izin kullandığına dair beyanı da dikkate alınarak, tüm deliller birlikte değerlendirilip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ : Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ve bu karara karşı istinaf başvurusunu esastan reddeden Bölge Adliye Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin ise kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgililere iadesine, 18.02.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.