Başvuru, velayet hakkının kötüye kullanılması nedeniyle tapu iptali ve tescili talebiyle açılan davanın kanuna aykırı olarak reddedilmesi suretiyle miras hakkından mahrum kaldığını belirterek mülkiyet hakkının; yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle de makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru, velayet hakkının kötüye kullanılması nedeniyle tapu iptali ve tescili talebiyle açılan davanın kanuna aykırı olarak reddedilmesi suretiyle miras hakkından mahrum kaldığını belirterek mülkiyet hakkının; yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle de makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 19/11/2014 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüş bildirmemiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir: Aralarında başvurucunun da bulunduğu davacılar Menderes Asliye Hukuk Mahkemesinde 25/12/2002 tarihinde davalı kardeşleri E.Ö., Y.Ö. ve Ö. aleyhine açtıkları davada, muris babalarının terekesine dâhil mal varlığının satılması suretiyle elde edilen gelirle satın alındığını iddia ettikleri taşınmazların tapu kayıtlarının miras hisseleri oranında iptali ve adlarına tescilini istemişlerdir. Mahkemenin 8/9/2005 tarihli kararı ile davanın reddine hükmedilmiştir. Başvurucu tarafından temyiz edilen karar, Yargıtay Hukuk Dairesinin 15/6/2006 tarihli kararı ile uyuşmazlığın çözüm yerinin aile mahkemesi olduğundan bahisle bozulmuş, bozma kararına uyan Mahkeme 28/12/2006 tarihli kararı ile davaya Menderes Aile Mahkemesince bakılmasına karar vermiştir. Menderes Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesinin E.2007/250 sayısına kaydedilen davanın yargılaması sırasında aynı konuda başvurucunun bir diğer kardeşi A.Ç. tarafından açılan başka bir davada Mahkeme 23/6/2010tarihli kararıyla yargılamanın E.2007/250 sayılı dava üzerinden yürütülmesi yönünde birleştirme kararı vermiştir. Menderes Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesinin (Mahkeme) 23/6/2010 tarihli kararıyla murisin eşi ve tarafların anneleri olan dava dışı A.Ö.nün velayet hakkını kötüye kullanarak miras bırakan babalarının terekesine dâhil mal varlığının satışından elde edilen gelirle dava konusu iki adet taşınmazın davalılar adına satın aldığı gerekçesiyle asıl ve birleştirilen davaların kabulüne karar verilmiştir. Temyiz üzerine anılan karar, Yargıtay Hukuk Dairesinin 21/6/2012 tarihli kararı ile davanın reddine karar verilmesi gerektiğinden bahisle bozulmuştur."...Dava konusu taşınmazlar terekeye ait olmadığına göre, taşınmazlar üzerinde davacıların mirasçılıktan kaynaklanan ayni bir hakları bulunmamaktadır. Terekeye ait bir kısım taşınır ve taşınmaz mallar üzerindeki miras haklarının, ergin olmadıkları dönemde velayete sahip olan anneleri [A.] tarafından velayetin kullanılması kapsamında dürüstlük kuralına uygun olarak başkalarına devredilmiş olması, davacılara, annelerine karşı “aldığı karşılığı” isteme hakkı verir (TMK.md.363). Velayet hakkının kötüye kullanılması halinde ise, velayet hakkına sahip olan ana veya baba, çocuk mallarının geri verilmesinde vekil gibi sorumlu olurlar. Bu sorumluluk da “çocuk mallarıyla” sınırlıdır. Bu bakımdan, dava konusu taşınmazlar, davacıların iddia ettikleri gibi mirasbırakandan intikal eden taşınır ve taşınmaz malların satışından elde edilen para ile alınmış olsa dahi, böyle bir durum, davacılara, davalının üçüncü kişilerden iktisap ettikleri taşınmazların iptalini ve tescilini isteme hakkı vermez. Öyleyse, davanın reddine karar verilmesi gerekir. Bu husus gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması doğru bulunmamıştır." Karar düzeltme talebi aynı Dairenin 5/11/2012 tarihli kararıyla reddedilmiştir. Bozma kararı doğrultusunda Mahkemenin 6/3/2013 tarihli kararıyla dava konusu taşınmazların terekeye ait olmadığı ve davacıların taşınmazlar üzerinde ayni bir haklarının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Temyiz üzerine Yargıtay Hukuk Dairesinin 10/2/2014 tarihli kararı ile hüküm onanmıştır. Başvurucunun karar düzeltme talebi aynı Dairenin 15/9/2014 tarihli kararıyla reddedilmiştir. Ret kararı, 23/10/2014 tarihinde başvurucu vekiline tebliğ edilmiş, 19/11/2014 tarihinde bireysel başvuruda bulunulmuştur.