Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2024/3348 E. , 2024/6016 K. T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2024/3348 Karar No : 2024/6016 DAVACILAR : 1- ... 2- ... ... 18- ... 19-... VEKİLLERİ : Av. ... DAVALILAR : 1- ... 2-... Bakanlığı VEKİLLERİ : Hukuk Müşaviri - ... DAVANIN KONUSU : 12/02/2020 tarihli ve 31037 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan; ''Çeşme Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgesi'' kapsamındaki bazı taşınmazların acele kamulaştırılmasına dair 24/01/2020 tarihli,…
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2024/3348 E. , 2024/6016 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2024/3348 Karar No : 2024/6016 DAVACILAR : 1- ... 2- ... ... 18- ... 19-... VEKİLLERİ : Av. ... DAVALILAR : 1- ... 2-... Bakanlığı VEKİLLERİ : Hukuk Müşaviri - ... DAVANIN KONUSU : 12/02/2020 tarihli ve 31037 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan; ''Çeşme Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgesi'' kapsamındaki bazı taşınmazların acele kamulaştırılmasına dair 24/01/2020 tarihli, 2054 sayılı Cumhurbaşkanı kararının, ekli listede belirtilen taşınmazlara ilişkin hükümlerinin yürürlükten kaldırılmasına ilişkin 11/02/2020 tarihli, 2102 sayılı Cumhurbaşkanı kararı ile aynı tarihte yayımlanan 11/02/2020 tarihli, 2103 sayılı İzmir Çeşme Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgesi sınırlarının yeniden belirlenmesine ilişkin Cumhurbaşkanı kararının iptali istenilmektedir. DAVACILARIN İDDİALARI : Projenin çevre üzerinde ne gibi etkiler oluşturacağının, ÇED süreçleriyle değerlendirilmediği, yörenin nüfusunun birden artmasının çevreye, doğaya, su kaynaklarına etkisinin ne olacağının muamma olduğu, projenin yöredeki meralar üzerindeki etkilerinin değerlendirilmediği, projenin gerçekleşmesi ile Urla Zeytineli yöresinde hayvancılık yapılamayacağı, gıda ile istihdam açısından sorun yaşanacağı, Ege ekosistemlerinin ağır zarar göreceği, Ege kıyı şeridinin, özel doğal plaj özelliği ile korunması gerekirken, projenin yöreyi bertarafı için heba edileceği, kümülatif etki değerlendirmesi yapılmamasının hukuki bir eksiklik olduğu, projenin kısıtlı su kaynaklarına yapacağı etki ile ekolojik dengenin olumsuz etkileneceği, proje ile bölgede artacak karayolu, hava trafiği, konut yetersizliği ve nüfus yoğunluğu, hava kirliliği, gürültü kirliliği, doğal yaşamın olumsuz etkilenmesinin kaçınılmaz olacağı, asit yağmurları ile bu davanın ne kadar haklı olduğunun ortaya çıktığı, TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası İzmir Şubesinin bölgedeki tarım alanları ve tarımsal faaliyetler üzerine görüşlerinde; bölgede dikili, mutlak ve marjinal tarım arazileri bulunduğu, ilan edilen bölgede ağırlıklı olarak kavun, marul, domates, enginar, patlıcan, lahana, buğday ve arpa tarımı yapıldığı, dikili tarım arazisi olarak tanımlanan alanların büyük çoğunluğunun 3573 sayılı Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkında Kanun hükümleri ile korunan zeytinlik alanlardan oluşmakta olduğu, sakız ağacının da bölgenin önemli doğal ürünlerinden olduğu, bölgede organik ve iyi tarım uygulamaları yapıldığı, 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ve 3574 sayılı kanunlar uyarınca tarım yapılan alanların amaç dışı kullanımının yasalara aykırılık teşkil ettiği, yapılacak olan turizm tesislerinin yörede devam etmekte olan tarımsal potansiyeli etkileyeceği ve yıllar içerisinde bu alanları baskılayacağı, golf tesislerinin her gün sulanması gerektiği, bölgede su kıtlığı bulunduğu, yeraltı sularının yüksek miktarda tüketiminin bölgenin deniz seviyesindeki kalkerik yapısından dolayı tuzlanmayı kaçınılmaz kılacağı hususlarına yer verildiği, halk sağlığı uzmanlarının projenin bölgedeki ekolojik dengenin olumsuz etkileneceği tespitinde bulundukları, flora ve fauna üzerine yapılan çalışmalarda; bölgede 70 familyadan 255 cinse ait 384 bitki türü bulunduğu, endemik ve nadir bitki türleri olduğu, bölgenin memeli hayvanlara, nadir deniz kuşlarına ev sahipliği yaptığı, nesli tehlike altında koruna türlerden olan Caretta caretta deniz kaplumbağaları ile Akdeniz Foklarının da Çeşme ve Urla kıyılarında görüldüğü tespitlerinin yapıldığı, Alaçatı Sörf Merkezinin tehlike altında olduğu, susuzluk tehlikesi olduğu, 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu'nun 8/a-3 ile 8/j maddelerinin Anayasaya aykırı olduğu belirtilerek, davaya konu kararların iptali istenilmektedir. DAVALILARIN SAVUNMALARI : Bir bölgenin Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgesi olarak ilanının, sadece bu alanın statüsünü değiştirmeye yönelik bir işlem olduğu, bir planlama kararı ya da plan onama işlemi olmadığı, dava konusu işlemlerin ilgili mevzuata uygun yapıldığı, Çeşme Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgesi içeriğinde ne tür kullanımlara izin verileceği ve bunların hangi ölçekte gerçekleştirileceği gibi hususların sınır ilanından sonra, ilgili mevzuat çerçevesinde hazırlanarak onaylanacak planlar ile belirleneceği, anılan planlama çalışmalarına altlık teşkil etmek üzere, alanın fiziksel ve ekolojik yapısı, korunması gereken alanlar, endemik türler başta olmak üzere flora-fauna dokusu, su kaynakları ve alternatif su temin yöntemleri, çevresel etki değerlendirmesi ve ulaşım gibi konularda detaylı bilimsel araştırma ve etüt çalışmalarına başlanıldığı, davacıların davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığı, davanın ehliyet yönünden reddi gerektiği, davanın süreaşımı yönünden reddi gerektiği, dava konusu işlemin bir planlama kararı ya da plan onama işlemi olmayıp, alanın 2634 sayılı Kanun uyarınca Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgesi olarak ilan edilmesi belirli bir alanın statüsünü değiştiren ve bu bağlamda olası bir planlama ve yatırım sürecine idari yetkiler ile izlenmesi gereken prosedürü etkileyen idari bir işlem olduğu, bu alanlarda yürütülen planlama çalışmalarında ilgili koruma mevzuatı hükümleri uyarınca ilgili kurumlardan görüş alınarak işlem yapıldığı, ülkemiz turizminin dünya pazarında hak ettiği yere gelmesi ve hak ettiği payı alması amacıyla yoğun bir çalışma süreci başlatıldığı, bölgede yürütülen plan ve proje çalışmalarının, ilgili mevzuata uygun olarak ve katılımcı planlama anlayışı doğrultusunda sürdürüldüğü, öncelikli olarak proje alanında; 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı değişikliği, 1/25.000 ölçekli Nazım İmar Planı, 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planı, 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı, Stratejik Çevresel Değerlendirme Raporu, Mikrobölgeleme Etüt Raporu, Ekolojik Araştırma ve Değerlendirme Raporu, Ulaşım Etüt Raporları, Ters Ozmoz Yöntemiyle Deniz Suyundan İçme-Kullanma Suyu Temini Fizibilite Raporu ve Ekolojik Yaşam Planı ile ekinde yer alacak genel tasarım yaklaşım raporu, kavramsal şemalar, genel kullanım alanları kurgusu, yerleşme yoğunluğu etüdü, mekansal kurgu ve örnek mimari tasarımların elde edilmesi amacıyla çalışmalar başlatıldığı, Çeşme Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgesi bütününde sürdürülen her ölçekte plan ve proje çalışmaları ile bölgedeki korunan alanların yanı sıra, yöre mimarisi ile uyumlu, düşük yoğunluklu, yatay mimari özellikleri taşıyan turizm kullanımları ile birlikte termal kür merkezi, konaklamalı fizik tedavi ve rehabilitasyon merkezi, sağlık kompleksi, kongre ve fuar merkezi, sahne ve görsel sanatlarının sergilendiği kültür merkezleri, fuar ve spor alanları, ayrıca agro ve ekstrem turizm faaliyetleri, lüks alışveriş caddeleri, alışveriş, spor ve eğlence merkezi, golf alanları, su ve doğa sporları alanları, eko turizm alanları gibi alternatif turizm türlerinin geliştirilerek turizmin tüm yıla yayılmasının sağlanmasının hedeflendiği, proje kapsamında, davacılar tarafından iddia edildiği gibi havalimanı, toplu konutlar, dev oteller gibi kullanımlar ile basında yer alan Arap yatırımcılar tarafından kanal çalışması gibi hususlar yer almadığı, korunan alanlar, orman alanları, tarım alanları ve mera alanlarına ilişkin olarak yürütülen planlama çalışmalarında ilgili koruma mevzuatı hükümleri uyarınca ilgili kurumların değerlendirme ve görüşleri alınarak, detaylı bilimsel araştırma ve etüt raporları doğrultusunda işlem yapıldığı, Stratejik Çevresel Değerlendirme Raporunun bir bölgenin Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgesi olarak ilanı öncesinde değil, üst ölçekli plan çalışmaları esnasında yapılması gerektiği, su kaynakları ve turizm yatırımlarına ilişkin olarak, Ters Ozmoz Yöntemiyle Deniz Suyundan İçme-Kullanma Suyu Temini Fizibilite Raporu hazırlattırılması yönünde işlemler başlatıldığı, bölgede yer alması düşünülen golf sahalarının ihtiyaç duyacağı suyun, mevcut yerleşimler ve turizm tesislerinin atık sularından elde edilmesinin planlandığı, kıyı şeridine ilişkin olarak, kıyı kesiminin genel kullanıma açık olmasının temel ilke olarak belirlendiği, planlama çalışmalarının bu çerçevede yürütüldüğü, 2102 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı yönünden davanın konusuz kaldığı, davaya konu işlemlerin Anayasaya ve ilgili mevzuata uygun gerçekleştirildiği belirtilerek, davanın reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ :... DÜŞÜNCESİ :Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun bozma kararına uyularak, bozulan kısım yönünden, dava konusu işlemin iptali gerektiği düşünülmektedir. DANIŞTAY SAVCISI ...'IN DÜŞÜNCESİ : Dava, 12/02/2020 tarih ve 31037 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan, ''Çeşme Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgesi'' kapsamındaki bazı taşınmazların acele kamulaştırılmasına dair 24/01/2020 tarih ve 2054 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının, ekli listede belirtilen taşınmazlara ilişkin hükümlerinin yürürlükten kaldırılmasına ilişkin 11/02/2020 tarih ve 2102 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile aynı tarih ve sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan İzmir Çeşme Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgesi sınırlarının yeniden belirlenmesine ilişkin 11/02/2020 tarih ve 2103 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının iptali istemiyle açılmıştır. Davacıların Anayasaya aykırılık iddiası ciddi bulunmamıştır. Davalı idarelerin usule ilişkin itirazları yerinde görülmemiştir. Dosyanın incelenmesinden, 13/09/2019 tarih ve 30887 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan, 12/09/2019 tarih ve 1532 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile, ekli krokide sınırları belirtilen yaklaşık 12.431 hektarlık alan, Türkiye Turizm Stratejisi 2023 ve 11. Kalkınma Planı'ndaki hedeflere ulaşılabilmesi için, Çeşme İlçesinin jeotermal kaynak potansiyelinin dikkate alınarak termal kaynakların kullanılması suretiyle termal kür merkezi, konaklamalı fizik tedavi ve rehabilitasyon merkezi, yaşlı ve engelli merkezi ile üçüncü yaş kapsamında bulunan turistlerin uzun dönemli tatil, dinlenme ve tedavi süreçlerinde kalabilecekleri konut alanlarının yer aldığı karma kullanımlar ile turizm türlerinin entegrasyonunun ve turizmin tüm yıla yayılmasının sağlanması amaçlarıyla, bölgenin öne çıkan özellikleri ve turizm imkanları da başlıklar halinde göz önünde bulundurulmak suretiyle, İzmir Çeşme Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgesi (KTKGB) olarak ilan edildiği, 25/01/2020 tarih ve 31019 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan, 24/01/2020 tarih ve 2054 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile İzmir Çeşme KTKGB kapsamındaki taşınmazların, turizm yatırımlarına tahsisi amacıyla, tapuda Hazine adına tescil edilmek üzere Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 27. maddesi uyarınca acele kamulaştırılmasına karar verildiği, ancak, 12/02/2020 tarih ve 31037 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan, 11/02/2020 tarih ve 2102 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile, ekli listede belirtilen taşınmazlar yönünden 24/01/2020 tarih ve 2054 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı yürürlükten kaldırıldığı, Kültür ve Turizm Bakanlığınca bölgede yürütülen, potansiyel alanların turizm amaçlı değerlendirilmesine yönelik etüt ve inceleme çalışmaları kapsamında, söz konusu alanın tamamlayıcısı ve devamı niteliğinde olan bölgenin doğusunda yer alan Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan alanlar ile güneyinde kalan deniz ve kıyı alanlarının KTKGB sınırlarına dahil edilmesi suretiyle genişletilmesi ve değiştirilmesi gerekliliğinin ortaya çıktığı belirtilerek, bölgede tescil harici ve kamu mülkiyetindeki alanların planlama alanına dahil edilmesi ve çevresindeki destekleyici nitelikte kullanımları da yönlendirebilecek şekilde turizm gelişimine yönelik bütüncül planlama kararlarının geliştirilmesine olanak sağlayacak bir bölge sağlanması ve ayrıca 11. Kalkınma Planı'ndaki turizm geliri ve turist sayısı hedefi için gerekli 300.000 ilave yatak kapasitesinin %30'unun bölgede oluşturulması amaçlarıyla, 12/02/2020 tarih ve 31037 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan, 11/02/2020 tarih ve 2103 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile de, İzmir Çeşme Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgesi sınırları, yaklaşık 4.000 hektarlık alanın ilave edilmesi suretiyle yeniden belirlendiği anlaşılmaktadır. Davanın 12/02/2020 tarihli ve 31037 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan; ''Çeşme Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgesi'' kapsamındaki bazı taşınmazların acele kamulaştırılmasına dair 24/01/2020 tarihli, 2054 sayılı Cumhurbaşkanı kararının, ekli listede belirtilen taşınmazlara ilişkin hükümlerinin yürürlükten kaldırılmasına ilişkin 11/02/2020 tarihli, 2102 sayılı Cumhurbaşkanı kararına ilişkin kısmı yönünden; 24/01/2020 tarihli ve 2054 sayılı Cumhurbaşkanı kararının; 11.02.2020 tarihli ve 2102 sayılı Cumhurbaşkanı kararı eki listesindeki taşınmazlara ilişkin hükümlerinin, 10.04.2020 tarihli ve 2390 sayılı Cumhurbaşkanı kararı eki listesindeki taşınmazlara ilişkin hükümlerinin kaldırıldığı ve 12.05.2020 tarihli ve 2523 sayılı Cumhurbaşkanı kararı ile de 24/01/2020 tarihli ve 2054 sayılı Cumhurbaşkanı kararının yürürlükten kaldırıldığından bu konuda karar vermeye yer bulunmamaktadır. Davanın 12.02.2020 tarih ve 31037 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 11/02/2020 tarihli ve 2103 sayılı İzmir Çeşme Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgesi sınırlarının yeniden belirlenmesine ilişkin Cumhurbaşkanı kararına ilişkin kısmına gelince; 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu'nun dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan haliyle, 3. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde, "Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgeleri"; tarihî ve kültürel değerlerin yoğun olarak yer aldığı ve/veya turizm potansiyelinin yüksek olduğu yöreleri korumak, kullanmak, sektörel kalkınmayı ve plânlı gelişimi sağlamak amacıyla değerlendirmek üzere sınırları Cumhurbaşkanı kararıyla tespit ve ilân edilen bölgeler olarak tanımlanmış; 4. maddesinde, "Kültür ve turizm koruma ve gelişim bölgeleri ve turizm merkezlerinin tespitinde; ülkenin doğal, tarihi, arkeolojik ve sosyo-kültürel turizm değerleri, kış, av ve su sporları ve sağlık turizmi ile mevcut diğer turizm potansiyeli dikkate alınır."; 7. maddesinin birinci fıkrasında, "Bakanlık; kültür ve turizm koruma ve gelişim bölgeleri ve turizm merkezleri içinde her ölçekteki plânları yapmaya, yaptırmaya, re'sen onaylamaya ve tadil etmeye yetkilidir." kurallarına yer verilmiştir. Danıştay Altıncı dairesince yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunda özetle; İzmir Çeşme KTKGB'nin, gerek bölgede yer alan her tür koruma alanını da kapsayan son derece geniş bir sınır ve alana yönelik olması, gerekse de, bu alanda her tür turizm türünün planlanacak olması nedenleriyle, ulusal gelir artırıcı ve ekonominin döviz dar boğazını giderici, kalkınmaya yönelik bir yaklaşımın ürünü olduğu, dava konusu işlemle kamusal yararın güçlendirilmesi duyarlılığının gösterilmediği, alana ilişkin önceki yargı kararlarına riayet edilmediği, şimdiye kadar hiç olmadığı kadar büyük bir kara alanını ve ilk kez olmak üzere yaklaşık 4.900 hektar büyüklüğündeki bir deniz alanını da kapsayan bir sınır belirlendiği, Çeşme KTKGB'nin sınırlarının kara bölümünde kalan alanın %65'inin, üst ölçekli planlarla yapılaşmaya/kullanmaya/geliştirilmeye kesinlikle açılmaması gereken nitelikteki koruma alanlarından oluştuğu, planlamada kullanılan elek analizi yönteminden, sınır ilanında yararlanılabilecekken yararlanılmadığı, davalı Bakanlığın bu denli geniş alanları tümüyle kendi yetki alanına almasının gerekçesinin "bölge bütünlüğünün sağlanarak" işlerin hızlı yürütülmesi ile sınırlı olduğu, var olan Gerekçe Raporunun ciddi gerekçelere dayanmadığı, yetersiz, hiçbir ciddi bilimsel araştırma ve çalışmaya dayanmayan, ilgili kurum ve kuruluş görüşlerini değerlendirmeye almayan, yüzeysel bir belge olduğu, 16.000 hektarın üzerinde bir alanın tümüyle halka kapatıldığı, sınır kararıyla bu alanlardaki ve özellikle kıyı alanlarındaki yetkinin tümüyle tek bir Bakanlığa aktarılmasının rasyonelinin anlaşılamadığı, bu işlemle birlikte, önceden ilan edilen Turizm Merkezleri de birlikte değerlendirildiğinde, Çeşme İlçesinin yaklaşık %65'inin doğrudan Kültür ve Turizm Bakanlığının denetimine bırakıldığı, bölgede öngörülen turizm yatırımlarının gerçekleştirilmesi durumunda doğal çevre tahribatının geri dönülemez bir duruma evrileceği, alana ilişkin olarak hazırlanan Kapsam Belirleme Raporunda orman, tarım, mera, sulak alanlar ve zeytinlikler ile içme kullanma suyu koruma kuşaklarının koruma alanları olarak belirtilmediğinden, koruma/kullanma dengesinin koruma alanları aleyhine bozulacağı, aynı raporda, 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planındaki nüfus kabulünü aşacak şekilde alana yapılacağı belirtilen nüfus atamasının, alanı tehdit edici düzeyde olduğu, mevcut su kaynakları ve altyapının tümüyle yetersiz kalması başta olmak üzere, doğal çevrenin de bu gelişmeden geri döndürülemez bir biçimde olumsuz etkileneceği, dava konusu alanın, ilgili mevzuatı çerçevesinde özel olarak korunan Akdeniz Foku başta olmak üzere bir çok canlıya ve ekosisteme ev sahipliği yaptığı, bu nedenle bölgenin doğasının ulusal ve küresel ölçekte korunmasının zorunlu olduğu, bölgedeki su kaynaklarının mevcutta dahi yetersiz olduğu, KTKGB ilanının su miktar ve kalitesindeki sorunların artmasına neden olacağı, ters ozmos yöntemiyle su elde edilmesi planlanmakta ise de, bu yöntemin çeşitli çevresel sorunları beraberinde getireceği, ayrıca planlama çalışmalarında KTKGB'nde önerilen golf alanlarının da bu sorunları artıracağı, Alaçatı Kutlu Aktaş Barajına ilişkin içme kullanma suyu havzasının %75'inden fazlasının ilan edilen sınırlar içinde yer aldığı, özellikle mutlak ve kısa mesafeli koruma alanları gözetilmeden sınır belirlenmesinin de doğru olmadığı, Çeşme KTKGB'nde, yenilenebilir enerji kaynaklarından olan jeotermal kaynak potansiyelinin, bölgenin kalkınmasına önemli katkı verebileceği, ancak gerçekleştirilecek jeotermal faaliyetlere ilişkin detaylı bilginin bulunmadığı, ilan edilen sınırlar içerisinde çeşitli derecelerde arkeolojik sit alanlarının bulunduğu, sistematik olarak arkeolojik yüzey araştırması gerçekleştirilen kısımda elde edilen bulguların, bölgenin kalan bölümünün de arkeolojik potansiyelinin oldukça yüksek olduğunu gösterdiği, bu nedenle, söz konusu alan turizm bölgesi olarak belirlenmeden önce, bölgede sistematik arkeolojik yüzey araştırmaları ile kültürel mirasın etkin biçimde belgelenmesi ve korunmasının hayati önem taşıdığı, bütün bu değerlendirmeler ışığında, dava konusu sınır kararının, planlama ilkelerine ve kamu yararına uygun olmadığı belirtilmiştir. İncelenen davada, dava dosyasında mevcut bilgi ve belgeler ile bilirkişi raporunun incelenmesinden, İzmir Çeşme KTKGB sınırlarının yeniden belirlenmesine ilişkin işlemle 16.000 hektarın üzerinde bir alanı kapsayacak şekilde yeniden belirlenen alanda, 1., 2. ve 3. derece Arkeolojik Sit Alanlarının, Alaçatı Kutlu Aktaş Barajı İçme-Kullanma Suyu Havzasının, Kesin Korunacak Hasas Alanlar, Nitelikli Doğal Koruma Alanları ve Sürdürülebilir Koruma ve Kontrollü Kullanım Alanlarından oluşan Doğal Sit Alanlarının, Akdeniz Foku Yaşam Alanları gibi alanların ve çeşitli ekosistemlerin bulunduğu ve mevzuat düzenlemeleri ile korunan yapılaşma yasağı ya da kısıtlı yapılaşma olanağı bulunan söz konusu alanların bir çoğunun dava konusu işlemle belirlenen sınır üzerinde yer aldığı, Çeşme KTKGB'nin sınırlarının kara bölümünde kalan alanın %65'inin, üst ölçekli planlarla yapılaşmaya/kullanmaya/geliştirilmeye kesinlikle açılmaması gereken nitelikteki koruma alanlarından oluştuğu, Gerekçe Raporunun ciddi gerekçelere dayanmadığı, yetersiz, hiçbir ciddi bilimsel araştırma ve çalışmaya dayanmayan, ilgili kurum ve kuruluş görüşlerini değerlendirmeye almayan, yüzeysel bir belge olduğu, 16.000 hektarın üzerinde bir alanın tümüyle halka kapatıldığı, mevcut su kaynakları ve altyapının tümüyle yetersiz kalması başta olmak üzere, doğal çevrenin de bu gelişmeden geri döndürülemez bir biçimde olumsuz etkileneceği anlaşıldığından, Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgesi alanının bütününü de gözeterek, dava konusu ekleme ile koruma alanları yanı sıra turizm kullanımlarına, dolayısıyla yapılaşmaya da açılmasına yol açacak olan sınır kararının, tarım ve orman alanları, doğal değerler, (flora, fauna, ekosistemler) su kaynakları ve kültürel miras üzerinde yaratacağı olumsuz etkileri göz önüne alındığında dava konusu, İzmir Çeşme Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgesinin sınırlarının yeniden belirlenmesine ilişkin 11/02/2020 tarih ve 2103 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının kamu yararına ve hukuka uygun olmadığı sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle, 11/02/2020 tarih ve 2103 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının iptaline, davanın 24/01/2020 tarih ve 2054 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının, ekli listede belirtilen taşınmazlara ilişkin hükümlerinin yürürlükten kaldırılmasına ilişkin 11/02/2020 tarih ve 2102 sayılı Cumhurbaşkanı Kararına ilişkin kısmı hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, 12/02/2020 tarihli ve 31037 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan; ''Çeşme Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgesi'' kapsamındaki bazı taşınmazların acele kamulaştırılmasına dair 24/01/2020 tarihli, 2054 sayılı Cumhurbaşkanı kararının, ekli listede belirtilen taşınmazlara ilişkin hükümlerinin yürürlükten kaldırılmasına ilişkin 11/02/2020 tarihli, 2102 sayılı Cumhurbaşkanı kararı yönünden; davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığı, 12.02.2020 tarih ve 31037 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 11/02/2020 tarihli ve 2103 sayılı İzmir Çeşme Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgesi sınırlarının yeniden belirlenmesine ilişkin Cumhurbaşkanı kararı yönünden ise; davanın reddi yolunda verilen Danıştay Altıncı Dairesinin 02/03/2023 tarih ve E:2020/8159, K:2023/2191 sayılı kararının, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 12/06/2024 tarih ve E:2023/2289, K:2024/1362 sayılı kararıyla 11/02/2020 tarih ve 2103 sayılı Cumhurbaşkanı kararı yönünden bozulması, diğer kısım yönünden onanması, üzerine, kısmen bozma kararına uyularak Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY: 13/09/2019 tarih ve 30887 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan, 12/09/2019 tarih ve 1532 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile ekli krokide sınırları belirtilen yaklaşık 12.431 hektarlık alan, Türkiye Turizm Stratejisi 2023 ve 11. Kalkınma Planı'ndaki hedeflere ulaşılabilmesi için, Çeşme İlçesinin jeotermal kaynak potansiyelinin dikkate alınarak termal kaynakların kullanılması suretiyle termal kür merkezi, konaklamalı fizik tedavi ve rehabilitasyon merkezi, yaşlı ve engelli merkezi ile üçüncü yaş kapsamında bulunan turistlerin uzun dönemli tatil, dinlenme ve tedavi süreçlerinde kalabilecekleri konut alanlarının yer aldığı karma kullanımlar ile turizm türlerinin entegrasyonunun ve turizmin tüm yıla yayılmasının sağlanması amaçlarıyla, bölgenin öne çıkan özellikleri ve turizm imkanları da başlıklar halinde göz önünde bulundurulmak suretiyle, İzmir Çeşme Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgesi (KTKGB) olarak ilan edilmiştir. 25/01/2020 tarih ve 31019 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan, 24/01/2020 tarih ve 2054 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile İzmir Çeşme KTKGB kapsamındaki taşınmazların, turizm yatırımlarına tahsisi amacıyla, tapuda Hazine adına tescil edilmek üzere Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 27. maddesi uyarınca acele kamulaştırılmasına karar verilmiş, ancak, 12/02/2020 tarih ve 31037 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan, 11/02/2020 tarih ve 2102 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile, ekli listede belirtilen taşınmazlar yönünden 24/01/2020 tarih ve 2054 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı yürürlükten kaldırılmıştır. Kültür ve Turizm Bakanlığınca bölgede yürütülen, potansiyel alanların turizm amaçlı değerlendirilmesine yönelik etüt ve inceleme çalışmaları kapsamında, söz konusu alanın tamamlayıcısı ve devamı niteliğinde olan bölgenin doğusunda yer alan Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan alanlar ile güneyinde kalan deniz ve kıyı alanlarının KTKGB sınırlarına dahil edilmesi suretiyle genişletilmesi ve değiştirilmesi gerekliliğinin ortaya çıktığı belirtilerek, bölgede tescil harici ve kamu mülkiyetindeki alanların planlama alanına dahil edilmesi ve çevresindeki destekleyici nitelikte kullanımları da yönlendirebilecek şekilde turizm gelişimine yönelik bütüncül planlama kararlarının geliştirilmesine olanak sağlayacak bir bölge sağlanması ve ayrıca 11. Kalkınma Planı'ndaki turizm geliri ve turist sayısı hedefi için gerekli 300.000 ilave yatak kapasitesinin %30'unun bölgede oluşturulması amaçlarıyla, 12/02/2020 tarih ve 31037 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan, 11/02/2020 tarih ve 2103 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile de, İzmir Çeşme Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgesi sınırları, yaklaşık 4.000 hektarlık alanın ilave edilmesi suretiyle yeniden belirlenmiş, bunun üzerine görülmekte olan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu'nun dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan haliyle, 3. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde, "Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgeleri"; tarihî ve kültürel değerlerin yoğun olarak yer aldığı ve/veya turizm potansiyelinin yüksek olduğu yöreleri korumak, kullanmak, sektörel kalkınmayı ve plânlı gelişimi sağlamak amacıyla değerlendirmek üzere sınırları Cumhurbaşkanı kararıyla tespit ve ilân edilen bölgeler olarak tanımlanmış; 4. maddesinde, "Kültür ve turizm koruma ve gelişim bölgeleri ve turizm merkezlerinin tespitinde; ülkenin doğal, tarihi, arkeolojik ve sosyo-kültürel turizm değerleri, kış, av ve su sporları ve sağlık turizmi ile mevcut diğer turizm potansiyeli dikkate alınır."; 7. maddesinin birinci fıkrasında, "Bakanlık; kültür ve turizm koruma ve gelişim bölgeleri ve turizm merkezleri içinde her ölçekteki plânları yapmaya, yaptırmaya, re'sen onaylamaya ve tadil etmeye yetkilidir." kurallarına yer verilmiş, 37. maddesinde ise, kültür ve turizm koruma ve gelişim bölgeleri ve turizm merkezlerinin belirlenmesi için çalışma gruplarının oluşturulması, bakanlık ile ilişkileri, görev ve yetkileri ile çalışma şekline ilişkin konuların, Cumhurbaşkanı kararıyla yürürlüğe girecek Yönetmelik ile düzenleneceği belirtilmiştir. Bu kapsamda hazırlanarak 15/05/2004 tarih ve 25463 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgeleri ile Turizm Merkezlerinin Belirlenmesine ve İlanına İlişkin Yönetmeliğin 3. maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendinde, "Komisyon", Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgesi ile Turizm Merkezi Belirleme Komisyonu olarak tanımlanmış; 4. maddesinin üçüncü ve devam eden fıkralarında, "Yatırım ve İşletmeler Genel Müdürlüğü tarafından; belirlenmesi ve ilan edilmesi öngörülen Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgeleri ile Turizm Merkezleri hakkında ilgili kamu kurum ve kuruluşlardan istenilen bilgi ve belgeler, kamu kurum ve kuruluşlarınca öncelikle gönderilir ve görüş yazıları istenilen sürede, süre belirtilmeyen hallerde en geç bir ay içinde cevaplandırılır. Bu süre içinde cevap verilmediği takdirde olumlu görüş verilmiş sayılır. Ancak, sınır iptali ve sınır daraltması işlemlerinde ilgili kamu kurum ve kuruluşlarının görüşleri alınmaz. Yatırım ve İşletmeler Genel Müdürlüğünce; kamu kurum ve kuruluşlarının görüşleri ile birlikte fotoğraf, video kaydı ve benzeri görsel malzeme ile desteklenen ve mahallinde yapılan alan araştırmasına dayanan, bölgenin konumunu, mülkiyet durumunu, fiziksel ve doğal özelliklerini, teknik ve sosyal altyapısını, sosyal, kültürel ve ekonomik özelliklerini, arazi kullanım ve ulaşım sistemleri ile doğal ve çevresel verilerini içeren gerekçeli raporlar hazırlanarak Komisyona gönderilir. Komisyon; ilan edilmesi, iptal edilmesi, sınır daraltılması veya genişletilmesi öngörülen Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgeleri ile Turizm Merkezlerinin mevki ve sınırlarını belirlemekle görevlidir. Komisyon tarafından uygun bulunarak mevki ve sınırları belirlenen Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgeleri ile Turizm Merkezlerine ilişkin komisyon kararı Bakanlık Makamınca onaylanır." düzenlemeleri yer almıştır. Anılan Yönetmeliğin 8. maddesinde ise, "Komisyonun kararı, ilgili kamu kurum ve kuruluşlarının görüşleri ile birlikte mevkii ve sınırları haritalar üzerinde belirlenen Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgeleri ve Turizm Merkezleri ilanına ilişkin öneri, Cumhurbaşkanının onayına sunulmak üzere Bakanlıkça Cumhurbaşkanlığına gönderilir. Cumhurbaşkanı tarafından onaylanan Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgeleri ve Turizm Merkezleri, Resmi Gazetede yayımlanmak suretiyle ilan olunur." düzenlemelerine yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Yukarıda yer verilen mevzuat düzenlemeleri çerçevesinde, Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgesi İlanları; bir planlama kararı ya da plan onama işlemi niteliğinde olmayıp, belirli bir alanın statüsünü değiştiren ve bu bağlamda olası bir planlama ve yatırım sürecine ilişkin idari yetkiler ile izlenmesi gereken prosedürü belirleyen idari işlemlerdir. 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu'nda tanımlanan, Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgelerinin (KTKGB), ne şekilde belirleneceğine ve ilan edileceğine ilişkin usul ve esaslar, 15/05/2004 tarih ve 25463 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgeleri ile Turizm Merkezlerinin Belirlenmesine ve İlanına İlişkin Yönetmelik'te ayrıntıları ile düzenlenmiştir. Anılan Yönetmelik'te, KTKGB'lere ilişkin sınırların, Kültür ve Turizm Bakanlığı Yatırım ve İşletmeler Genel Müdürlüğünce alınan kurum/kuruluş görüşleri ve aynı Genel Müdürlükçe hazırlanan fotoğraf, video kaydı ve benzeri görsel malzeme ile desteklenen ve mahallinde yapılan alan araştırmasına dayanan, bölgenin konumunu, mülkiyet durumunu, fiziksel ve doğal özelliklerini, teknik ve sosyal altyapısını, sosyal, kültürel ve ekonomik özelliklerini, arazi kullanım ve ulaşım sistemleri ile doğal ve çevresel verilerini içeren gerekçeli raporların birlikte değerlendirilmesi suretiyle, anılan Bakanlık bünyesinde kurulan Komisyon tarafından belirleneceği düzenlenmiştir. Belirtilen düzenlemeler ışığında, Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgeleri belirlenmesine ve ilanına ilişkin idari işlemlerin dayanağını, gerekçe raporlarının oluşturduğu açıktır. Dolayısıyla, uyuşmazlıkta, statü değiştiren bir sınır belirlemeden ibaret olan dava konularından İzmir Çeşme KTKGB sınırlarının yeniden belirlenmesine ilişkin işlemin dayanağı olan Gerekçe Raporunun, konuya ilişkin mevzuatta yer alan tanım ve düzenlemelere uygun nitelikte olup olmadığının irdelenmesi gerekmektedir. Danıştay Altıncı Dairesi tarafından mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde hazırlanan raporun sonuç kısmında özetle; - İzmir Çeşme KTKGB'nin, gerek bölgede yer alan her tür koruma alanını da kapsayan son derece geniş bir sınır ve alana yönelik olması, gerekse de, bu alanda her tür turizm türünün planlanacak olması nedenleriyle, ulusal gelir artırıcı ve ekonominin döviz dar boğazını giderici, kalkınmaya yönelik bir yaklaşımın ürünü olduğu, - Dava konusu işlemle kamusal yararın güçlendirilmesi duyarlılığının gösterilmediği, - Alana ilişkin önceki yargı kararlarına riayet edilmediği, şimdiye kadar hiç olmadığı kadar büyük bir kara alanını ve ilk kez olmak üzere yaklaşık 4.900 hektar büyüklüğündeki bir deniz alanını da kapsayan bir sınır belirlendiği, - Çeşme KTKGB'nin sınırlarının kara bölümünde kalan alanın %65'inin, üst ölçekli planlarla yapılaşmaya/kullanmaya/geliştirilmeye kesinlikle açılmaması gereken nitelikteki koruma alanlarından oluştuğu, planlamada kullanılan elek analizi yönteminden, sınır ilanında yararlanılabilecekken yararlanılmadığı, - Davalı Bakanlığın bu denli geniş alanları tümüyle kendi yetki alanına almasının gerekçesinin "bölge bütünlüğünün sağlanarak" işlerin hızlı yürütülmesi ile sınırlı olduğu, var olan Gerekçe Raporunun ciddi gerekçelere dayanmadığı, yetersiz, hiçbir ciddi bilimsel araştırma ve çalışmaya dayanmayan, ilgili kurum ve kuruluş görüşlerini değerlendirmeye almayan, yüzeysel bir belge olduğu, - 16.000 hektarın üzerinde bir alanın tümüyle halka kapatıldığı, - Sınır kararıyla bu alanlardaki ve özellikle kıyı alanlarındaki yetkinin tümüyle tek bir Bakanlığa aktarılmasının rasyonelinin anlaşılamadığı, bu işlemle birlikte, önceden ilan edilen Turizm Merkezleri de birlikte değerlendirildiğinde, Çeşme İlçesinin yaklaşık %65'inin doğrudan Kültür ve Turizm Bakanlığının denetimine bırakıldığı, - Bölgede öngörülen turizm yatırımlarının gerçekleştirilmesi durumunda doğal çevre tahribatının geri dönülemez bir duruma evrileceği, - Alana ilişkin olarak hazırlanan Kapsam Belirleme Raporunda orman, tarım, mera, sulak alanlar ve zeytinlikler ile içme kullanma suyu koruma kuşaklarının koruma alanları olarak belirtilmediğinden, koruma/kullanma dengesinin koruma alanları aleyhine bozulacağı, - Aynı raporda, 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planındaki nüfus kabulünü aşacak şekilde alana yapılacağı belirtilen nüfus atamasının, alanı tehdit edici düzeyde olduğu, mevcut su kaynakları ve altyapının tümüyle yetersiz kalması başta olmak üzere, doğal çevrenin de bu gelişmeden geri döndürülemez bir biçimde olumsuz etkileneceği, - Dava konusu alanın, ilgili mevzuatı çerçevesinde özel olarak korunan Akdeniz Foku başta olmak üzere bir çok canlıya ve ekosisteme ev sahipliği yaptığı, bu nedenle bölgenin doğasının ulusal ve küresel ölçekte korunmasının zorunlu olduğu, - Bölgedeki su kaynaklarının mevcutta dahi yetersiz olduğu, KTKGB ilanının su miktar ve kalitesindeki sorunların artmasına neden olacağı, ters ozmos yöntemiyle su elde edilmesi planlanmakta ise de, bu yöntemin çeşitli çevresel sorunları beraberinde getireceği, ayrıca planlama çalışmalarında KTKGB'nde önerilen golf alanlarının da bu sorunları artıracağı, - Alaçatı Kutlu Aktaş Barajına ilişkin içme kullanma suyu havzasının %75'inden fazlasının ilan edilen sınırlar içinde yer aldığı, özellikle mutlak ve kısa mesafeli koruma alanları gözetilmeden sınır belirlenmesinin de doğru olmadığı, - Çeşme KTKGB'nde, yenilenebilir enerji kaynaklarından olan jeotermal kaynak potansiyelinin, bölgenin kalkınmasına önemli katkı verebileceği, ancak gerçekleştirilecek jeotermal faaliyetlere ilişkin detaylı bilginin bulunmadığı, - İlan edilen sınırlar içerisinde çeşitli derecelerde arkeolojik sit alanlarının bulunduğu, sistematik olarak arkeolojik yüzey araştırması gerçekleştirilen kısımda elde edilen bulguların, bölgenin kalan bölümünün de arkeolojik potansiyelinin oldukça yüksek olduğunu gösterdiği, bu nedenle, söz konusu alan turizm bölgesi olarak belirlenmeden önce, bölgede sistematik arkeolojik yüzey araştırmaları ile kültürel mirasın etkin biçimde belgelenmesi ve korunmasının hayati önem taşıdığı, - Bütün bu değerlendirmeler ışığında, dava konusu sınır kararının, planlama ilkelerine ve kamu yararına uygun olmadığı, yönünde görüş ve tespitlere yer verildiği anlaşılmaktadır. Yukarıda da belirtildiği üzere, dava konularından İzmir Çeşme KTKGB sınırlarının yeniden belirlenmesine ilişkin işlem; bir planlama kararı ya da plan onama işlemi niteliğinde olmayıp, belirli bir alanın statüsünü değiştiren ve bu bağlamda olası bir planlama ve yatırım sürecine ilişkin idari yetkiler ile izlenmesi gereken prosedürü belirleyen idari bir işlem niteliğinde olduğundan; anılan işlemin dayanağı olan Gerekçe Raporunun yetersizliğine ilişkin tespitler dışında, bilirkişi raporunda yer verilen ve planlamanın konusunu oluşturulabilecek hususlara ilişkin görüş ve tespitleri, bu aşamada, değerlendirme olanağı bulunmamaktadır. Dosyanın incelenmesinden; dava konularından İzmir Çeşme KTKGB sınırlarının yeniden belirlenmesine ilişkin işlemin dayanağı olan Gerekçe Raporunda, Türkiye Turizm Stratejisi 2023 ve 11. Kalkınma Planı'ndaki hedeflere ulaşılabilmesi için, Çeşme İlçesinin jeotermal kaynak potansiyelinin dikkate alınarak termal kaynakların kullanılması suretiyle termal kür merkezi, konaklamalı fizik tedavi ve rehabilitasyon merkezi, yaşlı ve engelli merkezi ile üçüncü yaş kapsamında bulunan turistlerin uzun dönemli tatil, dinlenme ve tedavi süreçlerinde kalabilecekleri konut alanlarının yer aldığı karma kullanımlar ile turizm türlerinin entegrasyonunun ve turizmin tüm yıla yayılmasının sağlanması amaçlarıyla, bölgenin öne çıkan özellikleri ve turizm imkanları göz önünde bulundurularak 13/09/2019 tarih ve 30887 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan, 12/09/2019 tarih ve 1532 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile belirlenen İzmir Çeşme KTKGB sınırlarının, Kültür ve Turizm Bakanlığınca bölgede yürütülen, potansiyel alanların turizm amaçlı değerlendirilmesine yönelik etüt ve inceleme çalışmaları kapsamında, söz konusu alanın tamamlayıcısı ve devamı niteliğinde olan bölgenin doğusunda yer alan Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan alanlar ile güneyinde kalan deniz ve kıyı alanlarının KTKGB sınırlarına dahil edilmesi suretiyle genişletilmesi ve değiştirilmesi gerekliliğinin ortaya çıktığı, bu nedenle, bölgede tescil harici ve kamu mülkiyetindeki alanların planlama alanına dahil edilmesi ve çevresindeki destekleyici nitelikte kullanımları da yönlendirebilecek şekilde turizm gelişimine yönelik bütüncül planlama kararlarının geliştirilmesine olanak sağlayacak bir bölge sağlanması ve ayrıca 11. Kalkınma Planı'ndaki turizm geliri ve turist sayısı hedefi için gerekli 300.000 ilave yatak kapasitesinin %30'unun bölgede oluşturulması amaçlarıyla genişletildiği hususlarının belirtildiği anlaşılmaktadır. Dosyada mevcut bilgi ve belgeler çerçevesinde, İzmir Çeşme KTKGB sınırlarının yeniden belirlenmesine ilişkin işlemle 16.000 hektarın üzerinde bir alanı kapsayacak şekilde yeniden belirlenen Çeşme KTKGB sınırları incelendiğinde ise; alanda, 1., 2. ve 3. derece Arkeolojik Sit Alanlarının, Alaçatı Kutlu Aktaş Barajı İçme-Kullanma Suyu Havzasının, Kesin Korunacak Hassas Alanlar, Nitelikli Doğal Koruma Alanları ve Sürdürülebilir Koruma ve Kontrollü Kullanım Alanlarından oluşan Doğal Sit Alanlarının, Akdeniz Foku Yaşam Alanları gibi alanların ve çeşitli ekosistemlerin bulunduğu ve mevzuat düzenlemeleri ile korunan yapılaşma yasağı ya da kısıtlı yapılaşma olanağı bulunan söz konusu alanların bir çoğunun dava konusu işlemle belirlenen sınır üzerinde yer aldığı görülmektedir. Bu durumda, dava konusu 11/02/2020 tarih ve 2103 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının dayanağı olan Gerekçe Raporunda, bölgedeki turizm imkanları ve koruma gereklilikleri ile belirlenen sınır arasındaki bağlantıların kurulmadığı, KTKGB sınırının genişletilmesini gerekli kılan nedenler yeterince ortaya konulamadığı gibi yukarıda belirtilen korunan alanların, KTKGB sınırları içerisinde kalmasının sebeplerinin de açıklanmadığı, turizm türlerinin entegrasyonu ve turizmin tüm yıla yayılmasına yönelik genel stratejinin gerçekleştirilmesine ilişkin yeterli veriye yer verilmediği, Çeşme İlçesindeki jeotermal kaynak potansiyeli ve genişletilen sınırlarda bu potansiyelin nasıl değerlendirilebileceğine ilişkin gerekli veri ve bilgilerin de bulunmadığı, bu haliyle anılan Gerekçe Raporunun Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgeleri ile Turizm Merkezlerinin Belirlenmesine ve İlanına İlişkin Yönetmeliğin 4. maddesindeki düzenlemelere uygun olmadığı anlaşıldığından, deniz alanlarını da kapsayan bu denli büyük bir alanın, gereklilikleri açıklanmadan "bütüncül planlama kararlarının geliştirilmesine olanak sağlanması" soyut ve genel amacıyla, eksik araştırma ile hazırlanan Gerekçe Raporuna dayalı olarak KTKGB sınırlarına dahil edilmesinde hukuka uyarlık görülmemiştir. Bu itibarla; 12.02.2020 tarih ve 31037 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 11/02/2020 tarihli ve 2103 sayılı İzmir Çeşme Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgesi sınırlarının yeniden belirlenmesine ilişkin Cumhurbaşkanı Kararında hukuka uyarlık bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : 1.Dava konusu 12/02/2020 tarih ve 31037 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan, İzmir Çeşme Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgesinin sınırlarının yeniden belirlenmesine ilişkin 11/02/2020 tarih ve 2103 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının İPTALİNE, 2. Yargılamanın önceki aşamasında davaya konu işlemlerden 11/02/2020 tarihli, 2102 sayılı Cumhurbaşkanı kararı yönünden davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına ilişkin verilen kararın, bu kısmının Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu kararı ile onanması suretiyle kesinleşmiş olması hususu da dikkate alınarak, ayrıntısı aşağıda gösterilen ve davacılar tarafından yapılan toplam ...-TL yargılama giderinin haklılık oranına göre ...-TL kısmının davacılar üzerinde bırakılmasına, ...-TL kısmının ise davalılardan alınarak, davacılara verilmesine, 3. Hazine tarafından karşılanan toplam...-TL bilirkişi ücreti ve keşif avansının davalılardan tahsiline, bu hususta ilgili kuruma yazı yazılmasına, 4. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmalı işler için belirlenen...-TL vekâlet ücretinin davalı idarelerden alınarak davacılara verilmesine, 5. Varsa posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra taraflara iadesine, 6. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen otuz (30) gün içinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere, 31/10/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.