TÜRKİYE CUMHUR İYETİ ANAYASA MAHKEMES İ İKİNCİ BÖLÜM KARAR F.A. VE D İĞERLERİ BAŞVURUSU (Başvuru Numaras ı: 2016/1640) Karar Tarihi:11/3/2020 Başvuru Numaras ı: 2016/1640 Karar Tarihi : 11/3/2020 2İKİNCİ BÖLÜM KARAR GİZLİLİK TALEBİ KABUL Başkan : Recep KÖMÜRCÜ Üyeler : Muammer TOPAL M. Emin KUZRıdvan GÜLEÇ Yıldız SEFERİNOĞLU Raportör : Mustafa ARI Başvurucular : 1. F.A. 2. L.A.3. M.A.4. Met.A. Vekili : Av. Adem DEM İR I. BAŞVURUNUN KONUSU 1. Başvuru; zorunlu askerlik hizmeti s ırada meydana gele
TÜRKİYE CUMHUR İYETİ ANAYASA MAHKEMES İ İKİNCİ BÖLÜM KARAR F.A. VE D İĞERLERİ BAŞVURUSU (Başvuru Numaras ı: 2016/1640) Karar Tarihi:11/3/2020 Başvuru Numaras ı: 2016/1640 Karar Tarihi : 11/3/2020 2İKİNCİ BÖLÜM KARAR GİZLİLİK TALEBİ KABUL Başkan : Recep KÖMÜRCÜ Üyeler : Muammer TOPAL M. Emin KUZRıdvan GÜLEÇ Yıldız SEFERİNOĞLU Raportör : Mustafa ARI Başvurucular : 1. F.A. 2. L.A.3. M.A.4. Met.A. Vekili : Av. Adem DEM İR I. BAŞVURUNUN KONUSU 1. Başvuru; zorunlu askerlik hizmeti s ırada meydana gelen ölümden dolay ı aç ılan tam yarg ı davas ında hükmedilen manevi tazminat miktar ının yetersiz olmas ı, maddi tazminat miktar ında ise gerekçesiz bir şekilde indirim yap ılmas ı nedeniyle ya şam hakk ının ihlal edildiği iddialar ına ilişkindir. II. BAŞVURU SÜREC İ 2. Başvuru 26/1/2016 tarihinde yap ılm ıştır. 3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yap ılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmu ştur. 4. Komisyonca ba şvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm taraf ından yap ılmas ına karar verilmi ştir. 5. Bölüm Ba şkan ı taraf ından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yap ılmas ına karar verilmi ştir. 6. Başvuru belgelerinin bir örne ği bilgi için Adalet Bakanl ığına (Bakanl ık) gönderilmi ştir. Bakanl ık görüş bildirmemi ştir. Başvuru Numaras ı: 2016/1640 Karar Tarihi : 11/3/2020 3III. OLAY VE OLGULAR 7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildi ği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: 8.İ.A. başvurucu F.A.n ın oğlu, diğer başvurucular ın ise karde şidir. 9.İ.A. 18/11/2009 tarihinde kar ın ağrısı şikâyetiyle Ba şakşehir Devlet Hastanesine müracaat etmi ş, "akut apandisit" ön tan ısı ile ameliyata al ınm ış ve yap ılan ameliyat ın ard ından 20/11/2009 tarihinde taburcu edilmi ştir. İ.A.ya bir hafta sonra kontrole gelmesi tavsiye edilmi ştir. 10.İ.A.dan ç ıkar ılan apandisit üzerinde yapt ırılan patolojik inceleme sonucu tanzi m edilen 9/12/2009 tarihli raporda, parçada tümör bulundu ğu ve bunun da vücuda yay ıldığı tespit edilmi ştir. Ancak Ba şakşehir Devlet Hastanesi taraf ından İ.A.ya herhangi bir bilgilendirme yap ılmad ığı gibi İ.A.n ın da kontrole gitti ği sağlık dosyas ından tespit edilememi ştir. 11.İ.A. askere kat ılmak üzere son yoklamas ını yapt ırm ış ve sağlık durumunun "AA- A grubu ar ızal ı" olduğu belirtilmi ş, 7/9/2009 tarihinde askerli ğe elverişli olduğuna dair rapor verilerek sevk belgesi düzenlenmi ştir. 12.İ.A. 16/9/2010 tarihinde Bilecik Jandarma Er E ğitim Tugay Komutanl ığında vatani görevini ifa etmeye ba şlam ıştır. 13. 29/9/2010 tarihinde rahats ızlanan İ.A., birlik revirinde miyalji ve tinea versicolor teşhisleri ile tedavi görmü ş ve kendisine ilaç reçete edilmi ştir. 6/10/2010 tarihinde yine birlik revirinde üriner enfeksiyon teşhisi ile tedavi gördükten sonra kendisine antibiyotik ve ağrı kesiciden olu şan bir serum verilmi ştir. 14. Kar ın ağrısı şikâyetini dile getiren İ.A. temaruzda bulundu ğu gerekçesiyle revire çıkar ılmam ış, hastaneye sevki sa ğlanmam ıştır. Tan ık anlat ımlar ına göre üstleri İ.A.n ın eğitimden kaçma dü şüncesiyle hareket etti ğini, buna gerekçe olarak da rahats ızlığını ileri sürdüğünü düşünerek eğitime kat ılmak istemeyen, revire veya hastaneye sevkini talep ede n İ.A.n ın özellikle kar ın bölgesine tekme ve yumrukla vurmak suretiyle İ.A.y ı darbetmi şlerdir. 15.İ.A.n ın 31/10/2010 tarihinde rahats ızlanarak bay ılmas ının ard ından revire kald ırılm ış, revirde tahta kar ın bulgusu nun tespiti üzerine önce Bilecik Devlet Hastanesine, sonra Eski şehir Asker Hastanesine, oradan da Osmangazi T ıp Fakültesi Hastanesine (T ıp Fakültesi Hastanesi) götürülmü ş ve acil olarak ameliyata al ınm ıştır. Kendisine gastrointestinal stromal tümör (GİST) teşhisi konulan İ.A., 12/11/2010 tarihine Ankara Gülhane Askeri T ıp Akademisine (GATA) sevk edilmi ş ve tedavisine burada devam edilmiştir. 16. 25/11/2010 tarihinde alt ı ay hava de ğişimi ve kemoterapi raporu ile GATA'da n taburcu edilen İ.A. hava de ğişiminde iken rahats ızlanm ış, bunun üzerine Gaziantep Üniversitesi Şahinbey Ara ştırmal ı Uygulama Hastanesine kald ırılm ış, ard ından 16/12/2010 tarihinde hayat ını kaybetmi ştir. Başvuru Numaras ı: 2016/1640 Karar Tarihi : 11/3/2020 4A. Olayla İlgili Tam Yarg ı Davas ı Süreci 17. İ.A.n ın annesi ba şvurucu F.A. ile babas ı Met.A.n ın vekili taraf ından Ankara 16. Asliye Hukuk Mahkemesinde (Asliye Hukuk Mahkemesi) Jandarma Genel Komutanl ığı (İdare) aleyhine maddi ve manevi tazminat davas ı aç ılm ıştır. 18. Asliye Hukuk Mahkemesinin 16/10/2012 tarihinde görevsizlik karar ı vermesi üzerine ayn ı taleplerle bu defa Askerî Yüksek İdare Mahkemesi (AY İM) İkinci Dairesind e tam yarg ı davas ı aç ılm ıştır. 19. An ılan davada ba şvurucu F.A. ve M.A.n ın mirasç ılar ı s ıfat ıyla diğer başvurucular, hakk ında " Askerliğe elverişlidir" raporu verilen İ.A.ya askerlik görevinin ifas ı sıras ında baz ı rütbeli personel taraf ından kötü muamelede bulunuldu ğunu, rahats ızlığına rağmen revire ç ıkar ılmad ığını, teşhis ve tedavide gecikildi ğini, bu şekilde İ.A.n ın ölümüne neden olundu ğunu belirterek idareden maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmu şlard ır. 20. AYİM İkinci Dairesi (Mahkeme) taraf ından ölümün meydana gelmesinde idari mercilerin ve sa ğlık hizmeti veren birimlerin kusurlar ının bulunup bulunmad ığının, rahats ızlığın oluşum ve ilerlemesinde nelerin etkili oldu ğunun tespiti aç ısından bilirkişi incelemesi yapt ırılm ıştır. 21. Gazi Üniversitesi T ıp Fakültesi Gastroentroloji Ana Bilim Dal ında görevli öğretim üyelerinden olu şan bilirki şiler taraf ından düzenlenen 23/6/2014 tarihli bilirkişi raporunda özetle şu tespitlere yer verilmi ştir: i. GİST bünyesel bir hastal ık olup hastal ığın başlamas ında ve ortaya ç ıkmas ında askerliğin bir etkisi yoktur. ii. Apandisit ameliyat ının yap ıldığı 2009 y ılında da hastal ık muhtemelen mevcuttur ve ameliyat ın as ıl sebebi ayn ı tümör olabilir. Ameliyat sonras ı çıkar ılan parçan ın patolojik incelemesi yap ılmad ığından hastal ığın tan ısı konulamam ış ve dolay ısıyla gerekli ve do ğru tedavi uygulanmas ındaki gecikme bu tarihte ba şlam ıştır. iii. Bu tür küçük tümörler askerli ğe alma s ıras ındaki fiziki muayenede saptanamayabilir. iv. Alt ı saatten uzun süren kar ın ağrısı şikâyetlerinde hastalar ın hayat ı tehdit eden akut bat ın hastal ıklar ı riski nedeniyle tetkik ve tedavilerinin yap ılabileceği hastanelere sevki gerekir. Ancak İ.A.n ın en az yirmi gün süren kar ın ağrılar ına rağmen yap ılmas ı gerekenler ve hastaneye sevki yap ılmam ıştır. v.İ.A.n ın hastaneye sevk edilmesindeki gecikmeler ve karn ına ald ığı darbeler hastan ın klinik tablosunun kötüle şmesine ve olumsuz şartlarda ameliyata girmek zorunda kalmas ına neden olmu ştur. vi. 31/10/2010 tarihinde hastaneye yap ılan sevkin ard ından gerekli tetkik ve tedaviler uygun bir şekilde yap ılm ıştır. Başvuru Numaras ı: 2016/1640 Karar Tarihi : 11/3/2020 522. Mahkeme ayr ı bir bilirki şi incelemesiyle de ba şvurucular ın, ölüm olay ından kaynaklanan maddi tazminat hak edi şlerini hesaplatt ırm ıştır. 12/1/2015 tarihli bu bilirki şi raporunda; İ.A.n ın %60 bünyesel zay ıflığı dikkate al ınarak ilk ba şvurucunun 38.054 TL, diğer başvurucular ın her birinin ise 340 TL maddi tazminat hak edi şlerinin bulundu ğu belirtilmiştir. 23. An ılan bilirki şi raporlar ına başvurucular vekili taraf ından itiraz edilmi ş ise de Mahkeme raporlar ın ilmi verilere, yerle şmiş içtihatlara ve Mahkeme taraf ından kabul edilen kıstaslara uygun oldu ğunu belirterek raporlar do ğrultusunda uygulama yap ılmas ına kara r vermiştir. 24. Yap ılan yarg ılama neticesinde Mahkeme 11/3/2015 tarihli karar ıyla tüm kusu r durumlar ı dikkate al ınarak başvurucu F.A.ya 38.054 TL maddi, 6.000 TL manevi tazminat ödenmesine, di ğer başvurucular ın her birine 340 TL maddi, 2.000 TL manevi tazminat ödenmesine karar vermi ştir. 25. Mahkeme 11/3/2015 tarihli karar ında; i.İ.A.n ın ölümüne görevli personelin de ğişik zamanlarda küfür ve hakaret etmesinin, müessir fiilde bulunmas ının dolayl ı olarak etkisinin bulundu ğu, ii. Sağlık hizmeti veren idari birimlerin te şhis ve tedavide gecikme ve ihmallerinin oldu ğu, iii. Ölüm olay ının meydana gelmesinde idarenin an ılan hizmet kusuru yan ında İ.A.n ın bünyesel zay ıflığının da etkisi bulundu ğu gerekçelerine dayanm ıştır. 26. An ılan karara kar şı karar düzeltme yoluna ba şvurulmuştur. 27. Karar düzeltme talebini inceleyen Mahkeme 11/11/2015 tarihli karar ıyla 11/3/2015 tarihli karar ın vekâlet hükmüne ili şkin k ısm ını kald ırarak yeniden hüküm kurmu ş, maddi ve manevi tazminata ili şkin hüküm k ısımlar ının ise aynen uygulanmas ına karar vermiştir. 28. An ılan nihai karar 29/12/2015 tarihinde tebli ğ edilmiştir. 29. Başvurucular 26/1/2016 tarihinde bireysel ba şvuruda bulunmu şlard ır. B. Olayla İlgili Olarak Yürütülen Ceza Soru şturmas ı Süreci 30. Başvurucular, İ.A.n ın askerlik süresi boyunca kötü muameleye maruz kald ığı, hastal ığına rağmen revire ç ıkar ılmad ığı, hastaneye sevkinin sa ğlanmad ığı, gecikme ve ihmaller neticesinde de İ.A.n ın hayat ını kaybettiği iddialar ı ile ilgili olarak 6/4/2011 tarihli dilekçe ile idareye ba şvurmuş; yap ılan idari tahkikat ın ard ından sorumlular hakk ında soruşturma emri verilmesi üzerine Hava Kuvvetleri Komutanl ığı Muharip Hava Kuvveti ve Hava Füze Savunma Komutanl ığı Askerî Savc ılığı (Askerî Savc ılık) taraf ından soru şturma başlatılm ıştır. Başvuru Numaras ı: 2016/1640 Karar Tarihi : 11/3/2020 631. Yürütülen soru şturma neticesinde Askerî Savc ılık iddianame ile sorumlular ın işkence suçundan cezaland ırılmalar ı talebiyle Muharip Hava Kuvveti ve Hava Füze Savunm a Komutanl ığı Askerî Mahkemesinde (Askerî Mahkeme) kamu davas ı açm ıştır. 32. 5/11/2014 tarihli iddianamede şüpheliler J.Ba ş Çvş. B.B., J.Kd.Çv ş.İ.Ç., J.Kd. Çvş. M.T., Uzm.J.V. Kad.Çv ş. Y.K., Uzm.J.III. Kad.Çv ş. B.Ü., Uzm.J.II. Kad.Çv ş. H.T.nin müteveffaya kar şı gerçekleştirmiş olduklar ı yerde sürünme cezas ı verme, hakaret, vurma gibi eylemlerinin müteveffan ın ruhsal ve bedensel olarak ac ı çekmesine sebep oldu ğu belirtilmiştir. İddianamede ayr ıca insan onuruyla ba ğdaşmayan an ılan eylemlerin toplu e ğitim faaliyetleri s ıras ında gerçekle ştirilmesi sebebiyle müteveffan ın aşağılanmas ına neden oldu ğu, şüphelilerin belli bir süreç içinde sistematik olarak eylemlerine devam ettikleri, şüpheli J.Üstğm.V.K.n ın ise diğer şüphelilerin gerçekle ştirdikleri sistematik eylemlere müdahalede bulunmayarak i şkence suçuna ihmali davran ışla kat ıldığının tan ık ifadeleri, idari tahkikat raporu, doktor raporlar ı ile sübuta erdi ği değerlendirilmi ştir. 33. Askerî Mahkeme, i şkence suçunun askerî bir suç olmad ığı gibi askerî suça ba ğlı bir suç da olmad ığı, dolay ısıyla bu suçtan yarg ılama yapma görevinin askerî mahkemelerin görev alan ına girmedi ği gerekçesiyle 29/12/2014 tarihinde görevsizlik karar ı vermiştir. 34. An ılan görevsizlik karar ı Askerî Yarg ıtay 3. Dairesinin 2/6/2015 tarihli karar ıyla bozularak dosya yeniden Askerî Mahkemeye gönderilmi ştir. 35. Askerî Mahkemenin 17/11/2016 tarihinde söz konusu davan ın adli yarg ının görev alan ında girdi ği gerekçesiyle yeniden görevsizlik karar ı vererek adli yarg ıya gönderdiği dosya Bilecik A ğır Ceza Mahkemesinin (A ğır Ceza Mahkemesi) E.2017/450 sıras ına kaydedilmi ştir. 36. Ağır Ceza Mahkemesi 24/10/2019 tarihli celsede bir sonraki duru şman ın 4/2/2020 tarihine b ırak ılmas ına karar vermi ş olup yarg ılama henüz neticelendirilmemi ştir. IV.İLGİLİ HUKUK 37.İlgili hukuk için bkz. Bağı Akay ve di ğerleri , B. No: 2014/5101, 22/6/2017, 26-37. 38. Yarg ıtay Hukuk Genel Kurulunun 23/6/2004 tarihli ve E.2004/13-291, K.2004/370 say ılı karar ının manevi tazminata ili şkin k ısm ı şöyledir: ...Manevi tazminat, geli şmiş ülkelerde art ık eski kal ıplar ından ç ıkar ılarak cayd ırıcılık unsuruna da a ğırlık verilmektedir. Geli şen hukukta bu yakla şım, kişilerin bedenine v e ruhuna kar şı yöneltilen haks ız eylemlerde veya taksirli davran ışlarda tatmin duygus u yan ında cayd ırıcılık uyand ıran oranlarda manevi tazminat takdir edilmesi gere ğini ortaya koymakta; ki şi haklar ının her şeyin önünde geldi ğini önemle vurgulamaktad ır. Bu ilkeler gözetildiğinde; aslolan insan ya şam ıdır ve bu ya şam ın yitirilmesinin yak ınlar ında açt ığı derin ızdırab ı hiçbir de ğerin telafi etmesi olanakl ı değildir. Burada amaçlanan sadece bi r nebze olsun rahatlama duygusu vermek; öte yandan da zarar veren yan ı da dikkat ve özen göstermek konusunda etkileyecek bir yapt ırımla, cayd ırıcı olabilmektir... Başvuru Numaras ı: 2016/1640 Karar Tarihi : 11/3/2020 7V.İNCELEME VE GEREKÇE 39. Mahkemenin 11/3/2020 tarihinde yapm ış olduğu toplant ıda başvuru incelenip gereği düşünüldü: A. Kötü Muamele Yasa ğının İhlal Edildi ğine İlişkin İddia 1. Başvurucular ın İddialar ı 40. Başvurucular; yak ınlar ı İ.A.n ın askerî e ğitim ve spor s ıras ında kar ın ağrısı çekmesine ra ğmen baz ı rütbeli personelin İ.A.n ın eğitimden kaçmak istedi ğini düşünerek ona onur k ırıcı sözler söyledi ğini, yerde sürünme cezas ı verdiğini, kar ın bölgesine yumrukla, tekmeyle vurmak suretiyle kötü muamelede bulundu ğunu, tüm bunlar neticesinde sorumlular hakk ında işkence suçundan iddianame düzenlenmi ş ise de duyduklar ı ac ı ve üzüntüyü k ısmen de olsa kar şılayacak manevi tazminat ın makul bir seviyede belirlenmedi ğini ileri sürmüşlerdir. 2. Değerlendirme 41. Başvuru formu ve ekindeki belgelerden kötü muamele iddialar ının İ.A. hayatta iken İ.A.n ın kendisi veya ba şvurucular taraf ından yetkili makamlara bildirildi ği hususundaki belirsizlik de dikkate al ınarak an ılan iddialar ın Anayasa n ın 17. maddesi kapsam ında incelenmesi gerekti ği değerlendirilmi ştir. Bu maddeyle herkesin maddi ve manevi varl ığını koruma ve geli ştirme hakk ı güvence alt ına al ınm ıştır. Maddenin üçüncü f ıkras ında kimseye işkence ve eziyet yap ılamayaca ğı, kimsenin insan haysiyetiyle ba ğdaşmayan bir cezaya veya muameleye tabi tutulamayaca ğı düzenlenmi ştir. An ılan f ıkrayla özel olarak insan onurunun korunmas ı amaçlanm ıştır (Cezmi Demir ve di ğerleri , B. No: 2013/293, 17/7/2014, 80). 42. Bir muamelenin Anayasa n ın 17. maddesinin üçüncü f ıkras ı kapsam ında değerlendirilebilmesi için asgari bir a ğırlık derecesine ula şmış olmas ı gerekir. Ba şvurucular ın ileri sürdü ğü eylemlerin meydana getirdi ği fiziksel ve ruhsal etkiler, süresi ve yo ğunluk derecesi gibi unsurlar birlikte de ğerlendirildi ğinde eylemlerin askerlik mesle ğinin doğasından kaynaklanan zorluklardan ve bu zorluklara al ıştırmaktan öte oldu ğu anlaşılm ış ve bu iddialar ın Anayasa n ın 17. maddesinin üçüncü f ıkras ı kapsam ında değerlendirilmesi gerekti ği sonucuna ula şılm ıştır (Ümit Ömür Salar , B. No: 2014/187, 23/3/2017, 50; Bayram Tu ğrul Yıldırım ve Hasan Y ıldırım; B. No: 2014/5280, 24/5/2018, 77). 43. Bireysel ba şvuru yolunun ikincil niteli ği gereği Anayasa Mahkemesine başvuruda bulunulabilmesi için öncelikle ola ğan kanun yollar ının tüketilmesi zorunludur. Başvurucular ın bireysel ba şvuru konusu şikâyetlerini öncelikle ve süresinde yetkili idari ve yarg ısal mercilere usulüne uygun olarak iletmesi, bu konuda sahip olduklar ı bilgi ve delilleri zaman ında bu makamlara sunmas ı, bu süreçte dava ve ba şvurular ını takip etmek için gerekli özeni göstermi ş olmalar ı gerekir (İsmail Buğra İşlek, B. No: 2013/1177, 26/3/2013, 17). 44. Bireyin bir devlet görevlisi taraf ından hukuka ayk ırı olarak ve Anayasa'n ın 17. maddesini ihlal eder biçimde bir muameleye tabi tutuldu ğuna ilişkin savunulabilir bir iddias ının bulunmas ı hâlinde Anayasa'n ın 17. maddesi -"Devletin temel amaç ve görevleri " kenar ba şlıklı 5. maddedeki genel yükümlülükle birlikte yorumland ığında- etkili bir soruşturman ın yap ılmas ını gerektirmektedir. Bu soru şturma, sorumlular ın belirlenmesini ve cezaland ırılmas ını sağlamaya elveri şli olmal ıdır (Tahir Canan , B. No: 2012/969, 18/9/2013 25). Başvuru Numaras ı: 2016/1640 Karar Tarihi : 11/3/2020 845. Usul yükümlülü ğünün bir olayda gerektirdi ği soruşturma türünün bireyin maddi ve manevi varl ığını koruma hakk ının esas ına ilişkin yükümlülüklerin cezai bir yapt ırım gerektirip gerektirmedi ğine bağlı olarak tespiti gerekmektedir. Kasten ya da sald ırı veya kötü muameleler sonucu meydana gelen ölüm ve yaralama olaylar ına ilişkin davalarda Anayasa'n ın 17. maddesi gere ğince devletin ölümcül ya da yaralamal ı sald ırı durumund a sorumlular ın tespitine ve cezaland ırılmalar ına imkân verebilecek nitelikte cezai soru şturmalar yürütme yükümlülü ğü bulunmaktad ır. Bu tür olaylarda, yürütülen idari ve hukuki soruşturmalar ve davalar sonucunda sadece tazminat ödenmesi kötü muamele yasa ğının ihlalini gidermek ve ma ğdur s ıfat ını ortadan kald ırmak için yeterli de ğildir ( Serpil Kerimo ğlu ve diğerleri , B. No: 2012/752, 17/9/2013, 55). 46. Başvurucular ın şikâyetleri aç ısından maddi olay ın ortaya ç ıkar ılmas ı, olayda sorumlulu ğu bulunanlar ın tespiti ve cezaland ırılmas ı şeklinde makul bir ba şarı şans ı sunabilecek ve bir çözüm sa ğlayabilecek nitelikte olan yolun, etkili bir ceza soru şturmas ı yürütülmesi oldu ğu anlaşılmaktad ır (Zeki Güngör , B. No: 2013/8491, 31/3/2016, 40). 47. Devletin etkili soru şturma yükümlülü ğü kapsam ında işkence veya kötü muamele olduğunu gösteren yeterli, kesin belirtiler mevcut oldu ğunda müdahale üçüncü ki şilerden gelmiş olsa ve şikâyet ya da ihbar yap ılmasa bile resen soru şturma aç ılmas ının sağlanmas ı gerektiği aç ıktır (Tahir Canan , 25). Bununla birlikte devletin sahip oldu ğu resen soruşturma yükümünü yerine getirmemesi, bireysel ba şvuru yolunun ikincil niteli ği gereği başvurucular ın sahip oldu ğu iddialar ını idari ve yarg ısal mercilere usulüne uygun olarak iletme yükümlülü ğünü ortadan kald ırmamaktad ır (Zeki Güngör , 42). 48. Zorunlu askerlik hizmetini ifa eden İ.A.n ın darbedilmek, hakarete u ğramak ve sürünme cezas ı gibi cezalarla cezaland ırılmak suretiyle fiziksel ve psikolojik şiddete maru z kald ığı iddialar ı karşısında maddi olay ın ayd ınlat ılmas ı ve olas ı cezai sorumlulu ğun belirlenmesi konusunda etkili yolun ceza soru şturmas ı olduğu değerlendirilmektedir ( Zeki Güngör , 44; Ömer Akta ş, B. No: 2014/14915, 21/9/2016, 39; N.T.U. ve N.T. , B. No: 2014/4372, 19/12/2017, 28). 49. Somut olayda kötü muamele iddialar ı üzerine Askerî Savc ılık taraf ından soruşturma başlatılıp sorumlular ın işkence suçundan cezaland ırılmalar ı talebiyle kamu davas ı açıldığı ve yarg ılaman ın Ağır Ceza Mahkemesinde devam etti ği anlaşılm ıştır. Bu nedenle kötü muamele iddialar ının -bireysel ba şvuru yolunun ikincil niteli ği gereği- bu aşamada Anayasa Mahkemesi taraf ından incelenmesinin mümkün olmad ığı değerlendirilmi ştir. 50. Neticede ba şvurucular ın hukuk sisteminde mevcut yarg ısal yollar ı tüketmeksizin bireysel ba şvuruda bulundu ğu anlaşılmaktad ır. 51. Aç ıklanan gerekçelerle ba şvurunun bu k ısm ının, diğer kabul edilebilirlik koşullar ı yönünden incelenmeksizin başvuru yollar ının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez oldu ğuna karar verilmesi gerekir. B. Yaşam Hakk ının İhlal Edildi ğine İlişkin İddia 1. Başvurucular ın İddialar ı 52. Başvurucular; yak ınlar ı olan İ.A.n ın askere al ınmadan önce tam ve yeterli bir biçimde sa ğlık kontrolünden geçirilmeden hakk ında "Askerli ğe elverişlidir" raporu Başvuru Numaras ı: 2016/1640 Karar Tarihi : 11/3/2020 9verildiğini, hastal ığına rağmen revire ç ıkar ılmad ığı gibi hastaneye sevkinin de sağlanmad ığını, bu şekilde teşhis ve tedavide gecikme ve ihmal gösterildi ğini belirtmi şlerdir. Ayr ıca başvurucular, gerçekle şen ölüm olay ı üzerine açt ıklar ı tam yarg ı davas ında somut veri ve belge olmaks ızın İ.A.n ın bünyesel zay ıflığı gerekçe gösterilerek maddi tazminat miktar ında %60 oran ında indirim yap ılmas ının bilimsel bir dayana ğının bulunmad ığını, hükmedilen manevi tazminat miktar ının yetersiz oldu ğunu ve AY İM karar ına karşı karar düzeltme talebini inceleyen heyetin ilk heyetle ayn ı olmas ının hukuka ayk ırı olduğunu belirterek hukuki güvenlik ilkesinin ve gerekçeli karar hakk ı bağlam ında adil yarg ılanma hakk ının ihlal edildi ğini ileri sürmü şlerdir. Ba şvurucular an ılan ihlallerin sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ı amac ıyla yeniden yarg ılama karar ı verilmesini, hak ihlali nedeniyle de kendilerine ayr ı ayr ı 15.000 TL tazminata hükmedilmesini ve kimliklerinin kamuya aç ık belgelerde gizli tutulmas ını talep etmi şlerdir. 2. Değerlendirme 53. Anayasa n ın Kişinin dokunulmazl ığı, maddî ve manevî varl ığı kenar başlıklı 17. maddesinin birinci f ıkras ı şöyledir: " Herkes, ya şama, maddî ve manevî varl ığını koruma ve geli ştirme hakk ına sahiptir." 54. Anayasa'n ın Devletin temel amaç ve görevleri kenar ba şlıklı 5. maddesinin ilgili k ısm ı şöyledir: Devletin temel amaç ve görevleri, Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak, ki şilerin ve toplumun refah, huzur ve mutlulu ğunu sağlamak; ki şinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle ba ğdaşmayacak surette s ınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kald ırmaya, insan ın maddî ve manevî varl ığının gelişmesi için gerekli şartlar ı haz ırlamaya çal ışmakt ır. 55. Anayasa Mahkemesi, olaylar ın başvurucu taraf ından yap ılan hukuki nitelendirmesi ile ba ğlı olmay ıp olay ve olgular ın hukuki tavsifini kendisi takdir eder ( Tahir Canan , 16). Ba şvurucular İ.A.n ın yaşam ının yetkili makamlarca korunamad ığı, olay nedeniyle aç ılan tazminat davas ında bilimsel verilere dayanmayan bilirki şi raporuna göre karar verildi ği ve hükmedilen tazminat miktar ının yetersiz oldu ğu yönündeki iddialar ını adil yarg ılanma hakk ı bağlam ında ileri sürmü ş iseler de söz konusu iddialar ın bir bütün olarak yaşam hakk ının pozitif yükümlülükleri kapsam ında, yaşam ı koruma yükümlülü ğü ve etkili soruşturma yükümlülü ğü bağlam ında ve birlikte incelenmesi gerekti ği değerlendirilmi ştir. a. Kabul Edilebilirlik Yönünden 56. 30/3/2011 tarihli ve 6216 say ılı Anayasa Mahkemesinin Kurulu şu ve Yarg ılama Usulleri Hakk ında Kanun un 46. maddesinin (1) numaral ı fıkras ında; ancak ihlale yol açt ığı ileri sürülen i şlem, eylem ya da ihmal nedeniyle güncel ve ki şisel bir hakk ı doğrudan etkilenenlerin bireysel ba şvuru hakk ına sahip olduklar ı kurala ba ğlanm ıştır. Yaşam hakk ının doğal niteliği gereği bu hakka yönelik bir ba şvuru ancak ölen ki şinin mağdur olan yak ınlar ı taraf ından yap ılabilecektir ( Serpil Kerimo ğlu ve diğerleri , 41). Somut olayda ilk ba şvurucu İ.A.n ın annesi, di ğer başvurucular ise karde şleridir. Bu nedenle ba şvuruda, ba şvuru ehliyeti açısından bir eksiklik bulunmamaktad ır. Başvuru Numaras ı: 2016/1640 Karar Tarihi : 11/3/2020 1057. Aç ıkça dayanaktan yoksun olmad ığı ve kabul edilemezli ğine karar verilmesini gerektirecek ba şka bir neden de bulunmad ığı anlaşılan yaşama hakk ının ihlal edildi ğine ilişkin iddian ın kabul edilebilir oldu ğuna karar verilmesi gerekir. b. Esas Yönünden i. Genel İlkeler 58. Anayasa'n ın 17. maddesinde düzenlenen ya şam hakk ı, Anayasa'n ın 5. maddesiyle birlikte de ğerlendirildi ğinde devlete pozitif ve negatif ödevler yükler. Devletin negatif bir yükümlülük olarak yetki alan ında bulunan hiçbir bireyin ya şam ına kas ıtlı ve hukuka ayk ırı olarak son vermeme, bunun yan ı sıra pozitif bir yükümlülük olarak yine yetki alan ında bulunan tüm bireylerin ya şam hakk ını gerek kamusal makamlar ın gerek di ğer bireylerin gerekse ki şinin kendisinin eylemlerinden kaynaklanabilecek risklere kar şı koruma yükümlülü ğü bulunmaktad ır (Serpil Kerimo ğlu ve diğerleri , 50, 51). 59. Pozitif yükümlülükler kapsam ında devletin yetki alan ında bulunan tüm bireylerin ya şam hakk ını kamu görevlilerinin, di ğer bireylerin ve hatta ki şinin kendi eylemlerinden kaynaklanabilecek risklere kar şı koruma ödevi vard ır. Devlet, öncelikle ya şam hakk ına yönelen tehdit ve risklere kar şı cayd ırıcı ve koruyucu yasal düzenlemeler yapmal ı; bununla da yetinmeyerek gerekli idari tedbirleri almal ıdır. Bu ödev ayr ıca bireyin ya şam ını her türlü tehlike, tehdit ve şiddetten koruma yükümlülü ğünü de içerir ( Serpil Kerimo ğlu ve diğerleri , 51). 60. Anayasa'n ın 17. maddesinde güvence alt ına al ınan yaşam hakk ı bağlam ında mağdur s ıfat ının ortadan kalk ıp kalkmad ığının tespiti aç ısından kasten ya da sald ırı veya kötü muameleler sonucu meydana gelen ölüm olaylar ı ile ihmal sonucu meydana gelen ölüm olaylar ı aras ında bir ayr ım yapmak gerekir ( Mehmet Aydo ğan ve Nufer Aydo ğan, B. No: 2013/3775, 14/4/2016, 55). Kasten ya da sald ırı veya kötü muameleler sonucu meydana gelen ölüm ya da yaralanma olaylar ına ilişkin davalarda yürütülen idari ve hukuki soruşturmalar ve davalar sonucunda sadece tazminat ödenmesinin ihlalini gidermek ve mağdur s ıfat ını ortadan kald ırmak için yeterli olmad ığı yukar ıda ifade edilmi şti (Serpil Kerimoğlu ve diğerleri , 55). 61. Ancak ihmal nedeniyle meydana gelen ölüm olaylar ına ilişkin davalar aç ısından farkl ı bir yakla şımın benimsenmesi gerekir. Buna göre ya şam hakk ının veya fiziksel bütünlüğün ihlaline kasten sebebiyet verilmemi ş ise etkili bir yarg ısal sistem kurma yönündeki pozitif yükümlülük, her olayda mutlaka ceza davas ı aç ılmas ını gerektirmez. Mağdurlara hukuki, idari ve hatta disiplinle ilgili hukuk yollar ının aç ık olmas ı yeterli olabili r (Serpil Kerimo ğlu ve diğerleri , 59; Nail Artuç , B. No: 2013/2839, 3/4/2014, 37). 62. Yaşam hakk ı kapsam ındaki pozitif yükümlülüklere göre devletin, ya şam ı tehlikeye girebilecek olan ki şilerin yaşam ını korumak için yeterli yasal ve idari bir çerçeve oluşturmas ı gerekmektedir. Bu yükümlülük askerlik hizmetini yerine getiren ki şilerin yaşam ve sağlıklar ının korunmas ı için de geçerlidir. 63. Yaşam hakk ı kapsam ındaki pozitif yükümlülükler askere al ım işlemleri sıras ında kişilerin uygun denetimlerden geçirilmesini gerekli k ılar (Sad ık Koçak ve di ğerleri , B. No: 2013/841, 23/1/2014, 76). Bu yükümlülükler ayr ıca askerlik hizmetini yerine getiren kişilerin yaşam ının korunmas ı için gerekli olan t ıbbi bak ımın sağlanmas ını gerektirir. Başvuru Numaras ı: 2016/1640 Karar Tarihi : 11/3/2020 1164. Devletin sorumlulu ğunu gerektirebilecek şartlar alt ında gerçekle şen ölü m olaylar ında Anayasa n ın 17. maddesi devlete ya şam hakk ını korumak için olu şturulan yasal ve idari çerçevenin gere ği gibi uygulanmas ını, bu hakka yönelik ihlallerin durdurulup cezaland ırılmas ını sağlayacak etkili idari ve yarg ısal tedbirleri alma görevi yüklemektedir. Bu yükümlülük -kamusal olsun veya olmas ın- yaşam hakk ının tehlikeye girebilece ği her türlü faaliyet bak ımından geçerlidir ( Serpil Kerimo ğlu ve diğerleri , 52). 65. Anayasa Mahkemesi için bu noktada önemli olan husus, yürürlükteki yarg ısal sistemin ihmale yönelik davran ışlar ve t ıbbi hatalar nedeniyle maddi ve manevi varl ığa yap ılan eylemlerden do ğan sorumlulu ğu hiçbir durumda belirsizlik içinde b ırakmamas ıdır. Bu, toplumun güvenini korumak ve hukuk devletinin benimsenmesini sa ğlamak amac ıyla gereklidir. Anayasa Mahkemesinin bu noktadaki görevi -ihlallerin önlenmesinde oynamas ı gereken rolün zay ıflat ılmamas ı için- derece mahkemelerinin Anayasa'n ın 17. maddesi ile öngörülen dikkatli ve özenli inceleme şart ını ne ölçüde yerine getirdi ğini incelemektir ( Aysun Okumuş ve Aytekin Okumu ş, B. No: 2013/4086, 20/4/2016, 72; Perihan Uçar ve di ğerleri , B. No: 2013/5860, 1/12/2015, 57; Hilmi Düzgüner, B. No: 2014/9690, 11/5/2017, 51). 66. Öte yandan ya şam hakk ına yönelik güvencelerin ihlali sebebiyle olu şan maddi ve manevi zararlar ın giderilmesi hem cayd ırıcılığın sağlanmas ı hem de maruz kal ınan ızdırab ın hafifletilmesi için gereklidir. 67. Yaşam hakk ının ihlal edildi ği iddias ının ileri sürüldü ğü tazminat ve tam yarg ı davalar ında derece mahkemelerinin Anayasa n ın 17. maddesinin gerektirdi ği özende bir inceleme yapma yükümlülü ğü bulunmaktad ır. Bununla birlikte söz konusu özen yükümlülü ğü, yaşam hakk ı ile ilgili her davada mutlaka ma ğdurlar lehine bir sonuca var ılmas ını garanti alt ına almamaktad ır (Aysun Okumu ş ve Aytekin Okumu ş, 73). ii. İlkelerin Olaya Uygulanmas ı 68. Somut olayda ya şam hakk ının korunmas ı için olu şturulan yasal çerçevenin yetersiz oldu ğu şeklinde bir iddia ileri sürülmedi ği gibi Anayasa Mahkemesi taraf ından bu konuda resen gözetilmesi ve incelenmesi gereken bir hususun da bulunmad ığı anlaşılm ıştır. 69. Askerli ğe elverişli kişilerin askere kabulü ve kabul edilen ki şilerin askerlik sürecinde sa ğlık sorunlar ının tedavisinin sa ğlanmas ı, askere al ınan kişilere kötü muamelede bulunulmas ını engelleyici şekilde personel istihdam etme ve personeli bu konuda e ğitme, devletin pozitif yükümlülü ğü kapsam ındad ır. Bu nedenle somut olayda devletin İ.A.n ın askere al ım işlemleri s ıras ında uygun denetimlerden geçirilmesi, ya şam ının korunmas ı için gerekli olan t ıbbi bak ımın sağlanmas ı, personeli kötü muamelede bulunmayacak şekilde eğitme ve aksi durumda ma ğduriyetinin giderilebilmesine yönelik olarak etkili yarg ısal sistem kurma konusundaki pozitif yükümlülü ğünü yerine getirip getirmedi ği incelenmelidir. Devletin pozitif yükümlülü ğünü yerine getirip getirmedi ğini tespit etmek için yarg ı makamlar ı taraf ından gerçekle ştirilen yarg ılama ve ula şılan sonuç dikkate al ınmal ıdır. 70. Somut olayda ba şvurucular ın yak ını İ.A.n ın GİST tan ısı ile tedavi gördü ğü sırada bu rahats ızlıktan dolay ı yaşam ını yitirdiği anlaşılmaktad ır. Bu durumda ba şvuru konusu olayda öncelikle askerî yetkililerin askere al ım işlemleri s ıras ında İ.A.n ın rahats ızlığını bilip bilmediklerinin veya bilmelerinin gerekip gerekmedi ğinin değerlendirilmesi gerekmektedir. Başvuru Numaras ı: 2016/1640 Karar Tarihi : 11/3/2020 1271.İ.A.n ın askere al ındığı tarihte yürürlükte bulunan 24/11/1986 tarihli ve 86/11092 say ılı Türk Silahl ı Kuvvetleri Sa ğlık Yetene ği Yönetmeli ği'nin (Yönetmelik) 5. maddesinde; askerlik ça ğına giren yükümlülerin askere al ınmadan önce sa ğlık muayenesinden geçirilece ği, bu muayene s ıras ında yükümlünün bildi ği herhangi bir hastal ık veya ar ızas ının olup olmad ığına, muayene s ıras ında herhangi bir sa ğlık yak ınmas ının bulunup bulunmad ığına ilişkin yaz ılı beyan ının al ınacağı belirtilmi ştir. Ayn ı Yönetmelik'in İ.A.n ın askere al ındığı tarihte yürürlükte bulunan 10. maddesinde ise sa ğlık kontrolleri neticesinde askerli ğe elverişli olmad ığı tespit edilen yükümlülerin askere al ınmayacağı belirtilmiş; sağlık durumlar ı geçici olarak bozuk olan son yoklamaya tabi yükümlüler hakk ında ertesi y ıla b ırakma karar ı, sevke tabi olanlar hakk ında ise sevk tehiri karar ı verileceği ifade edilmi ştir. 72. Başvuru formu ve ekleri incelendi ğinde İ.A.n ın yetkili makamlara askere alınmas ına engel te şkil eden bir hastal ığı bulunduğuna ilişkin bir beyan ına veya müracaat ına rastlanmam ıştır. Askere kat ılmak üzere son yoklamas ını yapt ıran İ.A.ya yetkili makamlar taraf ından sağlık durumu k ısm ında "AA- A grubu ar ızal ı" yaz ılı, askerliğe elverişli olduğuna dair rapor verilmi ş ve İ.A. askere al ınm ıştır. Burada incelenmesi gereken ilk konu, ya şam hakk ı kapsam ındaki pozitif yükümlülü ğün yetkililere İ.A.n ın 9/12/2009 tarihli pataloji raporuna konu tümörün (bkz. 10) askere al ım s ıras ında tespit etme zorunlulu ğu yükleyip yüklemedi ğinin belirlenmesidir. 73. Tam da bu noktada askerlik yapmay ı elverişsiz k ılan bir hastal ığın aç ık emareleri bulunmad ığı veya kişiler taraf ından bu hastal ıkla ilgili yetkili makamlara bilgi verilmedi ği durumlarda Yönetmelik'in 5. ve 15. maddelerinde öngörülen muayeneden dah a kapsaml ı bir inceleme yap ılmas ını beklemenin a şırı olacağı değerlendirilmektedir ( Ramazan Coşar, B. No: 2014/20562, 7/2/2018, 50; benzer yönde A İHM karar ı için bkz. Kasat/Türkiye B. No: 61541/09, 11/9/2018, 55). 74. Somut olayda İ.A.n ın yetkili makamlara askere al ınmas ına engel te şkil eden bir hastal ığı bulundu ğuna ilişkin bir bildiriminin bulunmamas ı, tam yarg ı davas ında al ınan bilirkişi raporunda küçük tümörlerin askere al ım s ıras ında yap ılan fiziki muayenede saptanamayabilece ğine işaret edilmesi (bkz. 21) gibi hususlar dikkate al ındığında İ.A.n ın askere al ınmas ı sıras ında yap ılan olağan muayeneden daha ileri t ıbbi muayene ve tetkiklerden geçirilmesi gerekti ğini söylemek mümkün görünmemektedir. Dolay ısıyla askerî yetkililerin askere al ım işlemleri s ıras ında İ.A.n ın rahats ızlığını bildikleri ya da bilmeleri gerekti ği sonucuna ula şılmas ı mümkün de ğildir. 75. Başvurucular; İ.A.n ın hastal ığına rağmen revire ç ıkar ılmad ığını, hastaneye sevkinin sa ğlanmad ığını, teşhis ve tedavide gecikme ve ihmal gösterildi ğini, baz ı rütbelilerin kötü muamelelerine maruz kald ığını, tüm bunlar ın neticesinde açt ıklar ı tam yarg ı davas ında maddi tazminat miktar ında bilimsel bir dayanak bulunmadan indirim yap ıldığını ve hükmedilen manevi tazminat miktar ının da yetersiz oldu ğunu ileri sürmü şlerdir. 76. AYİM İkinci Dairesi bilirki şi raporundaki tespitleri yerinde görerek İ.A.n ın ölümüne baz ı askerî personelin de ğişik zamanlardaki hakaretleri ile müessir fiillerinin dolayl ı etkisinin oldu ğunu, sağlık hizmeti veren idare birimlerinin te şhis ve tedavide gecikme ve ihmallerinin bulundu ğunu, ölüm olay ının meydana gelmesinde idarenin an ılan hizmet kusuru yan ında İ.A.n ın bünyesel zay ıflığının da etkili oldu ğunu belirterek ilk ba şvurucu yönünden 38.054 TL maddi, 6.000 TL manevi tazminat; di ğer başvurucular yönünden ise ayr ı ayr ı 340 TL maddi, 2.000 TL manevi tazminat ödenmesine hükmetmi ştir. Başvuru Numaras ı: 2016/1640 Karar Tarihi : 11/3/2020 1377. Dolay ısıyla AYİM İkinci Dairesi an ılan karar ında, görevli personelin de ğişik zamanlarda küfür ve hakaret etmelerinin, müessir fiilde bulunmalar ının ölüme dolayl ı etkisinin oldu ğunu, sağlık hizmeti veren idare birimlerinin te şhis ve tedavide gecikme ve ihmallerinin bulundu ğunu belirterek ölüm olay ının meydana gelmesinde idarenin hizmet kusuru oldu ğunu aç ıkça kabul etmi ştir. Yap ılan bu tespit, Anayasa'n ın 17. maddesinde güvence alt ına al ınan yaşam hakk ının ihlal edildi ğinin ve ya şam hakk ının devlete yükledi ği yaşam ı koruma pozitif yükümlülü ğünün idare taraf ından yerine getirilmedi ğinin derece mahkemelerince aç ıkça kabul edildi ği anlam ına gelmektedir. Bu durumda Anayasa Mahkemesince yap ılmas ı gereken i ş, yaşam hakk ının ihlali nedeniyle ortaya ç ıkan zararlar ın gideriminin sa ğlan ıp sağlanmad ığını ve bu ba ğlamda hükmedilen tazminat miktar ının benzer olaylar ın yaşanmamas ı için gerekli olan cayd ırıcılık niteliğinden uzak olup olmad ığını saptamaktan ibarettir. 78.Mehmet Do ğan ([GK], B. No: 2014/8875, 7/6/2018, 55) karar ında belirtildi ği gibi bireysel ba şvuru kapsam ında bir temel hak ve hürriyetin ihlal edilmesi durumunda ihlalin ve sonuçlar ının ortadan kald ırıldığından söz edilebilmesi için mümkün oldu ğunca eski hâle getirmenin yani ihlalden önceki duruma dönülmesinin sa ğlanmas ı da gerekir. Bu sebeple varsa ihlalin sebep oldu ğu maddi ve manevi zararlar giderilmelidir. 79. Yarg ılama dosyas ının incelenmesinden destekten yoksun kalma tazminat ına ilişkin bilirki şi raporu al ındığı, an ılan raporda İ.A.n ın yaşı, muhtemel terhis tarihi, geliri ve olas ı destek süreleri dikkate al ınarak anne, baba ve baban ın mirasç ılar ının pay durumlar ına göre destekten yoksun kalma zararlar ının hesapland ığı, yap ılan hesapta İ.A.n ın %60 bünyesel zay ıflığının da dikkate al ındığı ve AYİM İkinci Dairesinin an ılan hususlar ı dikkate alarak maddi tazminata hükmetti ği anlaşılmaktad ır. 80. Başvurucular, uzman bilirki şi marifetiyle tespit edilen bu miktar ın ve belirlenen hesaplama yönteminin bilimsel bir dayana ğının bulunmad ığını ileri sürmü ş, fakat bilirkişi raporunun yetersizli ği hususunda somut hiçbir bilgi ve belge sunmam ışlard ır. 81. Olaylara ili şkin delillerin de ğerlendirilmesi öncelikle idari ve yarg ısal makamlar ın ödevidir. Ayn ı şekilde ba şvuru dosyas ında bulunan t ıbbi bilgi ve belgelerden hareketle bilirki şilerin vard ığı sonuçlar ın doğruluğu hakk ında fikir yürütmek Anayasa Mahkemesinin görevi de ğildir ( Mehmet Çolako ğlu, B. No: 2014/15355, 21/2/2018, 47). Ancak kişinin maddi ve manevi varl ığını koruma hakk ı kapsam ında yerine getirmek zorund a olduğu usul yükümlülüklerinin somut olayda yerine getirilip getirilmedi ğinin nesnel bir şekilde değerlendirilebilmesi için ilgili anayasal kurallar ba ğlam ında derece mahkemelerini n kendilerine tan ınm ış takdir yetkileri çerçevesinde hareket edip etmedi ğinin denetlenmesi gerekir. 82. Somut olayda AY İM İkinci Dairesi karar ında bariz takdir hatas ı veya aç ık bir keyfîlik tespit edilemedi ğinden Anayasa Mahkemesinin maddi tazminat miktarlar ının belirlenmesi konusunda derece mahkemelerinin takdir yetkisine müdahalesi söz konus u olamaz. 83. Öte yandan ba şvurucular hükmedilen manevi tazminat miktar ının yetersiz olduğunu ileri sürdükleri için söz konusu davada ihlale ili şkin olarak karar alt ına al ınan manevi tazminat miktar ının yetersiz olup olmad ığının değerlendirilmesi gerekmektedir. Mahkeme karar ında ihlal tespiti yap ılarak ilk ba şvurucu lehine 6.000 TL, di ğer başvurucular Başvuru Numaras ı: 2016/1640 Karar Tarihi : 11/3/2020 14lehine ayr ı ayr ı 2.000 TL manevi tazminata hükmedildi ği görülmektedir. Kararda ayr ıca hükmedilen manevi tazminat miktar ına olay tarihinden itibaren y ıllık %9 yasal faiz işletilmesine de karar verilmi ştir. 84. Manevi tazminat, duyulan elem ve ızdırab ın k ısmen ve imkân nispetinde iadesini amaçlad ığından manevi tazminat miktar ı hak ve adalet duygusuna göre belirlenir. İlk olarak insan ya şam ı korunmal ıdır. Keza ya şam ın yitirilmesinin ölenin yak ınlar ında açt ığı derin ızdırab ı hiçbir de ğerin telafi etmesi mümkün de ğildir. Buna ra ğmen ölüm gerçekle şmiş ise hükmolunacak manevi tazminat ile ölenin yak ınlar ına bir nebze olsun rahatlama duygusu verebilmek, öte yandan da zarar veren taraf ı dikkat ve özen konusunda uyararak benzer olaylar yönünden cayd ırıcı olabilmek amaçlan ır (Yarg ıtay Hukuk Genel Kurulunun manevi tazminata ili şkin yapt ığı değerlendirme için bkz. 38). Hukuk devletinin bir gere ği olarak kamu makamlar ının kusurlu davran ışlar ı veya ihmalleri nedeniyle bir zarar ın ortaya ç ıkmas ı hâlinde önüne gelen uyu şmazl ığı değerlendiren mahkemeler de idarenin sorumlulu ğunu ortaya koyarak benzer olaylar yönünden cayd ırıcılığı sağlamaya çal ışır. 85. Bunun yan ında bu tür elim olaylarda yak ınlar ını kaybeden ki şilerin ola y nedeniyle duyduklar ı ızdırab ın bir nebze hafifletilmesi için ba şvurduklar ı ve bu amaca hizme t etmesi gereken manevi tazminat davalar ında yeterli tatmin sa ğlanam ıyorsa duyulan ızdırap ve s ıkıntılar ın bir nebze hafifletilmesi bir yana aksine ızdırab ın daha da art ırıldığına ve başka üzüntülere yol açt ığına da işaret etmek gerekir. 86. Somut olayda AY İM İkinci Dairesi taraf ından ilk ba şvurucu lehine 6.000 TL, diğer başvurucular lehine ayr ı ayr ı 2.000 TL manevi tazminata hükmedilmi ştir. Anayasa Mahkemesinin ihmal suretiyle ölümün gerçekle ştiği olaylarda belirledi ği tazminat miktarlar ı ile özellikle de somut olay ın koşullar ı -İ.A.n ın temaruz gerekçesiyle darbedilmesi (bkz. 14) ve uğrad ığı darb ın dolayl ı da olsa ölüme etkili oldu ğu yönündeki bilirki şi raporu (bkz. 21)- dikkate al ındığında an ılan manevi tazminat miktarlar ının kayda de ğer ölçüde dü şük olduğu görülmektedir. Keza AY İM İkinci Dairesi İ.A.n ın ölümünde idarenin hizmet kusuru yan ında dolayl ı da olsa görevli personelin de ğişik zamanlarda küfür ve hakaret etmelerinin, müessir fiilde bulunmalar ının neden oldu ğu yönünde tespit ve de ğerlendirme yapmas ına rağmen hükmettiği manevi tazminat miktarlar ının başvurucular ın olay nedeniyle duyduklar ı ızdırab ı hafifletmekten ve benzer olaylar yönünden cayd ırıcılığı sağlamaktan uzak, tazminat hakk ının özünü zay ıflatacak derece dü şük olduğu sonucuna var ılm ıştır. 87. Aç ıklanan gerekçelerle Anayasa n ın 17. maddesinde güvence alt ına al ınan yaşam hakk ının ihlal edildi ğine karar verilmesi gerekir. 88. Başvurucular AY İM karar ına karşı karar düzeltme talebini inceleyen heyetin il k heyetle ayn ı olmas ının hukuka ayk ırı olduğunu ileri sürmü ş iseler de Anayasa'n ın 21/1/2017 tarihli ve 6771 say ılı Kanun ile getirilen geçici 21. maddesinin birinci f ıkras ının (E) bendiyle AYİM'in kald ırılm ış olmas ı, AYİM taraf ından hükmedilen manevi tazminat miktar ının yetersiz oldu ğu yönündeki tespit ile birlikte yeniden yarg ılama karar ı verilerek dosyan ın yetkili idari yarg ı mercine gönderilmesine karar verilmesi nedenleriyle an ılan iddia ile ilgili ayr ıca bir değerlendirme yap ılmam ıştır. C. 6216 Say ılı Kanun'un 50. Maddesi Yönünden 89. 6216 say ılı Kanun'un 50. maddesinin ilgili k ısm ı şöyledir: Başvuru Numaras ı: 2016/1640 Karar Tarihi : 11/3/2020 15 (1) Esas inceleme sonunda, ba şvurucunun hakk ının ihlal edildi ğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal karar ı verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ı için yap ılmas ı gerekenlere hükmedilir (2) Tespit edilen ihlal bir mahkeme karar ından kaynaklanm ışsa, ihlali ve sonuçlar ını ortadan kald ırmak için yeniden yarg ılama yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yarg ılama yap ılmas ında hukuki yarar bulunmayan hâllerde ba şvurucu lehin e tazminata hükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava aç ılmas ı yolu gösterilebilir. Yeniden yarg ılama yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal karar ında açıklad ığı ihlali ve sonuçlar ını ortadan kald ıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar verir. 90. Başvurucular, hak ihlali nedeniyle her birisi için 15.000 TL olmak üzere toplam 60.000 TL tazminat ödenmesi talebinde bulunmu şlard ır. 91. Anayasa Mahkemesinin Mehmet Do ğan karar ında ihlal sonucuna var ıldığında ihlalin nas ıl ortadan kald ırılacağı hususunda genel ilkeler belirlenmi ştir (B. No: 2014/8875, 7/6/2018, [GK]). Mahkeme di ğer bir karar ında ise bu ilkelerle birlikte ihlal karar ının yerine getirilmemesinin sonuçlar ına da değinmiş ve bu durumun ihlalin devam ı anlam ına gelece ği gibi ilgili hakk ın ikinci kez ihlal edilmesiyle sonuçlanaca ğına da işaret etmiştir (Aligül Alkaya ve diğerleri (2) , B.No: 2016/12506, 7/11/2019). 92. Bireysel ba şvuru kapsam ında bir temel hakk ın ihlal edildi ğine karar verildi ği takdirde ihlalin ve sonuçlar ının ortadan kald ırıldığından söz edilebilmesi için temel kural mümkün oldu ğunca eski hâle getirmenin, yani ihlalden önceki duruma dönülmesinin sağlanmas ıdır. Bunun için ise öncelikle ihlalin kayna ğı belirlenerek devam eden ihlali n durdurulmas ı, ihlale neden olan karar veya i şlemin ve bunlar ın yol açt ığı sonuçlar ın ortadan kald ırılmas ı, varsa ihlalin sebep oldu ğu maddi ve manevi zararlar ın giderilmesi, ayr ıca bu bağlamda uygun görülen di ğer tedbirlerin al ınmas ı gerekmektedir ( Mehmet Do ğan, 55, 57). 93.İhlalin mahkeme karar ından kaynakland ığı durumlarda Anayasa Mahkemesi, 6216 say ılı Kanunun 50. maddesinin (2) numaral ı fıkras ı ile İçtüzük ün 79. maddesinin (1) numaral ı fıkras ının (a) bendi uyar ınca, ihlalin ve sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ı için yeniden yarg ılama yap ılmak üzere karar ın bir örne ğinin ilgili mahkemeye gönderilmesine hükmeder. An ılan yasal düzenleme, usul hukukundaki benzer hukuki kurumlardan farkl ı olarak, ihlali ortadan kald ırmak amac ıyla yeniden yarg ılama sonucunu do ğuran ve bireysel başvuruya özgülenen bir giderim yolunu öngörmektedir. Bu nedenle Anayasa Mahkemesi taraf ından ihlal karar ına bağlı olarak yeniden yarg ılama karar ı verildiğinde, usul hukukundaki yarg ılaman ın yenilenmesi kurumundan farkl ı olarak ilgili mahkemenin yeniden yarg ılama sebebinin varl ığını kabul hususunda herhangi bir takdir yetkisi bulunmamaktad ır. Dolay ısıyla böyle bir karar kendisine ula şan mahkemenin yasal yükümlülü ğü, ilgilinin talebini beklemeksizin Anayasa Mahkemesinin ihlal karar ı nedeniyle yeniden yarg ılama karar ı vererek devam eden ihlalin sonuçlar ını gidermek üzere gereken i şlemleri yerine getirmektir. (Mehmet Do ğan, 58-59; Aligül Alkaya ve di ğerleri (2) , 57-59, 66-67). 94. Başvuruda, AY İM İkinci Dairesinin hükmetti ği manevi tazminat miktar ının başvurucular ın olay nedeniyle duyduklar ı ızdırab ı hafifletmekten ve benzer olaylar yönünden cayd ırıcılığı sağlamaktan uzak, tazminat hakk ının özünü zay ıflatacak derece dü şük olmas ı sebebiyle ya şam hakk ının ihlal edildi ği sonucuna var ılm ıştır. Başvuru Numaras ı: 2016/1640 Karar Tarihi : 11/3/2020 1695. Bu durumda ya şam hakk ının ihlalinin sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ı için yeniden yarg ılama yap ılmas ında hukuki yarar bulunmaktad ır. Yap ılacak yeniden yarg ılama ise bireysel ba şvuruya özgü düzenleme içeren 6216 say ılı Kanun'un 50. maddesinin (2) numaral ı f ıkras ına göre ihlalin ve sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ına yöneliktir. Bu kapsamda yap ılmas ı gereken i ş yeniden yarg ılama karar ı verilerek Anayasa Mahkemesini ihlal sonucuna ula ştıran nedenleri gideren, ihlal karar ında belirtilen ilkelere uygun yeni bir karar verilmesinden ibarettir. Bu sebeple karar ın bir örne ğinin yeniden yarg ılama yap ılmak üzere ilgili Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmektedir. 96.İhlalin ve sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ı için yeniden yarg ılaman ın yeterli bir giderim sa ğlayacağı anlaşıldığından tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekti ği sonucuna ula şılm ıştır. 97. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 239,50 TL harç ile 3.000 TL vekâle t ücretinden olu şan toplam 3.239,50 TL yarg ılama giderinin ba şvuruculara ödenmesine karar verilmesi gerekir. VI. HÜKÜM Aç ıklanan gerekçelerle; A. Kamuya aç ık belgelerde ba şvurucular ın kimliğinin gizli tutulmas ı talebinin KABULÜNE, B. 1. Kötü muamele yasa ğının ihlal edildi ğine ilişkin iddian ın başvuru yollar ının tüketilmemesi nedeniyle KABUL ED İLEMEZ OLDU ĞUNA, 2. Anayasa n ın 17. maddesinde güvence alt ına al ınan yaşam hakk ının ihlal edildiğine ilişkin iddian ın KABUL ED İLEBİLİR OLDUĞUNA, C. Anayasa n ın 17. maddesinde güvence alt ına al ınan yaşam hakk ının İHLAL EDİLDİĞİNE, D. Karar ın bir örne ğinin yaşam hakk ının ihlalinin sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ı için yeniden yarg ılama yap ılmak üzere -Anayasa'n ın 21/1/2017 tarihli ve 6771 say ılı Kanun ile getirilen geçici 21. maddesinin birinci f ıkras ının (E) bendiyle Askerî Yüksek İdare Mahkemesi kald ırılm ış olduğundan an ılan bendin (b) alt bendi gere ğince- YETK İLİ İDARİ YARGI MERC İİNE GÖNDER İLMESİNE (Askerî Yüksek İdare Mahkemesi İkinci Dairesinin E.2013/224, K.2015/506 say ılı dosyas ı), E. Başvurucular ın tazminat taleplerinin REDD İNE, F. 239,50 TL harç ile 3.000 TL vekâlet ücretinden olu şan toplam 3.239,50 TL yarg ılama giderinin ba şvuruculara MÜ ŞTEREKEN ÖDENMES İNE, G. Ödemelerin, karar ın tebliğini takiben ba şvurucular ın Hazine ve Maliye Bakanl ığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yap ılmas ına, ödemede gecikme olmas ı halinde bu sürenin sona erdi ği tarihten ödeme tarihine kadar geçen süre için yasal FA İZ UYGULANMASINA, Başvuru Numaras ı: 2016/1640 Karar Tarihi : 11/3/2020 17H. Karar ın bir örne ğinin Adalet Bakanl ığına GÖNDER İLMESİNE 11/3/2020 tarihinde OYB İRLİĞİYLE karar verildi. Başkan Üye Üye Recep KÖMÜRCÜ Muammer TOPAL M.Emin KUZ Üye Üye R ıdvan GÜLEÇ Y ıldız SEFERİNOĞLU