1. Hukuk Dairesi 2010/13176 E. , 2011/321 K. "" MAHKEMESİ : MİLAS 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 26/07/2010 Taraflar arasında görülen davada; Davacılar, iştirak halinde maliki oldukları 306 parsel sayılı taşınmazlarına, komşu 302 parsel maliki davalının tecavüz ettiğini ileri sürerek, elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteğinde bulunmuşlardır. Davalı, taşınmazının miktarının belli olup, 1957 yılından beri taşınmazını aynı sınırlar itibariyle kullandığını belirterek, davanı…
**1. Hukuk Dairesi 2010/13176 E. , 2011/321 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : MİLAS 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 26/07/2010 Taraflar arasında görülen davada; Davacılar, iştirak halinde maliki oldukları 306 parsel sayılı taşınmazlarına, komşu 302 parsel maliki davalının tecavüz ettiğini ileri sürerek, elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteğinde bulunmuşlardır. Davalı, taşınmazının miktarının belli olup, 1957 yılından beri taşınmazını aynı sınırlar itibariyle kullandığını belirterek, davanın reddini savunmuştur. Davanın kabulüne dair verilen karar, Dairece; “...eksiğin tamamlanması yoluyla getirtilen belgelerden davalının tersimat hatası bulunduğu gerekçesiyle idareye yapmış olduğu müracaat neticesinde gerçekten de hatanın bulunduğu saptanarak taraflara ait taşınmazların yüzölçümlerinin değiştirildiği ve buna göre de mülkiyet durumlarının belirlendiğinin görüldüğü, idarece yapılan düzeltmeye karşı davacılar tarafından Sulh Hukuk Mahkemesinde açtıkları davanın ret ve açılmamış sayılması kararı ile sonuçlandığının anlaşıldığı, buna göre, yapılan tersimat düzeltmesinin halen ayakta olduğu, mahkemece ise tersimat hatasının düzeltilmesinden önceki çaplar gözetilerek keşif yapılıp buna göre de karar oluşturulmuş olduğu, hatanın giderilmesi sonucu taşınmazların geometrik durumlarında değişiklik olduğu gözetilmek suretiyle buna ilişkin haritanın keşfen uygulanarak davalının davacılara ait taşınmaza bir elatma olgusunun bulunup bulunmadığının belirlendikten sonra bir karar verilmesi gerektiği, ” gereğine değinilerek bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda; bir kısım davacılar yönünden davanın açılmamış sayılmasına, davacı M.. Y.. tarafından açılan elatmanın önlenmesi isteğinin kabulüne, ecrimisil talebinin ise kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karar, davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü. Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteklerine ilişkindir. Mahkemece, davacılar H. Y. ve F. D.Y. tarafından açılan davanın HUMK'un 409/5. maddesi gereğince açılmamış sayılmasına, davacı M. Y.. tarafından açılan davanın ise kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bilindiği üzere; tarafların tüm delilleri toplanıp, tetkik edildikten ve HUMK'nun 376. maddesine göre; son sözleri dinlenip duruşmanın bittiği bildirildikten sonra hakimin; aynı yasanın 388. maddesi uyarınca kararı gerekçesi ile birlikte (tam olarak) yazması ve hüküm sonucunu 389. maddede öngörülen biçimde tefhim etmesi asıldır. Nevar ki, uygulamada söz konusu yasanın 38l. maddesinin son fıkrasının getirdiği ayrıcalığa dayanılarak bazı zorunlu nedenlerle sadece hükmün sonucu tutanağa geçirilip tefhim edilmekte, gerekçeli karar daha sonra yazılmaktadır.