7. Ceza Dairesi 2011/6726 E. , 2013/5199 K. MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : 5411 sayılı kanuna muhalefet HÜKÜM : Sanığın hükümlülüğüne ve hak yoksunluğuna Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; Sanık müdafiinin bildirime karşın duruşmaya gelmemesi nedeni ile duruşmasız olarak yapılan incelemede; 1-Sanık tarafından 2003 ve 15.02.2006 ta…
**7. Ceza Dairesi 2011/6726 E. , 2013/5199 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : 5411 sayılı kanuna muhalefet HÜKÜM : Sanığın hükümlülüğüne ve hak yoksunluğuna Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; Sanık müdafiinin bildirime karşın duruşmaya gelmemesi nedeni ile duruşmasız olarak yapılan incelemede; 1-Sanık tarafından 2003 ve 15.02.2006 tarihleri arasında mudilerin hesaplarından usulsüz para çekme işlemlerinde düzenlenen bazı tediye fişlerinin üzerinde hesap sahibinin gerçek imzasından farklı sahte imzalar atıldığı iddiasıyla 5411 sayılı yasanın 160/2.maddesine muhalefet etmekten kamu davası açıldığına ve eylemin nitelikli zimmet olduğu kabul edildiğine göre; Dairemizin 02.04.2009 gün 2008/17639 - 2009/4031 sayılı bozma kararına uyulduğu halde bozma ilamında belirtildiği gibi; 4389 sayılı Bankalar Kanununun 22/3.maddesinin ikinci cümlesinde "...suç, bankayı aldatacak ve fiilin açığa çıkmamasını sağlayacak her türlü hileli faaliyette bulunmak suretiyle işlenirse..." nitelikli zimmet kabul edileceği düzenlenmiş, buna göre yapılan usulsüzlüklerin olağan inceleme ve araştırma sonucu banka görevlilerince ilk bakışta anlaşılabilir nitelikte bulunup bulunmadığı, suçun banka dışı araştırmayı gerektirecek derecede bankayı aldatıcı ve fiilin açığa çıkmasını engelleyecek her türlü hileli faaliyette bulunmak suretiyle işlenip işlenmediği, atılan taklit imzalar varsa, bunlar ile müşterilere ait banka kayıtlarındaki tatbik imzalar arasında fark bulunup bulunmadığının tespitinin yapılması gerektiği, 01.11.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 160/2.maddesinde basit ve nitelikli zimmet ayırımında ise "suçun, zimmetin açığa çıkmamasını sağlamaya yönelik hileli davranışlarla işlenmesi..." kriteri kabul edilerek, "bankayı aldatıcılık" unsuru kaldırıldığı cihetle, bu tarihten sonra basit bir inceleme ile ilk bakışta anlaşılamayan, tediye fişlerine müşteri adına atılan paraf ve imza gibi her türlü hareketin eylemi nitelikli zimmet suçu haline getireceği gözetilerek, Üniversitelerden bankacılık konusunda uzmanlaşmış bir öğretim görevlisi, bir ceza hukukçusu ile bankacılık konusunda fiilen görev yaparak uzmanlaşmış bir kişiden oluşturulacak bilirkişi heyetine banka kayıtları ile ilgili tüm evrak incelettirilerek, mudilerin mevduat hesaplarından usulsüz para çekme işlemlerinde düzenlenen fişlerde müşteri adına atılmış sahte imzalarda ihtilasın tespiti bakımından, 4389 sayılı yasa dönemi ile 5411 sayılı yasa dönemlerinde gerçekleştirilen her bir işlem itibariyle ayrı ayrı olmak üzere hangisinin nitelikli zimmet, hangilerinin basit zimmet suçunu oluşturduğu ve nitelikli zimmet suretiyle mal edinilen miktarın saptanarak, sonucuna göre kapsamında kaldığı yasa gereğince hürriyeti bağlayıcı ceza ve para cezalarının belirlenmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak tüm zimmet miktarının para cezasının hesaplanmasında esas alınması, Kabul ve uygulamaya göre; 2-5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 61/8.maddesi uyarınca sanık hakkında öncelikle gün adli para cezası belirlenmesi ve artırım ve indirimlerin gün para cezası üzerinden yapıldıktan sonra aynı yasanın 52. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, Yasaya aykırı, sanık ... müdafii ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün istem gibi BOZULMASINA, 24.01.2013 günü oybirliğiyle karar verildi.