10. Hukuk Dairesi 2016/16943 E. , 2019/2831 K. "" Mahkemesi :İş Mahkemesi Dava, ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir. Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Somut olayda, iptali istenen öd…
**10. Hukuk Dairesi 2016/16943 E. , 2019/2831 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :İş Mahkemesi Dava, ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir. Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Somut olayda, iptali istenen ödeme emirlerinin 2015/4,5,6. aylara ilişkin dönemlere ait prim, işsizlik sigortası primi ve damga vergisi borçları ile 2015/3. aya ilişkin idari para cezası borcuna dair olduğu, Mahkemece davacının dava dışı Anonim şirkette 19.03.2014 tarihinde yönetim kurulu üyesi olarak seçildiği ve 11.06.2015 tarihinde de yönetim kurulu üyeliğinin devam ettiği gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır. 1-5510 sayılı Kanunun 88/20. maddesine göre “Kurumun sigorta primleri ve diğer alacakları haklı bir sebep olmaksızın bu Kanunda belirtilen sürelerde ödenmez ise kamu idarelerinin tahakkuk ve tediye ile görevli kamu görevlileri, tüzel kişiliği haiz diğer işverenlerin şirket yönetim kurulu üyeleri de dahil olmak üzere üst düzeydeki yönetici veya yetkilileri ile kanuni temsilcileri Kuruma karşı işverenleri ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur” şeklinde düzenlenme getirilmiştir. Yapılan bu düzenleme ile tüzel kişiliği haiz bir özel kuruluşta görev yapan yönetim kurulu üyelerinin primlerin ödenmesinden işveren ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları açıkça belirtilmiştir. Müteselsil borçlulukta alacaklı, alacağının tamamını veya bir kısmını karşısındaki borçlulardan dilediği birinden isteyebilmek imkânına sahip bulunduğu gibi, borçlular da alacaklıya karşı borç sona erinceye kadar hep birlikte sorumlu olmakta devam ederler. Borçlulardan birinin borç ödemeden aciz haline düşmesinin veya iflas etmesinin alacaklı için her hangi bir tehlikesi yoktur; zira diğer borçlulardan her biri borcun tamamını ifa etmek yükümlülüğü altında bulunmaktadır. Müteselsil borçluluk alacaklıya, borçluların içinden ödeme gücü en yüksek olanı seçerek edimin tamamını ondan isteyebilme yetkisini tanır. Bu yasal düzenlemeler ve açıklamalar ışığı altında inceleme konusu dava değerlendirildiğinde; Mahkemece, davacının sorumlu olacağı prim borçlarının kapsamı belirlenirken, primlerin ait olduğu ayın sonunda tahakkuk edeceği göz önünde tutularak, buna göre davacının yönetim kurulu üyeliğinin hangi tarih itibariyle sona erdiği ve bu kapsamda davacının yönetim kurulu üyeliğinin davaya konu dönemde devam edip etmediği ilgili ticaret sicili kayıtları getirtilmek suretiyle belirlenmeli, ve sonucuna göre bir karar verilmelidir.