12. Ceza Dairesi 2012/1388 E. , 2012/19834 K. "İçtihat Metni" Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç : Taksirle öldürme Hüküm : 5237 sayılı TCK'nın 85/1,62/1,53/6,63. maddeleri uyarınca mahkumiyet Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü. Sanığın olay günü gündüz vakti kullanmış olduğu aracıyla meskun mahalde 12.6 metre genişliğindeki her iki tarafında kaldırımın mevcut olduğu, sola virajlı, tek yön
**12. Ceza Dairesi 2012/1388 E. , 2012/19834 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç : Taksirle öldürme Hüküm : 5237 sayılı TCK'nın 85/1,62/1,53/6,63. maddeleri uyarınca mahkumiyet Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü. Sanığın olay günü gündüz vakti kullanmış olduğu aracıyla meskun mahalde 12.6 metre genişliğindeki her iki tarafında kaldırımın mevcut olduğu, sola virajlı, tek yönlü, %20 iniş eğimli yolda ilerlerken sağından yola giren 1972 doğumlu olup, algılama ve fiziksel aktivasyonunu etkiler herhangi bir problemi bulunmayan yaya ...'in yolun belirli bir kımını geçtikten sonra trafiğin yoğun olmasından dolayı karşıya geçemeyeceğini düşünerek gelmiş olduğu yere yönelmesi üzerine sanığın önünde kaldığı, sanığın ...'e çarpmamak için sola manevra yapmasına rağmen, aracının sol ön kısmıyla çarpması sonucu taksirle ölümüne sebeb olması şeklinde gerçekleşen eylemde, Yolun geometrik özellikleri incelendiğinde kazaya etki edecek bir hususun bulunmadığı, kazanın meydana geldiği yerde yolun sol kısmında ilerdeki yaya geçidini gösterir levha ile hız limitinin 30 Km. tahditli olduğunu gösterir levhanın sağında ise dolmuş duraklarını gösterir levhanın bulunduğu, dosya içerisinde yer alan olay yeri fotoğraflarından da görüldüğü üzere yaya geçidinin yaklaşık 100 metre ilerde olduğu, kazadan sonra düzenlenen kaza tespit tutanağında, soruşturma ve kovuşturma aşamasında alınan bilirkişi raporlarında sanığın tali kusurlu kabul edilmesine rağmen, İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığının 21.04.2008 tarihli raporunda kazanın meydana geldiği yer yaya geçidi mahalli olarak kabul edilerek sanığın asli kusurlu kabul edildiği ceza uygulamasına gidilirken bu rapora itibar edildiği görülmekle, raporlar arasındaki çelişkinin bu konuda ehil olan üç kişilik bilirkişi tarafından yeniden rapor alınması suretiyle giderilmeden eksik inceleme ile hüküm tesisi, Kabule göre de; İki sınır arasında temel ceza belirlenirken, cezanın alt ve üst sınırını oluşturan ceza miktarları, suçun işleniş biçimi, kusur durumu, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığının dikkate alınması esas olup, dava konusu olayda adli sicil kaydı olmayan 1986 doğumlu sanık asli kusurlu kabul edilmekle birlikte, ölenin tali kusurlu olması, meydana gelen zararın ağırlığı, suçun işleniş şekli, maddede öngörülen cezanın alt sınırı da nazara alınmak suretiyle, TCK 61/1. maddesi uyarınca adalet, hakkaniyet ve nasafet kurallarına uygun bir cezaya hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden asgari haddin çok üzerinde temel ceza ve güvenlik tedbiri tayin edilerek teşdidin derecesinde yanılgıya düşülmek suretiyle sanık hakkında fazla ceza ve güvenlik tedbiri tayini, Kanuna aykırı, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olup, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA 26.09.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.