Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2024/2751 E. , 2024/5766 K. T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2024/2751 Karar No : 2024/5766 DAVACILAR : 1- ... 2- ... 3- ... 4- ... 5- ... 6- ... 7- ... 8-... 9-... 10- ... 11- ... 12- ... 13- ... VEKİLLERİ : Av. ... DAVALILAR : 1- ... 2- ... Başkanlığı VEKİLLERİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : Davacılara ait Tunceli İli, Merkez İlçesi, ... Mahallesi, ... parsel sayılı taşınmazların 03/07/2017 tarih ve 2017/10493 sayılı Bakanlar Kurulu Kar…
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2024/2751 E. , 2024/5766 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2024/2751 Karar No : 2024/5766 DAVACILAR : 1- ... 2- ... 3- ... 4- ... 5- ... 6- ... 7- ... 8-... 9-... 10- ... 11- ... 12- ... 13- ... VEKİLLERİ : Av. ... DAVALILAR : 1- ... 2- ... Başkanlığı VEKİLLERİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : Davacılara ait Tunceli İli, Merkez İlçesi, ... Mahallesi, ... parsel sayılı taşınmazların 03/07/2017 tarih ve 2017/10493 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile ilan edilen "Afete Maruz Bölge" statüsünden çıkarılması isteğiyle yapılan başvurunun zımnen reddine ilişkin Cumhurbaşkanlığı işleminin iptali istenilmektedir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Dairemiz kararında belirtilen gerekçe ile dava dilekçesinin reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dava dilekçesi 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY: Davacılara ait olduğu iddia edilen Tunceli İli, Merkez İlçesi, ... Mahallesi, ... parsel sayılı taşınmazın da bulunduğu alanın 05/03/1999 günlü, 99/12556 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile heyelan - kaya düşmesi riski nedeniyle afete maruz bölge olarak ilan edilmiş, daha sonra alana ilişkin farklı tarihlerde düzenlenen raporlarda önlemli alan olarak gösterilen alanlar 12/12/2016 tarih, 2016/9623 sayılı Bakanlar Kurulu kararıyla anılan karar kapsamından çıkartılmış, dava konusu yapılan 03/07/2017 günlü, 2017/10493 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile de afete maruz bölge sınırı değiştirilmiştir. Davacıların kendi taşınmazlarının afete maruz bölge sınırı dışına çıkarılması talebiyle yaptıkları 25/06/2024 tarihli başvurularının zımnen reddedilmesi üzerine ise bakılmakta olan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 3. maddesinin 2. fıkrasının (b) bendinde, dava dilekçelerinde davanın konusu ve sebepleri ile dayandığı delillerin gösterileceği, 5. maddesinin 2. fıkrasında, birden fazla şahsın müşterek dilekçe ile dava açabilmesi için davacıların hak veya menfaatlerinde iştirak bulunması ve davaya yol açan maddi olay veya hukuki sebeplerin aynı olması gerektiği, 14. maddesinin 3. fıkrasının (g) bendinde, dava dilekçesinin Kanunun 3. ve 5. maddelerine uygun olup olmadığı yönlerinden inceleneceği, 15. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinde ise, dilekçede 14. maddesinin 3. fıkrasının (g) bendine aykırılık görülmesi halinde otuz gün içinde 3. ve 5. maddelere uygun şekilde düzenlemek veya noksanları tamamlamak üzere dilekçenin reddine karar verileceği hükme bağlanmıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Yukarıda yer verilen Kanun hükümleri uyarınca, dilekçede dava konusunun tereddüte yer bırakmayacak açıklıkta gösterilmesi gerektiği, bir kimsenin kendisine ait birden çok taşınmazı ile ilgili olarak tek dilekçe ile dava açabileceği gibi bir taşınmazın birden çok hissedarı tarafından da tek dilekçe ile dava açılabileceği, ancak farklı kişilere ait taşınmazlarla ilgili olarak tek dilekçe ile dava açılmasına imkan bulunmadığı anlaşılmaktadır. Dosyanın incelenmesinden; davacılara ait olduğu iddia edilerek Tunceli İli, Merkez İlçesi, ... Mahallesi, ... parsel sayılı taşınmazın afete maruz bölge sınırı dışına çıkarılması talebiyle açılan davada, Dairemizin 14/08/2024 tarihli ara kararı ile ... parsel sayılı taşınmaza ilişkin davacıların mülkiyetini gösterir bilgi/belgelerin gönderilmesi istenilmiş, davacılar tarafından konu ile ilgili yapı kayıt belgeleri, tapu tahsis belgeleri, adi devir sözleşmeleri vb. belgeler gönderilmiş ise de, anılan belgelerin ... parsele ilişkin olmadığı ve... parselle ilişkilendirilmediği görülmüş, dosya kapsamından ise tüm davacıların ... parsele malik olmadığı kanaatine varılmıştır. Bu durumda; davacıların mülkiyet durumunu gösterir belgeler eklenmek suretiyle (belgelerdeki parsel numarasının farklı olması durumunda, farklılığın sebebi açıklanarak ve belgelerle ortaya konularak) tüm davacıların ... parsele malik olması durumunda tek dilekçe ile, davacıların farklı parsellere malik olması durumunda ise aynı parsele malik kişiler tarafından 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 3. ve 5. maddelerine uygun olarak düzenlenecek dilekçeler ile dava açılması gerektiğinden, dava dilekçesinin bu nedenlerle reddi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. Öte yandan; Cumhurbaşkanlığına verilen 25/06/2024 tarihli dilekçedeki başvurucular ile bu davadaki davacılar arasında farklılıklar olduğu görüldüğünden, dilekçe ret üzerine yine açılacak davada bu durumun da dikkate alınması gerekmektedir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanunun 15. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi uyarınca bu kararın tebliğ tarihinden itibaren otuz (30) gün içerisinde 3. ve 5. maddelere uygun şekilde düzenlenmek ve yukarıda belirtilen hususlar dikkate alınmak suretiyle dava açmakta serbest olmak üzere DİLEKÇENİN REDDİNE, 2. Dava dilekçesinin bir örneğinin davacılara iadesine, 3. Aynı Kanunun 15. maddesinin 5. fıkrası hükmüne göre, yeniden verilen dilekçede de aynı yanlışlıklar yapıldığı takdirde, davanın reddedileceğinin davacılara bildirilmesine, 4. Dava yenilenmediği takdirde artan yargılama giderinin davacılara iadesine, 16/10/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.