11. Hukuk Dairesi 2023/4935 E. , 2024/6763 K. MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1728 Esas, 2023/448 Karar HÜKÜM : Başvurunun esastan reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Şanlıurfa Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2020/504 E., 2021/780 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tet…
**11. Hukuk Dairesi 2023/4935 E. , 2024/6763 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1728 Esas, 2023/448 Karar HÜKÜM : Başvurunun esastan reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Şanlıurfa Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2020/504 E., 2021/780 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili ilk olarak davalı ... ve M. ... aleyhine açtığı davasında dava dilekçesinde; müvekkili ...'ın 10.09.2012 tarihinde Asaf Çevre Hizmetleri Enerji Üretimi Geri Kazanım ve Tic. A.Ş. şirketinin davalı ...'a ait hissesini yapılan anlaşma gereği devraldığını, satım bedeli olarak 750.000,00 TL'yi defaten ödediğini, bu ödemeye müteakip ...'ın hissesini devralmış olduğunu, şirket yönetim kurulu başkanlığına ve M. ...'e gönderdiği ihtarname ile yeni hissedar olması sebebiyle ortaklıktan doğan haklarını kullanmak istediğini, devrin pay defterine işlenmesini, aksi halde ilgililer hakkında dava açacağını bildirdiğini, buna rağmen hisse devir sözleşmesinin gereğinin şirket tarafından yerine getirilmediğini, hisse devrinin pay defterine kaydedilmediğini, müvekkilinin satın almış olduğu hisselerin bu defa muvazaalı olarak diğer şirket ortağı olan M. ...'e satıldığını, bu satış için bedel ödenmediğini, müvekkilinin hem maddi hem de manevi zarara uğradığını ileri sürerek müvekkili tarafından ...’ın hisselerinin devir bedeli olarak ödenen 750.000,00 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkiline ödenmesine karar verilmesini fazlaya ilişkin hakları saklı tutulmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı M.... hakkındaki davanın ilk açıldığı Şanlıurfa 3. Asliye Hukuk Mahkemesince tefrik edilerek yeni bir esasa kaydedildiği, burada davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verildiği ve hükmün istinaf incelemesinden sonra temyiz edilmemekle kesinleşmiş olduğu dosya muhteviyatından anlaşılmıştır. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; yetkili mahkemenin sözleşme gereğince İstanbul Mahkemeleri olduğunu, ayrıca müvekkilinin ikametgahının da İstanbul olduğunu bu nedenle yetki itirazında bulunduklarını belirterek davanın yetki nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkili aleyhine açılan davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu, müvekkilinin ortağı olduğu Asaf Tic. A.Ş de ortaklar arasında yaşanan ihtilaflar sonunda Asaf Tic. A.Ş kurucu ortağı ...'un referansı ve yoğun isteği ile ... ...'le yaşanan ihtilafı çözmek üzere ...'a tanıklar huzurunda 10.09.2012 tarihinde şirket hisselerini bila bedelle devrettiğini, maktu imzalanan bir devir sözleşmesi olduğunu, hisse devrinden sonra 3 aya yakın bir süre bekledikten sonra davacı ...'tan haber gelmeyince şirket çekleri yazılıp icralık olunca icra haciz baskısı altında ihtilaf yaşadığı ortağı ... ... ile sulh olduklarını ve hisseleri yine bila bedel devrettiğini, davacının açtığı davada haksız kazanç sağlamaya çalıştığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince tüm dosya kapsamına göre, davaya konu payların senede bağlanmadığı, payların karşılığı olan sermaye borcunun şirkete ödenmediği, 06.06.2012 tarihli Ticaret Sicili Gazetesindeki ilana göre davalı ...'ın 749.550,00 TL değerindeki 4997 hisseye sahip olduğu, bu miktar sermeye borcu altına girdiği, sermayenin ¼ 'ünü tescil tarihinden itibaren 3 ay içinde, kalan ¾'ünü ise en geç üç ay içinde ödemeyi taahhüt ettiği, ancak sermaye borcunun ödendiğine dair taraflarca bir iddia olmadığı gibi Asaf...A.Ş. tarafından ... ve ...’a gönderilen Şanlıurfa 1. Noterliğinin 16.11.2012 tarih ve 32313 yevmiye numaralı ihtarnamede de; şirketin sermaye artırımına gittiğinin, ortak ... Tuhan’ın ödemesi gereken sermeye artırım borcunu yerine getirmediğinin, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 491 inci maddesi gereği nama yazılı payların şirketin onayı ile geçerli olacağının ancak ... ...'ın şirkete olan sermaye borcunu yerine getirmemiş olması nedeniyle devir işleminin onaylanmayacağının ihtar edildiği, bu durumda taraflar arasında yapılan hisse devir sözleşmesinin yazılı şekil şartını sağlamakla geçerli bir sözleşme olduğu, dava konusu hisselere ilişkin ödenmemiş sermaye borcu olması nedeniyle şirketin devre onay vermesi ile pay devrinin gerçekleşebileceği, şirket bu devre onay vermemiş olmakla pay devrine ilişkin sözleşme için ödenen bir bedelin bulunması halinde sebepsiz zenginleşme hükümlerince iadesinin istenebileceği, taraflar arasında 10.09.2012 tarihini taşıyan "Hisse Devir Mukavelesi" başlıklı asıl hisse devrine ilişkin bir sözleşme, yine 10.09.2012 tarihini taşıyan “HİSSE DEVİR SÖZLEŞMESİ” başlıklı tarafların yükümlülüklerine ilişkin bir sözleşme ve yine 10.09.2012 tarihli “İBRANAMEDİR” başlıklı bir belge bulunduğu, davalı ... vekili hisse devir sözleşmesinde belirtilen bedelin alınmadığını, davacının bu parayı ödeme gücünün bulunmadığını, hisse devrinin bila bedel yapıldığını, bedelin sözleşmeye usulen yazıldığını belirtmiş ise de, yazılı delille ispat külfeti ve tarafların kendi muvazaalarına dayanamayacakları kuralı gözetilerek davalının hisselerin bila bedel devredildiğini yazılı olarak ispat etmesi gerektiği, bu kapsamda davalı ... tarafından sunulan ibra sözleşmesinin niteliği ve davaya etkisi, paranın ödendiğine dair yazılı belgenin hükümden düşürülmesini sağlayabilecek mahiyette olup olmadığı hususlarının irdelenmesi gerektiği, ibra sözleşmesi metninde “10.09.2012 tarihinde yapılan Asaf Çevre Hiz. En. Ür. Geri Kaz. ve Tic. A.Ş. hisse devir mukavelesinden dolayı hisselerini devir aldığım ...’ı en geniş manada gayri kabili rücu olarak ibra ederim. 10.09.2012 ek-hisse devir mukavelesi" ibaresinin yazılı olduğu, sözleşmenin yapıldığı tarih ile ibraname tarihinin aynı olması ve ibranamede kullanılan anlatım birlikte değerlendirildiğinde; ibranamenin doğmamış haktan feragat olarak yorumlanamayacağı, sözleşme yapıldığı tarih itibarıyla devir işleminin gerçekleştirilemeyeceği, dolayısıyla ödenen bedelin istirdadının talep edilmeyeceği şeklinde yorumlamanın mümkün olmadığı, bu ibranın hisse devrinin gerçekleştirilmesi halinde başkaca bir talepte bulunulamayacak şeklinde yorumlanabileceği sonucuna ulaşıldığı, bahsi geçen sözleşme tarihinden sonra devir eden ... tarafından 01.11.2012 tarihli ihtarname ile hisse devrinin gereklerinin yapılmasının talep edildiği ve davacı ... tarafından Şanlıurfa 2 Noterliğinin 25630 yevmiye ve 15.11.2012 tarihli ihtarname ile hisse devir işlemlerinin tamamlanmasının talep edildiği, bu durumda sebepsiz zenginleşmenin hisse devrinin şirket genel kurulunca kabul edilmemesi üzerine ortaya çıktığı görülmekle bahsi geçen ibranamenin eldeki davanın görülmesini engelleyen feragat anlamına alınamayacağı, bahsi geçen ibraname ve aynı tarihli taraflar arasıda yapılan 2. hisse devir sözleşmesi ile taraflara yükelenen yükümlülükler ve sermaye koyma borcu gibi hususlar birlikte değerlendirildiğinde davalı ... yönünden bu belgelerin delil başlangıcı mahiyetinde olduğu sonucuna ulaşıldığı, bu sebeple davalı ...'in tanıklarının dinlenildiği, tanıkların beyanlarında davalı ...'i doğrulayan herhangi bir beyanda bulunmadıkları, davalı ...'in delil listesinde yemin delili bulunması sebebiyle davalı vekiline yemin deliline dayanıp dayanmayacağı hususunun sorulduğu, davalı vekilinin 30.09.2021 tarihli duruşmada imzalı beyanı ile yemin deliline dayanmadıklarını beyan ettiği, nihayetinde davacının alacak iddiasının yazılı belgeye dayandığı, bunun aksinin yazılı belge ile ispatlanmadığı gibi delil başlangıcı sayılan belgeler ve tanık beyanları ile de ispatlanamadığı, davalının kesin delillerden olan yemin deliline de başvurmadığı, mahkemenin dosya içesinde bulunan deliller ile bağlı olduğu, davacının davalıya 750.000,00 TL ödediğinin yazılı bir belgeyle ispatlamış olduğu, bu bedelin ödenmediği hususunun aynı kuvvette delille ispat edilmediği gerekçesiyle 750.000 TL'nin temerrüt tarihi olan 23.01.2013 tarihinden işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekilince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında davacı tarafından, davalı ...'ın dava dışı Asaf Çevre Hizmetleri Enerji Üretimi Geri Kazanım ve Ticaret A.Ş.'deki hisselerinin 10.09.2012 tarihinde 750.000,00 TL bedelle satın alınmış, tarafların imzasını taşıyan devir senedine göre satış bedelinin ödenmiş, buna karşın hisse devrinin gerçekleşmemiş olmasına, bu durumun davalı yönünden sebepsiz zenginleşme niteliğinde bulunmasına, davacı tarafın imzasını taşıyan 10.09.2012 tarihli ibranamenin alacaktan feragat niteliği taşımamasına, davalının satış bedelinin ödenmediği iddiasının kesin delillerle ispatının gerekmesine, davalının iddiasını ispata elverişli delil sunmamasına ve davacı tarafa yemin teklif etmeyeceklerini beyan etmesine göre İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davalı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, anonim şirket hisse devir sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2.6102 sayılı Kanun'un 491 inci maddesi 3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalının temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 25.09.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.