(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2006/11949 E. , 2006/15655 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 01.08.2005 gününde verilen dilekçe ile tapu kayıtlarının iptali, mera olarak sınırlandırılması ve tazminat istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulü ile tapu kayıtlarının iptali ile mera olarak sınırlandırılmasına, tazminat talebinin reddine dair verilen 17.07.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... temsilc
**(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2006/11949 E. , 2006/15655 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 01.08.2005 gününde verilen dilekçe ile tapu kayıtlarının iptali, mera olarak sınırlandırılması ve tazminat istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulü ile tapu kayıtlarının iptali ile mera olarak sınırlandırılmasına, tazminat talebinin reddine dair verilen 17.07.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... temsilcisi tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava. Tapu iptali tescil ve mera olarak sınırlandırma istemlerine ilişkindir. Mahkemece dava kabul edilmiş, Hükmü davalı ... temyiz etmiştir. Dava konusu taşınmazların kadastro işlemleri sırasında Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olma özelliği nedeniyle tapulama dışı bırakıldığı, daha sonra da Hazinenin başvurusu üzerine ham ... nitelikli 14.06.2005 tarih 1 ve ... nitelikli aynı tarihli 2 numaralı kayıtların Hazine adına tesis edildiği anlaşılmaktadır. 4342 Sayılı Mera Kanununun 3. maddesinde yapılan tanıma göre mera hayvanların otlatılması ve otundan yararlanılması için tahsis edilen veya kadimden beri bu amaçla kullanılan yerlerdir. ... ve otlak yerler de anılan yasa kapsamındadır. Bu yerler Devletin hüküm ve tasarrufu altında olduğundan ... mülkiyete konu teşkil etmez. Az yukarıda sözü edildiği üzere bir taşınmazı mera olarak kabul edebilmek için ya ... kullanım şeklinin mera olması veya ilgili yasalar gereğince mera olarak kullanılmak üzere bir veya birkaç köy ya da Belediyeye tahsis edilmesi gerekir. Somut uyuşmazlıkta çekişme konusu her iki parsel için de tahsis kararı olmadığı tartışmasızdır. O yüzden dava konusu parsellerin ... kullanım biçiminin ne olduğun önem kazanmaktadır. Kuşkusuz bu konuda salt o yöre halkından olan kişilerin soyut beyanlarına bakmamak, bir yeri mera sayabilmek için bölgenin ekonomik durumunu, iklim özelliklerini, ... işleme esaslarını, arazi kullanma şekillerini ve kullanma kabiliyet sınıflarını da dikkate almak gerekir. Yerinde yapılan keşif sonucu jeoloji mühendisi bilirkişi raporunda parselin büyük bir kısmının yüksek derecede eğimli olduğunu, ... bir zeminde bulunduğunu, diğer parselin ise yüksek oranda kil, kum, iri bloklu çakıl malzemesinden meydana geldiğini taşınmazın ... ile sınır olan kısmının ... tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu, ... mühendisi bilirkişi de dava konusu alanın tınlı ve kireçli ... yapısı taşıdığını tarımsal faaliyet yapılamayacağını bildirmiştir. HUMK.nun 366. maddesi uyarınca keşif sırasında iki taraftan birinin talebi üzerine münazalı yerin fotoğraflanması ve dosyaya eklenen bu fotoğrafların inceleme sırasında delil olarak değerlendirilmesi mümkündür. Bu amaçla dosyaya eklenen fotoğrafların incelenmesinden ise krokide A1, A2 ve A3 olarak gösterilen sahanın yoğun ağırlıkla Türk Medeni Kanununun 715. maddesi kapsamında kalan, Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki ..., tepe ve tarıma elverişli olmayan yerlerden olduğu krokide A3 harfi ile gösterilen sahanın güneydeki ... Çayının ... yatağı özelliğini taşıdığı ayrıca dava konusu parsellerde yararı kamuya ait su kaynağı (şelale) bulunduğu anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca; özellikle jeoloji mühendisi bilirkişinin raporu dikkate alınarak, esasen Türk Medeni Kanunun 715. maddesinde sayılan yerlerden olan ve ancak mera niteliği taşımayan dava konusu taşınmazlarla ilgili istemin reddi yerine, ziraatçı bilirkişinin gelecekte mera olarak yararlanılabileceği görüşü ... tutularak istemin hüküm altına alınması doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ:Yukarıda açıklana nedenlerle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, 25.12.2006 gününde oybirliği ile karar verildi.