8. Hukuk Dairesi 2012/14238 E. , 2013/8160 K. "" MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Katılma Alacağı ... ve ... aralarındaki katılma alacağı davasının reddine dair ... 3. Aile Mahkemesi'nden verilen 19.09.2012 gün ve 31/949 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: KARAR Davacı ... vekili dava dilekçesinde; tarafların 31.08.2000 tarihinde evlendiklerini, ... 1. Aile Mahkemesi'nin 23.03.200…
**8. Hukuk Dairesi 2012/14238 E. , 2013/8160 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Katılma Alacağı ... ve ... aralarındaki katılma alacağı davasının reddine dair ... 3. Aile Mahkemesi'nden verilen 19.09.2012 gün ve 31/949 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: KARAR Davacı ... vekili dava dilekçesinde; tarafların 31.08.2000 tarihinde evlendiklerini, ... 1. Aile Mahkemesi'nin 23.03.2006 tarih ve 2006/72 Esas, 2006/303 Karar sayılı hükmüyle boşandıklarını, davalının polis memuru, davacının ise, 1998 yılından beri ticaretle uğraştığını, 19026 sayılı parselde bulunan taşınmazın 31 payına karşılık gelen dairenin vekil edeni tarafından satın alındığını, evlilik süresi içerisinde eşler arasında karşılıklı güvenin bulunması nedeniyle taşınmazın davalı eş adına tapuya kayıt ve tescil edildiğini, dava konusu yerin 30.09.2002 tarihinde vekil edeninin maddi katkısıyla edinildiğini, bu durum karşısında davacının en azından katılma alacağı hakkı bulunduğunu açıklayarak 19026 parselde bulunan pay bakımından fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak koşuluyla şimdilik 50.000 TL katılma alacağının dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, ecrimisil alacağı hakkının saklı tutulmasına karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalının Kastamonu’da ikamet ettiğini, mahkemenin yetkisiz olduğunu, TMK'nun 178. maddesinde yer alan bir yıllık zamanaşımı süresi geçtikten sonra davanın açıldığını, tarafların altı yıl evli kaldıklarını, fiili birlikteliklerinin dört yıl olduğunu, davacının iş sahibi olmadığını, gelirinin evi almaya yetmeyeceğini, böyle bir ödemeyi yapmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Mahkemece, “ davanın, mal rejiminin tasfiyesine ilişkin olduğu, daha önce verilen kararın Yargıtay 8. Hukuk Dairesi'nin 03.11.2011 tarihli kararı ile, davanın bir yıllık zamanaşımı süresinden sonra açıldığı gerekçesiyle reddi gerektiği yönünden bozulduğunu, 25.04.2012 tarihli oturumda bozmaya uyulduğunu, her ne kadar bozmaya uyulma kararı verilmiş ise de aslında yasanın zamanaşımına ilişkin bir yıllık süreyi içeren maddesinin olağan hayata paralel ve uygun bir süre olmadığını, kısa bir süre olduğunu, öte yandan BK'nun madde 125'de düzenlenen genel zamanaşımı süresinin de (Yeni BK.m.146) MK. madde 178 karşısında uygulanabilirliği olmayan, üstelik boşanmadan sonra başlayacak