Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2023/5255 E. , 2024/3022 K. T.C. D A N I Ş T A Y ÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/5255 Karar No : 2024/3022 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... İSTEMİN KONUSU: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının aleyhe olan hüküm fıkrasına davalı idarece yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı …
Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2023/5255 E. , 2024/3022 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/5255 Karar No : 2024/3022 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... İSTEMİN KONUSU: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının aleyhe olan hüküm fıkrasına davalı idarece yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Davacı adına, .... Sağlık Hizmetleri Limited Şirketi'nden alınamayan 2018 yılına ait vergi ziyaı cezası ve gecikme zammından oluşan kamu alacağının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ... tarih ve ... takip numaralı ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacının .... Sağlık Hizmetleri Limited Şirketi'nin 14/03/2018 tarihinde kanuni temsilcilik görevini üstlendiği, dava konusu ödeme emrinin şirketin süresinde verdiği beyannameden kaynaklanan 01/04/2019 vade tarihli 285,41-TL tutarlı gecikme zammına ilişkin kısmı için şirket adına ... tarih ve ... takip numaralı ödeme emri düzenlenerek usulüne uygun biçimde 22/10/2019 tarihinde tebliğ edilerek kesinleştirildiği, alacağın şirketten tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması üzerine düzenlenen ödeme emrinin değinilen kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı, ödeme emrinin şirketin 2018 yılının Mayıs dönemi için pişmanlıkla verdiği beyannamesinden kaynaklanan 399.225,13 TL tutarlı vergi ziyaı cezasına ilişkin kısmı için ise şirket hakkında düzenlenen ... tarih ve ... takip numaralı ödeme emrinin 12/02/2020 tarihinde usulüne uygun tebliğ edildiği ancak borcun ödenmesi veya dava açılması için tanınması gereken 15 günlük süre henüz tamamlanmadan davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla 26/02/2020 tarihinde dava konusu ödeme emri düzenlenmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle ödeme emrinin 285,41TL tutarındaki gecikme zammına ilişkin kısmı yönünden dava reddedilmiş, 399.225,13TL tutarındaki vergi ziyaı cezasına ilişkin kısmı yönünden ise ödeme emri iptal edilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının aleyhe olan hüküm fıkrasının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Kamu alacağının asıl borçludan tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması üzerine davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ödeme emrinin hukuka uygun olduğu ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ...'NİN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY: Dava konusu ödeme emrinin 2018 yılının Mayıs dönemine ait 399.225,13 TL'lik vergi ziyaı cezasına ilişkin kısmı için şirket adına düzenlenen ... tarih ve ... takip numaralı ödeme emri şirkete 12/02/2020 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ... tarih ve ... takip numaralı dava konusu ödeme emrinin ise şirket adına düzenlenen ödeme emrinin tebliği ile başlayan 15 günlük dava açma süresi geçtikten sonra 18/03/2020 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun "Kanuni Temsilcilerin Ödevi" başlıklı 10. maddesinde, tüzel kişilerin mükellef veya vergi sorumlusu olmaları halinde bunlara düşen ödevlerin kanuni temsilcileri tarafından yerine getirileceği, temsilcilerin bu ödevleri yerine getirmemeleri yüzünden mükelleflerin veya vergi sorumlularının varlığından tamamen veya kısmen alınamayan vergi veya buna bağlı alacakların, kanuni ödevleri yerine getirmeyenlerin varlıklarından alınacağı hükme bağlanmıştır. 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 55. maddesinde, amme alacağını vadesinde ödemeyenlere 15 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun bir "ödeme emri" ile tebliğ olunacağı; 58. maddesinde, kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahsın böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı hakkında tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde dava açabileceği hükümlerine yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Kanuni temsilcilerin şirket borcundan dolayı takip edilebilmesi için öncelikle usulüne uygun olarak asıl borçlu şirket hakkında kesinleşmiş bir vergi borcunun bulunması ve usulüne uygun tüm takip yollarının tüketilmesine karşın, borcun tüzel kişiliğin (şirketin) varlığından tamamen veya kısmen alınamadığının açıkça ortaya konulması icap eder. Vergi dairelerince düzenlenip muhataplarına 213 sayılı Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre tebliği gereken belgeler (vergi ve ceza ihbarnamesi, ödeme emri gibi), mükelleflere postayla, memur vasıtasıyla, elektronik tebligat veya ilan yoluyla tebliğ edilmesiyle hukuki sonuç doğurmaktadır. Bu nedenle şirket adına düzenlenen ödeme emrinin tebliğ edildiği 12/02/2020 tarihinde başlayan 15 günlük dava açma süresi geçtikten sonra tebliğ edildiği 18/03/2020 tarihinde hukuki geçerlilik kazanan dava konusu ödeme emrinin sözü edilen 15 günlük dava açma süresi içinde 26/02/2022 tarihinde düzenlenmiş olması ödeme emrini hukuka aykırı hale getirmeyeceğinden aksi yöndeki gerekçeyle ödeme emrini vergi ziyaı cezasına ilişkin kısmı yönünden iptal eden Vergi Mahkemesi kararının belirtilen hüküm fıkrasına yöneltilen istinaf başvurusunu reddeden Vergi Dava Dairesi kararının, davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ödeme emrinin tebliğinden önce şirket hakkında yapılan takibin usulüne uygun sonuçlandırılıp sonuçlandırılmadığı araştırılarak ve davacının kanuni temsilci sıfatıyla sorumluluğu değerlendirilerek ulaşılacak sonuca göre yeniden karar verilmek üzere bozulması gerekmiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin kabulüne, 2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının BOZULMASINA 16/05/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.