Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2023/3280 E. , 2024/2159 K. T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2023/3280 Karar No : 2024/2159 TEMYİZ EDEN (DAVALILAR) : 1- … Üniversitesi VEKİLİ : Av. … 2- … Bakanlığı VEKİLİ : Hukuk Müşaviri … KARŞI TARAF (DAVACI) : … VEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin .. tarih ve E:.., K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Atatürk Üniv…
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2023/3280 E. , 2024/2159 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2023/3280 Karar No : 2024/2159 TEMYİZ EDEN (DAVALILAR) : 1- … Üniversitesi VEKİLİ : Av. … 2- … Bakanlığı VEKİLİ : Hukuk Müşaviri … KARŞI TARAF (DAVACI) : … VEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin .. tarih ve E:.., K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi ... yan dal uzmanlık öğrencisi olan davacı tarafından, Tıpta ve Diş Hekimliğinde Uzmanlık Eğitimi Yönetmeliğinin 11/3 maddesi uyarınca uzmanlık eğitimi ile ilişiğinin kesilmesine ilişkin Sağlık Bakanlığı'nın görüş yazısı üzerine Atatürk Üniversitesi tarafından tesis edilen ilişik kesme işleminin iptaline karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararda; Tıpta ve Diş Hekimliğinde Uzmanlık Eğitimi Yönetmeliği'nin 11. maddesinin birinci ve ikinci fıkraları ile üçüncü fıkrası birlikte ele alındığında, bir kamu kurumu bünyesinde aylıklı olarak görev yapmanın uzmanlık eğitimine engel teşkil etmediği, zira bilindiği üzere, tıpta uzmanlık eğitimine başlayan hekimlerin bu eğitimlerini tamamlayabilmeleri için, genelde üniversiteler bünyesinde olmak üzere, bir kamu kurumuna atamasının yapıldığı, bu manada Yönetmelik'in 11. maddesinin üçüncü fıkrasının uzmanlık öğrencilerinin kendilerine ait muayenehane açamamak şeklinde bir çalışmayı kapsadığı, bunun dışında ise uzmanlık eğitimi ile bağdaşmayan işlerde çalışmanın da uzmanlık eğitimine engel teşkil ettiği, bu yönüyle somut olaya yönelik bir üniversite bünyesinde öğretim üyesi olarak atanmanın uzmanlık eğitimine engel teşkil edip etmediğinin ele alınması gerektiği, bu manada davalı Atatürk Üniversitesi bünyesinde öğretim üyeliği unvanına atanmanın, uzmanlık eğitimi ile bağdaşmayan bir iş niteliğinde olmadığı zira belirtildiği üzere uzmanlık eğitimine başlayanların araştırma görevlisi gibi bir göreve atanabilmeleri mümkün iken, 2547 sayılı Kanun'un amacı uyarınca daha nitelikli bir eğitimin sağlanması için araştırma görevlisi unvanına göre daha üst bir unvan olan öğretim üyeliği kadrolarına atanmanın, uzmanlık eğitimine engel teşkil edebileceği yorumunu yapmanın hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmayacağı, bu hâliyle de hukuk devleti ilkesi uyarınca normlar hiyerarşisinin en üst basamağında yer alan Anayasa'da düzenlenen eğitim hakkına binaen tıpta uzmanlığa yönelik Yönetmelik hükümlerinin değerlendirilmesi gerekirken, Yönetmelik hükümlerinin davalı idarelerce Anayasa'da koruma altına alınan davacının eğitim hakkı korunarak değerlendirilmesi gerekirken, idarelerce dar biçimde davacının eğitime hakkına yönelik korunan menfaatine orantısız müdahale edecek şekilde yorumlanmasının hukuk devleti ilkesiyle uyumlu olmadığı, bu kapsamda, davalı idarelerce davacının öğretim üyeliği unvanlarına atanmasının eğitim hakkına engel teşkil etmeyeceği nazara alınarak hareket edilmesi gerektiği, bu bağlamda Yönetmelik hükümlerinin lafzî ve amaçsal yorumu ile hukuk devleti ilkesi uyarınca davacının yan dal eğitimine mevcut kamu görevinin engel teşkil etmeyeceği, dava konusu işlemde bununla sınırlı olarak belirtilen sebebin Yönetmelik ve ilgili diğer mevzuatın amacına yönelik olmadığı, bu durumda, 2016 yılında katıldığı sınav sonucunda başladığı çocuk radyolojisi alanında yan dal uzmanlığını yürüten davacının, 10.07.2019 tarihinde yardımcı doçent (doktor öğretim üyesi) unvanına atanması üzerine, davacının unvan değişikliği nedeniyle Tıpta ve Diş Hekimliğinde Uzmanlık Eğitimi Yönetmeliği'nin 11. maddesi uyarınca aranan şartları yitirdiğinden bahisle yan dal uzmanlık eğitiminden ilişiğinin kesilmesine ilişkin olarak tesis edilen dava konusu işlemlerde hukuka ve mevzuata uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacının 2016 Yan Dal Uzmanlık Sınavı yerleştirme sonucuna göre Çocuk Radyolojisi yan dalında uzmanlık eğitimi yapmaya hak kazandığı ve 07.12.2017 tarihinde Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesinde uzmanlık eğitimine başladığı, 10.07.2019 tarihinde doktor öğretim üyesi kadrosuna atandığı, davacıya Çocuk Radyolojisi yan dal uzmanlık sınavı yapılmadığının anlaşıldığı, Tıpta ve Diş Hekimliğinde Uzmanlık Eğitimi Yönetmeliğinde eğitici ve uzmanlık öğrencisi kavramlarının ayrı ayrı tanımlandığı; davacının yan dal eğitimi yapmak üzere araştırma görevlisi kadrosuna atanmış iken, kendi istek ve iradesi ile 3359 sayılı Kanun ve Yönetmelik gereği eğitici statüsü olan doktor öğretim üyesi kadrosuna atandığı, davacının yan dal uzmanlık eğitiminin bu kadroya atandığı tarih itibariyle sona erdiği, zira eğitici ve öğrenci statülerinin aynı kişide birleşemeyeceği; davacının uzmanlık öğrenciliği ile bağdaşmayan aylıklı bir görev kabul etmiş olması sebebiyle Tıpta ve Diş Hekimliğinde Uzmanlık Eğitimi Yönetmeliğinin 11/3 maddesi uyarınca tesis edilen işlemde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçe ile onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra dosya tekemmül ettiğinden davalı Sağlık Bakanlığı'nın yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Dava, Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi ... yan dal uzmanlık öğrencisi olan davacı tarafından, Tıpta ve Diş Hekimliğinde Uzmanlık Eğitimi Yönetmeliğinin 11/3 maddesi uyarınca uzmanlık eğitimi ile ilişiğinin kesilmesine ilişkin Sağlık Bakanlığı'nın görüş yazısı üzerine Atatürk Üniversitesi tarafından tesis edilen ilişik kesme işleminin iptaline karar verilmesi istemiyle açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 26/04/2014 tarih ve 28983 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Tıpta ve Diş Hekimliğinde Uzmanlık Eğitimi Yönetmeliği'nin 'Uzmanlık öğrencisi' başlıklı 11. maddesinin 3. fıkrasında; "Uzmanlık öğrencisi muayenehane açamaz, uzmanlık eğitiminin gerektirdiği durumlar dışında aylıklı veya aylıksız hiçbir işte çalışamaz, bu şekilde çalıştığı tespit edilen uzmanlık öğrencisinin ilgili eğitim kurumunca ilişiği kesilir." hükmü düzenlenmiştir. Tıpta ve Diş Hekimliğinde Uzmanlık Eğitimi Yönetmeliği'nin 11. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "...bu şekilde çalıştığı tespit edilen uzmanlık öğrencisinin ilgili eğitim kurumunca ilişiği kesilir." ibaresinin iptali ve yürütmenin durdurulması istemiyle Danıştay Sekizinci Dairesi'nin E:2020/5291 esaslı dosyasında açılan davada yürütmenin durdurulması isteminin reddine ilişkin 23/10/2020 tarihli karara itiraz edilmesi üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 01/03/2021 tarih ve E:2021/40 sayılı kararı ile "Uzun bir eğitim ve öğretim sürecini içeren tıp veya diş hekimliği fakültelerinden mezun olduktan ve bu alanlardaki uzmanlık sınavlarında başarılı olduktan sonra, uzman olabilmek için Tıpta ve Diş Hekimliğinde Uzmanlık Eğitimi Yönetmeliği kapsamında eğitim gören uzmanlık öğrencilerinin, eğitim ve öğretim süreçlerinin aksamaması amacıyla bu eğitimleri boyunca uymaları gereken kuralların belirlenmesi işin doğası gereği olmakla birlikte, davalı idarece, dava konusu Yönetmelik'te sayılan kuralların ihlali halinde öngörülen idari yaptırımın ölçülü olması hukuk devleti ilkesinin gereğidir. Bu itibarla, davalı idare tarafından uzmanlık eğitiminin aksamaması ve nitelikli yürütülmesi amaçlanmakla birlikte uzmanlık öğrencisinin muayenehane açması veya aylıklı/aylıksız bir işte çalışması halinde dava konusu Yönetmeliğin 11. maddesinin 3. fıkrasında öngörülen, eğitim kurumu ile ilişiğin kesilmesinin bu öğrenciler için ağır bir yaptırım olduğu ve uzmanlık eğitiminin tamamen sona ermesi sonucunu doğurduğu görüldüğünden, ulaşılmak istenen amaç ile yaptırım arasında makul bir dengenin bulunmadığı, bu durumun ölçülülük ilkesine aykırılık teşkil ettiği sonucuna varılmaktadır." gerekçesiyle itirazın kabulü ile ilgili ibare yönünden yürütmenin durdurulması isteminin kabulüne karar verilmiştir. 03/09/2022 tarih ve 31942 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Tıpta ve Diş Hekimliğinde Uzmanlık Eğitimi Yönetmeliği'nin "Uzmanlık öğrencisi" başlıklı 11. maddesinin 3. fıkrasında "Uzmanlık öğrencisi muayenehane açamaz, uzmanlık eğitiminin gerektirdiği durumlar dışında aylıklı veya aylıksız hiçbir işte çalışamaz, bu şekilde çalıştığı tespit edilen uzmanlık öğrencisi kurumunca yazılı olarak uyarılır, durumun devamı ya da tekrarı halinde ilgili eğitim kurumunca ilişiği kesilir." düzenlemesi yer almış; 28. maddesi ile dava konusu işlem tarihinde yürürlükte olan 26/4/2014 tarihli ve 28983 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Tıpta ve Diş Hekimliğinde Uzmanlık Eğitimi Yönetmeliği yürürlükten kaldırılmıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Dava dosyasının incelenmesinden; davacının 2016 Yan Dal Uzmanlık Sınavı yerleştirme sonucuna göre Çocuk Radyolojisi yan dalında uzmanlık eğitimi yapmaya hak kazandığı ve 07.12.2017 tarihinde Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesinde araştırma görevlisi olarak atanmak suretiyle iki yıl sürecek olan ... yan dal uzmanlık eğitimine başladığı, Atatürk Üniversitesi Rektörlüğünce 10.07.2019 tarihinde yardımcı doçent (doktor öğretim üyesi) unvanına atandığı, Sağlık Bakanlığı Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğünün bilâ tarih ve ...sayılı işlemi ile davacının unvan değişikliği nedeniyle Tıpta ve Diş Hekimliğinde Uzmanlık Eğitimi Yönetmeliği'nin 11. maddesi uyarınca aranan şartları yitirdiğinden yan dal uzmanlık eğitiminden ilişiğinin kesilmesi gerektiğinin belirtildiği, anılan işlem doğrultusunda gereğinin yapılması için Atatürk Üniversitesi Rektörlüğünün ...tarih ve E....sayılı dava konusu işlemi ile konunun Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanlığına gönderildiği, bu bağlamda davacının yan dal uzmanlık eğitimi ile ilişiğinin kesildiği, bunun üzerine davacı tarafından yan dal uzmanlık eğitimi ile ilişiğinin kesilmesine ilişkin işlemlerin iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Tıp fakültelerinden mezun olan hekimlerin belli bir alanda uzmanlaşabilmesi için, almaları gereken uzmanlık eğitimi, yarışma esasına dayanan mesleki bilgi sınavı olan uzmanlık eğitimine giriş sınavında başarılı olunması sonrası başlamakta ve uzman hekim olabilmenin önemli bir basamağını oluşturmaktadır. Tıpta uzmanlık mevzuatı bir bütün olarak değerlendirildiğinde, uzmanlık öğrencilerinin, uzmanlık eğitim sürecinde araştırma ve eğitim çalışmalarında bulunmaları ve uzmanlık eğitiminin niteliği gereği eğitim sorumlusunun gözetim ve denetiminde, sağlık hizmeti sunumunda da görev almaları gerektiği anlaşılmıştır. Eğitim ve sağlık hizmet sunumu faaliyetlerinin birbirinden ayrılmaması, bir uyum içerisinde eğitim sorumlusu gözetiminde yürütülmesi, uzmanlık eğitiminin amacına ulaşması için zorunlu olmakla birlikte, eğitici statüsünün bu kapsamda olmadığı anlaşılmaktadır. Dolayısıyla, eğitim sorumlusunun gözetiminde alınan uzmanlık eğitimi ile eğitici statüsünün uyuşmayacağı, uzmanlık öğrencilerinin eğitim süreci boyunca istisnalar dışında uzmanlık eğitimi uygulamasından sayılmayan işlerde çalışmamaları, eğitim gören niteliklerini kaybetmemeleri gerektiği, eğitici unvanının uzmanlık eğitiminin gerektirdiği durumlar kapsamında olmadığı, kendi iradesiyle uzmanlık eğitimi süresini tamamlamadan ana aldaki uzmanlığında uzmanlık eğitimi görme nosyonu ile bağdaşmayan eğitici kadroya atanan davacının, uzmanlık eğitiminin sonlandırılması gerektiği açıktır. Öte yandan, her ne kadar idari yargı yerlerinde dava konusu edilen işlemlerin, 2577 sayılı Kanun maddesinde sayılan hususlar yönünden hukuki denetime tabi tutulması ve bu denetim yapılırken, dava konusu edilen idari işlemlerin tesis edildikleri tarihteki duruma göre hukuka uygun olup olmadıklarının incelenmesi gerektiği açık ise de; idarî yaptırım niteliğinde bulunan uzmanlık eğitimi ile ilişiğin kesilmesine ilişkin işlemin dayanağı kuralın yürürlükten kaldırılması veya lehe düzenleme yapılması halinde uyuşmazlığın ortaya çıkan yeni hukukî durum dikkate alınarak sonuçlandırılacağı kuşkusuzdur. Davacının uzmanlık eğitiminin sonlandırılması işlemine dayanak olan 26/4/2014 tarihli ve 28983 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Tıpta ve Diş Hekimliğinde Uzmanlık Eğitimi Yönetmeliği'nin 11/3 maddesinde, uzmanlık öğrencisinin muayenehane açamayacağı, uzmanlık eğitiminin gerektirdiği durumlar dışında aylıklı veya aylıksız hiçbir işte çalışamayacağı, bu şekilde çalıştığı tespit edilen uzmanlık öğrencisinin ilgili eğitim kurumunca ilişiğinin kesileceği belirtilmişken; anılan düzenlemenin Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nca ölçülülük ilkesine aykırı olduğu gerekçesiyle yürütmesinin durdurulması üzerine; dava konusu işlem tarihinde yürürlükte olan Yönetmeliğin 03/09/2022 tarih ve 31942 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Tıpta ve Diş Hekimliğinde Uzmanlık Eğitimi Yönetmeliği ile yürürlükten kaldırıldığı ve anılan durumda bulunan uzmanlık öğrencilerinin önce uyarılması, durumun tekrarı halinde ilişiğin kesilmesi şeklinde kademeli bir yaptırım düzenlendiği görülmektedir. Bu durumda; davacının uzmanlık eğitiminin sonlandırılmasına ilişkin işlem henüz kesinleşmeden, yargılama safhası devam ederken dayanak düzenlemenin ölçülülük ilkesine aykırı bulunarak düzenleme hakkında yürütmenin durdurulmasına karar verildiği, daha sonra yürürlüğe giren Yönetmelik ile de bu kapsamda olanların önce yazılı olarak uyarılacağı, eylemin tekrarı halinde ilişiğin kesileceğinin düzenlendiği görülmekle, davacının yürürlüğe giren lehe olan düzenlemeden yararlanması gerektiği sonucuna ulaşıldığından, anılan düzenleme uyarınca davacının doğrudan ilişiğinin kesilmesine ilişkin tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık, Bölge İdare Mahkemesi kararında sonucu itibariyle hukuka aykırılık bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle, 1. Temyiz isteminin reddine, 2. … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin .. tarih ve E:.., K:… kararının gerekçe ile ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine, 4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 5. Kesin olarak, 04/04/2024 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi. KARŞI OY : X- Dava, Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi ... yan dal uzmanlık öğrencisi olan davacı tarafından, Tıpta ve Diş Hekimliğinde Uzmanlık Eğitimi Yönetmeliğinin 11/3 maddesi uyarınca uzmanlık eğitimi ile ilişiğinin kesilmesine ilişkin Sağlık Bakanlığı'nın görüş yazısı üzerine Atatürk Üniversitesi tarafından tesis edilen ilişik kesme işleminin iptaline karar verilmesi istemiyle açılmıştır. Dava konusu işlem tarihinde yürürlükte bulunan 26/04/2014 tarih ve 28983 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Tıpta ve Diş Hekimliğinde Uzmanlık Eğitimi Yönetmeliği'nin 'Uzmanlık öğrencisi' başlıklı 11. maddesinin 3. fıkrasında; "Uzmanlık öğrencisi muayenehane açamaz, uzmanlık eğitiminin gerektirdiği durumlar dışında aylıklı veya aylıksız hiçbir işte çalışamaz, bu şekilde çalıştığı tespit edilen uzmanlık öğrencisinin ilgili eğitim kurumunca ilişiği kesilir." hükmü düzenlenmiştir. Dava dosyasının incelenmesinden; davacının 2016 Yan Dal Uzmanlık Sınavı yerleştirme sonucuna göre ... yan dalında uzmanlık eğitimi yapmaya hak kazandığı ve 07.12.2017 tarihinde Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesinde araştırma görevlisi olarak atanmak suretiyle iki yıl sürecek olan ... yan dal uzmanlık eğitimine başladığı, Atatürk Üniversitesi Rektörlüğünce 10.07.2019 tarihinde yardımcı doçent (doktor öğretim üyesi) unvanına atandığı, Sağlık Bakanlığı Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğünün bilâ tarih ve ...sayılı işlemi ile davacının unvan değişikliği nedeniyle Tıpta ve Diş Hekimliğinde Uzmanlık Eğitimi Yönetmeliği'nin 11. maddesi uyarınca aranan şartları yitirdiğinden yan dal uzmanlık eğitiminden ilişiğinin kesilmesi gerektiğinin belirtildiği, anılan işlem doğrultusunda gereğinin yapılması için Atatürk Üniversitesi Rektörlüğünün ...tarih ve E....sayılı dava konusu işlemi ile konunun Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanlığına gönderildiği, bu bağlamda davacının yan dal uzmanlık eğitimi ile ilişiğinin kesildiği, bunun üzerine davacı tarafından yan dal uzmanlık eğitimi ile ilişiğinin kesilmesine ilişkin işlemlerin iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Tıpta uzmanlık mevzuatı bir bütün olarak değerlendirildiğinde, uzmanlık öğrencilerinin, uzmanlık eğitim sürecinde araştırma ve eğitim çalışmalarında bulunmaları ve uzmanlık eğitiminin niteliği gereği eğitim sorumlusunun gözetim ve denetiminde, sağlık hizmeti sunumunda da görev almaları gerektiği anlaşılmıştır. Eğitim ve sağlık hizmet sunumu faaliyetlerinin birbirinden ayrılmaması, bir uyum içerisinde eğitim sorumlusu gözetiminde yürütülmesi, uzmanlık eğitiminin amacına ulaşması için zorunludur. Eğitim sorumlusunun gözetiminde alınan uzmanlık eğitimi ile eğitici statüsünün uyuşmayacağı, uzmanlık öğrencilerinin eğitim süreci boyunca istisnalar dışında uzmanlık eğitimi uygulamasından sayılmayan işlerde çalışmamaları, eğitim gören niteliklerini kaybetmemeleri gerektiği, eğitici unvanının uzmanlık eğitiminin gerektirdiği durumlar kapsamında olmadığı, kendi iradesiyle uzmanlık eğitimi süresini tamamlamadan anadaldaki uzmanlığında bir kadroya atanan davacının, uzmanlık eğitiminin sonlandırılması gerektiği açık olduğundan, dava konusu işlemin iptaline ilişkin istinaf başvurusunun reddine karar veren Bölge İdare Mahkemesi kararının bu gerekçeyle bozulması gerektiği düşüncesiyle çoğunluk kararına katılmıyoruz.