12. Ceza Dairesi 2021/9714 E. , 2023/3277 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/2002 E,. 2019/3219 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Düzeltilerek İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemes
**12. Ceza Dairesi 2021/9714 E. , 2023/3277 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/2002 E,. 2019/3219 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Düzeltilerek İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Davacı vekili 20.01.2017 tarihli dava dilekçesinde özetle; "müvekkilinin 13.06.2012 tarihinde askeri casusluk suçundan gözaltına alındığını, 17.06.2012 tarihinde tutuklandığını, 24.01.2014 tarihinde tahliye edildiğini, yapılan yargılama neticesinde beraatine karar verildiğini, hükmün 21.10.2016 tarihinde kesinleştiğini, davacının tutuklanmamış olsa albay olarak görev yapacağını, 20.000 TL avukat için vekalet ücreti ödediğini belirterek davacının haksız olarak tutuklu kaldığı süre nedeniyle 732.650 TL maddi, 750.000 TL manevi tazminatın 17.06.2012 tarihinden itibaren işletilmeye başlanacak yasal faiz ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini" talep etmiştir. 2.Davalı vekili 24.02.2017 tarihli cevap dilekçesinde özetle; "tazminat talebinin yasal dayanaktan yoksun olduğunu, davanın reddi gerektiğini" beyan etmiştir. 3.Antalya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.04.2019 tarihli ve 2017/33 Esas 2019/178 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. 4.Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin, 14.11.2019 tarihli ve 2019/2002 Esas 2019/3219 Karar sayılı kararı ile düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. 5.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 06.12.2021 tarihli, davacının yurtdışı göreve hak kazandığı dosya kapsamında anlaşılmakta olduğu halde, yurt dışı görevlerinin maddi tazminat kapsamında değerlendirilmemesi ve eksik manevi tazminata hükmolunduğu gerekçesiyle hükmün bozulması görüşünü içerir tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz istemi; Bölge Adliye Mahkemesince maddi tazminat talebinin reddedilmesinin ve manevi tazminat miktarının düşürülmesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir. Davalı vekilinin temyiz istemi; hükmedilen manevi tazminat miktarının yüksek olduğuna ilişkindir. III. DAVA KONUSU Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince; davacının suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmak ve devletin gizliliğine ilişkin belgeleri temin etmek suçlarından dolayı 14.06.2012-17.06.2012 tarihleri arasında gözaltında kaldığı, İzmir 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.06.2012 tarih ve 2012/9 sorgu sayılı kararı ile tutuklandığı, Bursa 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/37 değişik iş sayılı kararı ile 27.01.2014 tarihinde tahliye edildiği, yapılan yargılama sonunda davacının beraatine karar verildiği, kararın Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 21.10.2016 tarih, 2016/6202 Esas, 2016/5088 Karar sayılı ilamı ile onanarak kesinleştiği, davacının tahliye olduktan sonra görevine döndüğü ve açıkta ve tutuklulukta geçen süre içerisinde eksik ödenen aylık ve maaşlarını tam olarak aldığı, tahliye olduktan sonra görevine dönen davacının istifa ederek TSK'dan ayrıldığı, yurtdışı görevi nedeniyle mahrum kaldığı maddi kayıplarının adalet, hak ve nesafet kuralları gereği ödenmesi gerektiği, bu bağlamda mahkemece maddi tazminata esas olmak üzere bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, 12.03.2019 tarihli bilirkişi raporunda davacının atandığı yurtdışı görevine gidememesi nedeniyle 349.605,48 gelir kaybı bulunduğunun bildirildiği,davacının ailesinin tutukluluk süresi içinde davacıyı ziyaret etmek için yapmak zorunda kaldığı masrafların gerçek maddi zarar niteliğinde bulunmadıkları ve bu bakımdan CMK'nın 141. maddesi kapsamında değelendirilebilecek talepler olmadığı, bu nedenle maddi tazminat kapsamına dahil edilemeyecekleri, davacının yargılama aşamasında kendisini vekaletnameli vekil ile temsil ettirdiği ve 18.000 TL ödeme yaptığı, yargılandığı mahkeme tarafından beraat ettiği tarihte 3600 TL maktu vekalet ücreti verildiği de görülmekle, (18.000-3600=14.400 TL) bilirkişi raporunda belirtilen maddi kayıpla birlikte 364.005,48 TL maddi tazminat ve 400.000 TL manevi tazminatın taleple bağlı kalınarak 17.06.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı hazineden alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemlerin reddine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Bölge Adliye Mahkemesince; maddi tazminat yönünden yapılan incelemede; hava pilot yarbay olarak görev yaparken gözaltına alınıp tutuklanan ve tahliye edildikten sonra görevine yarbay olarak iade edilen, bu rütbe ile görevinden 21.01.2015 tarihinde istifa eden, yargılama sırasında 06.12.2017 tarihli celsede tüm haklarını aldığını ve halen albay emeklisi olduğunu beyan eden davacının, gözaltında ve tutuklu kaldığı süreçte maaşından yapılan kesintilerin ve fark ödemelerin kendisine ödendiği, bu hususun kurumu tarafından gönderilen yazı içeriğinden de anlaşıldığı, davacının üç sene Londra askeri ataşesi olarak görevlendirildiğini ancak tutuklanması nedeniyle bu göreve gidemediğini, cezaevinde kaldığını, tutuklu yarbay maaşı aldığını halbuki İngiltere de albay rütbesiyle maaş alacağını, tahliye edildikten sonra da askeri ataşe albay olarak alması gereken maaşını alamadığını belirtse de davacının gözaltında kaldığı ve tutuklandığı dönemde albay rütbesi ile alamadığı maaş ve benzeri ödenek kayıplarının muhtemel zarar kapsamında değerlendirilip maddi tazminat kapsamına dahil edilemeyeceği, davacının tutuklu kaldığı dönem için maddi zararları hesaplanırken cezaevi harcamalarının gerçek maddi zarar kapsamında değerlendirilemeyeceği, ait olduğu davada hüküm altına alınması gereken vekalet ücreti, yargılama giderleri kapsamında olup bu hakkın asıl davadan bağımsız olarak dava konusu yapılamayacağı, maddi tazminat talebinin dayanağı olan ceza dava dosyasında beraat etmiş olan davacı lehine maktu vekalet ücretine hükmolunması gerektiği, maktu vekalet ücretini aşan ve serbest meslek makbuzu ile ispatlanan kısmın ise davacı ile avukatı arasındaki hukuki ilişkiye dayandığı, bu nedenle koruma tedbirleri nedeni ile tazminat davasında zarar kapsamında değerlendirilemeyeceği ilişkin kararları gözetilmeyerek mahkemece maddi tazminat talebinin reddi yerine davacı lehine maddi tazminata karar verilmesi ile, manevi tazminat talebi yönünden yapılan incelemede; manevi tazminatın fazla takdir edilmesinin hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle hükmün 1. fıkrasındaki "Davacı vekili tarafından davalı ... aleyhine açılan davanın kısmen kabul, kısmen reddiyle (bilirkişi ek raporunda da belirtildiği üzere (Maaş kaybı olarak) 349.605,48 TL ve 18.000 TL ücreti vekaletten beraat edildiği tarihte verilen maktu 3600 TL çıkarılmak suretiyle (18.000 TL -3600 TL=14.400 TL vekalet ücreti olmak üzere 364.005,48 TL maddi tazminat ve gözaltında kalınan süre ve uğranılan manevi zarar veya üzüntü derecesi dikkate alınarak takdiren 400.000 TL manevi tazminat olmak üzere toplam:764.005,48 TL tazminatın tutuklama tarihi olan 17.06.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı Hazineden alınarak davacıya verilmesine," ibaresinin yerine "Davacının maddi tazminat talebinin reddine" (1). fıkradan sonra (2). fıkra olarak "Davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile; davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, gözaltına alınmasına ve tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, gözaltında ve tutuklu kaldığı sürede dikkate alınarak 100.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihi olan 17.06.2012 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere yasal faizi ile birlikte davalı hazineden alınarak davacıya verilmesine," ibaresi gelmek ve sonraki fıkralar buna göre teselsül ettirilmek suretiyle hükmün düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Tazminat talebinin dayanağı olan İzmir 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/100 Esas, 2016/37 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmak ve devletin gizliliğine ilişkin belgeleri temin etmek suçundan 13.06.2012 -27.01.2014 tarihleri arasında 1 yıl 7 ay 11 gün tutuklu kaldığı, yeniden yapılan yargılama sonucunda davacının atılı suçlardan beraatine karar verildiği, hükmün 21.10.2016 tarihinde kesinleştiği, gözaltı/tutuklanma tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır. A. Davacı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden 1. Bölge Adliye Mahkemesince hava pilot yarbay olarak görev yaparken gözaltına alınıp tutuklanan ve tahliye edildikten sonra görevine yarbay olarak iade edilen, bu rütbe ile görevinden 21.01.2015 tarihinde istifa eden, yargılama sırasında 06.12.2017 tarihli celsede tüm haklarını aldığını ve halen albay emeklisi olduğunu beyan eden davacının, gözaltında ve tutuklu kaldığı süreçte maaşından yapılan kesintilerin ve fark ödemelerin kendisine ödendiği, bu hususun kurumu tarafından gönderilen yazı içeriğinden de anlaşıldığı, davacının üç sene Londra askeri ataşesi olarak görevlendirildiğini ancak tutuklanması nedeniyle bu göreve gidemediğini, cezaevinde kaldığını, tutuklu yarbay maaşı aldığını halbuki İngiltere de albay rütbesiyle maaş alacağını, tahliye edildikten sonra da askeri ataşe albay olarak alması gereken maaşını alamadığını belirtse de davacının gözaltında kaldığı ve tutuklandığı dönemde albay rütbesi ile alamadığı maaş ve benzeri ödenek kayıplarının muhtemel zarar kapsamında değerlendirilip maddi tazminat kapsamına dahil edilemeyeceği, davacının tutuklu kaldığı dönem için maddi zararları hesaplanırken cezaevi harcamalarının gerçek maddi zarar kapsamında değerlendirilemeyeceği, ait olduğu davada hüküm altına alınması gereken vekalet ücreti, yargılama giderleri kapsamında olup bu hakkın asıl davadan bağımsız olarak dava konusu yapılamayacağı, maddi tazminat talebinin dayanağı olan ceza dava dosyasında beraat etmiş olan davacı lehine maktu vekalet ücretine hükmolunması gerektiği, maktu vekalet ücretini aşan ve serbest meslek makbuzu ile ispatlanan kısmın ise davacı ile avukatı arasındaki hukuki ilişkiye dayandığı, bu nedenle koruma tedbirleri nedeni ile tazminat davasında zarar kapsamında değerlendirilemeyeceği gerekçesiyle davacının maddi tazminat talebinin reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir. 2. Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, Bölge Adliye Mahkemesince belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması hukuka aykırı bulunmuştur. B.Davalı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Gerekçe bölümünün A.2 paragrafında açıklandığı üzere, Bölge Adliye Mahkemesince davacı lehine belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması hukuka aykırı bulunmuş olup, davalı vekilinin manevi tazminat miktarının yüksek olduğuna ilişkin temyiz itirazı yerinde görülmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünün (A-2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin, 14.11.2019 tarihli ve 2019/2002 Esas 2019/3219 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğnameye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının birinci cümlesi uyarınca Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya 1. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.09.2023 tarihinde karar verildi.