(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2009/6117 E. , 2009/6080 K. MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Kadastro sırasında 225 ada 6 parsel sayılı 5412,62 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan ve tarım alanına dönüştürülmesi mümkün yer…
**(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2009/6117 E. , 2009/6080 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Kadastro sırasında 225 ada 6 parsel sayılı 5412,62 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan ve tarım alanına dönüştürülmesi mümkün yerlerden olması nedeni ile Hazine adına tespit edilmiştir. Davacılar ... ve ..., yasal süresi içerisinde kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazın tespitinin iptali ile eşit paylarla davacılar adına tesciline karar verilmiş, hüküm davalı hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece çekişmeli taşınmazın arsa niteliğinde olduğu ve davacılar lehine zilyetlikle mülk edinme şartlarının gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Uyuşmazlığın çözümlenebilmesi için taşınmazın dere yatağına sınır olduğu gözönüne alınarak jeolog bilirkişi dinlenmek suretiyle taşınmazın niteliğinin belirlenmesi zorunlu olduğu gibi tespit bilirkişilerinin mahalli bilirkişi olarak dinlenmiş olması da yerinde değildir. Doğru sonuca varılabilmesi için, çekişmeli taşınmaza komşu bulunan parsellerin onaylı tutanak suretleriyle dayanağı olan kayıt ve belgeler ve varsa Oltu Göle Karayolu ile ilgili istimlak evrakları getirtilip dosya tamamlandıktan sonra, mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişilerle, taraf tanıkları, daha önce dinlenmeyen tespit bilirkişileri ve 3 kişilik ziraat mühendisleri ve jeolog bilirkişiden oluşan bilirkişi kurulu katılımı ile yeniden keşif yapılmalıdır. Keşif sırasında dinlenecek yerel bilirkişi, taraf tanıkları ve tespit bilirkişilerinden taşınmazın öncesinin ne olduğu, hangi tarihten beri ve ne şekilde, kim veya kimler tarafından kullanıldığı, kullanmanın ekonomik amacına uygun olup olmadığı, zilyetliğin nasıl intikal ettiği, önceki keşifte hazır bulunan ziraatçi bilirkişi raporunda taşınmaz üzerinde toprak yapısının kaybolduğunun bildirilmesi karşısında, iktisaba elverişli zilyedliğin ne şekilde sürdürüldüğü gibi hususlar tek tek sorulup saptanmalı, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanakları ve varsa Oltu Göle Karayolu istimlak evrakları ile denetlenmeli, beyanlar arasında doğabilecek çelişkiler giderilmeli, tespite aykırı sonuçlara ulaşılması halinde tespit bilirkişileri tanık sıfatıyla dinlenmek suretiyle aykırılığın giderilmesine çalışılmalıdır. 3 kişilik ziraat mühendisinden oluşan bilirkişi kurulundan taşınmazın eğimi, toprak yapısı, bitki örtüsü, kullanım durumu ile ilgili olarak bilimsel verilere dayalı ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalıdır. Jeolog bilirkişiden ise çekişmeli taşınmazın dere yatağında kalıp kalmadığı, derenin etkisinde bulunup bulunmadığı ve taşkın tehlikesinin olup olmadığı hususlarında ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı, taşınmazı kapsayan imar planı bulunup bulunmadığı, varsa imar planının kesinleşme tarihi araştırılmalı, teknik bilirkişiden keşfi ve uygulamayı izlemeye elverişli taşınmazın dört yönden çekilmiş fotoğrafları ile, çizilecek yan görünüş krokisi de eklenmek suretiyle düzenlenecek ayrıntılı rapor alınmalı, bundan sonra davacı taraf yararına 3402 sayılı Yasa'nın 14. ve 17. maddesinde öngörülen koşulların gerçekleşip gerçekleşmediği yönünden tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 02.10.2009 gününde oybirliği ile karar verildi.