9. Hukuk Dairesi 2025/9565 E. , 2026/863 K. "" MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2435 E., 2025/2122 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli 10. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/442 E., 2023/118 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan…
9. Hukuk Dairesi 2025/9565 E. , 2026/863 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2435 E., 2025/2122 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli 10. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/442 E., 2023/118 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin iş sözleşmesinin haksız olarak feshedildiğini, bu sebeple Kocaeli 4. İş Mahkemesinin 2019/329 Esas sayılı dosyası ile feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verildiğini, davacının işe başlamak için süresinde ihtarname gönderdiğini, davalı tarafın işe başlatma ihtarnamesini bizzat davacıya göndermesi gerekirken davacı vekiline gönderdiğini, ihtarnamede, davacının hazırlaması gereken 18 kalemden oluşan sağlık raporunun talep edildiğini, davalı tarafın işe başlatmada samimi olmadığını, davacıya kıdem ve ihbar tazminatı olarak işten çıkarıldığında 67.462,69 TL ödendiğini ileri sürerek boşta geçen süre ücreti ve diğer haklar alacağı, iş güvencesi tazminatı, kıdem tazminatı farkı ile ihbar tazminatı farkı alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın Kocaeli 4. İş Mahkemesinin 2019/329 Esas sayılı dosyası kararı uyarınca davalı Şirkete ... Noterliğinin 03.06.2021 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile işe başlamak istediğini bildirdiğini, davalı Şirketçe davacı tarafa işe başlaması için ... Noterliğinin ... yevmiye numaralı ve 07.07.2021 tarihli ihtarnamesi gönderilerek işe başlamasının ihtar edildiğini, davacı taraf bu tarihte işyerine gelmiş ise de işe başlamayarak işyerini terk ettiğini, tüm bu nedenlerle davalı Şirketin davacıya ödeme yükümlülüğü bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalının işe davette ciddi olmadığı, buna bağlı olarak işe iade davasında miktar olarak belirlenen iş güvencesi tazminatı ve boşta geçen süre ücreti ve diğer haklar alacağının hüküm altına alınması gerektiği, davacının fark ihbar ve kıdem tazminatının da bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut olayda, davacı tarafından süresinde işe iade başvurusunda bulunulduğu, davalının işe başlatma hususunda samimi olmadığının anlaşıldığı, 4857 sayılı İş Kanunu'nun (4857 sayılı Kanun)“Geçersiz feshin sonuçları” başlığını taşıyan 21/1 ve 2 hükümlerinde işçinin işe başlatılmaması hâlinde ödenmesi gereken tazminatın belirtildiği; 3. fıkrasında ise kararın kesinleşmesine kadar işçinin çalıştırılmadığı en çok dört aylık ücret ve diğer hakların düzenlendiği, maddenin 5. fıkrasında işçinin işe başlatılması hâlinde varsa peşin ödenen ihbar ve kıdem tazminatının, işçiye yapılması gereken ödemelerden mahsup edileceği belirtildikten sonra devamında “İşe başlatılmayan işçiye bildirim süresi verilmemiş veya bildirim süresine ait ücret peşin ödenmemişse, bu sürelere ait ücret tutarı ayrıca ödenir” hükmüne yer verildiği, buna göre işçiye geçersiz sayılan fesih bildirimi ile bildirim süresi verilmemiş veya bildirim süresine ait ücret peşin ödenmemişse ihbar tazminatının ödenmesi gerekeceği, geçersizliğine karar verilen fesih bildirimi ile işçiye daha önce usulüne uygun olarak verilmiş olan ihbar önellerine geçerlilik tanınmasının 4857 sayılı Kanun'un sözü edilen açık hükmü gereği olduğu (Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 29.11.2023 tarihli ve 2023/18298 Esas, 2023/18519 Karar sayılı kararı), taraflar arasında ücret ihtilafı bulunmadığı, davacı tarafa geçersiz fesih anında ihbar tazminatı ödemesi yapıldığı ve davacı talebinin fark ihbar tazminatına ilişkin olduğu anlaşılmakla fark ihbar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacı tarafın Kocaeli 4.İş Mahkemesinin 2019/329 Esas sayılı dosyasından verilen kesinleşmiş işe iade kararı kapsamında müvekkili Şirkete, ...Noterliğinin 03.06.2021 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi göndererek işe başlamak istediğini bildirdiğini, müvekkili Şirketçe davacı tarafa işe başlaması için ... Noterliğinin ... yevmiye numaralı ve 07.07.2021 tarihli ihtarnamesi gönderilerek işe başlamasının ihtar edildiğini, davacı tarafın bu tarihte işyerine geldiğini, işe başlamayarak işyerini terk ettiğini, tüm bu nedenlerle müvekkili Şirketin davacıya ödeme yükümlülüğü bulunmadığını ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, işe iade davası sonrasında işverenin işe başlatma davetinde ciddi, işçinin işe başlama başvurusunda samimi olup olmadığı buna göre davacının iş güvencesi tazminatı, fark kıdem tazminatı ve boşta geçen süre ücreti ve diğer haklar alacağına hak kazanıp kazanmadığı hususlarına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.