T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1093 - 2025/1467 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/1093 KARAR NO : 2025/1467 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 28/12/2023 NUMARASI : 2023/361 Esas - 2023/978 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 27/11/2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 03/12/2025 Mahalli mahkemesince veril…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1093 - 2025/1467 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/1093 KARAR NO : 2025/1467 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 28/12/2023 NUMARASI : 2023/361 Esas - 2023/978 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 27/11/2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 03/12/2025 Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davalı ...A.Ş. vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkiline ait ... plakalı araç ile davalıların sorumluluğundaki ... plakalı (... poliçe numaralı) araç arasında 31.08.2021 tarihinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, olayda karşı tarafın asli kusurlu olduğunu, müvekkilinin kazadan kaynaklı hasarı yurt dışındaki serviste yaptırdığını belirterek, fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 100-TL hasar bedelinin kaza tarihinden itibaren işletilecek avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile talebini 22.599,16TL’ye yükseltmiştir. Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; dava konusu kazaya karışan aracın uzun dönem kiralama sözleşmesi ile diğer davalı ...A.Ş.'ye kiralandığını bildirerek, husumetten davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu, belirsiz alacak davası olarak bu davanın açılamayacağını, poliçe limiti ile sınırlı sorumlu olduklarını, ayrıca kusur oranının tespiti gerektiğini bildirerek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; Yetki itirazlarının bulunduğunu, kusur yönünden inceleme yapılması gerektiğini, husumet itirazlarının bulunduğunu bildirerek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davalıların sürücüsü, işleteni ve sigortacısı olduğu araç ile davacıya ait aracın çarpışması sonucu meydana gelen kazada davacı aracında oluşan hasar tazminatının davalı sigorta şirketinden, davalı sürücü ve işletenden tahsili istemiyle işbu davanın açıldığı, dosya kapsamında alınan denetime ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporunda, davalı araç sürücüsü ...’ın %100 kusurlu olduğu, davacının kusurunun bulunmadığı, davacı aracında 22.599,16-TL zarar meydana geldiği, kazaya karışan aracın hususi araç olması nedeniyle hükmedilen tazminata yasal faiz uygulanması gerektiği, davalı sigorta şirketi bakımından temerrüdün 09/01/2023 tarihinde gerçekleştiği, diğer davalılar yönünden ise temerrüdün kaza tarihi olan 31/08/2021 de oluştuğu anlaşılmış olup, davalılar ...A.Ş., ... ve ...’ya yönelik açılan davada, davanın kabulü ile, 22.599,16-TL tutarındaki hasar bedeli tazminatının davalı ... A.Ş. ve davalı ... yönünden 31/08/2021, diğer davalı sigorta şirketi yönünden 09/01/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, davalı ...A.Ş. hakkında açılan davanın ise davalının işleten sıfatının bulunmadığı anlaşıldığından pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle; “1-Davalılar ...A.Ş., ... ve ...’ya yönelik açılan davada davanın kabulü ile, 22.599,16-TL tutarındaki hasar bedeli tazminatının davalı ... A.Ş. ve davalı ... yönünden 31/08/2021, diğer davalı sigorta şirketi yönünden 09/01/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 2-Davalı ...A.Ş. hakkında açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle REDDİNE,” karar verilmiş, karara karşı davalı ... A.Ş. vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı ...A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde; kendilerine husumet yöneltilmesinin doğru olmadığını, ıslah edilen bölüm yönünden kaza tarihinden itibaren 2 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, davalı tarafa verilen kusuru kabul etmediklerini, zararın da fahiş belirlendiğini ileri sürerek, istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE İstinaf talebinde bulunan davalı ...A.Ş. vekilinin istinaf sebepleri doğrultusunda, kamu düzenine aykırılıklar resen gözetilerek, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda; Dava, trafik kazası nedeniyle araçta oluşan hasar bedelinin tazmini istemine ilişkin olup, Yerel Mahkeme tarafından davanın kısmen kabulüne dair verilen karar davalı ...A.Ş. vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davalı ...A.Ş.’nin uzun süreli kiralayan olarak işleten sıfatıyla sorumluluğunun bulunduğu, kusur durumunun doğru tespit edildiği anlaşılmıştır. İstinaf eden davalının zamanaşımına yönelik istinafı yönünden; 2918 sayılı KTK'nın 109/1 maddesinde, motorlu araç kazalarından doğan zararların tazminine ilişkin talepler zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak 10 yıl zamanaşımı süresi öngörülmüştür. Belirsiz alacak davalarında, davanın açılmış olması ile tazminat alacağının tamamı yönünden zamanaşımı kesildiğinden, davacının, belirsiz alacak davası olarak açtığı davada, sonradan dava değerini belirlemesi durumunda zamanaşımı süresi yeniden işlemeyeceğinden belirlenen alacak kısmı için zamanaşımı söz konusu olmayacaktır. Davanın kısmi dava olarak açılmış olması halinde ise, davacının fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak davasını açmış olması halinde, davacının fazlaya ilişkin hakları yönünden davasını ıslah edebilmesi mümkün ise de, fazlaya ilişkin haklar yönünden açılan bir dava bulunmadığından zamanaşımı süreci işlemeye devam edeceğinden davalının zamanaşımı def'inde bulunmasına karşılık davanın zamanaşımı süresi içerisinde ıslah edilmesi gerekir. Nitekim Yargıtay HGK 2017/2796 E. 2021/1038 K. sayılı emsal kararında; "818 sayılı mülga Borçlar Kanunu’nun (BK) 133/2. maddesi [6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) m. 154/2] gereğince; alacaklı dava veya def’i yoluyla mahkemeye veya hakeme başvurmuşsa, icra takibinde bulunmuşsa ya da iflas masasına başvurmuşsa zamanaşımı kesilir. Öğreti ve uygulamada kısmi davada dava edilmeyen alacak kesimi için, fazlaya ilişkin hakkın saklı tutulmuş olmasının zamanaşımını kesmeyeceği kabul edilmektedir (Kuru, s. 1541 vd.; Pekcanıtez, Hakan: Medeni Usul Hukuku, C. II, 15. baskı, İstanbul 2017, s. 1008). Başka bir deyişle kısmi dava açılması hâlinde zamanaşımı yalnız alacağın kısmi dava konusu yapılan miktarı için kesilecek, ancak talep konusu yapılmayan geri kalan kısım bakımından ise zamanaşımı işlemeye devam edecektir. Kısmi dava ile talep edilmeyen alacağın geri kalan kısmı için zamanaşımı BK’nın 133. (TBK m. 154) maddesindeki diğer kesilme nedenleri dışında ancak aynı yargılamada karşı tarafın rızası veya ıslah talebinde bulunma tarihinde yahut geri kalan kısım için ikinci dava açılacaksa ikinci davanın açıldığı tarihte kesilmiş olur. Davacının geri kalan kısım için ıslaha başvurması veya ikinci dava açması durumunda da davalının zamanaşımı def'inde bulunabileceğinden tereddüt etmemek gerekir (Pekcanıtez, s. 1008). Aynı hususla alakalı olarak verilen Hukuk Genel Kurulunun 06.03.2013 tarihli ve 2012/4-824 E., 2013/305 K. ile 22.10.2014 tarihli ve 2014/4-840 E., 2014/837 K. sayılı kararlarında da; “kısmi davada fazlaya ilişkin hakların saklı tutulması nedeniyle dava konusu yapılmayan alacak miktarının ek davaya veya kısmi ıslaha konu olması hâlinde, bu usul işlemine karşı davalının zamanaşımı def’ini ileri sürebileceği kabul edilmiştir." denilerek, kısmi dava olarak açılan davada ıslah ile artırılan kısım yönünden zamanaşımı def'inin ileri sürülebileceği, alacağın bir kısmının dava edilmiş olmasının, dava edilmeyen kısım yönünden zamanaşımının işlemesini durdurmayacağını kabul etmiştir. Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden; davaya konu maddi hasarlı kazanın 31/08/2021 tarihinde meydana geldiği, davacı tarafından eldeki iş bu davanın ise kısmi dava olarak 100TL için 2 yıllık zamanaşımı süresi içinde 22/05/2023 tarihinde açıldığı, alınan bilirkişi raporu gereğince bakiye zarar yönünden davanın 06/12/2023 tarihinde ıslah edildiği, istinaf eden davalının süresinde ıslaha cevap dilekçesi ile ıslah edilen miktar yönünden zamanaşımı definde bulunduğu anlaşılmıştır. Yukarıdaki açıklamalar kapsamında somut olayda, iş bu kısmi davada dava tarihinde zamanaşımının ancak dava konusu edilen miktar (100TL) yönünden kesildiği bakiye miktar yönünden zamanaşımının işlemeye devam ettiği, davanın maddi hasarlı trafik kazası olup ceza zamanaşımı süresinin uygulanmasını gerektirir bir durumun da sözkonusu olmadığı, 31/08/2021 kaza tarihi ile 06/12/2023 ıslah tarihi arasında (20/02/2023-06/04/2023 arası 46 gün arabuluculuk sürecinde zamanaşımının durması da nazara alındığında) ıslah edilen 22.499,16TL yönünden 2 yıllık zamanaşımı süresinin son gününün 16/10/2023 tarihi olduğu, 06/12/2023 ıslah tarihi itibarıyla zamanaşımı süresinin dolduğu anlaşıldığından mahkemece ıslah edilen bölüm yönünden davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken bu miktar yönünden de davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, davalı ... A.Ş. vekilinin istinafının bu yönden kabulü gerekmiştir. Açıklanan nedenlerle; davalı ...… A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, HMK’nın 353/1.b.2. maddesi gereğince kararın davalı … A.Ş. 100 TL ile sorumlu olacak şekilde düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; I-Davalı ...A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 28/12/2023 tarihli, 2023/361 - 2023/978 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, HMK'nın 353/1-b-2.maddesi uyarınca esas hakkında yeniden karar verilmesine, buna göre; 1-22.599,16-TL tutarındaki hasar bedeli tazminatının (davalı ...A.Ş.'nin 100 TL’den diğer davalılarla müteselsil sorumlu olmak üzere) davalı ...A.Ş. ve davalı ... yönünden 31/08/2021, diğer davalı sigorta şirketi yönünden 09/01/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte bu davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 2-Davalı ...A.Ş. hakkında açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle REDDİNE, 3-Alınması gereken 1.543,74-TL harçtan peşin alınan 179,90-TL ile ıslah ile alınan 383,00-TL harcın düşümü ile kalan 980,84-TL harcın davalılar ...A.Ş, ... ve ...’dan (davalı ... A.Ş.'nin 615,40 TL’den diğer davalılarla müteselsil sorumlu olmak üzere) müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazine’ye gelir kaydına, 4-Davacı tarafça sarf edilen 179,90-TL başvurma harcı, 179,90-TL peşin harç, 25,60-TL vekalet harcı ile 383,00-TL ıslah harcı olarak alınan toplam 768,40-TL’nin (davalı ... A.Ş.'nin 3,07 TL’den müteselsil sorumlu olmak üzere) davalılar ...A.Ş., ... ve ... A.Ş.'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacının müzekkere gideri, posta-davetiye gideri, bilirkişi gideri olarak sarf ettiği toplam 1.935,50-TL yargılama giderinin (davalı ... A.Ş.'nin 7,75 TL’den müteselsil sorumlu olmak üzere) davalılar ...A.Ş., ... ve ...’dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak davacıya iadesine 6-A.A.Ü.T. uyarınca belirlenen 22.599,16 TL vekalet ücretinin (davalı ... A.Ş.'nin 100 TL vekalet ücretinden diğer davalılarla müteselsil sorumlu olmak üzere) davalılar ...A.Ş., ... ve ...’dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 7-Arabuluculuk aşamasında harcanan 1.320,00 TL giderin davalılar ...A.Ş, ... ve ...’dan (davalı ...A.Ş. 100,00 TL ile sorumlu olmak üzere) müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına, 8-Davalı ...A.Ş. kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. uyarınca belirlenen 100-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı ...A.Ş’ye verilmesine, 9-Davalı ... A.Ş. kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. uyarınca belirlenen 22.499,16 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili davalı ...A.Ş.’ye verilmesine, İSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN II-Davalı ...A.Ş. tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde yatıran tarafa iadesine, III-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı ...A.Ş. tarafından yapılan 1.169,40 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 242,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 1.411,40 TL istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine, IV-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, V-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirilmesi, bakiye harç tahsili, iadesi ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 27/11/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.