3. Hukuk Dairesi 2015/16395 E. , 2016/14151 K. "" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasındaki Tüketici Sorunları Hakem Heyeti Kararına itiraz davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiş, mahkemece temyiz isteminin reddine karar verilmiş, davacı vekilinin ek kararı da temyiz etmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindek…
**3. Hukuk Dairesi 2015/16395 E. , 2016/14151 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasındaki Tüketici Sorunları Hakem Heyeti Kararına itiraz davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiş, mahkemece temyiz isteminin reddine karar verilmiş, davacı vekilinin ek kararı da temyiz etmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı; Tüketici Sorunları Hakem Heyeti’ne başvurusu neticesinde, kayıp-kaçak bedelinin ilgili mevzuat çerçevesinde abonelere yansıtıldığını ve uygulanmasının yasal bir zorunluluk olduğunu belirterek; davalı aboneden tahsil edilen kayıp kaçak vb. bedellerin davalı aboneye iadesine yönelik verilen Karakoçan Tüketici Sorunları Hakem Heyeti’nin 2012/211 sayılı kararının iptalini istemiştir. Davalı, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece; Tüketici Sorunları Hakem Heyetinin tahakkuk ettirilen kayıp-kaçak bedelinin tüketiciye iadesine dair vermiş olduğu kararının yerinde olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafça temyiz edilmiş, mahkemece 23.03.2015 tarihli ek karar ile temyiz isteminin reddine karar verilmiş, davacı tarafça ek karar da temyiz edilmiştir. 1-)Davaya konu bedellerin toplamı, miktar itibariyle Tüketici Sorunları Hakem Heyetine başvuru tarihinde (12.02.2013) yürürlükte bulunan 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 22. maddesinde ve HUMK. nun 427. maddesinde öngörülen kesinlik sınırının altında bulunmakta ise de; kayıp/kaçak bedelinin alınıp alınmaması hususunda verilen hükmün salt alınan bu bedele münhasır olmayıp, sonraki faturaların düzenleme biçimine de etkisi olacağı, bir başka deyişle kararın ard etkisinin bulunduğu ve bu yöndeki talebinde devamlılık arz eden bir isteme ilişkin olduğu kuşkusuzdur. Yine, davaya konu bedellerin uygulaması nedeniyle eldeki dosyada tek bir abone uyuşmazlığı yargıya taşımış olmasına karşın, ortada tüm aboneleri ilgilendiren, toplu bir hak uyuşmazlığının bulunduğu her türlü duraksamadan uzaktır. Bu itibarla, davaya konu bedellerin yürürlükteki mevzuat hükümlerine uygun olduğu yönünde tespit istemini de içeren böyle bir davada verilen karar, konu ile ilgili mevzuat hükümlerinin ileriye dönük uygulanıp uygulanmaması yönünde de sonuç doğuracağından, temyiz incelemesinde 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 22. maddesi ve Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 427. maddesinde belirtilen kesinlik sınırının gözetilmemesi gerektiğine; dolayısıyla bu davanın miktar ve değerine bakılmaksızın temyizinin olanaklı bulunduğuna oybirliğiyle karar verilmiştir.