TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ :ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ :28/03/2025 NUMARASI :2024/539 Esas 2025/255 Karar DAVA : Tescile İcbar DAVA TARİHİ : 02/08/2024 KARAR TARİHİ : 04/12/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 04/12/2025 Taraflar arasındaki tescile icbar istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davalı ... ... süresinde istinaf kanun yoluna başvurulm…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2025/1305 Esas 2025/1476 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/1305 KARAR NO : 2025/1476 TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ :ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ :28/03/2025 NUMARASI :2024/539 Esas 2025/255 Karar DAVA : Tescile İcbar DAVA TARİHİ : 02/08/2024 KARAR TARİHİ : 04/12/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 04/12/2025 Taraflar arasındaki tescile icbar istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davalı ... ... süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... sicil numarasına kayıtlı davalı ... Tic. Ltd. Şti'nin 10/02/1994 tarihinde müdürlükleri bünyesinde kurulduğunu, şirketin vaki ortaklık yapısının 99 hisseye karşılık olan 99.000,00 TL ... ..., 1 hisseye karşılık olan 1.000,00TL ... ...'dan oluştuğunu, müdürlüklerine 07/06/2024 tarihinde yapılan başvuru ile ... ...'ın 1 adet 1.000,00 TL'ye karşılık gelen hissesini Yenimahalle 5. Noterliği'nin 05/12/2023 tarih ve 21293 yevmiye nolu hisse devir sözleşmesiyle ... ...'a devrettiğinin görüldüğünü, ... ... tarafından sunulan tescilden kaçınma nedenlerinin yeterli görülmediğini bildirerek 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 33.Maddesinin 3.Fıkrası ve Ticaret Sicili Yönetmeliği'nin 36. Maddesinin 6. fıkrası gereği açılmış davanın kabulüne, şirket ortağı ... ...'ın 1 adet 1.000,00 TL'ye karşılık gelen hissesini Yenimahalle 5. Noterliği'nin 05/12/2023 tarih ve 21293 yevmiye nolu hisse devir sözleşmesiyle ... ...'a devrettiğinin re'sen tescil ve ilanına, müdürlüklerinin bu davada yasal hasım olduğundan yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini istemiştir. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 14/02/1994 tarihinde müdür ve %100 oranla sahibi sıfatıyla ilk unvanı ... Boya ve Köpük Tic. Ltd. Şti.'yi kurduğunu, 1998 yılında unvan değiştirerek ... Tic. Endüstriyel Yüzey İşlem Ltd. Şti olan ana ortaklığa 2008 de gelen yüklü vergi borçları dolayısıyla olası haciz riskini önlemek amacıyla önce ... ... ve kızının 35 yıldır aralıksız sahibi sıfatıyla bulundukları taşınmazları davalı ...'a satmış gibi gösterip ardından yavru ortaklık olan ... Petshop İthalat ve İhracat Ltd. Şti.'yi davalı ...'a %99 hissedarmış gibi gösterip şahsının %1 hissedar ve şirket müdürü olarak gösterip yine vekaletsiz işçisi olan ... ile birlikte yavru ortaklık adresine mutlak muvazaa sözleşmesi kapsamında anlaşarak , olduğu gibi taşıyıp, resmiyette yeni kurulan bir şirketmiş gibi gösterilmek sureti ile 3. Kişileri aldatmak amacıyla ATO'da 13/11/2009 Da yolsuz tescille kurduğu ve maddi gerçekte tamamının şahsına ait olduğu torun ortaklık ... Ltd. Şti'yi ana ortaklığın ticari faaliyetlerini bu adreste ara vermeden devam ettirerek haciz riskinden bu şekilde kurtulmak suretiyle bu kişilere verdiği tam yetki ve ABD talimatı ve diğer davalılara verdiği vekaletlerle ile gayri resmi olarak ödenmiş olduğunu, davalıların maddi gerçekte davacıya ait olmasına karşın mutlak muvazaa ile adlarına tescilli olan ... Ltd. Şti.'yi hileyle ele geçirmek için, davacının ABD'de seyahate engel hastalanmasını fırsat bilip, davalı sanık ... ... başkanlığında davacının geri alınmak üzere anlaşarak davalılara mutlak muvazaa ile emanet ettiği taşınır taşınmaz tüm mal varlıklarının tamamı adına hileyle tescil ettirildiğini, 16/07/2024 tarihi itibarıyla konuya esas derdest dosyaların bulunduğunu belirterek esas ana ortaklığın karar defteri de diğer tüm delil ve belgelerle birlikte davalar tarafından karartıldığından noter hisse devri sonrası ticaret sicilde gerekli kayıt işlemlerinin mücbir sebeplerle gerçekleştiremediğini, ticaret sicil gazetesi tescilin ATO'da kayda alınmasını, bir kopyasının Ostim Vergi Dairesine, bir kopyasının ... Ticaret... Ltd. Şti'ye, ... San. Ve Tic. Ltd. Şti. Ve ... Petshop... Ltd. Şti'ye gönderilmesine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; tescile davet yazısının davalılara yapılan tebligat ile birlikte tebliğ edildiği davalı ... ... tarafından dava dışı ... ... ile aralarında devam eden derdest bir çok dosyanın bulunduğu, şirketin karar defteri tüm resmi kayıt ve belgelerinin nitelikli dolandırıcılığın ortaya çıkmaması için karartılmış olması nedeniyle mücbir sebeple tescilin gerçekleştirilemediğinin bildirildiği, davalı tarafça tescilden kaçınma nedeni olarak gösterilen sebeplerin hukuken yerinde olmadığı , hisse devrini görüşmek üzere genel kurulu toplantıya çağırmadığı anlaşıldığından davanın kabulüne karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı ... ... istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi'nin davalının tescilden kaçınma sebeplerini hiç araştırmadan, davacının iddialarını olduğu gibi kabul edere tek taraflı dinlenme ve eksik inceleme ile hatalı kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, Mahkemece tüzel kişilik perdesinin kaldırılarak maddi gerçeklere ulaşması neticesinde hüküm kurması gerekirken hiç bir inceleme ve araştırma yapılmadan karar verildiğini bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Dava; tescile icbar istemine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede; Dosya kapsamında yer alan davalı ... Ticaret Endüstriyel Yüzey İşlem Limited Şirketine ait sicil kaydı incelendiğinde, davalı şirketin 10/02/1994 tarihinde Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğünde kurulduğu, davalı şirketin % 99 hissesinin davalı ... ...'a , %1 hissesinin ise dava dışı ... ...'a ait olduğu anlaşılmaktadır. Somut olayda; davalı şirkette ... ... %99, dava dışı ... ...'ın %1 pay sahibi iken dava dışı ... ... tarafından davalı şirketteki %1 payının diğer davalı ... ...'a Yenimahalle 5. Noterliği'nin 05/12/2023 tarih ve 21293 yevmiye numaralı hisse devir sözleşmesi ile devir edildiği, Davalı ... ... ile dava dışı ... ... arasında akdedilen hisse devir sözleşmesi tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK'nun 595. maddesi; "(1)Esas sermaye payının devri ve devir borcunu doğuran işlemler yazılı şekilde yapılır ve tarafların imzaları noterce onanır. Ayrıca devir sözleşmesinde, ek ödeme ve yan edim yükümlülükleri, rekabet yasağı ağırlaştırılmış veya tüm ortakları kapsayacak biçimde genişletilmiş ise, bu husus önerilmeye muhatap olma, önalım, geri alım ve alım hakları ile sözleşme cezasına ilişkin koşullara da belirtilir. (2)Şirket sözleşmesinde aksi öngörülmemiş ise esas sermaye payının devri için, ortaklar genel kurulunun onayı şarttır. Devir bu onayla geçerli olur. (3)Şirket sözleşmesinde başka türlü düzenlenmemişse, ortaklar genel kurulu sebep göstermeksizin onayı reddedebilir. (4)Şirket sözleşmesi ile sermaye payının devri yasaklanabilir. (5)Şirket sözleşmesi devri yasaklamış veya genel kurul onay vermeyi reddetmişse, ortağın haklı sebeple şirketten çıkma hakkı saklı kalır. (6)Şirket sözleşmesinde ek ödeme veya yan edim yükümlülükleri öngörüldüğü takdirde, devralanın ödeme gücü şüpheli görüldüğü için ondan istenen teminat verilmemişse, genel kurul şirket sözleşmesinde hüküm bulunmasa bile, onayı reddedebilir. (7)Başvurudan itibaren üç ay içinde genel kurul reddetmediği takdirde onayı vermiş sayılır." hükmünü içerdiği, Anılan hüküm uyarınca, pay devrinin geçerli olarak yapıldığının kabulü için noterde devire ilişkin işlem yapılması, devir işleminin şirkete bildirilmesi, ortaklar genel kurulu tarafından devire onay verilmesi ile devrin şirket yönünden tamamlanmasından sonra, devir işlemi ticaret sicile tescil edilmekle de üçüncü kişiler yönünden aleni hale geleceği, Dava dışı ... ... tarafından tarafından davalı şirkete 01/03/2024 tarihli ihtarname gönderilerek devrin tescil ve kayıt işlemlerinin ivedi olarak yapılmasının ihtar edildiği, anılan ihtar üzerine şirket tarafından pay devrini tamamlayan işlemlerin yapılmaması üzerine Dava dışı ... ... tarafından davacıya yapılan 07/06/2024 tarihli başvuru ile, davalı şirketteki diğer davalıya ait 1 adet hisseyi devrettiğini, pay devrinin tescili ile TTK'nun 595.maddesindeki düzenleme gereği şirket genel kurulunu toplantıya çağırmasına ilişkin Altındağ 4.Noterliği'nin 01/03/2024 tarih ve 04973 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile başvurduğunu ancak aradan geçen süreye rağmen herhangi bir cevap verilmediğini bildirerek pay devri sözleşmesinin ticaret sicil gazetesinde ilanının talep edildiği, Ticaret Sicil Müdürlüğünce davalı ... ...'a 25/06/2024 tarihinde tescili davet yazısı gönderildiği, davalı ... ... tarafından 16/07/2024 tarihli dilekçe ile dava dışı ... ... ile aralarında devam eden derdest bir çok dosyanın bulunduğu, şirketin karar defteri tüm resmi kayıt ve belgelerinin nitelikli dolandırıcılığın ortaya çıkmaması için karartılmış olması nedeniyle mücbir sebeple tescilin gerçekleştirilemediğinin bildirildiği, Davacı Sicil Müdürlüğü tarafından kaçınma nedenleri yeterli görülmediğinden Ticaret Sicil Yönetmeliğinin 36 maddesi uyarınca eldeki davanın açıldığı, mahkemece davacının davasının kabulüne karar verildiği, davalı tarafça davacı Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne ve mahkemeye bildirilen kaçınma nedenleri tekrar edilmek suretiyle istinafa gelindiği uyuşmazlık konusu değildir. Dosyamız kapsamında ki uyuşmazlık davacı Ticaret Sicil Yönetmeliğinin 36 maddesi uyarınca eldeki davayı açıp açamayacağı, mahkemece verilen hükmün usulüne uygun olup olmadığının belirlenmesi noktasında toplandığı görülmüştür. 6100 sayılı TTK'nun '' Tescile davet ve ceza'' başlıklı 33 maddesi; '' (1) Tescili zorunlu olup da kanuni şekilde ve süresi içinde tescili istenmemiş olan veya 32 nci maddenin üçüncü fıkrasındaki şartlara uymayan bir hususu haber alan sicil müdürü, ilgilileri, belirleyeceği uygun bir süre içinde kanuni zorunluluklarını yerine getirmeye veya o hususun tescilini gerektiren sebeplerin bulunmadığını ispat etmeye çağırır. (2) (Değişik: 26/6/2012-6335/4 md.) Sicil müdürünce verilen süre içinde tescil isteminde bulunmayan ve kaçınma sebeplerini de bildirmeyen kişi, sicil müdürünün teklifi üzerine mahallin en büyük mülki amiri tarafından bin (17.686) Türk Lirası idari para cezasıyla cezalandırılır. (3) Süresi içinde kaçınma sebepleri bildirildiği takdirde, sicilin bulunduğu yerde ticari davalara bakmakla görevli asliye ticaret mahkemesi, dosya üzerinde inceleme yaparak tescili gerekli olan bir hususun bulunduğu sonucuna varırsa, bunun tescilini sicil müdürüne emreder, aksi takdirde tescil istemini reddeder. Süresi içinde tescil isteminde bulunmayan veya kaçınma sebeplerini bildirmeyen kişinin ikinci fıkradaki cezayla cezalandırılması bu fıkra hükmünün uygulanmasına engel oluşturmaz.'' hükmünü içermektedir. Yine aynı yasanın '' İtiraz'' başlıklı 34 maddesinde; '' (1) İlgililer, tescil, değişiklik veya silinme istemleri ile ilgili olarak, sicil müdürlüğünce verilecek kararlara karşı, tebliğlerinden itibaren sekiz gün içinde, sicilin bulunduğu yerde ticari davalara bakmakla görevli asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile itiraz edebilirler. (2) Bu itiraz mahkemece dosya üzerinden incelenerek karara bağlanır. Ancak, sicil müdürünün kararı, üçüncü kişilerin sicilde kayıtlı bulunan hususlara ilişkin menfaatlerine aykırı olduğu takdirde, itiraz edenle üçüncü kişi de dinlenir. Bunlar mahkemeye gelmezlerse dosya üzerinden karar verilir.'' düzenlemesine yer verildiği görülmüştür. Ticaret Sicil Yönetmeliğinin ''Tescile davet ve ceza'' başlıklı 36 maddesi uyarınca; Tescil edilmesi gereken bir olgunun ilgilisi tarafından tescil ettirilmediğini haber alan müdürlük, tescil başvurusunda bulunmakla yükümlü kişileri, otuz gün içinde tescil başvurusunda bulunmaya veya tescili gerektiren sebeplerin bulunmadığını ispat etmeye çağırır. Bu davette, kanuni dayanaklar gösterilmek suretiyle davetin gerekçesi, tescili gereken belgeler ve tescil yükümlülüğünün yerine getirilmemesinin yaptırımları belirtilir. Birinci fıkra gereğince yapılan çağrı üzerine, süresi içinde tescil isteminde bulunulmaması veya kaçınma sebepleri bildirilmiş olmasına rağmen kaçınma sebeplerinin yeterli görülmemesi halinde müdürlük, durumu sicilin bulunduğu yerdeki ticari davalara bakmakla görevli asliye ticaret mahkemesine bildirir. Mahkemenin tescile hükmetmesi halinde olgu resen tescil edilir. Hal böyle olunca, davacı Sicil Müdürlüğü'nün kaçınma sebepleri bildirilmiş olmasına rağmen kaçınma sebeplerinin yeterli görülmemesi halinde durumu sicilin bulunduğu yerdeki ticari davalara bakmakla görevli asliye ticaret mahkemesine Ticaret Sicil Yönetmeliğinin 36 maddesi uyarınca bildirebileceği, bu haliyle davacının eldeki davayı açma hak ve yetkisi bulunduğu, davalı şirketin tek ortağı ve yetkili temsilcisi olan davalı ... ...'ın noterden dava dışı diğer ortak (%1 pay sahibi) ... ...'a devrettiği paylara ilişkin tescil isteminden kaçınmasının ve ... ...'ın pay devrinin tescili talebinin davalı ... ... tarafından reddedilmesinin TMK'nun 2. maddesine aykırı olduğu gibi davalı tarafça tescilden kaçınma nedeni olarak gösterilen sebeplerin hukuken yerinde olmadığı anlaşıldığından ilk derece mahkemesince davacının davasının kabulüne karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun bulunmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davalı ... ...'ın istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davalıdan alınması gerekli olan 615,40 TL harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davalı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 04/12/2025 Başkan - Üye - Üye - Zabıt Katibi -