Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2023/1769 E. , 2024/2543 K. T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2023/1769 Karar No : 2024/2543 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Başkanlığı VEKİLİ : I. Hukuk Müşaviri... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Bitlis ili, ... İlçe Müftülüğünde di…
Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2023/1769 E. , 2024/2543 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2023/1769 Karar No : 2024/2543 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Başkanlığı VEKİLİ : I. Hukuk Müşaviri... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Bitlis ili, ... İlçe Müftülüğünde din hizmetleri uzmanı olarak görev yapan davacının, Diyanet İşleri Başkanlığı Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği'nin 5. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan ortak nitelik şartını kaybettiğinden bahisle 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 98. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca görevine son verilmesine ilişkin Diyanet İşleri Başkanlığının ... tarih ve E.... sayılı işleminin iptali ile yoksun kaldığı parasal haklarının hak ediş tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: .... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacıya atfedilen gayri ahlaki fiil ve davranışların İslam törelerine uygun olmadığı, ancak bu fiillere ilişkin görgü ve bilgiye dayalı tanık anlatımının bulunmadığı ve fiillerin alenileştiğine, mesleğine ya da sosyal çevresine yansımalarının olduğuna dair bir bulgunun olmadığı, dolayısıyla eylemlerinin çevresinde bilinir olduğu hususunun, her türlü şüpheden uzak, kesin ve somut delillerle ortaya konulmadığından görevine son verilmesine ilişkin işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı, hukuka aykırılığı saptanan dava konusu işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük ve parasal hakların her ay hak ediş tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi gerektiği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, yoksun kaldığı özlük ve parasal hakların her ay hak ediş tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idarece yürütülen hizmetin özelliği ve hassasiyeti dikkate alınarak tesis edilen dava konusu işlemin, kamu yararına ve hukuka uygun olduğu belirtilerek, temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: ... DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Diğer taraftan, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun, 6545 sayılı Kanun'un 22. maddesiyle değişik "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde; temyiz incelemesi sonunda kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa Danıştayın kararı düzelterek onayacağı kuralına yer verilmiştir. Bir idari işlem veya eylem nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemiyle açılan davalarda, uygulanacak yasal faizin başlangıç tarihi olarak; idareye başvuru varsa başvuru tarihinin, başvuru yoksa davanın açıldığı tarihin esas alınması gerektiği hususu, Danıştay içtihatlarıyla istikrar kazanmıştır. Bu durumda, İdare Mahkemesince, dava konusu işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı özlük ve parasal haklarına uygulanacak yasal faizin başlangıç tarihi olarak, davanın açıldığı tarihin esas alınması gerekirken, "...yoksun kaldığı özlük ve parasal haklarının her ay hak ediş tarihinden itibaren işletilecek faiziyle birlikte ödenmesine..." şeklinde hüküm kurulmasında hukuka ve Danıştay içtihatlarına uygunluk bulunmamakta ise de; bu yanlışlık 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan eksiklik ve yanlışlık kapsamında olduğundan; İdare Mahkemesi kararının, "Dava konusu işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük ve parasal haklarının, dava açma tarihi olan 26/04/2021 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine" şeklinde düzeltilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine, 2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ve davacının yoksun kaldığı özlük ve parasal haklarının her ay hak ediş tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte ödenmesine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının "Dava konusu işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük ve parasal haklarının, dava açma tarihi olan 26/04/2021 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine" şeklinde düzeltilerek ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi.. İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, kesin olarak 20/05/2024 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. (X) KARŞI OY : Dava, Bitlis ili, ... İlçe Müftülüğünde din hizmetleri uzmanı olarak görev yapan davacının, Diyanet İşleri Başkanlığı Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği'nin 5. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan ortak nitelik şartını kaybettiğinden bahisle 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 98. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca görevine son verilmesine ilişkin Diyanet İşleri Başkanlığının ... sayılı işleminin iptali ile yoksun kaldığı parasal haklarının hak ediş tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır. 657 sayılı Kanun'un Devlet memurluğuna alınacaklarda aranacak özel şartların düzenlendiği 48. maddesinin birinci fıkrasının (B) bendinin (2) numaralı alt bendinde, "Kurumların özel kanun veya diğer mevzuatında aranan şartları taşımak" kuralına yer verilmiş; 98. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde, "Memurluğa alınma şartlarından herhangi birini taşımadığının sonradan anlaşılması veya memurlukları sırasında bu şartlardan her hangi birini kaybetmesi" hali, Devlet memurluğunu sonra erdiren haller arasında sayılmıştır. 633 sayılı Diyanet İşleri Başkanlığı Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun'un "Personelin nitelikleri" başlıklı 9. maddesinin ikinci fıkrasında, "Başkanlık personelinin 657 sayılı Kanunda ve bu Kanunda yer almayan diğer nitelikleri ile atanmalarında dinî öğrenim şartı arananlara ilişkin ortak nitelikler yönetmelikle düzenlenir." hükmü öngörülmüş; 15/04/2015 tarih ve 29327 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Diyanet İşleri Başkanlığı Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği'nin "Genel şartlar" başlıklı 5. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin dava konusu işlem tarihinde yürürlükte bulunan halinde; "Atanmalarında dini öğrenim şartı esas alınan unvanlarda; itikat, ibadet, tavır ve hareketlerinin İslâm törelerine uygunluğunun çevresinde bilinir olduğu şeklinde ortak bir nitelik taşımak" düzenlemesine yer verilmiştir. Dosyanın incelenmesinden; vaiz olarak görev yapan, M.Ö. isimli kişinin, bir eğitim sırasında tanıştığı davacının, eşiyle telefon ve sosyal medya üzerinden birçok görüşme yaptığı ve gönül ilişkisi yaşadığı iddiasıyla şikayeti üzerine davacı hakkında soruşturma başlatıldığı, ... tarih ve ... sayılı soruşturma raporunda özetle; davacının, hiçbir tanışıklığının olmadığı, akrabalık ilişkisinin bulunmadığı, evli ve çocuk sahibi olan arkadaşının eşi N.Ö. isimli kadın ile farklı tarih ve saatlerde gönül ilişkisine delalet eden ve duygusallık içeren görüşmeler yaptığı, davacının N.Ö.'ye gönderdiği ve kendisine ait olduğunu kabul ettiği mesajlarda yer alan ifadelerin, normal bir mesajlaşma olarak değerlendirilemeyeceği ve bahse konu gönül ilişkisinin ileri bir boyuta evrildiği, davacının M.Ö.'den özür dilediği ifadelerin yer aldığı mesajların da olduğu, bu durumun ise kendisine isnat edilen eylemleri ikrarı ve hakkındaki iddiaların ise sübuta erdiği şeklinde anlaşıldığı, tespit ve değerlendirmelerine yer verilerek anılan eylemleri nedeniyle davacının Diyanet İşleri Başkanlığı Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği'nin 5. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan ortak nitelik şartını kaybettiğinden bahisle 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 98. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca görevine son verilmesi yönünde getirilen teklif üzerine davacının Diyanet İşleri Başkanlığındaki görevine son verildiği anlaşılmıştır. Dosya içerisinde mevcut bilgi ve belgeler dikkate alındığında; davacının "itikat, ibadet, tavır ve hareketlerinin İslâm törelerine uygunluğunun çevresinde bilinir olduğu şeklinde ortak bir nitelik taşımak" şartını kaybettiği, tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ve davalı idarenin temyiz isteminin kabul edilerek, dava konusu işlemin iptali ile yoksun kaldığı özlük ve parasal hakların her ay hak ediş tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararının bozulması gerektiği görüşüyle, aksi yöndeki karara katılmıyoruz.