8. Ceza Dairesi 2024/20469 E. , 2024/6966 K. T U T U K L U İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/380 E., 2024/260 K. SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz ed…
**8. Ceza Dairesi 2024/20469 E. , 2024/6966 K.** **"İçtihat Metni"** T U T U K L U İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/380 E., 2024/260 K. SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Saray (Tekirdağ) Cumhuriyet Başsavcılığının 13.04.2023 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında başka suçla birlikte kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan cezalandırılması için kamu davası açılmıştır. 2. Saray (Tekirdağ) Asliye Ceza Mahkemesinin 17.04.2023 tarihli kararıyla sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası, 53 üncü maddesi, 63 üncü maddesi uyarınca 9 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 3. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin 01.02.2024 tarihli ve 2024/380 Esas, 2024/260 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan kurum vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; Kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, suç kastı bulunmadığına, olayda cebir kullanılmadığına, lehe olan hükümlerin uygulanması gerektiğine, re'sen nazara alınacak hususlarla kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; Dava konusu olay, mağdurun yaya geçidinde durduğu sırada yanına gelen ve babasının arkadaşı olduğunu söyleyen sanığın, çikolata alacağını söyleyerek hileli hareketlerle mağduru gittiği yönün tersi istikametine götürdüğü, mağdur geri dönmek istediğinde kolundan tutarak çekmeye başladığı, arkasına geçerek göğüs kısmından tuttuğu ve metruk binaların bulunduğu yere doğru götürmeye çalıştığı, sanığın bu şekilde kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlediği iddiasına ilişkindir. A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İlk derece mahkemesince; sanığın mağdura karşı cebir kullanarak, zorla, karnından ve göğsünden tutarak ve cinsel amaç güderek mağduru metruk binaya doğru götürmeye çalıştığı böylece sanığın cebir ve tehdit ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlediği sabit kabul edilerek atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmiştir. B- Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü; İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı kabul edilmiş ve istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE 1. Dava dosyası içeriği, olayın kolluğa intikal şekli, kolluk görevlileri tarafından hazırlanan tutanaklar, mağdur anlatımları, mağdur anlatımlarını doğrulayan kamera inceleme tutanağı ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde sanığın davaya konu eylemi gerçekleştirdiğine ilişkin ilk derece mahkemesinin gerekçesi isabetli bulunmakla, sanık müdafiinin, kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, suç kastı bulunmadığına, olayda cebir kullanılmadığına yönelik temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. 2. Mahkemesince lehe hükümlerin uygulanmama nedenlerinin tartışıldığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine yönelik temyiz sebepleri reddedilmiştir. 3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin 01.02.2024 tarihli ve 2024/380 Esas, 2024/260 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Çorlu 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.09.2024 tarihinde karar verildi.