(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2007/10495 E. , 2007/12096 K. "" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 9.3.2007 gününde verilen dilekçe ile geçit ... istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 23.5.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşün…
**(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2007/10495 E. , 2007/12096 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 9.3.2007 gününde verilen dilekçe ile geçit ... istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 23.5.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Davacı, maliki bulunduğu 1633 parsel sayılı taşınmazın yola bağlantısı bulunmadığından, davalıya ait 3041 parsel sayılı taşınmazdan geçit ... kurulmasını istemiştir. Mahkemece, “kamu hizmetine tahsis edilen arazi özel mülkiyete konu olamaz, ayrıca bu arazi üzerinde geçit ... kurulamaz” gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hükmü davacı vekili temyiz etmiştir. Dava, Türk Medeni Kanunu’nun 747 maddesine dayanılarak açılmış geçit ... kurulması istemine ilişkindir. Ülkemizde arazi düzenlenmesinin sağlıklı bir yapıya kavuşmamış olması ve her taşınmazın yol ihtiyacına cevap verilmemesi geçit davalarının nedenidir. Geçit ... verilmesiyle genel yola bağlantısı olmayan veya yolu bulunsa bile bu yol ile ihtiyacı karşılanamayan taşınmazın genel yolla kesintisiz bağlantısı sağlanır. Geçit ihtiyacı olan kişi davasını öncelikle taşınmazların mülkiyet ve yol durumuna göre en uygun taşınmaz malikine karşı ve daha sonra bundan en az zarar görecek olana yöneltmelidir. Somut olayda, davacıya ait 1633 parsel sayılı taşınmazın mutlak geçit ihtiyacı içinde olduğu sabittir. Bir taşınmazın kamu tüzel kişiliğine ait olması onun mutlak biçimde kamu hizmetine tahsisli yerlerden sayılması anlamına gelmez. Getirtilen tapu kaydına göre davalı idare adına kayıtlı 3041 parsel sayılı taşınmazın tarla niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır. Malik olan idare kamu tüzel kişisi ise de, mülkiyetindeki taşınmaz özel mülkiyete konu teşkil eden taşınmaz olmakla bu taşınmaz üzerinden geçit tesisi hukuka aykırı düşmez. Bu nedenle, Mahkemece davalıya ait taşınmaz başında uzman bilirkişilerin katılımı ile keşif yapılarak geçit seçeneklerini belirlenip, komşuluk hukuku ve fedakarlığın denkleştirilmesi ilkesi de gözetilerek en uygun seçenekten geçit ... kurulmalıdır. Açıklanan nedenlerle eksik araştırma ve inceleme ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 19.10.2007 gününde oybirliği ile karar verildi.