6. Ceza Dairesi 2006/21832 E. , 2010/16882 K. MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Yağma, Etkili eylem HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve …
**6. Ceza Dairesi 2006/21832 E. , 2010/16882 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Yağma, Etkili eylem HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1- Sanığın, geceleyin yakınanın evinin yan tarafında bulunan malzeme odasından hırsızlık yapmaya kalkıştığı esnada, yakınanın fener ışığını görüp gelmesi üzerine, malzeme odasının kapısını kırıp, yıldız anahtarla yakınandan kurtulmak için yakınanı darp ettiğinin anlaşılması karşısında; 5237 sayılı Yasada dolaylı yağma suçuna yer verilmemiş olması da gözetilerek, konutta hırsızlığa kalkışma suçundan sonra, kaçmaya yönelik gelişen olayın yaralama suçunu oluşturduğu ve sanığın eylemine uyan 5237 sayılı TCY.nın 142/1-b, 143/1, 35/2, 53/1, 116/1-4, 53, 151/1, (53), 86/1, 86/3-e, 87/3, 53.maddelerince değerlendirme ve uygulama yapılmasında zorunluluk bulunması, geceleyin konut dokunulmazlığını bozmak ve mala zarar vermek suçları yönünden 5271 sayılı CMK’nun 253 ve 254.maddelerinin 5560 sayılı Yasa ile yapılan değişiklikten önceki durumuna göre değerlendirme yapılması gerektiğinin gözetilmesi zorunluluğu, Kabule göre de; 2- 5237 sayılı TCY.nın 150. maddesinin 2. fıkrasındaki “malın değerinin azlığı” kavramının, 765 sayılı TCK.nun 522. maddesindeki “hafif” ve “pek hafif” ölçütleriyle, her iki maddenin de cezadan indirim olanağı sağlaması dışında benzerliği bulunmadığı, “değer azlığının” 5237 sayılı Yasaya özgü ayrı ve yeni bir kavram olduğu, bunun, daha çoğunu alabilme olanağı varken, yalnızca gereksinmesi kadar değer olarak da az olan şeyi alma durumunda, olayın özelliği ve sanığın özgülenen kastı da değerlendirilip, yasal ve yeterli gerekçeleri de açıklanarak uygulanabileceği gözetilmeden ve öngördüğü koşullar gerçekleşmemesine karşın, sanık hakkında aynı Yasanın 150/2. maddesi uyarınca indirim yapılması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazı ve tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’nun 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın korunmasına, 25.10.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.