Başvuru, kamu makamları tarafından önlem alınmaması sonucu ölüm meydana gelmesi nedeniyle yaşam hakkının; olaya ilişkin olarak açılan tazminat davasının makul sürede tamamlanmaması ve hatalı değerlendirme ile yetersiz tazminata hükmedilmesi nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru; kamu makamları tarafından önlem alınmaması sonucu ölüm meydana gelmesi nedeniyle yaşam hakkının; olaya ilişkin olarak açılan tazminat davasının makul sürede tamamlanmaması ve hatalı değerlendirme ile yetersiz tazminata hükmedilmesi nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 22/11/2018 tarihinde yapılmıştır. Komisyon, başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar vermiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına gönderilmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla erişilen belgelere göre ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucu Nazire Nuran Konuralp'in oğlu, başvurucu Cüneyt Konuralp'in ise kardeşi olan 1964 doğumlu S.K. 1/7/2003 tarihinde sokakta yürürken binadan kopan beton bloğun üzerine düşmesi sonucu hayatını kaybetmiştir.A. Olaya İlişkin Tazminat Davası Süreci Başvurucular 27/5/2004 tarihinde Beyoğlu Asliye Hukuk Mahkemesinde (Beyoğlu Hukuk Mahkemesi) binanın malikleri olan on kişi aleyhine binanın bakımını yaptırmadıkları ve yeterli önlemleri almadıkları için maddi ve manevi tazminat ödenmesi talebiyle tazminat davası açmıştır. Dilekçede başvurucular, davalıların kusursuz sorumluluğu olduğunu da ileri sürerek anne Nazire Nuran Konuralp, baba A. Konuralp için maddi ve manevi, kardeş Cüneyt Konuralp için manevi tazminat ödenmesini istemiştir. Beyoğlu Hukuk Mahkemesi, bilirkişi incelemesi sonrasında 29/4/2008 tarihli kararla anne ve baba için toplam 310,87 TL maddi, 000 TL manevi, kardeş için 000 TL manevi tazminat ödenmesine karar vermiştir. Gerekçenin ilgili kısmı şöyledir:"...zira davalılar kültür ve tabiat varlıklarını koruma kuruluna müracaat ederek taşınmazlarını alacakları izin ile eski halini koruyarak... tamir ettirmeleri tadilat yapmaları gerekir. İzni almak ve izne göre tadilat yapmak davalılara düşen bir görevdir. Bunu yapmayan taşınmaz malikleri zarar görenlere karşı sorumludurlar. Bu itibarla mahallinde uzman bilirkişiler marifetiyle keşif de yapılmış verilen uzman bilirkişi kurulu raporunda zararın binanın bakım noksanlığından ileri geldiği belirtilmiştir. Bu itibarla raporla da saptandığı üzere davalılar zarardan sorumludurlar..." Kararın Yargıtay Hukuk Dairesi tarafından 22/6/2009 tarihinde bozulması üzerine Beyoğlu Hukuk Mahkemesi 20/7/2010 tarihinde manevi tazminat ödenmesine dair yeni bir karar vermiştir. Bu karar da Yargıtay Hukuk Dairesi tarafından 17/1/2011 tarihinde bozulmuştur. Bunun üzerine İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesi 22/1/2013 tarihli yeni bir karar daha vermiş, karar Yargıtay Hukuk Dairesi tarafından 19/12/2013 tarihinde bozulmuştur. Bozma kararı sonrasında İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesinin 15/1/2015 tarihli kararı Yargıtay Hukuk Dairesi tarafından 17/11/2015 tarihinde tekrar bozulmuştur. Bozma üzerine İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesince 27/9/2016 tarihinde yeni bir karar vermiştir. Karar, Yargıtay Hukuk Dairesi tarafından 20/12/2017 tarihinde onanmış, başvurucuların karar düzeltme talebi aynı Dairenin 3/10/2018 tarihli kararıyla reddedilmiştir. Ret kararı başvuruculara 23/10/2018 tarihinde tebliğ edilmiş olup başvurucular 22/11/2018 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.B. Olaya İlişkin Tam Yargı Davası Süreci Başvurucular 2004 yılında İstanbul İdare Mahkemesi (İdare Mahkemesi) nezdinde, yakınlarının ölümünde Beyoğlu Belediye Başkanlığı ve İstanbul Valiliğinin hizmet kusuru bulunduğunu ileri sürerek 000 TL manevi, 460 TL maddi tazminat ödenmesi talepli tam yargı davası açmıştır. İdare Mahkemesi 30/10/2008 tarihinde davanın reddine karar vermiştir. Gerekçenin ilgili kısmı şöyledir:"...ölüme sebep olan penceredeki beton bloğun düşmesinin binanın maili inhidam olmasından dolayı değil binadaki bakım noksanlığından kaynaklandığı, bakım noksanlığının giderilmesi hususunda sorumlunun ise yapı malikleri olduğu, nitekim yapı maliklerine karşı açılan davada Beyoğlu Asliye Hukuk Mahkemesinin... kararıyla yapı maliklerinin tazminat ödemeye mahkum edildiği, belediyenin yıkılmaya yüz tutmuş ve belediyece yıkılmaması halinde derhal yıkılacak durumda olan yapılar dışında bakım ve onarım eksikliği bulunan eski eser olarak tescilli bir yapıyı yıkma gibi bir görev ve sorumluluğunun bulunmadığı dikkate alındığında; uğranılan zararda idarenin hizmet kusurunun bulunduğu kabul edilerek tazminat ödemekle yükümlü tutulması mümkün değildir.Öte yandan, davada İstanbul Valiliği de hasım mevkiinde gösterilmişse de; belediye sınırları içinde bulunan bir yapı ile ilgili,valiliklerin imar ve eski eser mevzuatından kaynaklanan bir görev ve yetkisinin bulunmaması nedeniyle dava konusu olayla ilgisi ve sorumluluğu bulunmamaktadır.Açıklanan nedenlerle, davanın reddine,..." Karar, Danıştay Sekizinci Dairesinin 22/5/2012 tarihli kararıyla onanmış, başvurucuların karar düzeltme talebi aynı Dairenin 14/12/2012 tarihli kararıyla reddedilmiştir.