11. Ceza Dairesi 2019/3404 E. , 2022/8894 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Sahte fatura düzenleme HÜKÜM : Mahkumiyet 1) Hüküm tarihinde başka suçtan ... T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak bulunan ve duruşmadan bağışık tutulma talebi olmayan sanığın, hükmün tefhim olunduğu oturuma getirtilmeden veya SEGBİS yolu ile katılımı sağlanmadan yokluğunda mahkumiyet hükümleri kurulması suretiyle, 5271 sayılı CMK’nin 193. ve 196. maddelerine aykırı davranılara…
**11. Ceza Dairesi 2019/3404 E. , 2022/8894 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Sahte fatura düzenleme HÜKÜM : Mahkumiyet 1) Hüküm tarihinde başka suçtan ... T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak bulunan ve duruşmadan bağışık tutulma talebi olmayan sanığın, hükmün tefhim olunduğu oturuma getirtilmeden veya SEGBİS yolu ile katılımı sağlanmadan yokluğunda mahkumiyet hükümleri kurulması suretiyle, 5271 sayılı CMK’nin 193. ve 196. maddelerine aykırı davranılarak savunma hakkının kısıtlanması, 2) Kabule göre de; hükümden sonra 15.04.2022 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren, 7394 sayılı Kanun’un 4 ve 5. maddeleriyle değişik 213 sayılı Kanun’un 359. maddesinin 3, 4, 5 ve 6. fıkra hükümleri uyarınca 5237 sayılı TCK’nin 7/2. maddesi de gözetilerek sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi gereğince diğer yönleri incelenmeyen hükmün BOZULMASINA, 17.05.2022 tarihinde 2009 takvim yılına ilişkin kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik Başkan Vekili ...’ın kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilmesi gerektiğine yönelik karşı oyu ve oy çokluğuyla, diğer hüküm yönünden oy birliğiyle karar verildi. KARŞI OY GEREKÇESİ Dairemizin yukarıda esas ve karar numaraları belirtilen 17.05.2022 tarihli, ilamındaki hükümlerin tamamının bozulması yönündeki çoğunluk görüşüne aşağıdaki sebeplerle kısmen katılmıyorum. Sayın çoğunlukla ortaya çıkan aykırılığın konusu her biri bağımsızlığını koruyan ancak zincirleme şekilde işlenen suçlar yönünden zaman aşımının ayrı ayrı mı yoksa son işlenen suç tarihinden geriye doğru (zincirdeki suçların tamamını kapsayacak şekilde) bir bütün olarak mı hesaplanacağına ilişkindir. İnceleme konusu yerel mahkeme kararında sahte fatura düzenleme eylemleri ile ilgili olarak sanık hakkında birden fazla takvim yılına (2009, 2010 takvim yılları) ilişkin ayrı ayrı mahkumiyet hükümleri kurulduğu anlaşılmaktadır. Zincirleme suç hükümlerini düzenleyen TCK’nin 43/1 maddesine göre; “Bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi durumunda, bir cezaya hükmedilir. Ancak bu ceza, dörtte birinden dörtte üçüne kadar artırılır. Bir suçun temel şekli ile daha ağır veya daha az cezayı gerektiren nitelikli şekilleri, aynı suç sayılır. Mağduru belli bir kişi olmayan suçlarda da bu fıkra hükmü uygulanır.” Zamanaşımının hesaplama yöntemini düzenleyen TCK’nin 66/6 maddesine göre; “... zincirleme suçlarda son suçun işlendiği günden... işlemeye başlar.”