Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı Bakanlık tarafından 05.03.2020 tarih 31059 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 2020/44 Karar numaralı işkolu tespitinde; davalı Şirketin ... sicil numaralı işyerinde yürütülen, yemek hazırlama ve alkolsüz içecek sunumu hizmetlerinin İşkolları Yönetmeliği'nin 18 sıra numaralı konaklama ve eğlence işleri işkolunda yer aldığı yönünde tespitte bulunulduğunu, Bakanlıkça yapılan bu tespitin 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'n…
Uyuşmazlık, 6356 sayılı Kanun'un 4 ve 5. maddeleri kapsamında işkolu tespitine itiraz istemine ilişkindir. 1. İşkolu, toplu iş hukukumuzun en önemli kavramlarındandır. 6356 sayılı Kanun'un 3/1 hükmü gereğince, sendikalar kuruldukları işkolunda faaliyette bulunurlar. Bu anlamda toplu iş hukukumuzda işkolu esasına göre sendikalaşma ilkesinin kabul edildiği ve işkolu kavramı ile sendikaların hukuki olarak faaliyet sınırının belirlendiği ifade edilebilir. 6356 sayılı Kanun'un 4/1 hükmüne göre işkolları, Kanuna ekli (1) sayılı cetvelde gösterilmiştir. İşkolu kavramı ile çalışma yaşamında benzer nitelikte olan faaliyet türleri gruplandırılmak suretiyle tasnif edilmektedir. Hukukumuzda, bu suretle oluşturulan işkolu sayısı yirmi olarak belirlenmiştir. İşkolu tespitinde birim olarak işyerinin esas alınacağı normatif düzenlemelerin tartışmasız bir sonucudur. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2. maddesinin gerekçesinde, işyeri, teknik bir amaca, diğer bir deyişle mal ve hizmet üretimine yönelik ve değişik unsurlardan meydana gelen bir birim olarak belirtilmiştir. İşyerinin sınırlarının saptanmasında işyerine bağlı yerler ile eklentiler ve araçların bir birim kapsamında oldukları belirtildikten sonra özellikle bir işyerinin mal ve hizmet üretimi için ayrı bir alanı da kullanması hâlinde bunların tek işyeri mi yoksa birbirinden bağımsız işyerleri mi sayılacağı konusunda amaçta birlik, aynı teknik amaca bağlı olarak üretimde bulunma, nitelik yönünden bağlılık ile yönetimde birlik, aynı yönetim altında örgütlenmiş olma koşullarının aranacağı düzenlenmiştir. İşyeri kavramının unsurları da nazara alındığında, teknik amaç doğrultusunda yapılan işin niteliğine göre işkolunun belirlenmesi gerektiği ifade edilebilir. Bununla birlikte, aynı işyerinde farklı nitelikte mal veya hizmet üretimlerinin söz konusu olması durumunda, birden fazla teknik amaç mevcut olabilir. Bu ihtimalde, işyerinde yürütülen faaliyet kapsamındaki ağırlıklı işin niteliğine göre işkolunun tespit edilmesi gerekmektedir (..., Toplu İş Hukuku, ..., 2020, s.50; ... ... ..., ... Hukuku, ..., 2019, s.50). Somut uyuşmazlıkta Bakanlık tarafından 05.03.2020 tarihli ve 31059 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 2020/44 Karar numaralı işkolu tespit kararı ile davalı ... Şirketinin dava dışı İlkadım Belediyesinin bir şirketi olduğu, işverenliğe ait ... sicil numaralı işyerinde yemek hazırlama ve sunumu ile alkolsüz içecek sunumu işlerinin yapıldığı bu nedenle yürütülen faaliyetlerin İşkolları Yönetmeliği'nin 18 sıra numaralı konaklama ve eğlence işleri işkolunda yer aldığı belirlenmiştir. Dairemiz içtihadına göre belediyelerin görev, sorumluluk ve imtiyazları kapsamında yer alan faaliyetlerin yürütülmesi ve yapılan işin niteliğine ilişkin ayrıksı bir düzenleme bulunmaması durumunda, gerek doğrudan belediyeye ait işyerleri gerekse belediye şirketlerine ait işyerlerinin kural olarak genel işler işkolunda yer aldığı kabul edilmektedir (Dairemizin 13.10.2022 tarihli ve 2022/12975 Esas, 2022/12276 Karar sayılı ilâmı). 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu'nun 7. maddesi ile 5393 sayılı Kanun'un 14. maddesinde belirtilen faaliyetlerin, belediyeler tarafından yerine getirilmesi bakımından bir görev ve sorumluluk olarak öngörülmesi sebebiyle belediye hizmetleri kapsamında değerlendirilmesi gerektiği tartışmasızdır. Bununla birlikte 5393 sayılı Kanun'un 15. maddesinde belirtilen faaliyetlerin yetki ve imtiyaz olarak öngörülmesi sebebiyle anılan hüküm bakımından ayrıca değerlendirme yapılması gerekmektedir. Nitekim 5393 sayılı Kanun'un 15/1-(a) hükmünde "Belde sakinlerinin mahallî müşterek nitelikteki ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla her türlü faaliyet ve girişimde bulunmak" şeklindeki düzenleme ile yerel hizmetler bakımından belediyelerin genel yetkili olması öngörülmüş ise de hangi nitelikteki faaliyetlerin münhasıran belediyelerin görev ve sorumlulukları kapsamında belediye hizmeti sayılması gerektiği belirlenmelidir. Belediyelerin yetkileri, kendilerine verilen görevleri yerine getirmek için onlara tanınan ve kamu gücünden kaynaklanan üstünlük ve ayrıcalıklar olup bu yetkiler 5393 sayılı Kanun'un 15. maddesinde düzenlenmiştir (... ..., İdare Hukuku, ..., Onuncu Baskı, 2011, s. 493). 5393 sayılı Kanun'un genel gerekçesinde de ifade edildiği üzere açıkça başka bir kamu kurum ve kuruluşuna verilmeyen mahallî müşterek nitelikteki her türlü görev ve hizmetin belediyelerce yapılacağı ve bazı istisnalarla belediyelerin, mahalli müşterek hizmetler bakımından kendi sınırları içinde genel yetkili oldukları öngörülmüştür. Belirtmek gerekir ki esasında serbest bir şekilde herkes tarafından yapılabilen mal ve hizmet üretimi faaliyetlerinin de belediyelerce yapılabilmesine imkân tanındığı anlaşılmış ise de bu faaliyetlerin münhasıran belediyelerin yetkileri ve imtiyazları kapsamında yürütüldüğü kabul edilemez. Bu anlamda olmak üzere somut uyuşmazlıkta dava konusu işyerlerinde yürütülen faaliyetler, esasen serbest bir şekilde herkes tarafından yapılabilen mal ve hizmet üretimi faaliyetlerinden olduğundan belediyelerin görev, sorumluluk ve imtiyazları kapsamında belediye hizmeti olarak değerlendirilemez. Bu itibarla tespit konusu işyerlerinde yürütülen faaliyetlerin niteliğine göre değerlendirme yapılması gerektiği tartışmasızdır. İşkolları Yönetmeliği'ne ekli cetvelde ise lokantalar ve seyyar yemek hizmeti faaliyetleri faaliyeti, 18 sıra numaralı konaklama ve eğlence işleri işkolu başlığı altında yer almaktadır. Açıklanan bu maddi ve hukuki olgulara göre Bakanlık işkolu tespit kararı isabetli olduğundan davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir. Buna göre 6356 sayılı Kanun'un 5/1 hükmü uyarınca hükümlerin bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.