TÜRKİYE CUMHUR İYETİ ANAYASA MAHKEMES İ BİRİNCİ BÖLÜM KARAR ALP SOSYAL H İZM. İNŞ. DAY. TÜK. MAL. OTOM. NAK. TEM İZLİK HAYVANCILIK SAN. VE T İC. LTD. ŞTİ. BAŞVURUSU (2) (Başvuru Numaras ı: 2017/16292) Karar Tarihi: 23/6/2020 R.G. Tarih ve Say ı: 30/7/2020-31201 Başvuru Numaras ı: 2017/16292 Karar Tarihi : 23/6/2020 2BİRİNCİ BÖLÜM KARAR Başkan : Hasan Tahsin GÖKCAN Üyeler : Burhan ÜSTÜN Hicabi DURSUN Muammer TOPAL Yusuf Şevki HAKYEMEZ Raportör : Fatma Burcu NACAR YÜCE Başvurucu : Alp Sosyal Hizm.
TÜRKİYE CUMHUR İYETİ ANAYASA MAHKEMES İ BİRİNCİ BÖLÜM KARAR ALP SOSYAL H İZM. İNŞ. DAY. TÜK. MAL. OTOM. NAK. TEM İZLİK HAYVANCILIK SAN. VE T İC. LTD. ŞTİ. BAŞVURUSU (2) (Başvuru Numaras ı: 2017/16292) Karar Tarihi: 23/6/2020 R.G. Tarih ve Say ı: 30/7/2020-31201 Başvuru Numaras ı: 2017/16292 Karar Tarihi : 23/6/2020 2BİRİNCİ BÖLÜM KARAR Başkan : Hasan Tahsin GÖKCAN Üyeler : Burhan ÜSTÜN Hicabi DURSUN Muammer TOPAL Yusuf Şevki HAKYEMEZ Raportör : Fatma Burcu NACAR YÜCE Başvurucu : Alp Sosyal Hizm. İnş. Day. Tük. Mal. Otom. Nak. Temizlik Hayvanc ılık San. ve Tic. Ltd. Şti. Vekili : Av. İrfan OKTAMI Ş I. BAŞVURUNUN KONUSU 1. Başvuru, davan ın husumet yoklu ğundan reddine karar verilmesi nedeniyle mahkemeye eri şim hakk ının ihlal edildi ği iddias ına ilişkindir. II. BAŞVURU SÜREC İ 2. Başvuru 12/1/2017 tarihinde yap ılm ıştır. 3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yap ılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmu ştur. 4. Komisyonca ba şvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm taraf ından yap ılmas ına karar verilmi ştir. 5. Bölüm Ba şkan ı taraf ından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yap ılmas ına karar verilmi ştir. 6. Başvuru belgelerinin bir örne ği bilgi için Adalet Bakanl ığına (Bakanl ık) gönderilmi ştir. Bakanl ık, görüş bildirilmesine gerek bulunmad ığını belirtmiştir. III. OLAY VE OLGULAR 7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildi ği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvuru Numaras ı: 2017/16292 Karar Tarihi : 23/6/2020 38. Başvurucu, in şaat ve taahhüt i şleriyle iştigal eden bir şirkettir. Ba şvurucu ile Mersin Su ve Kanalizasyon İşleri Müdürlü ğü aras ında 1/1/2011 ila 31/12/2012 tarihlerinde geçerli olmak üzere '' Mersin Kenti İçme Suyu Şebeke Ar ıza, Onar ım Hizmet Al ım Sözleşmesi'' imzalanm ıştır. 9. Sözle şmenin imzaland ığı tarihte yürürlükte olan 31/5/2006 tarihli ve 5510 say ılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sa ğlık Sigortas ı Kanunu'nun 81. maddesine göre Sosyal Güvenlik Kurumuna (SGK/Kurum) ödenmesi gereken malullük, ya şlılık ve ölüm sigortalar ı primlerinden i şveren hissesinin be ş puanl ık k ısm ına isabet eden tutar Hazine taraf ından karşılanm ıştır. 10. 25/2/2011 tarihli ve 6111 say ılı Kanun'un 38. maddesi ile 5510 say ılı Kanun'un 81/1- ı bendinde de ğişiklik yap ılm ış, başvurucu hakk ındaki %5'lik Hazine yard ımı 1/3/2011 tarihinden itibaren kald ırılm ıştır. 11. Başvurucu, Mersin 6. İş Mahkemesinde (Mahkeme) açt ığı davada Hazine yard ımının kesildi ği 1/3/2011 ile i şin bitirildi ği 31/12/2012 tarihleri aras ında Hazine desteğinden yararlanamad ığını belirtmiş; sözleşmenin yap ıldığı tarihteki mevzuat şartlar ına tabi olmas ı ve söz konusu prim ödemesini yapmamas ı gerektiği hâlde an ılan tarihler aras ında prim olarak ödedi ği toplam 83.643,89 TL'nin SGK'dan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. 12. Mahkeme 9/2/2016 tarihli karar ında davan ın Hazineye aç ılmas ı gerektiğini belirterek husumet yoklu ğu nedeniyle reddine karar vermi ştir. 13. Karar ın gerekçesinde; sigorta priminin i şveren hissesinin %5 puanl ık muafiye t indirimi yap ılmadan tümüyle kesilmesi durumunda sebepsiz zenginle şenin Hazine olaca ğı, davada husumetin Hazineye yöneltilmesi gerekti ği, davada SGK'n ın daval ı s ıfat ının bulunmad ığı belirtilmi ştir. 14. Karar ba şvurucu taraf ından temyiz edilmi ştir. Yarg ıtay 21. Hukuk Dairesi (Daire) 14/11/2016 tarihli karar ıyla hükmü onam ıştır. 15. Nihai karar ba şvurucu vekiline 13/12/2016 tarihinde tebli ğ edilmiş, başvurucu 12/1/2017 tarihinde bireysel ba şvuruda bulunmu ştur. IV.İLGİLİ HUKUK A. Kanun Hükümleri 16. 12/1/2011 tarihli ve 6100 say ılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Tara f ehliyeti" kenar başlıklı 50. maddesi şöyledir: "Medenî haklardan yararlanma ehliyetine sahip olan, davada taraf ehliyetine de sahiptir. " 17. 6100 say ılı Kanun'un " Dava şartlar ı" kenar ba şlıklı 114. maddesinin ilgili kısımlar ı şöyledir: "(1) Dava şartlar ı şunlard ır: Başvuru Numaras ı: 2017/16292 Karar Tarihi : 23/6/2020 4 ... d) Taraflar ın, taraf ve dava ehliyetine sahip olmalar ı..." 18. 6100 say ılı Kanun'un " Dava şartlar ının incelenmesi " kenar ba şlıklı 115. maddesinin ilgili k ısımlar ı şöyledir: "(1) Mahkeme, dava şartlar ının mevcut olup olmad ığını, davan ın her aşamas ında kendiliğinden ara ştırır... (2) Mahkeme, dava şart ı noksanl ığını tespit ederse davan ın usulden reddine karar verir... " B. Yarg ıtay Kararlar ı 19. Yarg ıtay 21. Hukuk Dairesinin 26/11/2015 tarihli ve E.2015/7419, K.2015/21208 say ılı karar ının ilgili k ısımlar ı şöyledir: ''... Somut olayda 5510 say ılı Kanun'un 81/1-( ı) bendindeki düzenlemeye göre; ayn ı yasan ın 4 üncü maddesinin birinci f ıkras ının (a) bendi kapsam ında sigortal ı çal ıştıran işverenlerce ödenecek primin i şveren hissesinin be ş puanl ık k ısm ına isabet eden tutar ı Hazine taraf ından kar şılanacağından, gerek bu tutar ın Hazinece kar şılanmamas ı, gerek işverenin bu tutar ı daval ı Kuruma ödemi ş olmas ı, gerekse de ihale makam ınca işveren şirketin hak edi şlerinden, sigorta primi i şveren hissesinin, %5 puanl ık muafiyet indirim i yap ılmadan tümüyle kesilmesi durumunda sebepsiz zenginle şen Hazine olacakt ır. Bu durumda husumetin Hazineye yöneltilmesi gerekir. Hal böyle olunca mahkemece, davan ın pasif husumet (daval ı sıfat ı) yokluğu nedeni ile reddi gerekirken bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yan ılgılı değerlendirme ile i şin esas ına yönelik olarak yaz ılı şekilde hüküm kurulmu ş olmas ı usul ve yasaya ayk ırı olup bozma nedenidir. ...'' 20. Yarg ıtay 21. Hukuk Dairesinin 27/11/2017 tarihli ve E.2017/85, K.2017/9796 say ılı karar ının ilgili k ısımlar ı şöyledir: ''... Dava, yersiz olarak tahsil edildi ği iddia olunan i şveren hissesi sigorta priminin % 5 puanl ık Hazine te şvikinin yasal faiziyle birlikte daval ı Kurum ve daval ı Maliye hazinesinden tahsili istemine ili şkindir. Mahkemece, daval ı SGK hakk ındaki davan ın taraf ehliyeti yoklu ğundan dolay ı, daval ı Maliye Hazinesi hakk ındaki davan ın mahkemesinin görevsizli ği nedeniyle usulden reddin e karar verilmi ştir. Yarg ıtay Hukuk Genel Kurulunun 05.04.2017 tarih ve 2017/21-387 Esas - 2017/657 Karar, 05.04.2017 tarih ve 2016/21-2693 Esas - 2017/656 Karar, 05.04.2017 tarih v e 2016/21-2075 Esas 2017/655 Karar, 05.04.2017 tarih ve 2016/21-972 Esas - 2017/653 Karar say ılı ''prim borcunun do ğumu ve prim te şvikinden kimlerin yararlanaca ğı konusunda şartlar ı denetleyecek ve denetleme sonucuna göre i şverenlerin be ş puanl ık Başvuru Numaras ı: 2017/16292 Karar Tarihi : 23/6/2020 5indirimden yararlan ıp yararlanmayaca ğına karar verecek olan primleri tahsil etmekle yükümlü Sosyal Güvenlik Kurumu oldu ğu, davac ı şirketin %5 puanl ık teşvik indirimden yararlan ıp yararlanmayaca ğının belirlenmesi ve bu kapsamda ödemi ş olduğu primlerin iadesini isterken daval ı Kuruma husumet yöneltilmesi isabetli oldu ğu gibi söz konusu uyuşmazl ığın 5510 say ılı Kanundan kaynaklanmas ı nedeniyle Sosyal Güvenlik Kurumu'nun %5 puanl ık teşvik indiriminden yararlanma davas ında taraf s ıfat ı bulunmaktad ır'' kararlar ı ile dahili daval ı Maliye Bakanl ığı yönünden husumet yoklu ğu nedeni ile reddine, Sosyal Güvenlik Kurumu'nun ise davada taraf s ıfat ı olduğundan işin esas ına girerek bir kara r verilmesi gerekirken yaz ılı şekilde hüküm kurulmas ı bozmay ı gerektirmi ştir. ..." 21. Yarg ıtay 10. Hukuk Dairesi önüne gelen davalarda, ba şvuru konusu olayda olduğu gibi %5'lik Hazine yard ımı ile ilgili olarak yersiz tahsil edildi ği ileri sürülen sigort a primlerinin geri al ınmas ına ilişkin SGK'ya kar şı aç ılan ve kabul ile sonuçlanan yerel mahkeme kararlar ının onanmas ına karar vermi ştir (Yarg ıtay kararlar ı, E.2014/20839, K.2015/8924, 7/5/2015; E.2014/20833, K.2015/8923, 7/5/2015; E.2014/20840, K.2015/8925 7/5/2015). 22. Yarg ıtay 10. Hukuk Dairesinin 1/11/2016 tarihli ve E.2016/12631, K.2016/13219 say ılı karar ının ilgili k ısımlar ı şöyledir: "... A n ılan Kanunun 79. maddesinde Kurumun prim alma zorunlulu ğu ve ilgililerin de prim ödeme zorunlulu ğu hüküm alt ına al ınm ıştır. Taraflar aras ındaki ihtilaf konusu olan prim tutar ını davac ıdan Kurum'un tahsil etti ğine dair çeki şmenin bulunmamas ı, yersiz tahsil edilen primlerin iade yükümlülü ğünün primi tahsil eden Kurum olmas ı karşısında, daval ı Maliye Bakanl ığına husumet yöneltilmesi mümkün de ğildir. O halde daval ı Kurum yönünden i şin esas ına girilerek, davac ının, yukar ıda belirtilen yasal düzenleme kapsam ında beş puanl ık Hazine yard ımından yararlanma şartlar ını taşıyıp taşımad ığı irdelenerek, var ılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirke n hatal ı değerlendirme sonucu, yaz ılı şekilde hüküm kurulmas ı, usul ve yasaya ayk ırı olup bozma nedenidir. ..." 23. Yarg ıtay 10. Hukuk Dairesinin 14/11/2017 tarihli ve E.2015/23110, K.2017/7849 say ılı karar ının ilgili k ısımlar ı şöyledir: ''... 5510 say ılı Kanunun 79 uncu maddesine göre primleri tahsil etmekle yükümlü Sosya l Güvenlik Kurumudur. SGK, inceleme sonucu i şverenin te şvikten yararlanamayaca ğına karar verdi ğinde %5 lik primi de i şverenden tahsil edecek aksi takdirde bu miktar ı Hazineden yani genel bütçeden alacakt ır. Prim borcunun do ğup doğmad ığı hususu işveren ile SGK aras ındaki ihtilaft ır. Maliye Bakanl ığının prim borcunun do ğumu ile ilgisi ve görevi yoktur. Aksi halde 5510 say ılı Kanun ile Sosyal Güvenlik Kurumuna verilen görevler Maliye Bakanl ığınca yerine getirilmesi gerekecektir. İşverenlerin prim borçlar ına ilişkin ihtilaflar ve prim te şvikini Başvuru Numaras ı: 2017/16292 Karar Tarihi : 23/6/2020 6düzenleyen 81. maddenin ( ı) bendi 5510 say ılı Kanunda düzenlenmi ş olup yine 101 inc i madde gere ğince bu kanun hükümlerinin uygulanmas ıyla ilgili ortaya ç ıkan uyuşmazl ıklar iş mahkemelerinde görülmektedir. Hukuk Genel Kurulunun 05.04.2017 tarih, 2016/21-972 E, 2017/653 say ılı karar ı da ayn ı doğrultudad ır. Somut olayda davac ı taraf ından Kurumca fazla prim tahsilât ı yap ıldığı iddia edildi ği, yersiz tahsil edilen primlerin iade yükümlülü ğünün ve yasal has ımın, primi tahsil eden Kurum oldu ğu gözetilerek, i şin esas ına girilerek, davac ının, yukar ıda belirtilen yasal düzenleme kapsam ında beş puanl ık Hazine yard ımından yararlanma şartlar ını taşıyıp taşımad ığı irdelenerek, var ılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, hatal ı değerlendirme sonucu, yaz ılı şekilde hüküm kurulmas ı, usul ve yasaya ayk ırı olup bozma nedenidir. ...'' 24. Yarg ıtay Hukuk Genel Kurulunun 5/4/2017 tarihli ve E.2016/21-972, K.2017/653 say ılı karar ının ilgili k ısm ı şöyledir: ''... Tüm bu aç ıklamalar ışığı alt ında... davac ı şirketin %5 puanl ık teşvik indiriminden yararlan ıp yararlanmayaca ğını belirlenmesi ve bu kapsamda ödemi ş olduğu primlerin iadesini isterken daval ı SGK'ya husumet yöneltilmesi isazbetli oldu ğu gibi söz konusu uyuşmazl ığın 5510 say ılı kanundan kaynaklanmas ı nedeniyle SGK'n ın %5 puanl ık teşvik indiriminden yararlanmas ı davas ında taraf s ıfat ı bulunmaktad ır. ...'' V.İNCELEME VE GEREKÇE 25. Mahkemenin 23/6/2020 tarihinde yapm ış olduğu toplant ıda başvuru incelenip gereği düşünüldü: A. Başvurucunun İddialar ı 26. Başvurucu, ba şvuru konusu dava ile benzer nitelikteki davalar kabul ile sonuçlan ırken davan ın SGK yerine Hazineye kar şı aç ılmas ı gerektiğinden bahisle husumet yokluğu nedeniyle Mahkemece reddedilmesinin adil yarg ılanma hakk ını ihlal etti ğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme 27. Anayasa n ın "Hak arama hürriyeti " kenar ba şlıklı 36. maddesinin birinci f ıkras ı şöyledir: "Herkes, me şru vas ıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yarg ı mercileri önünde davac ı veya daval ı olarak iddia ve savunma ile adil yarg ılanma hakk ına sahiptir." 28. Anayasa Mahkemesi, olaylar ın başvurucular taraf ından yap ılan hukuki nitelendirmesi ile ba ğlı olmay ıp olay ve olgular ın hukuki tavsifini kendisi takdir eder ( Tahir Canan , B. No: 2012/969, 18/9/2013, 16). Ba şvurucunun iddialar ının adil yarg ılanma hakk ı kapsam ındaki mahkeme hakk ının bir unsuru olan mahkemeye eri şim hakk ı yönünden incelenmesi gerekti ği değerlendirilmi ştir. Başvuru Numaras ı: 2017/16292 Karar Tarihi : 23/6/2020 71. Kabul Edilebilirlik Yönünden 29. Aç ıkça dayanaktan yoksun olmad ığı ve kabul edilemezli ğine karar verilmesini gerektirecek ba şka bir neden de bulunmad ığı anlaşılan mahkemeye eri şim hakk ının ihlal edildiğine ilişkin başvurunun kabul edilebilir oldu ğuna karar verilmesi gerekir. 2. Esas Yönündena. Hakk ın Kapsam ı ve Müdahalenin Varl ığı 30 .Anayasa'n ın 36. maddesinin birinci f ıkras ında, herkesin yarg ı mercileri önünde davac ı veya daval ı olarak iddiada bulunma ve savunma hakk ına sahip oldu ğu belirtilmi ştir. Dolay ısıyla mahkemeye eri şim hakk ı, Anayasa n ın 36. maddesinde güvence alt ına al ınan hak arama özgürlü ğünün bir unsurudur. Di ğer yandan Anayasa'n ın 36. maddesine adil yarg ılanma ibaresinin eklenmesine ili şkin gerekçede, Türkiye'nin taraf oldu ğu uluslararas ı sözleşmelerce de güvence alt ına al ınan adil yarg ılanma hakk ının madde metnine dâhil edildiği vurgulanm ıştır. Avrupa İnsan Haklar ı Sözleşmesi'ni (Sözle şme) yorumlayan Avrupa İnsan Haklar ı Mahkemesi, Sözle şme'nin 6. maddesinin (1) numaral ı fıkras ının mahkemeye erişim hakk ını içerdiğini belirtmektedir ( Özbak ım Özel Sa ğlık Hiz. İnş. Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti., B. No: 2014/13156, 20/4/2017, 34). 31. Anayasa'n ın 36. maddesinde güvence alt ına al ınan hak arama özgürlü ğü, bir temel hak olman ın yan ında diğer temel hak ve özgürlüklerden gereken şekilde yararlan ılmas ını ve bunlar ın korunmas ını sağlayan en etkili güvencelerden biridir. Bu bak ımdan davan ın bir mahkeme taraf ından görülebilmesi ve ki şinin adil yarg ılanma hakk ı kapsam ına giren güvencelerden faydalanabilmesi için ilk olarak ki şiye iddialar ını ortaya koyma imkân ının tan ınmas ı gerekir. Di ğer bir ifadeyle dava yoksa adil yarg ılanma hakk ının sağlad ığı güvencelerden yararlanmak mümkün olmaz ( Mohammed Aynosah, B. No: 2013/8896, 23/2/2016, 33). 32. Anayasa Mahkemesi bireysel ba şvuru kapsam ında yapt ığı değerlendirmelerde mahkemeye eri şim hakk ının bir uyu şmazl ığı mahkeme önüne ta şıyabilmek ve uyu şmazl ığın etkili bir şekilde karara ba ğlanmas ını isteyebilmek anlam ına geldiğini ifade etmi ştir (Özkan Şen, B. No: 2012/791, 7/11/2013, 52). 33. Hazineye yöneltilmesi gerekirken taraf s ıfat ı olmayan SGK'ya yöneltildi ği gerekçesiyle davan ın husumetten reddine karar verilmesinin mahkemeye eri şim hakk ına bir müdahale te şkil ettiği aç ıktır. b. Müdahalenin İhlal Oluşturup Olu şturmad ığı 34. Anayasa'n ın 13. maddesinin ilgili k ısm ı şöyledir: "Temel hak ve hürriyetler, ... yaln ızca Anayasan ın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere ba ğlı olarak ve ancak kanunla s ınırlanabilir. Bu s ınırlamalar, ... ölçülülük ilkesine ayk ırı olamaz." 35. Yukar ıda an ılan müdahale, Anayasa n ın 13. maddesinde belirtilen ko şullara uygun olmad ığı müddetçe Anayasa n ın 36. maddesinin ihlalini te şkil edecektir. Bu sebeple müdahalenin somut ba şvuruya ili şkin olarak Anayasa n ın 13. maddesinde düzenlenmi ş olan kanun taraf ından öngörülme, hakl ı bir sebebe dayanma ve ölçülülük ilkesine ayk ırı olmama koşullar ına uygun olup olmad ığının belirlenmesi gerekir. Başvuru Numaras ı: 2017/16292 Karar Tarihi : 23/6/2020 8i. Kanunilik 36. Başvurucunun davas ının husumetten reddine dair karar ın 6100 say ılı Kanun'un 50. maddesine (bkz. 14) dayand ığı görülmektedir. Bu itibarla somut olayda ba şvurucunun mahkemeye eri şim hakk ına yönelik müdahalenin kanuni dayana ğının mevcut oldu ğu anlaşılm ıştır. ii. Meşru Amaç 37. Anayasa'n ın 36. maddesinde, hak arama özgürlü ğü güvence alt ına al ınm ıştır. Maddede, hak arama özgürlü ğü için herhangi bir s ınırlama nedeni öngörülmemi ş olmakla birlikte bunun hiçbir şekilde s ınırland ırılmas ı mümkün olmayan mutlak bir hak oldu ğu söylenemez. Özel s ınırlama nedeni öngörülmemi ş haklar ın da hakk ın doğasından kaynaklanan baz ı s ınırlar ının bulundu ğu kabul edilmektedir. Ayr ıca hakk ı düzenleyen maddede herhangi bir s ınırlama nedenine yer verilmemi ş olsa da Anayasa'n ın başka maddelerinde yer alan kurallara dayan ılarak bu haklar ın s ınırland ırılmas ı mümkün olabilir (AYM, E.2015/96, K.2016/9, 10/2/2016, 10). 38. Mahkemece sigorta priminin i şveren hissesinin %5 puanl ık muafiyet indirimi yap ılmadan tümüyle kesilmesi durumunda sebepsiz zenginle şen Hazine olaca ğından davada husumetin Hazineye kar şı yöneltilmesi gerekti ği ve daval ı Kurumun daval ı s ıfat ının bulunmad ığı belirtilerek davan ın husumet nedeniyle reddine karar verilmi ştir. Davan ın husumetten reddine ili şkin kural ın amac ı, davan ın doğru has ıma aç ılmas ını sağlamak ve bu suretle yarg ılaman ın gereksiz yere sürüncemede kalmas ını önlemektir. Davan ın husumetten reddine ili şkin bu düzenlemenin yarg ılaman ın makul süre içinde tamamlanmas ını temine yönelik bir çare oldu ğu aç ıktır. Dolay ısıyla somut olaydaki müdahalenin me şru bir amaca dayand ığı anlaşılmaktad ır (Halil Güler , B. No: 2015/11002, 3/7/2018, 37). iii. Ölçülülük(1) Genel İlkeler 39. Ölçülülük ilkesi elverişlilik, gereklilik ve orant ılılık olmak üzere üç alt ilkeden oluşmaktad ır. Elverişlilik öngörülen müdahalenin ula şılmak istenen amac ı gerçekle ştirmeye elverişli olmas ını, gereklilik ulaşılmak istenen amaç bak ımı ndan müdahalenin zorunlu olmas ını yani ayn ı amaca daha hafif bir müdahale ile ula şılmas ının mümkün olmamas ını, orant ılılık ise bireyin hakk ına yap ılan müdahale ile ula şılmak istenen amaç aras ında makul bir dengenin gözetilmesi gereklili ğini ifade etmektedir (AYM, E.2011/111, K.2012/56, 11/4/2012; E.2014/176, K.2015/53, 27/5/2015; E.2016/13, K.2016/127, 22/6/2016; Mehmet Akdoğan ve diğerleri , B. No: 2013/817, 19/12/2013, 38). 40. Dava açma süresine ili şkin kanun hükümlerinin belirliliği ve öngörülebilirli ği bireylerin hukuki güvenli ğinin sağlanmas ı bak ımından önem arz etmektedir. Bu itibarla söz konusu ölçütler mahkemeye eri şim hakk ına yönelik müdahalenin kanunla yap ılmas ı zorunlulu ğunun alt ölçütleri olarak kabul edilebilir. 41. Hukuki güvenlik ile belirlilik ilkeleri, hukuk devletinin ön ko şullar ındand ır. Kişilerin hukuki güvenli ğini sağlamay ı amaçlayan hukuki güvenlik ilkesi hukuk normlar ının öngörülebilir olmas ını, bireylerin tüm eylem ve i şlemlerinde devlete güven duyabilmesini, devletin de yasal düzenlemelerinde bu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaç ınmas ını gerekli k ılar. Belirlilik ilkesi ise yasal düzenlemelerin hem ki şiler hem de idare yönünden herhangi bir duraksamaya ve ku şkuya yer vermeyecek şekilde aç ık, net, anla şılır Başvuru Numaras ı: 2017/16292 Karar Tarihi : 23/6/2020 9ve uygulanabilir olmas ını, ayr ıca kamu otoritelerinin keyfî uygulamalar ına karşı koruyucu önlem içermeyi ifade etmektedir (AYM, E.2013/39, K.2013/65, 22/5/2013). 42. Hukuk kurallar ının ne şekilde yorumlanaca ğı veya birden fazla yorumunun mümkün oldu ğu durumlarda bu yorumlardan hangisinin benimsenece ği derece mahkemelerinin yetkisinde olan bir husustur. Anayasa Mahkemesinin bireysel ba şvuruda derece mahkemelerince benimsenen yorumlardan birine üstünlük tan ımas ı veya derece mahkemelerinin yerine geçerek hukuk kurallar ını yorumlamas ı bireysel ba şvurunun amac ıyla bağdaşmaz. Anayasa Mahkemesinin kanunilik ilkesi ba ğlam ındaki görevi, hukuk kurallar ının birden fazla yorumunun hukuki belirlilik ve öngörülebilirli ği etkileyip etkilemedi ğini tespit etmektir ( Mehmet Arif Madenci , B. No: 2014/13916, 12/1/2017, 81). 43.İlgili mevzuat ın ilk defa yorumlanmas ında yetki ve görev bak ımından farkl ı durumda bulunan mahkemeler aras ında farkl ılıklar oluşmas ı doğald ır. Diğer bir deyi şle değişik yarg ı kademelerinde görev alan hâkimlerin tamam ının ilk defa uygulanan bir kural ı ayn ı şekilde yorumlamas ı mümkün olmayabilir. Ancak böylesi bir durumda mahkemelerin uygulamalar ı aras ındaki uyumu ve içtihat birli ğini sağlamaya yönelik mekanizmalar öne m taşımaktad ır (İslam Şahin, B. No: 2014/7280, 21/1/2016, 54; Uğur Çelik, B. No: 2015/20244, 15/6/2016, 53). Yüksek mahkemelerin fonksiyonlar ından biri de yarg ı kararlar ı aras ında doğabilecek içtihat farkl ılıklar ına bir çözüm getirmektir. Bununla birlikte yeni kabul edilmi ş bir kanunun yorumlanmas ında oldu ğu gibi baz ı hâllerde içtihad ın müstakar hâle gelmesinin belirli bir zaman ı gerektirdi ği aç ıktır (Türkan Bal [GK], B. No: 2013/6932, 6/1/2015, 56). 44. Bir kanun hükmüne ili şkin içtihad ın henüz yerle şik hâle gelmedi ği bir aşamada o hükmün yarg ı organlar ınca farkl ı biçimlerde yorumlanabilmesi hukukun do ğası gereğidir. Zira hukukta nesnelli ğin sağlanabilmesi aç ısından hukuk kurallar ının belli ölçüde soyut kavramlar içermesi kaç ınılmazd ır. Nesnel hukuk kurallar ının maddi âlemde gerçekle şen olaylarla bire bir örtü şmesi ve bunlara uygulanmas ı ise her zaman mümkün olmayabilmektedir. Öte yandan hukuk kurallar ının kapsam ının tespitinde kural koyucu ne kadar titiz davran ırsa davrans ın kural ın yürürlü ğe girmesinden ve uygulanmaya başlanmas ından sonra öngörülemeyen baz ı yeni durumlar ın ortaya ç ıkmas ı da mümkündür. Bu gibi hâllerde kural ın yetkili otoritelerce ve özellikle yarg ı organlar ınca yorumlanmas ı zorunlu hâle gelmektedir. Kural ı yorumlayan otoritelerin birden fazla olmas ı, baz ı hâllerde kural ın birden fazla yorumlanmas ını önlenemez k ılmaktad ır. Dolay ısıyla hukuk kurallar ının bu niteliği dikkate al ındığında bir kanun hükmünün yarg ı organlar ınca farkl ı biçimlerde yorumlanabilmesi ve kurala ili şkin farkl ı içtihatlar ın varl ığı tek başına kural ın belirsiz ve öngörülemez oldu ğu yarg ısına ulaşmay ı hakl ı kılmaz. Bununla birlikte birden fazla içtihad ın varl ığı hukuk kurallar ının temel bir özelli ği olan bireyin davran ışını yönlendirebilme gücünü zay ıflatacak bir boyuta ula şmışsa kamu düzeninin bozuldu ğundan söz edilebilir. Bu durumda bireylerin davran ışlar ını hangi içtihada göre yönlendirecekleri belirsizleşeceğinden öngörülebilirlik ortadan kalkar ( Mehmet Arif Madenci , 84). 45. Yarg ısal kararlardaki de ğişiklikler, hukukun dinamizmini ve mahkemeleri n yaklaşımlar ını yaşanan gelişmelere uyarlama kabiliyetlerini yans ıtmas ı yönüyle olumludur. Ancak uygulamadaki birlikteli ği sağlamalar ı beklenen yüksek mahkemeler içinde yer alan dairelerin benzer davalarda tatmin edici bir gerekçe göstermeksizin farkl ı sonuçlara ula şmas ı bir karar ın belirli bir daireye dü ştüğü takdirde onanaca ğı, başka bir daire taraf ından ele alındığı takdirde bozulaca ğı gibi ihtimale dayal ı ve birbirine z ıt sonuçlar ı ortaya ç ıkar ır. Bu ise hukuki belirlilik ve öngörülebilirlik ilkelerine ters dü şecektir. Ayr ıca böyle bir alg ının Başvuru Numaras ı: 2017/16292 Karar Tarihi : 23/6/2020 10toplumda yerle şmesi hâlinde bireylerin yarg ı sistemine ve mahkeme kararlar ına duymalar ı beklenen güven zarar görebilir ( Türkan Bal , 64). (2)İlkelerin Olaya Uygulanmas ı 46. Somut olayda Mahkeme, sosyal güvenlik hukukundan kaynaklanan alacak davas ında hukuki bir neden olmaks ızın başvurucudan tahsil edilen te şvik primiyle sebepsiz zenginleşen taraf ın Hazine oldu ğu gerekçesiyle davan ın husumetten reddine karar vermi ştir. Davan ın husumetten reddine ili şkin karar ın yarg ılaman ın sürüncemede b ırak ılmas ının önlenmesi ve do ğru taraf aleyhine dava aç ılmas ının sağlanarak hukuki istikrar ın temin edilmesi amac ına yönelik elveri şli ve gerekli oldu ğu değerlendirilebilir ancak gözönüne alınmas ı gereken as ıl husus ret karar ıyla başvurucunun mahkemeye eri şimine yap ılan müdahalenin orant ılı olup olmad ığıdır. 47. 5510 say ılı Kanun'un 81. maddesi kapsam ında %5'lik Hazine katk ı pay ından yararlanma ko şullar ı ve bu kapsamda davac ılar taraf ından ödenen katk ı pay ının iadesi talebiyle aç ılan davalar ile ilgili olarak Yarg ıtay 10. Hukuk Dairesinin davan ın SGK aleyhine açılmas ı gerektiğini içtihat hâline getirerek bu konuda yerel mahkemelerce verilen kararlar ı onad ığı anlaşılmaktad ır (bkz. 18-20). Buna kar şın Yarg ıtay 21. Hukuk Dairesi ba şvuru konusu somut davan ın karara ba ğland ığı tarihi de içine alan dönemde bu tür davalar ın Hazine aleyhine aç ılmas ı gerektiğini belirterek SGK aleyhine aç ılan davalarda husumet yoklu ğu nedeniyle bozma kararlar ı vermiştir (bkz. 16-18). Dolay ısıyla an ılan dönemde ayn ı ya da farkl ı mahkemelere ayn ı nedenden aç ılan davalar ın temyiz incelemesini yapan Yarg ıtay Dairelerine göre SGK ya da Hazine aleyhine sonuçlanabildi ği anlaşılmaktad ır. 48. Başvuru konusu davadan sonraki süreçte Yarg ıtay Hukuk Genel Kurulunun bu davalar ın SGK'ya kar şı aç ılmas ı gerektiğine ilişkin içtihad ı üzerine somut davan ın temyiz incelemesini yapan Yarg ıtay 21. Hukuk Dairesi karar ını değiştirmiş ve yerel mahkemelerce SGK'ya kar şı aç ılan davalar ı onam ış, Hazine aleyhine aç ılan davalarla ilgili bozma kararlar ı vermiştir. Başvuru konusu davan ın da karara ba ğland ığı dönem için davalar ın bu şekilde kesinleşmesi sebebiyle benzer durumda bulunan ki şiler aç ısından yarg ısal sistemin işleyişinden kaynaklanan nedenlerle farkl ı sonuçlar ortaya ç ıkm ıştır. 49. Bu durumda ba şvurucunun SGK aleyhine açt ığı davan ın Hazine aleyhine açılmas ı gerektiği gerekçesiyle reddedildi ği ve Yarg ıtay 21. Hukuk Dairesi taraf ından onanarak husumet yönünden hükmün kesinle ştirildiği ancak akabinde Hukuk Genel Kurulu karar ı ve ayn ı yönde 21. Hukuk Dairesinin de görü ş değiştirerek davan ın SGK aleyhine açılmas ı gerektiği yönündeki içtihat geli şim süreci gözetildi ğinde başvurucunun gerek Hazine gerekse SGK aleyhine açaca ğı sonraki bir davan ın başarı şans ının olmayabilece ği yönünde şüpheye dü şmesinin makul ve anla şılabilir oldu ğu görülmektedir. Ba şka deyişle içtihat farkl ılığının derinleştiği söylenemeyecek ise de ba şvuruya konu olay ın somut ko şullar ında husumete ili şkin kararlar ın niteliği gereği farkl ı kararlar ın başvurucu aç ısından hukuken belirsizlik do ğurduğu anlaşılmaktad ır. 50. Konusu ve sebebi ayn ı olan davalarda mahkemelerce verilen kararlar ın Yarg ıtay 10. ve 21. Hukuk Dairelerinin pasif husumet ehliyeti ile ilgili olarak farkl ı değerlendirmeleri sonucu davalar ın farkl ı kurumlar aleyhine sonuçland ığı gibi olu şan belirsizlikte ki şilerin yanl ış has ıma dava açmalar ının birtak ım hukuki sonuçlar ına (zamana şımı, kesin hüküm vs.) katlanmak zorunda b ırak ıldıklar ı anlaşılmaktad ır. Başvuru Numaras ı: 2017/16292 Karar Tarihi : 23/6/2020 1151. Başvurucular ın davalar ının ne şekilde sonuçlanmas ı gerektiğine dair herhangi bir çıkar ım yapmak Anayasa Mahkemesinin de ğerlendirme yetkisi d ışında kalmakla birlikte nihai yarg ılama makam ını oluşturan Yarg ıtay Daireleri aras ındaki yorum farkl ılıklar ının benzer nitelikteki davalar ın karara ba ğlanmas ı sürecinde hukuki belirsizli ğe yol açt ığı ve başvurucular için öngörülemez nitelikte oldu ğu anlaşılm ıştır. 52. Buna göre ba şvuru konusu davada hukuki belirsizlik sonucu do ğuracak şekilde husumetten ret karar ı verilmesi suretiyle ba şvurucunun ret karar ının sonuçlar ına katlanmak zorunda b ırak ılmas ının başvurucu üzerinde a şırı bir külfet meydana getirdi ği, başvurucunun mahkemeye ula şma imkân ını ortadan kald ırdığı, bu suretle mahkemeye eri şim hakk ına yap ılan müdahalenin ölçüsüz oldu ğu sonucuna ula şılm ıştır. 53. Anayasa Mahkemesinin yukar ıda aktar ılan değerlendirmesi ve vard ığı sonuç yaln ızca mahkemeye eri şim hakk ının ihlal edildi ğine ilişkin olup davan ın esas ına ilişkin bir unsur içermemektedir. 54. Aç ıklanan gerekçelerle ba şvurucunun Anayasa n ın 36. maddesinde güvence altına al ınan adil yarg ılanma hakk ı kapsam ındaki mahkemeye eri şim hakk ının ihlal edildi ğine karar verilmesi gerekir. Burhan ÜSTÜN bu görü şe kat ılmam ıştır. 3. 6216 Say ılı Kanun'un 50. Maddesi Yönünden 55. 30/3/2011 tarihli ve 6216 say ılı Anayasa Mahkemesinin Kurulu şu ve Yarg ılama Usulleri Hakk ında Kanun'un 50. maddesinin ilgili k ısm ı şöyledir: (1) Esas inceleme sonunda, ba şvurucunun hakk ının ihlal edildi ğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal karar ı verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ı için yap ılmas ı gerekenlere hükmedilir (2) Tespit edilen ihlal bir mahkeme karar ından kaynaklanm ışsa, ihlali ve sonuçlar ını ortadan kald ırmak için yeniden yarg ılama yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yarg ılama yap ılmas ında hukuki yarar bulunmayan hâllerde ba şvurucu lehin e tazminata hükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava aç ılmas ı yolu gösterilebilir. Yeniden yarg ılama yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal karar ında açıklad ığı ihlali ve sonuçlar ını ortadan kald ıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar verir. 56. Başvurucu, yeniden yarg ılama yap ılmas ı talebinde bulunmu ştur. 57. Anayasa Mahkemesinin Mehmet Do ğan ([GK], B. No: 2014/8875, 7/6/2018) karar ında ihlal sonucuna var ıldığında ihlalin nas ıl ortadan kald ırılacağı hususunda genel ilkeler belirlenmi ştir. Anayasa Mahkemesi di ğer bir karar ında ise bu ilkelerle birlikte ihlal karar ının yerine getirilmemesinin sonuçlar ına da değinmiş ve bu durumun ihlalin devam ı anlam ına gelece ği gibi ilgili hakk ın ikinci kez ihlal edilmesiyle sonuçlanaca ğına işaret etmiştir (Aligül Alkaya ve di ğerleri (2) , B. No: 2016/12506, 7/11/2019). 58. Bireysel ba şvuru kapsam ında bir temel hakk ın ihlal edildi ğine karar verildi ği takdirde ihlalin ve sonuçlar ının ortadan kald ırıldığından söz edilebilmesi için temel kural Başvuru Numaras ı: 2017/16292 Karar Tarihi : 23/6/2020 12mümkün oldu ğunca eski hâle getirmenin yani ihlalden önceki duruma dönülmesinin sağlanmas ıdır. Bunun için ise öncelikle ihlalin kayna ğı belirlenerek devam eden ihlali n durdurulmas ı, ihlale neden olan karar veya i şlemin ve bunlar ın yol açt ığı sonuçlar ın ortadan kald ırılmas ı, varsa ihlalin sebep oldu ğu maddi ve manevi zararlar ın giderilmesi, ayr ıca bu bağlamda uygun görülen di ğer tedbirlerin al ınmas ı gerekmektedir ( Mehmet Do ğan, 55, 57). 59.İhlalin mahkeme karar ından kaynakland ığı veya mahkemenin ihlali gideremedi ği durumlarda Anayasa Mahkemesi, 6216 say ılı Kanun'un 50. maddesinin (2) numaral ı fıkras ı ile Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü nün 79. maddesinin (1) numaral ı fıkras ının (a) bendi uyar ınca, ihlalin ve sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ı için yeniden yarg ılama yap ılmak üzere karar ın bir örne ğinin ilgili mahkemeye gönderilmesine hükmeder. An ılan yasal düzenleme, usul hukukundaki benzer hukuki kurumlardan farkl ı olarak ihlali ortadan kald ırmak amac ıyla yeniden yarg ılama sonucunu do ğuran ve bireysel ba şvuruya özgülenen bir giderim yolunu öngörmektedir. Bu nedenle Anayasa Mahkemesi taraf ından ihlal karar ına bağlı olarak yeniden yarg ılama karar ı verildiğinde, usul hukukundaki yarg ılaman ın yenilenmesi kurumundan farkl ı olarak ilgili mahkemenin yeniden yarg ılama sebebinin varl ığını kabul hususunda herhangi bir takdir yetkisi bulunmamaktad ır. Dolay ısıyla böyle bir karar kendisine ula şan mahkemenin yasal yükümlülü ğü, ilgilinin talebini beklemeksizin Anayasa Mahkemesinin ihlal karar ı nedeniyle yeniden yarg ılama karar ı vererek devam eden ihlalin sonuçlar ını gidermek üzere gereken i şlemleri yerine getirmektir ( Mehmet Do ğan, 58, 59; Aligül Alkaya ve di ğerleri (2) , 57-59, 66, 67). 60. İncelenen ba şvuruda, Anayasa'n ın 36. maddesinde güvence alt ına al ınan adil yarg ılanma hakk ı kapsam ındaki mahkemeye eri şim hakk ının ihlal edildi ği sonucuna ulaşılm ıştır. Dolay ısıyla ihlalin mahkeme karar ından kaynakland ığı anlaşılmaktad ır. 61. Bu durumda mahkemeye eri şim hakk ının ihlalinin sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ı için yeniden yarg ılama yap ılmas ında hukuki yarar bulunmaktad ır. Yap ılacak yeniden yarg ılama ise bireysel ba şvuruya özgü düzenleme içeren 6216 say ılı Kanun'un 50. maddesinin (2) numaral ı fıkras ına göre ihlalin ve sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ına yöneliktir. Bu kapsamda yap ılmas ı gereken i ş yeniden yarg ılama karar ı verilerek Anayasa Mahkemesini ihlal sonucuna ula ştıran nedenleri gideren, ihlal karar ında belirtilen ilkelere uygun yeni bir karar verilmesinden ibarettir. Bu sebeple karar ın bir örne ğinin yeniden yarg ılama yap ılmas ı için Mersin 6. İş Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmektedir. 62. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 257,50 TL harç ve 3.000 TL vekâlet ücretinden olu şan toplam 3.257,50 TL yarg ılama giderinin ba şvurucuya ödenmesine karar verilmesi gerekir. VI. HÜKÜM Aç ıklanan gerekçelerle; A. Mahkemeye eri şim hakk ının ihlal edildi ğine ilişkin iddian ın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA OYB İRLİĞİYLE, B. Anayasa n ın 36. maddesinde güvence alt ına al ınan adil yarg ılanma hakk ı kapsam ındaki mahkemeye eri şim hakk ının İHLAL ED İLDİĞİNE Burhan ÜSTÜN'nün karşıoyu ve OYÇOKLU ĞUYLA, Başvuru Numaras ı: 2017/16292 Karar Tarihi : 23/6/2020 13C. Karar ın bir örne ğinin mahkemeye eri şim hakk ının ihlalinin sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ı için yeniden yarg ılama yap ılmak üzere Mersin 6. İş Mahkemesine (E.2015/144, K.2016/32) GÖNDER İLMESİNE, D. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 257,50 TL harç ve 3.000 TL vekâle t ücretinden olu şan toplam 3.257,50 TL yarg ılama giderinin ba şvurucuya ÖDENMES İNE, E. Ödemenin, karar ın tebliğini takiben ba şvurucunun Hazine ve Maliye Bakanl ığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yap ılmas ına, ödemede gecikme olmas ı hâlinde bu sürenin sona erdi ği tarihten ödeme tarihine kadar geçen süre için yasal FA İZ UYGULANMASINA, F. Karar ın bir örne ğinin Adalet Bakanl ığına GÖNDER İLMESİNE 23/6/2020 tarihinde karar verildi. Ba şkan Üye Üye Hasan Tahsin GÖKCAN Burhan ÜSTÜN Hicabi DURSUN Üye Üye Muammer TOPAL Yusuf Şevki HAKYEMEZ Başvuru Numaras ı: 2017/16292 Karar Tarihi : 23/6/2020 14KARŞIOY GEREKÇES İ Başvuru, aştığı sosyal güvenlik hukukundan kaynaklanan alacak davas ının, ayn ı nitelikteki di ğer davalar ı kabul edilmi şken, mahkemece husumetin Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanl ığı yerine Hazineye yöneltilmesi gerekti ğinden bahisle husumet nedeniyle reddedilmesi, ba şvurucunun mahkemeye eri şim hakk ının ihlal edildi ği iddias ına ilişkindir. Ayn ı kanun hükmünün farkl ı yorumlanmas ına bağlı olarak birbiriyle uyu şmayan kararlar verilmesi, toplumda yarg ıya olan güvenin örselenmesine ve hukuki güvenlik ve istikrar ilkesinin zedelenmesine yol açabilir. Dolay ısıyla tamamen ayn ı nitelikteki konularda farkl ı yarg ı kararlar ının verilmesinin önlenmesine yönelik tedbirler al ınmas ı hukuk devletinde arzulanan bir durumdur. Bununla birlikte hukuk kurallar ının yorumlanmas ı yetkisinin hâkime ait oldu ğu ve hâkimin bir hukuk kural ını yorumlarken tam bir ba ğıms ızlık içinde hareket etmesi gerekti ği hususu da gözden uzak tutulmamal ıdır. Bir hukuk kural ının ne şekilde yorumlanaca ğı veya ilgili hukuk kural ının belli bir yorumunun benimsenmesi neticesini do ğuracak biçimde hâkime d ışarıdan müdahalede/dayatmada bulunulmas ı yarg ı bağıms ızlığına gölge dü şürebilir. Ancak bir hukuk devletinde yarg ı bağıms ızlığının ve dolay ısıyla hâkimin, hukuk kurallar ının yorumu hususundaki özerkli ğinin önemi inkâr edilemese de hukuki güvenlik ve istikrar da hukuk devletinin ehemmiyet ta şıyan diğer bir ilkesidir. Bu bak ımdan bu iki ilke aras ında bir denge kurulmas ı gerektiği tabiidir. Bu bağlamda, Anayasa Mahkemesi de bireysel ba şvuru incelemelerinde ancak bu dengenin hukuki güvenlik ve istikrar ilkesi aleyhine bozuldu ğu hallerde müdahalede bulunmal ıdır. Öte yandan iki anayasal de ğer aras ındaki dengenin bozuldu ğundan söz edilebilmesi için birden fazla içtihad ın varl ığının kamu düzenini etkileyecek boyuta ula şmas ı gerekir. İçtihat farkl ılığının hukuk kurallar ının temel bir özelli ği olan bireyin davran ışını yönlendirebilme gücünü zay ıflatacak bir boyuta ula şmas ı halinde kamu düzeninin bozulduğundan söz edilebilir. Dolay ısıyla bu noktada özellik arz eden husus, içtihat farkl ılığının kamu düzenini bozacak boyuta ula şıp ulaşmad ığıdır. Ayn ı meseleye ili şkin farkl ı kararlar ın varl ığı tek başına Anayasa Mahkemesinin müdahalesine bir zorunluluk zemini oluşturmaz. Belli bir konuya ili şkin içtihat farkl ılığının Anayasa Mahkemesince sorun olarak görülebilmesi için içtihatlar aras ındaki farkl ılaşman ın derinle şmiş ve süreklilik kazanm ış olmas ı gerekir. AH İM ve AYM içtihatlar ı da bu yöndedir. Ancak ço ğunluk karar ında somut dosya bak ımında içtihatlar aras ında derinle şmiş ve süreklilik arz eden bir farkl ılık olup olmad ığına ilişkin kriter uygulanmam ıştır. Çoğunluk karar ında salt içtihat farkl ılığının bulunmas ı yeterli görülmü ş, bu içtihat farkl ığının derinleşmiş ve süreklilik arz etmesi ko şulu aranmam ıştır. Bu yönüyle ço ğunluk karar ının AİHM'den ve AYM nin önceki görü şlerinden ayr ıştığı anlaşılmaktad ır. Kald ı ki başvurucunun açm ış olduğu dava husumet yönünden reddedilmi ştir. Başvurucunun bu sonucu Anayasa Mahkemesine getirmeden önce husumeti kararda sözü edilen kuruma yönelterek sonuç olmas ı mümkündür. Hukuk Genel Kurulu karar ı, Anayasa Mahkemesine yap ılan bireysel ba şvurudan çok sonra kabul edilmi ş, başvuru yap ıldığında böyle bir karar bulunmamaktad ır. Başvurucunun önünde etkili ve sonuç almaya yönelik dav a açma yolu varken bu yolu kullanmadan bireysel ba şvuruya gelmesi yerinde de ğildir. Başvuru Numaras ı: 2017/16292 Karar Tarihi : 23/6/2020 15Sonuç olarak, somut olayda derinle şmiş ve süreklilik kazanm ış bir içtihat farkl ılığı bulunmad ığından ve sadece husumet nedeniyle usulden reddedilmi ş bir karar ın sonucunda gösterilen hasma husumet yöneltilerek sonuç al ınabileceğinden başvurunun reddine kara r verilmesi yerine ihlal karar ı veren çoğunluk görü şüne kat ılm ıyorum. Üye Burhan ÜSTÜN