3. Ceza Dairesi 2022/5061 E. , 2024/11756 K. MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/1896 E., 2021/339 K. SUÇ :Silahlı terör örgütüne üye olma, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama İlk Derece Mahkemesince silahlı terör örgütüne üye olma, resmi belgede sahtecilik ve kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık suçlarından verilen hükümlere yönelen…
**3. Ceza Dairesi 2022/5061 E. , 2024/11756 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/1896 E., 2021/339 K. SUÇ :Silahlı terör örgütüne üye olma, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama İlk Derece Mahkemesince silahlı terör örgütüne üye olma, resmi belgede sahtecilik ve kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık suçlarından verilen hükümlere yönelen istinaf incelemesi üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin, 09.03.2021 tarihli ve 2019/1896 Esas, 2021/339 Karar sayılı Kararı ile 07.04.2021 tarihli ek kararının, sanık müdafii tarafından temyiz edildiği görülmekle yapılan incelemede: 1.Sanık hakkındaki kamu kurum ve kuruluşlarının zararına neden olacak şekilde dolandırıcılık suçundan kurulan hükme yönelik sanık müdafi tarafından yapılan temyiz isteminin 09.03.2021 tarihli ek karar ile temyiz talebinin reddine dair verilen kararın ön incelemesinde; Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına neden olacak şekilde dolandırıcılık suçu hakkındaki Bölge Adliye Mahkemesi kararının, verilen hükmün tür ve süresi itibariyle CMK'nın 286/2-a maddesi kapsamı içerisinde bulunması nedeniyle temyiz edilemez nitelikte olduğundan, sanık müdafiinin temyiz taleplerinin CMK'nın 298 inci maddesi gereğince, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, Ankara Bölge Adliye 22. Ceza Dairesinin 07.04.2021 tarihli temyiz talebinin reddine dair ek kararının ONANMASINA, 2.Sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf istemleri üzerine, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca verilen esastan ret kararının, 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendi uyarınca temyizinin mümkün olmadığı belirlenmiştir. 3. İlk Derece Mahkemesince silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, yasal şartları oluşmadığından 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.05.2018 tarihli ve 2017/407 Esas, 2018/773 sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesi, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca mahkumiyet kararı, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 158/1-e son fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 inci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca mahkumiyet kararı, resmi belgede sahtecilik suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendine göre beraatine karar verilmiştir. 2.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin, 09.03.2021 tarihli ve 2019/1896 Esas, 2021/339 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında Maliye Hazinesi vekilinin silahlı terör örgütüne üye olma suçuna yönelik mahkumiyet kararına resmi belgede sahtecilik suçuna yönelik beraat kararına, ÖSYM vekilinin ise silahlı terör örgütüne üye olma ve nitelikli dolandırıcılık suçuna ilişkin mahkumiyet kararlarına yönelik istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 279 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca reddine, Maliye Hazinesi vekilinin nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet kararına, ÖSYM vekilinin resmi belgede sahtecilik suçundan verilen beraat kararına ve sanık müdafiinin silahlı terör örgütüne üye olma ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından verilen mahkumiyet kararlarına yönelik istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin ilk cümlesi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. 3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 20.12.2021 tarihli ve sanık müdafiinin nitelikli dolandırıcılık suçuna ilişkin temyiz talebine yönelik ek kararın onanması, sanık müdafinin resmi belgede sahtecilik suçuna ilişkin temyiz talebinin reddi, sanık müdafinin silahlı terör örgütüne üye olma suçuna ilişkin temyiz taleplerine yönelik onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle; 1.Usul ve kanuna aykırı karar verildiğine, 2.Suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, 3.Lehe olan hükümlerin uygulanması gerektiğine, 4.Kabule esas alınan delillerin hukuka aykırı olduğuna, 5.Eksik araştırma, inceleme ve yetersiz gerekçe ile hüküm kurulduğuna, 6. Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara, ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince sanığın eylemlerinin silahlı terör örgütüne üye olma ve kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık suçlarını oluşturduğunun kabulü ile sanık hakkında ayrı ayrı mahkûmiyet kararları; resmi belgede sahtecilik suçundan, atılı suçun unsurları oluşmadığı gerekçesiyle beraat kararı verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Maliye Hazinesi vekilinin silahlı terör örgütüne üye olma suçuna yönelik mahkumiyet kararına resmi belgede sahtecilik suçuna yönelik beraat kararına, ÖSYM vekilinin ise silahlı terör örgütüne üye olma ve nitelikli dolandırıcılık suçuna ilişkin mahkumiyet kararlarına yönelik istinaf başvurularının reddine, Maliye Hazinesi vekilinin nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet kararına, ÖSYM vekilinin resmi belgede sahtecilik suçundan verilen beraat kararına ve sanık müdafiinin silahlı terör örgütüne üye olma ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından verilen mahkumiyet kararlarına yönelik istinaf başvuruları yönünden ise İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Dosyada mevcut 07.07.2022 tarihli nüfus kaydına göre sanığın "Bitkin" olan soyadının "Bilgin" olarak düzeltildiği anlaşılmakla tabliğnamenin başlık kısmında "Bitkin" olarak gösterilmesi maddi hata olarak kabul edilmiştir. Ayrıntıları Yargıtay (kapatılan) 16. Ceza Dairesinin, 26.10.2017 tarihli ve 2017/1809 Esas, 2017/5155 sayılı Kararında ve Dairemizce de benimsenen, istikrar kazanmış yargısal kararlarda açıklandığı üzere; Örgüt üyesi; örgüt amacını benimseyen, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk eden kişidir. Örgüt üyeliği; örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyesi, örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ; canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur. Örgüte yardımda veya örgüt adına suç işlemede de, örgüt yöneticileri veya diğer mensuplarının emir ya da talimatları vardır. Ancak örgüt üyeliğini belirlemede ayırt edici fark, örgüt üyesinin örgüt hiyerarşisi dahilinde verilen her türlü emir ve talimatı sorgulamaksızın tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirmeye hazır olması ve öylece ifa etmesidir. Silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır. Ancak niteliği, işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, örgütün amacı ve menfaatlerine katkısı itibariyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özelliği olmasa da ancak örgüt üyeleri tarafından işlenebilen suçların faillerinin de örgüt üyesi olduğunun kabulü gerekir. Örgüte sadece sempati duymak ya da örgütün amaçlarını, değerlerini, ideolojisini benimsemek, buna ilişkin yayınları okumak, bulundurmak, örgüt liderine saygı duymak gibi eylemler örgüt üyeliği için yeterli değildir (Evik, Cürüm İşlemek İçin Örgütlenme, s. 383 vd.). Örgüt üyesinin, örgüte bilerek ve isteyerek katılması, katıldığı örgütün niteliğini ve amaçlarını bilmesi, onun bir parçası olmayı istemesi, katılma iradesinin devamlılık arz etmesi gerekir. Örgüte üye olan kimse, bir örgüte girerken örgütün kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla kurulan bir örgüt olduğunu bilerek üye olmak kastı ve iradesiyle hareket etmelidir. Suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olmak suçu için de saikin “suç işlemek amacı” olması aranır (Toroslu Özel Kısım s. 263-266, Alacakaptan Cürüm İşlemek İçin Örgüt s. 28, Özgenç Genel Hükümler s. 280). Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; Bilirkişi raporunda sanığın sınavdaki başarısının tesadüfi olamayacağına yönelik kuvvetli kanaat oluştuğunun belirtilmesi karşısında; ihtimallere dayanan yüzdelik oranlarının yer aldığı değerlendirme içermesi sanığın hileli bir davranışını ortaya koymaya elverişli olmadığı gibi kişinin önceki ve sonraki yıllardaki doğru ve yanlış cevap sayılarının kıyaslanarak sınav sorularını haksız elde etmek sureti ile sınavda hileli yollarla yüksek puan aldığının kesin olarak ispatlanamayacağı, ayrıca bilirkişi raporunu teyit eder başkaca delil, beyan veya bilgi bulunmadığı gibi bilirkişi raporunda sınav sorularının alındığına dair kesin kanaatin de bildirilmediği, dosya kapsamında sanığın silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediğine dair mahkûmiyetini gerektirir her türlü kuşkudan uzak, yeterli ve kesin delilin de bulunmadığı gözetilerek, atılı suçtan beraati yerine delillerin değerlendirilmesinde düşülen yanılgı sonucu yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR A. Sanık müdafiinin nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz istemi Ön inceleme bölümünün (1) numaralı paragrafında açıklanan nedenlerle, sanığın üzerine atılı nitelikli dolandırıcılık suçuna ilişkin verilen kararın 5271 sayılı Kanun' un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca temyiz edilemez nitelikte olması nedeniyle katılan vekilinin temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak oy birliğiyle REDDİ ile, temyiz talebinin reddine dair ek kararın ONANMASINA, B. Sanık müdafiinin resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükme yönelik temyiz istemi Ön inceleme bölümünün 2. paragrafında açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun'un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, C. Sanık müdafiinin silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan hükme yönelik temyiz istemi Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, sanık müdafinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin, 09.03.2021 tarihli ve 2019/1896 Esas, 2021/339 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesi uyarınca Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.10.2024 tarihinde karar verildi.