11. Ceza Dairesi 2023/3918 E. , 2023/7710 K. "İçtihat Metni" K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/870 E., 2019/48 K. SUÇ : Dolandırıcılık İNCELEME KONUSU KARARLAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması ... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.01.2019 tarihli ve 2017/870 Esas, 2019/48 Karar sayılı kararı ile sanıklar h
**11. Ceza Dairesi 2023/3918 E. , 2023/7710 K.** **"İçtihat Metni"** K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/870 E., 2019/48 K. SUÇ : Dolandırıcılık İNCELEME KONUSU KARARLAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması ... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.01.2019 tarihli ve 2017/870 Esas, 2019/48 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ayrı ayrı (18 kez) 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, istinaf edilmeksizin 30.05.2019 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 12.05.2023 tarihli ve 2022/11426 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 12.07.2023 tarihli ve KYB-2023/66638 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 12.07.2023 tarihli ve KYB-2023/66638 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 17/01/2019 tarihli ve 2017/870 esas, 2019/48 sayılı kararının kesinleşmesini müteakip, dosyanın yeniden ele alınarak sanıkların müştekiler ... ve ...'a yönelik mükerrir ceza aldıklarından bahisle haklarındaki hükmün ayrı ayrı kaldırılarak davanın reddine dair ... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 26/04/2022 tarihli ve 2017/870 esas, 2019/48 sayılı ek kararının, asıl kararın kanun yararına bozulması halinde yok hükmünde olacağı değerlendirilerek yapılan incelemede; Dosya kapsamına göre, 1-Sanıklar hakkında, müştekiler ... ve ...'a yönelik 25/02/2013 tarihinde işlenen dolandırıcılık suçundan dolayı ... Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 06/01/2014 tarihli ve 2013/7943 soruşturma, 2014/40 esas, 2014/21 sayılı iddianame ile açılan davanın yapılan yargılaması sonunda, ... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 23/02/2018 tarihli ve 2014/23 esas, 2018/205 sayılı kararı ile mahkumiyetlerine karar verildiğinin anlaşılması karşısında; sanıklar hakkında aynı müştekilere karşı gerçekleştirilen aynı eylem sebebiyle ... Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 21/05/2013 tarihli ve 2013/3735 soruşturma, 2013/3344 esas, 2013/1296 sayılı iddianame ile açılan davanın, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/7. maddesinde “Aynı fiil nedeniyle, aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava varsa davanın reddine karar verilir.” hükmü gereğince reddine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, sanıkların yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilerek, mükerrer ceza tayininde, 2-Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6/1, 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 141/3, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 34/1 ve 230/1-c maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının denetime olanak verecek biçimde açık ve gerekçeli olması, gerekçede iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin açık olarak belirtilmesi, mevcut delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi ve delillerle sonuç arasında bağ kurulması gerektiği, anılan kararın gerekçeli kararın iddia bölümünde, bu davanın konusu olmayan ... Cumhuriyet Başsavcılığının 06/01/2014 tarih ve 2014/40 esas sayılı iddianamesi ile dava açıldığı ve sanıkların 18 kez cezalandırılmalarının talep olunduğunun belirtildiği, savunma bölümünde yazılan sanık beyanlarının, ... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/23 esas sayılı dosyası kapsamında yapılan savunmalar olduğu ve hüküm kısmında iddianamede 48 kişi müşteki olarak gösterilmesine rağmen, hangi müştekilere yönelik olduğu da anlaşılamayacak şekilde sanıkların ayrı ayrı 18 kez hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar verilerek, Anayasa ve 5271 sayılı Kanun'un amir hükümlerine aykırı ve dosya kapsamıyla uyumlu olmayacak biçimde gerekçe ve hüküm oluşturulmasında, İsabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 141 inci maddesinin üçüncü fıkrasında;"Bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır.", 5271 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesinin birinci fıkrasında; "Hâkim ve mahkemelerin her türlü kararı, karşı oy dahil, gerekçeli olarak yazılır. Gerekçenin yazımında 230 uncu madde göz önünde bulundurulur. Kararların örneklerinde karşı oylar da gösterilir.", aynı Kanun'un 230 uncu maddesinin birinci fıkrasında; " (1) Mahkûmiyet hükmünün gerekçesinde aşağıdaki hususlar gösterilir: a) İddia ve savunmada ileri sürülen görüşler. b) Delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin belirtilmesi; bu kapsamda dosya içerisinde bulunan ve hukuka aykırı yöntemlerle elde edilen delillerin ayrıca ve açıkça gösterilmesi...", 232 nci maddesinin altıncı fıkrasında; "Hüküm fıkrasında, 223 üncü maddeye göre verilen kararın ne olduğunun, uygulanan kanun maddelerinin, verilen ceza miktarının, kanun yollarına başvurma ve tazminat isteme olanağının bulunup bulunmadığının, başvuru olanağı varsa süresi ve merciinin tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerekir. " ve yine aynı Kanun'un 289 uncu maddesinin birinci fıkrasında da; "Temyiz dilekçesi veya beyanında gösterilmiş olmasa da aşağıda yazılı hâllerde hukuka kesin aykırılık var sayılır:...g) Hükmün 230 uncu madde gereğince gerekçeyi içermemesi. .." hükümleri yer almaktadır. 2. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; hükmün kesinleşmesinden sonra ek kararla hükümde değişiklik yapılamayacağından, ... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.04.2022 tarihli ve 2017/870 Esas, 2019/48 Karar sayılı ek kararının hukuki değerden yoksun ve yok hükmünde olduğu gözetilerek yapılan incelemede; ... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.01.2019 tarihli ve 2017/870 Esas, 2019/48 Karar sayılı dosyasına konu ... Cumhuriyet Başsavcılığının 21.05.2013 tarihli ve 2013/3344 Esas sayılı iddianamesinde 48 kişinin şikâyetçi olarak gösterildiği, sevk maddesinde ise sanıklar ... ve ...‘ın, 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 46 kez cezalandırılmalarının talep olunduğu; ... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.02.2018 tarihli ve 2014/23 Esas, 2018/205 Karar sayılı dosyasına konu ... Cumhuriyet Başsavcılığının 06.01.2014 tarihli ve 2014/40 Esas sayılı iddianamesi ile de sanıkların 18 şikâyetçiye karşı gerçekleştirdikleri eylemleri nedeniyle cezalandırılmaları talep olunarak, aynı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca kamu davası açıldığı, bu davaya istinaden ... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/23 Esas sayılı dosyası kapsamında yapılan yargılamada, sanıkların 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddeleri gereğince ayrı ayrı 17 kez 2 yıl 6 ay hapis ve 7.500 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, şikâyetçilerden Havva Kuş'a yönelik eylemleri yönünden ise beraatlerine karar verildiği, verilen hükümlerin 31.12.2018 tarihinde kesinleştiği, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 141 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 5271 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesinin birinci fıkrası, 230 uncu maddesinin birinci fıkrası, 232 nci maddesinin altıncı fıkrası ve 289 uncu maddesinin birinci fıkrası gereğince, mahkeme kararlarının denetime olanak verecek biçimde açık ve gerekçeli olması, iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin belirtilmesi, mevcut delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi, bu delillere göre ulaşılan sonuçların, iddia, savunma ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmeler ile sanığın eylemlerinin ve yüklenen suçun unsurlarının nelerden ibaret olduğunun, hangi gerekçeyle hangi delillere üstünlük tanındığının açık olarak gerekçeye yansıtılması, delillerle sonuç arasında bağ kurulmasının gerektiği, kanun yararına bozma istemine konu ... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.01.2019 tarihli ve 2017/870 Esas, 2019/48 Karar sayılı dosyasına ilişkin gerekçeli karar incelendiğinde; iddia bölümünde, bu davanın konusu olmayan ... Cumhuriyet Başsavcılığının 06.01.2014 tarihli ve 2014/40 Esas sayılı iddianamesi ile dava açıldığı ve sanıkların 18 kez cezalandırılmalarının talep olunduğunun belirtildiği, savunma bölümünde yazılan sanık beyanlarının, ... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/23 Esas sayılı dosyası kapsamında yapılan savunmalar olduğu, gerekçe bölümündeki anlatımın da belirtilen dosyayla ilgili olduğu, diğer yandan iddianamede 48 kişi şikâyetçi olarak gösterilmesine rağmen, hangi şikâyetçilere yönelik olduğu da anlaşılamayacak şekilde sanıkların 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası gereğince ayrı ayrı 18 kez 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar verilerek, Anayasa ve 5271 sayılı Kanun'un amir hükümlerine aykırı ve dosya kapsamıyla uyumlu olmayacak biçimde gerekçe ve hüküm oluşturulması karşısında, kanun yararına bozma talebindeki (2) numaralı istem yerinde görülmüş; bozma nedeni dikkate alınarak (1) numaralı istem hakkında herhangi bir karar verilmemiştir. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. ... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.01.2019 tarihli ve 2017/870 Esas, 2019/48 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 3. Sanıklar hakkındaki infazın durdurulmasına, başka suçtan tutuklu ya da hükümlü değillerse derhal TAHLİYELERİNE, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.10.2023 tarihinde karar verildi.