5. Ceza Dairesi 2010/1432 E. , 2010/2559 K. Fuhşa özendirme, ırza geçme ve zorla kaçırıp alıkoyma suçlarından sanıklar ..., ..., ..., ... ve ...’nın yapılan yargılanmaları sonunda; sanık ...’ın atılı fuhşa özendirme suçundan ve diğer sanıkların zorla kaçırıp alıkoyma eylemlerinin reşit olmayan mağdureyi rızasıyla kaçırıp alıkoyma suçunu ve ırza geçme eylemlerinin reşit olmayan mağdureyle rızasıyla cinsi münasebette bulunma suçunu oluşturduğunun kabulü ile mahkümiyetlerine dai…
**5. Ceza Dairesi 2010/1432 E. , 2010/2559 K.** **"İçtihat Metni"** Fuhşa özendirme, ırza geçme ve zorla kaçırıp alıkoyma suçlarından sanıklar ..., ..., ..., ... ve ...’nın yapılan yargılanmaları sonunda; sanık ...’ın atılı fuhşa özendirme suçundan ve diğer sanıkların zorla kaçırıp alıkoyma eylemlerinin reşit olmayan mağdureyi rızasıyla kaçırıp alıkoyma suçunu ve ırza geçme eylemlerinin reşit olmayan mağdureyle rızasıyla cinsi münasebette bulunma suçunu oluşturduğunun kabulü ile mahkümiyetlerine dair, ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 17.04.2007 gün ve 2003/219 Esas, 2007/112 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi O Yer Cumhuriyet Savcısı, sanıklar Alican, ... ve Vedat müdafiileri ile sanık ... tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelendi; Sanık ... hakkında kurulan hükmün müdafii tarafından 24.04.2007 tarihli dilekçe ile temyiz edilmesinden sonra sanığın 09.05.2007 dilekçe ile temyizden vazgeçtiği ve O Yer Cumhuriyet Savcısının gerekçeli temyiz dilekçesi içeriğine göre temyiz isteminin diğer sanıklar hakkında reşit olmayan mağdure ile rızasıyla cinsi münasebette bulunma suçundan kurulan hükümlere ilişkin olduğu gözetilerek, incelemenin sanık ... hakkında yalnızca reşit olmayan mağdure ile rızasıyla cinsi münasebette bulunma suçundan kurulan hüküm ile sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında reşit olmayan mağdureyi rızasıyla kaçırıp alıkoyma ve reşit olmayan mağdure ile rızasıyla cinsi münasebette bulunma suçlarından kurulan hükümlerle sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü: Reşit olmayan mağdure ile rızasıyla cinsi münasebette bulunma suçlarının 5237 sayılı TCK.nun 104/1. maddesine temas ettiği, kovuşturmaları şikayete bağlı olup uzlaşma kapsamında kaldıkları, 5560 sayılı Yasa ile değişik CMK.nun 253/3. maddesinde cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda uzlaşma yoluna gidilemeyeceği belirtilmekle birlikte atılı suçların aleyhe düzenleme getiren bu değişiklikten önce gerçekleştiği ve 5237 sayılı TCK.nun 7/2. maddesi dikkate alınarak kovuşturma şartı olan uzlaşma hükümlerinin uygulanması gerektiğinden öncelikle CMK.nun 253 ve 254. maddeleri uyarınca uzlaşma girişiminde bulunulması ve sonuçsuz kalması halinde yargılamaya devam edilerek lehlerine olan kanuna göre hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, Hükümlerden sonra 08.02.2008 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren ve TCK.nun 7/2. maddesi uyarınca sanıklar yararına olan 5728 sayılı Kanunun 562. maddesinin 1. fıkrası ile değişik CMK.nun 231/5. maddesinde hapis cezası için öngörülen sınırın 2 yıla çıkarılması ve anılan maddenin 2. fıkrası ile de 231/14. maddesindeki soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suç olma koşulunun kaldırılması karşısında, sanık ...’ın adli sicil kaydı da gözetilerek, mahkemece hükümlerin açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının karar yerinde tartışılması lüzumu, Bozmayı gerektirmiş, O Yer Cumhuriyet Savcısı, sanıklar Alican, ... ve Vedat müdafiileri ile sanık ...’un temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 30.03.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.