11. Ceza Dairesi 2025/2227 E. , 2026/2476 K. "" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/5866 E. 2024/4369 K. SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi (Beraat) TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini g…
11. Ceza Dairesi 2025/2227 E. , 2026/2476 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/5866 E. 2024/4369 K. SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi (Beraat) TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Temyizin Kapsamına Göre; 1.Karşıyaka 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.05.2024 tarihli ve 2023/624 Esas, 2024/332 Karar sayılı kararı ile sanığın dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 157/1, 52... . maddeleri uyarınca 2 yıl hapis ve 6.000,00 TL adli para cezaları ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2.İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin karar başlığında tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanığın istinaf başvurusunun kabulü ile duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde, hüküm fıkrasındaki mahkûmiyete ilişkin bölümün çıkartılarak yerine sanığın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 223/2-a-e maddesi uyarınca beraatine ilişkin ibarelerin eklenmesi suretiyle düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz istemi; hükmün usul ve yasaya aykırı olduğuna, delillerin takdirinde hata edildiğine, sanığın atılı suçu işlediği sabit olduğundan cezalandırılması gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE Katılanın aracını satmak için internet sitesinde ilan verdiği, atılı suçtan hakkında kurulan mahkûmiyet hükmü kesinleşen temyiz dışı hükümlü ...'in katılan ile iletişime geçtiği ve tarafların sanayide buluşup aracı tamirciye gösterdikleri, 50.000,00 TL'ye satışı konusunda anlaştıkları ve ...'in 2.000,00 TL kaparoyu katılana elden verdiği, sonra notere gittikleri ve ...'in burada katılanı aracın trafik cezası-vergi borcu olduğundan bahisle oyaladığı, daha sonra akrabası olan sanık ile birlikte katılanı saat 16:30'da tekrar notere götürdükleri, ...'in, bankaya geç kaldığını ve parayı katılanın hesabına havale edeceğini söyleyip aracın devrini sanığın üzerine yaptıkları, paranın katılanın hesabına yatırılmaması ve ödeme ısrarları üzerine ...'in ödeme niyetinde olmadığı ve 48.000,00 TL bedelli senet düzenleyip katılana verdiği, sonrasında borcun ödenmediği gibi aracın da iade edilmediği, böylece temyiz dışı hükümlü ... ile iştirak halinde hareket eden sanığın basit dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda, her ne kadar Mahkemece, sanık adına araç tescili yapılması dışında bu sanığın katılan ile muhatap olmadığı ve katılanın ikna edilmesi sürecine dahli olduğuna ilişkin katılanın dahi bir iddiasının olmadığı, sanığın, teyzesinin eşi olan ... tarafından haciz ve icra tehdidi altında olduğu için aracı üzerine alamadığını beyan ederek kendisini ikna etmesi üzerine bu kişiye yardım amacıyla aracı üzerine almayı kabul ettiğine yönelik savunmasının aksine delil bulunmadığı, ...'in iradesini bildiği ve birlikte hareket ettiklerine ilişkin lehine şüphe oluştuğu gerekçe gösterilerek beraat kararı verilmiş ise de, katılan ile ilk iletişim kuran kişi ... olmakla birlikte sonrasındaki süreçte sanığın da katılan ile yüz yüze geldiğinin, devam eden hileli davranışlardan olup asıl gaye olan aracın bedeli ödenmeden devralınması noktasındaki senet düzenlenmesi hususuna sanığın da vakıf olduğunun, bu konuda aşamalarda çelişkili savunmalar ortaya koyduğunun, nitekim suç tarihinde aracın resmi devrini katılandan aldıktan sonra hemen ertesi gün aracı bir başkasına devrettiğinin toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından anlaşılması karşısında, temyiz dışı hükümlü ... ile birlikte tam bir işbirliği ve iştirak iradesiyle hareket eden sanığın sübut bulan eylemi nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 37/1. maddesi delâletiyle atılı suçtan cezalandırılması gerekirken, İlk Derece Mahkemesince kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusu üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılmaksızın 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a maddesi delâletiyle aynı Kanun’un 303/1-a maddesi uyarınca beraat hükmü kurulmak suretiyle düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine kararı verilmiş ise de, mevcut delillerin yeniden değerlendirilmesi suretiyle yeni bir hüküm kurulup İlk Derece Mahkemesinin olaya ilişkin kabulünden farklı olarak beraat kararı verilmesinin, 5271 sayılı Kanun'un 303/1-a maddesi kapsamına girmediği ve bu hususa ilişkin değerlendirmenin aynı Kanun'un 280/1-g maddesine göre duruşma açılarak ve taraflar da çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin ikinci fıkrasına göre yeniden hüküm kurulması suretiyle yapılabileceği de gözetilmeden, duruşma açılmaksızın dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek sanığın beraatine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/2-b. maddesi uyarınca takdiren İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.03.2026 tarihinde karar verildi.