11. Hukuk Dairesi 2024/365 E. , 2024/8535 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1909 Esas, 2023/1884 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Trabzon Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/102 E., 2022/345 K. Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun
**11. Hukuk Dairesi 2024/365 E. , 2024/8535 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1909 Esas, 2023/1884 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Trabzon Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/102 E., 2022/345 K. Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü. KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; Merkez Bankasının son dönemlerde sıklıkla faiz oranlarının düşürülmesine dair kararlar aldığı, bu kararların tüm bankalar açısından bağlayıcı nitelikte olmasına rağmen ilgili davalı bankanın faiz oranlarındaki düşüşleri, müvekkil şirketçe o dönem kullanılan mevcut borçlu cari hesap kredisine (BCH) oldukça geç yansıtarak, kredi üzerinden yüksek oranda faiz işletmeye devam ettiği, bu durumun hesap kapatıldıktan sonra alınan hesap ekstresi ile öğrenildiği, akabinde ise müvekkil şirketçe, borçlu cari hesap kredisi üzerinden fazla tahsil edilen faiz meblağının geri ödenmesi için davalı bankaya Trabzon 1. Noterliğinin 00392 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile 12.01.2021 tarihinde ihtarname çekildiği, ilgili banka şubesince, yine Trabzon 1. Noterliğinin 00569 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile 15.01.2021 tarihinde cevaben faiz hesaplamalarında hata bulunmadığı belirtildiği, arabuluculuk dava şartının yerine getirildiği, ancak uzlaşı sağlanamadığı, hesaplamanın bilirkişi tarafından yapılması gerektiğini bu nedenle belirsiz alacak davası açtığını belirterek şimdilik 1.000,00 TL alacağın tahakkuk tarihinden itibaren işleyecek bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faizle birlikte davalıdan tahsiline, vekalet ücreti ve diğer yargılama giderlerinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; 5 yıllık zaman aşımının dolduğunu, davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, müvekkilinin taraflar arasındaki kredi sözleşmesine uygun şekilde hareket ettiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, dava konusu uyuşmazlığın taraflar arasında akdedilen genel kredi sözleşmesine ilişkin davacı tarafından fazla ödendiği iddia olunan faiz alacağının tazmini talebine ilişkin olduğu, alınan bilirkişi asıl ve ek raporuna göre davacı firmanın yaklaşık 5 yıldır davalı bankadan kredi kullandığı, bu süreç içerisinde herhangi bir devre sonunda faiz tutarının fazla olduğunu düşünüyorsa o aşamada itiraz edip ya faiz oranı düşürmeyi sağlaması ya da banka ile kredi ilişkisini sonlandırması gerektiği, tarafların iradeleri ile imzalanmış olan Genel Kredi Sözleşmelerinin hukuki olarak geçerli olup olmadıkları hukuki bir durum olup, sözleşmenin “2.6.2 Müşteri ile ayrıca mutabakata varılmamış ise, faiz oranı bankanın fiili kullandırım/işlem tarihinde aynı tür krediler ve hesaplar için cari olan en yüksek oranlan geçmemek kaydı İle Banka'ca belirlenecektir.” maddesi gereği davalı bankaca uygulanan faiz oranlarında bu hükme aykırılık tespit edilmediği yönünde görüş bildirdiği, davacının dava konusu genel kredi sözleşmesine ilişkin faiz alacağına ilişkin talebinin usulen ve hukuken yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, bilirkişi raporunda açıkça belirtildiği üzere TCMB faiz oranlarının referans niteliğinde sayılmasına, davalının taraflar arasındaki kredi sözleşmesine aykırı davranışının tespit edilememesine, borçlu cari hesap (BCH) şeklinde kullandırılan kredilerin üçer aylık devreler halinde tahsil edilmesine, davacının kredi ilişkisinin devamı süresince devre sonlarında uygulanan faiz oranlarına herhangi bir itirazda bulunmamasına göre; kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru tanımlandığı, inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, bankacılık işlemlerinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacının temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 02.12.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.