22. Hukuk Dairesi 2012/12739 E. , 2013/2602 K. "" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi AVUKAT ... DAVA : Davacı, ücret farkı ve ikramiye alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili, davacının iş…
**22. Hukuk Dairesi 2012/12739 E. , 2013/2602 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi AVUKAT ... DAVA : Davacı, ücret farkı ve ikramiye alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili, davacının iş sözleşmesinin emeklilik sebebi ile sona erdiğini, fazlaya dair talep ve dava hakları saklı kalmak ve 818 sayılı Borçlar Kanunu 84. maddeye göre hesaplama yapılması kaydıyla 7.090,58 TL ücret alacağı ile süresinde ödenmemesi sebebiyle tahakkuk tarihi ile dava tarihi arasında geçen süre için alacağın temerrüt tarihinden dava tarihine kadar faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili davacı tarafından Zonguldak 3. İcra Müdürlüğünün 2011/3751 esasına kayıtlı icra takibi başlatıldığını, kanuni süresi içerisinde takibe konu alacağın 7.089,58 TL'lik kısmını zamanaşımı sebebiyle itiraz edildiği, itiraz edilen kısım yönüyle takibin durdurulduğu, temerrüde düşürüldükleri 10.12.2010 ihtirazi kayıt tarihinden geriye doğru beş yıl öncesinde doğan ve takip konusu edilen alacakların 818 sayılı Kanun'un 84. maddesi uygulanmak suretiyle faiziyle birlikte talep edilmesinin mevzuata aykırı olduğundan bahisle davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece davalı ... Başkanlığının 27.12.2010 tarihli belge ile dava konusu edilen zamanaşımı süresi dolmuş 2005 yılı maaş alacaklarını ikrar ettiği, davalının ikrar etmiş olduğu ücret alacağına daha sonradan zamanaşımı def'ini ileri sürmesi çelişkili davranış niteliğinde olup aynı zamanda hakkın kötüye kullanılması niteliğinde değerlendirilerek asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. Taraflar arasında, işçilik alacaklarının zamanaşımına uğrayıp uğramadığı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır. 4857 sayılı İş Kanunu'ndan daha önce yürürlükte bulunan 1475 sayılı Kanun'da ücret alacaklarıyla ilgili olarak özel bir zamanaşımı süresi öngörülmediği halde, 4857 sayılı Kanun'un 32/8. maddesinde, işçi ücretinin beş yıllık özel bir zamanaşımı süresine tabi olduğu açıkça belirtilmiştir. Ancak bu Kanundan önce tazminat niteliğinde olmayan, ücret niteliği ağır basan işçilik alacaklar, dava tarihi itibariyle yürürlükte bulanan mülga 818 sayılı Kanun'un 126/1 maddesi uyarınca beş yıllık zamanaşımına tabidir. Mahkemece davacının dava konusu ettiği ücret alacaklarının davalı ... tarafından davacı vekilinin 10.12.2010 tarihli yazılı talebi üzerine düzenlenen 27.12.2010 tarihli belgede zamanaşımı süresi dolan dava konusu 2005 yılına ait ücret alacaklarını miktar olarak gösterildiği, borcun ikrar edildiği kabul edilen belge mali hizmetler müdür vekili tarafından düzenlenmiştir.