11. Hukuk Dairesi 2012/4835 E. , 2012/6860 K. "" MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2. Tüketici Mahkemesi’nce verilen 25.02.2010 gün ve 2009/501-2010/102 sayılı kararı bozan Daire’nin 23.11.2011 gün ve 2010/15004-2011/15723 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosy…
**11. Hukuk Dairesi 2012/4835 E. , 2012/6860 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2. Tüketici Mahkemesi’nce verilen 25.02.2010 gün ve 2009/501-2010/102 sayılı kararı bozan Daire’nin 23.11.2011 gün ve 2010/15004-2011/15723 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü: Davacı; davalı bankanın hesabını yakın izlemeye alıp, hesap üzerine yasal takip kaydı koyduğunu, bilahare yaptığı hatayı fark eden davalının kendi kayıtlarında gerekli düzeltmeyi yaptığını, ancak T.C. Merkez Bankası kayıtlarında yasal takip kaydının devam ettiğini, bundan dolayı diğer bankalara yaptığı kredi başvurularının kabul edilmediğini ve mağdur olduğunu ileri sürerek, hesabı ile ilgili olarak davalı Banka tarafından Merkez Bankası nezdinde oluşturulan yanlış sicil kaydının davalı tarafından düzeltilmesini, tüketici hakem heyeti kararının uygulanmasını ve davalının manevi tazminat ödemesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili; davacı hakkında Merkez Bankasına yapılan yedi adet bildirim olduğunu ancak, müvekkili Banka tarafından Merkez Bankasına yapılmış bir bildirim bulunmadığını, zira davalı hakkında yasal takip hesaplarının olmadığını, kaldı ki kullandığı kredi ve kredi kartı ödemelerindeki gecikme nedeniyle müvekkili açısından davacının yakın izlemede olduğunu, manevi tazminat koşullarının oluşmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen karar, davalı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce bozulmuştur. Bu kez davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınmadığı anlaşılan 43,90 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 203,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 26.04.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.