11. Hukuk Dairesi 2011/9604 E. , 2012/16462 K. MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Pütürge Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 26/04/2011 tarih ve 2010/88-2011/86 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve t…
**11. Hukuk Dairesi 2011/9604 E. , 2012/16462 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Pütürge Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 26/04/2011 tarih ve 2010/88-2011/86 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı, bahçesindeki davalı tarafından sigortalanan kayısı ağaçlarının, çiçekten sonra çağla dönemindeyken meydana gelen don afetinden dolayı zarar gördüğünü, ancak davalı sigorta şirketince zararının ödenmediğini ileri sürerek 25.000 TL'nın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, don olayının kayısı ağaçlarının çiçeklenme dönemindeyken yaşandığını, oysa sigorta poliçesinin teminat kapsamının, meyve bağlama dönemine girmesinden sonra başladığını, bu nedenle müvekkili şirketin hasardan dolayı sorumluluğunun bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, sigorta poliçesine göre don teminatının, sigortalı bahçede meyve dönemindeki ağaç sayısının, toplam ağaç sayısına oranının %90'ı aşması halinde don teminatının başladığının kabul edileceğinin belirtildiği, ancak davacıya ait sigortalı bahçedeki ağaçların %25'lik kısmının meyve aşamasında bulunduğu, don teminatının dava konusu bahçe açısından henüz başlamadığı, bu nedenle yaşanan don olayı nedeniyle meydana gelen zararın teminat dışı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı temyiz etmiştir. Dava, bitkisel ürün sigortaları poliçesi ile sigortalanan üründe meydana gelen hasarın tazminine ilişkindir. Davacıya ait birden ziyade kayısı bahçesinin düzenlenen sigorta poliçeleriyle don, dolu ve fırtına rizikolarını kapsar şekilde geçerli olarak davalı tarafından sigorta örtüsüne alındığı hususu çekişmesizdir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, teminat kapsamına alınan rizikoların gerçekleşip gerçekleşmediği, davalının bu nedenle tazminat ödeyip ödemeyeceği noktalarında toplanmaktadır. Davacı taraf, sigorta poliçesinde yazılı don rizikosunun gerçekleştiğini, kayısı bahçelerinin zarara uğradığını ileri sürmüştür. Davalı vekili, don olayının kayısı ağaçlarının çiçeklenmesi döneminde meydana gelmesi karşısında poliçe özel şartlarına göre zararın teminat dışı olduğunu savunmuştur. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda zararın Tarım İl Müdürlüğü verileri nazara alınarak sigortalı meyve ağaçlarının çiçeklenme döneminde iken meydana geldiği belirtilmişse de dosya içerisinde bulunan Pütürge Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2010/13 Değişik İş sayılı dosyasına ibraz edilen tespit raporunda sigortalı ağaçların meyva döneminde iken hasarlandığı bildirilmiştir. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda bu rapor değerlendirilmediği gibi Tarım İl Müdürlüğü'nden bildirilen genel verilere göre hazırlanmıştır. Bu durumda iki rapor arasındaki çelişkinin aynı bilirkişi heyetinden ek rapor alınmak suretiyle giderilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken anılan hususları karşılamayan bilirkişi raporuna itibar edilerek hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenlerle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda, bentte açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 17/10/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.